Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI İcra ve İflas Hukuku SÜRESİNDE VERİLMEDİĞİ İÇİN REDEDİLEN TEMYİZ BAŞVURUSU

SÜRESİNDE VERİLMEDİĞİ İÇİN REDEDİLEN TEMYİZ BAŞVURUSU

İcra, İlamlı ve İlamsız Takip, Haciz, Mal Beyanı, İhtiyati Haciz, Borca İtiraz, Şikayet, İstihkak ve İstirdat Davaları, Taahhüdü İhlal, Sıra Cetveli, İflas...

MESUT KAYA Site Üyesi

Mesajlar: 23


Merhaba Arkadaşlar,
Borç'a itiraz ile ilgili açtığımız dava'nı kararını temyiz ettik Yargıtay "07.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği belirli süre geçirildikten sonra, 07.09.2017 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin REDDİNE " diyerek kararı onamıştır.Şimdi kararın tebliğ edildiği tarih adli tatil dir.Temyiz dilekçesi tatil bitimini mütaakip 7. gün verilmiştir. Dolasıyla süre aşımı söz konusu değil, bu durumda ne yapmam gerekir .Acaba karar düzeltmeden sonuç alabilirmiyim.Ayrıca bu dosyada borç miktarı 167000.- Tl. olarak kabül edilmiş olmakla beraber aynı borç kefil yönünden As.Tic. Mahkemesinin yerinde inceleme yetkisi verilerek yaptırmış olduğu Bilirkişi raporundan 121000.- Tl. kabül edilmiştir. Acaba bu kuvvetli delil sayılırmı ? Sizlerden bu konuda bilgi rica ediyorum.Teşekkür ederim


Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2308


MESUT KAYA yazdı:
Merhaba Arkadaşlar,
Borç'a itiraz ile ilgili açtığımız dava'nı kararını temyiz ettik Yargıtay "07.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği belirli süre geçirildikten sonra, 07.09.2017 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin REDDİNE " diyerek kararı onamıştır.Şimdi kararın tebliğ edildiği tarih adli tatil dir.Temyiz dilekçesi tatil bitimini mütaakip 7. gün verilmiştir. Dolasıyla süre aşımı söz konusu değil, bu durumda ne yapmam gerekir .Acaba karar düzeltmeden sonuç alabilirmiyim.Ayrıca bu dosyada borç miktarı 167000.- Tl. olarak kabül edilmiş olmakla beraber aynı borç kefil yönünden As.Tic. Mahkemesinin yerinde inceleme yetkisi verilerek yaptırmış olduğu Bilirkişi raporundan 121000.- Tl. kabül edilmiştir. Acaba bu kuvvetli delil sayılırmı ? Sizlerden bu konuda bilgi rica ediyorum.Teşekkür ederim


Yargıtay bu konuda yaptığı hesapta pek yanılmaz da yinede karar düzeltmeye baş vura bilirsiniz diye düşünüyorum.



T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2008/14-831

K. 2009/3

T. 21.1.2009

ADLİ TATİL ( Karar Düzeltme Dilekçesinin En Geç Tatili Takip Eden İlk Mesai Günü Verilmesi Gerektiği )

KARAR DÜZELTME DİLEKÇESİNİN VERİLME SÜRESİ (En Geç Tatili Takip Eden İlk Mesai Günü Verilmesi Gerektiği)

YASAL SÜRENİN ADLİ TATİLE RASTLAMASI ( Karar Düzeltme Dilekçesinin En Geç Tatili Takip Eden İlk Mesai Günü Verilmesi Gerektiği)


4721/m.162,175,177

ÖZET: Adli tatil, her yılın eylül ayının beşinci günü sona erer. Dolayısıyla, yeni adli yıl, o yılın altı eylül günü başlar. Somut olaydaki gibi, 15 günlük karar düzeltme süresinin bittiği gününün resmi tatil günü olan cumartesiye rastlaması, bu hükmün uygulanması yönünden sonuca etkili değildir ve 177.madde uyarınca yedi günlük uzama böylesi bir durumda söz konusu olamaz. O halde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 162.maddesi uyarınca karar düzeltme dilekçesinin en geç, tatili takip eden ilk mesai günü verilmesi gerekirdi.

DAVA: Davacı-karşı davalı vekilinin, Hukuk Genel Kurulu’nun 16.07.2008 gün ve 2008/14-496-502 sayılı bozma ilamına ilişkin 09.09.2008 tarihli karar düzeltme dilekçesi, Hukuk Genel Kurulu’nun 05.11.2008 gün ve 2004/14-700-659 sayılı ilamıyla süre yönünden reddedilmiş; davacı-karşı davalı vekili, 28.11.2008 günlü dilekçesiyle, iş bu ret kararının maddi hataya dayalı bulunduğunu, gerçekte söz konusu dilekçenin yasal süre içerisinde verilmiş olduğunu ileri sürmek suretiyle, dosyanın yeniden ele alınmasını ve esasının incelenmesini istemiştir.

KARAR: 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 175.maddesi “Her sene bilumum mahkemeler Ağustos’un birinden Eylül’ün beşine kadar tatil olunur.” hükmünü taşımakta; 177.maddede ise “Bu kanunun tayin ettiği mühletlerin bitmesi tatil zamanına tesadüf ederse bu müddetler ayrıca bir karar vermeğe lüzum olmaksızın tatilin bittiği günden itibaren yedi gün evvel uzatılmış addolunur.” hükmü bulunmaktadır.

Bu hükümlere göre; adli tatilde bakılamayacak olan davalarla ilgili olarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu tarafından belirlenen sürelerin son günü adli tatile rastladığı takdirde, bu süreler, adli tatilin bittiği günden itibaren yedi gün uzatılmış sayılır. Önemle vurgulanmalıdır ki; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 177.maddesinde öngörülen yedi günlük uzama, sadece sürenin adli tatil içerisinde bitmesi, eş söyleyişle, sürenin son gününün adli tatil içerisinde kalması halinde mümkündür. Buna karşılık, sürenin son günü adli tatilin bitiminden sonraki bir tarihe rastladığı takdirde, herhangi bir uzama söz konusu olamaz.

Adli tatilin bitiminden sonraya rastlayan son günün resmi tatil olması da bu yönden sonuca etkili değildir.

Somut olayda; Hukuk Genel Kurulu’nun 16.07.2008 gün ve 2008/14-496-502 sayılı bozma ilamı davacı-karşı davalı vekiline 22.08.2008 günü tebliğ edilmiş, 15 günlük karar düzeltme süresi 06.09.2008 Cumartesi günü sona ermiş, karar düzeltme talebine ilişkin dilekçe ise 09.09.2008 Salı günü verilmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 175.maddesi uyarınca adli tatil, her yılın eylül ayının beşinci günü sona erer. Dolayısıyla, yeni adli yıl, o yılın altı eylül günü başlar. Somut olaydaki gibi, 15 günlük karar düzeltme süresinin bittiği 06.09.2008 gününün resmi tatil günü olan cumartesiye rastlaması, bu hükmün uygulanması yönünden sonuca etkili değildir ve 177.madde uyarınca yedi günlük uzama böylesi bir durumda söz konusu olamaz. O halde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 162.maddesi uyarınca karar düzeltme dilekçesinin en geç, tatili takip eden ilk mesai günü olan 08.09.2008 pazartesi günü verilmesi gerekirdi.

Olayda, karar düzeltme dilekçesi 09.09.2008 Salı günü verilmiş olmakla, yasal süre içerisinde verilmemiştir ve bu nedenle dilekçenin reddine ilişkin Hukuk Genel Kurulu’nun 05.11.2008 gün ve 2004/14-700-659 sayılı ilamı maddi hataya dayalı değildir.

Hal böyle olunca; davacı-karşı davalı vekilinin maddi hata iddiasına dayalı 28.11.2008 günlü dilekçesinin de reddi gerekir.

SONUÇ: Açıklanan nedenle davacı-karşı davalı vekilinin 28.11.2008 günlü dilekçesinin REDDİNE, 21.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.



T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/19672

K. 2004/24524

T. 26.11.2004

ADLİ TATİL (İcra ve İflas Daireleri ve İcra Mahkemelerinin Adli Tatilde de İş Başında Oldukları – Basit Yargılama Usulüne Tabi Olan İtiraz Şikayet ve Bu Nevi Davalarda HUMK. Md. 177’nin Uygulama Olanağı Bulunmadığı)

İCRA VE İFLAS DAİRELERİ VE MAHKEMELERİNİNİ ADLİ TATİLDE İŞBAŞINDA OLDUKLARI (Basit Yargılama Usulüne Tabi Olan İtiraz Şikayet ve Bu Nevi Davalarda HUMK. Md. 177’nin Uygulama Olanağı Bulunmadığı)

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ( İhtilafın Niteliği İİK.’nundan Kaynaklandığından HUMK. Md. 177’nin Uygulama Olanağı Bulunmadığı – İcra ve İflas Daireleri ve İcra Mahkemelerinin Adli Tatilde de İş Başında Oldukları )

1086/m. 176/11, 177

ÖZET: İcra ve İflas Daireleri ve Mahkemeleri Adli Tatilde de iş başında olmakla basit yargılama usulüne tabi olan İcra İflas Yasasından kaynaklanan itiraz, şikayet ve bu nevi davalarda HUMK.nun 177. maddesinin uygulama olanağı yoktur.

DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: İcra ve İflas Daireleri ile İcra Mahkemesinde adli tatil hükümleri uygulanmaz. Zira İcra ve İflas Daireleri ve Mahkemeleri Adli Tatilde de iş başında olmakla basit yargılama usulüne tabi olan İcra İflas Yasasından kaynaklanan itiraz, şikayet ve bu nevi davalarda HUMK.nun 177. maddesinin uygulama olanağı yoktur. Nitekim H.G.K.nun 3.5.1967 tarih 1729 Esas, 236 sayılı kararında da benimsendiği üzere HUMK.nun 177. maddesi Hukuk Usulünün tayin ettiği sürelerde uygulanacağından İİK.nun tayin ettiği sürelerde ise itirazın iptali için açılan davada da ihtilafın niteliği İİK.nundan kaynaklandığından uygulanmaz. Açıklanan nedenlerle HUMK.nun 176/11. maddesi gözardı edilmek suretiyle somut olayda uygulama yeri bulunmayan HUMK.nun 177. maddesi gerekçesi yapılarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 26.11.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
www.kararara.com

MESUT KAYA Site Üyesi

Mesajlar: 23


Teşekkür ederim .



  • POPULER KONULAR

Dön İcra ve İflas Hukuku