Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI İcra ve İflas Hukuku İlamsız Takip - İpotekli Takip - Tahsilde Tekerrür Olmamak Kaydı İle Takip

İlamsız Takip - İpotekli Takip - Tahsilde Tekerrür Olmamak Kaydı İle Takip

İcra, İlamlı ve İlamsız Takip, Haciz, Mal Beyanı, İhtiyati Haciz, Borca İtiraz, Şikayet, İstihkak ve İstirdat Davaları, Taahhüdü İhlal, Sıra Cetveli, İflas...

ufukbey55 Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 217


Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Banka avukatlığı yapıyorum. İpotekli takip hakkında bir sorum olacak. Yardımcı Olursanız Sevinirim.

Bir banka dosyasında kredi sözleşmesini imzalayan Borçlu Ayşe Kesinoğlu (İsim Farazidir.) ' dur. Banka dosyasında ipotek veren üçüncü şahıs Ali Keskinoğlu (İsim Farazidir.)

Bu kişiler hakkında ipotek veren 3.şahıs Ali Keskinoğlu Hakkında İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu (Örnek 6 Takibi) ile Takip Yapıldı. (Tahsilde Tekerrür olmamak kaydı ile takip yapıldı.)

Sözleşmede imzası bulunan borçlu Ayşe Keskinoğlu hakkında ilamsız takip yapıldı. (Tahsilde Tekerrür olmamak kaydı ile takip yapıldı.)

Sözleşmede imzası bulunan Ayşe Keskinoğlu İlamsız takibe itiraz etti. (İtiraz gerekçesi ise bu dosya ile ilgili ipotekli takip yapıldığı , İİK 45'i öne sürmüş, takibe borca ve faize itiraz etti. )

Bu durum hakkında düşüncelerinizi öğrenebilir miyim. İlamsız takip muhatabı itirazında haklı mıdır ? Biz ipotek veren hakkında ilamsız takip yapmadık. Sadece kredi sözleşmesini imzalayan kişiye ilamsız takip yaptık. Bu konuda görüşlerinizi ve Yargıtay İlamı eklerseniz sevinirim.

Teşekkürler...

Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar:
 
Madde 45 - Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.
 
(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 06.03.2007 RG NO: 26454 KANUN NO: 5582/1)
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir.
 
Poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.
 
İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat olunabilir.
 
(MÜLGA FIKRA RGT: 18.03.1956 RG NO: 9353 KANUN NO: 6763/42) (YÜR. TAR.: 01.01.1957)


ufukbey55 Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 217


Olayımızda ;

İpoteği borçlu değil, 3.kişi vermektedir. İpoteği 3.kişinin verdiği durumlarda İİK 45 uygulanır mı ?

Sözleşmede imzası bulunan borçlu Ayşe Keskinoğlu hakkında ilamsız takip yapıldı aynı zamanda ihtiyati haciz kararı alındı.

Sözleşmede imzası bulunan borçlu Ayşe Keskinoğlu hakkında ihtiyati haciz kararı alınabilir mi ? İpoteği 3.Kişi vermiş, ipotek verenin sözleşmede imzası bulunmamaktadır.

Değerli Görüşlerinizi sunarsanız sevinirim.

Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2313


T.C
YARGITAY
19.Hukuk Dairesi
ESAS NO: 2000/ 3841
KARAR NO: 2001 / 4516
KARAR TARİHİ: 11.06.2001


ÖZET: Davacı bankada anılan bu yasa hükmüne göre ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmış bu takibe itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davası borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek veren üçüncü kişiye usulen ihbar edilmemiş olduğu gerekçesiyle reddolunmuştur. Bu durumda davacı (alacaklı) bankanın yasanın aradığı koşulları gözeterek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibi gerçekleştirmesi gerekirken anılan yasa hükümlerine ayrı düşecek şekilde asıl borçlu aleyhine de davaya konu ilamsız takibi yapması doğru değildir.


(2004 S. K. m. 45) (743 S. K. m. 802)

DAVA: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Uğur Seyhan gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR

1- Davalılar vekili temyizine karşı verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2- Davacı banka vekilinin temyizine gelince;

İİK. nun 45.maddesi hükmü gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Nitekim davacı bankada anılan bu yasa hükmüne göre ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmış bu takibe itiraz üzerine Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/295 Esas numarası ile açtığı itirazın iptali davası borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek veren üçüncü kişiye M.K. nun 802.maddesi gereğince usulen ihbar edilmemiş olduğu gerekçesiyle reddolunmuştur. Bu durumda davacı (alacaklı) bankanın yasanın aradığı koşulları gözeterek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibi gerçekleştirmesi gerekirken anılan yasa hükümlerine ayrı düşecek şekilde asıl borçlu aleyhine de davaya konu ilamsız takibi yapması doğru değildir. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nci bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 nci bentte açıklanan nedenlerle davacı bankanın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, fazla ödenen peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 11.06.2001 gününde oy birliği ile karar verildi. www.kararara.com
www.kararara.com

ufukbey55 Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 217


Teşekkürler bu tür kararları biliyorum. İpotek veren 3.kişiye ihtar tebliğinin zorunlu olduğunu söylüyor.ama Benin olay ile hiç ilgisi yok bu kararın

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28106



ufukbey55 yazdı:
Olayımızda ;

İpoteği borçlu değil, 3.kişi vermektedir. İpoteği 3.kişinin verdiği durumlarda İİK 45 uygulanır mı ?

Sözleşmede imzası bulunan borçlu Ayşe Keskinoğlu hakkında ilamsız takip yapıldı aynı zamanda ihtiyati haciz kararı alındı.

Sözleşmede imzası bulunan borçlu Ayşe Keskinoğlu hakkında ihtiyati haciz kararı alınabilir mi ? İpoteği 3.Kişi vermiş, ipotek verenin sözleşmede imzası bulunmamaktadır.

Değerli Görüşlerinizi sunarsanız sevinirim.



İİK'nun 45. maddesi, asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK'nun 45. maddesi, asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmü yer almaktadır. Bu konudaki başvurular, bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin bulunduğundan, İİK’nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülebilir.

Öte yandan bir (üçüncü) kişi, hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabilir (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci Basım 2013).

Bu durumda, kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri, kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise, bu halde asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK'nun 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğu vardır (Dairemizin 2009/13472 E. 2009/22005 K. sayılı ve 2010/3174 E., 2010/15516 K. sayılı içtihatları).
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Sonraki


  • POPULER KONULAR

Dön İcra ve İflas Hukuku