Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI İcra ve İflas Hukuku Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)

Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)

İcra, İlamlı ve İlamsız Takip, Haciz, Mal Beyanı, İhtiyati Haciz, Borca İtiraz, Şikayet, İstihkak ve İstirdat Davaları, Taahhüdü İhlal, Sıra Cetveli, İflas...

fhrerl Site Üyesi

Mesajlar: 4


Gerekçeli karar yazıldı. Sorum konu olan tasarruflar tekrar borçlunun üzerine mi geçer? geçmezse 1 tasarruf satıldığı zaman geri kalan miktar borçluya geçer mi? 1 tasarruf satıldığında borç miktarı karşılandığı zaman geride kalan tasarruflara ne olur?

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :


DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalardaki beyanlarında özetle; Davalılardan K.E ile müvekkiliBanka arasında 23/10/2013 tarihinde kredi sözleşmesi imalandığını ve K.E a kredi kullandırıldığını, borcunu süresinde ödememesi üzerine kredi hesabı kat edilerek Noter kanalıyla kat ihtarnamesi gönderildiğini, kat ihtarnamesine borçlunun itiraz etmediği,bunun üzerine Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9 Esas sayılı takip dosyası ile takibe geçildiğini, takip dosyasının kesinleştiğini, yapılan takip ile borçlunun borcu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul mal ile başkaca hak ve alacak bulunmadığını, davalı borçlunun takipten kısa bir süre sonra mal varlığı üzerinde muvazaalı işlemler yaptığını, yaptığı muvazaalı işlemlerin ( tasarrufların), borcun doğumu olan kredi kullanım tarihi olan 23/10/2013 tarihinden sonra 30/01/2017 ve 08/03/2017 tarihlerinde yapıldığını, yapılan tasarrufların aynı zamanda kız kardeşleri olan diğer davalılar arasında yapıldığını, tasarrufların bankanın alacağından sonra yapıldığını, edimler arasında aşırı fark bulunduğunu, davalıların İİK 280/1 maddesi gereğince borçlunun alacaklısı davacı Bankaya zarar veme kastıyla ve borçlunun mali durumunun ve zarar verme kastının borçlu dışındaki diğer davalılar tarafından bilindiği veya bilinmesi gerektiğinden Mersin İli, Erdemli İlçesi Merkez Mahallesi/Köyüada 1 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak davalı K.E ile davalı G. E arasında yapılan 08/03/2017 tarih ve 4722 yevmiye nolu, Mersin İli,Sorgun Mahallesi/Köyü ada 3843, 3803, 3815, 3835, 3836, 3820 parseller ile Mersin i Aydınlar Mahallesi/Köyü ada 15 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak davalı K.E ile davalı G. E arasında yapılan 30/01/2017 tarih ve 1996 yevmiye nolu tasarruf ile Mersin İli, Merkez Mahallesi/Köyüada 31 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak davalı K.e ile davalı s.d arasında yapılan 24/01/2017 tarih ve 1561 yevmiye nolu taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun iptali ile alacaklı davacıya bu taşınmazlar üzerinde takip konusu alacak ve ferilerin geçmemek kaydıyla haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.


CEVAP : Davalılar S D ve G E vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle; Davada İİK 277 vd. Maddelerindeki şartların oluşmadığını, müvekkilleri davalıların davalı K.e 'dan satın aldıkları ve davaya konu satışlara konu taşınmazların davalıların murisleri F.e'dan kalan hisseler olduğunu, hisselerin taşınmazlarda tüm hisselerin tek elde toplanmasının amaçlandığını, tasarruf tarihleri itibariyle borçlu davalı K.e l'un muaccel borcu bulunmadığını, dava şartı olan borç ödemeden aciz belgesi veya aciz belgesinin dosyaya sunulmadığını, müvekkillerinin satın alınan davaya konu hisseler dışında taşınmazlarda hisselerinin bulunduğunu, müvekkili S.'ın eşinin kredi çekerek hissenin satın alındığını, davaya konu hisselerin taksim edilmemiş miras paylarına ilişkin olduğunu, müvekkillerinin miras hisselerini satın alırken iyi niyetli olduklarını,müvekkili G. yönünden satın almanın oğlu tarafından vekaleten olduğunu ve ödemenin elden yapıldığını, davalı K.e 'un ekonomik değeri düşükve yüz ölçümü küçük yerleri muvazaalı olarak satmakta ne hukuki yararı ne de ekonomik yararı bulunmadığını, müvekkillerinin iyi niyetli olduklarını, yasal dayanaktan yoksun davayı kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Davalı K.e adına çıkan usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Ancak davalı K.e 03/07/2018 tarihli duruşma sırasında özetle; "Benim 5 bankaya borcum vardı. Borçlarımın üç bankaya olanını kapattım.Diğerlerine gücüm yetmedi. Benim aile düzenim bozuldu. Ben davayı kabul ediyorum. Borçlarımı ödeyemediğim için malları kardeşlerime devrettim. Davayıda kabul ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

GEREKÇE VE KARAR : Dosyanın incelenmesinde davanın İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptalin istemine ilişkindir.

Mahkememizce davanın çözümü bakımından davaya konu taşınmazlara ait tedavüllü tapu kayıtları, satış akit tabloları, çap ve kroki örnekleri, Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/79 Esas sayılı takip dosyası, icra takip dosyasına dayanak kredi borcuna ilişkin Banka kayıtları getirtilmiş, tarafların delilleri toplanmış, taraf teşkili sağlanarak dava karar aşamasına getirtilmiştir.
Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/9 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının Finanasbank A.Ş., borçlunun K.E, borcun toplam 31.156,50.-TL lik ilamsız takibe ilişkin olduğu, takibin 30/01/2017 tarihli ihtara dayalı olduğu takip tarihinin ise 02/06/2017 tarihli olduğu, takip dosyasında 18/04/2018 tarihli haciz tutanağının olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut davacı Bankanın İhtiyaç Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde 26/11/2013 tarihli olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinde; Mersin İli, Erdemli İlçesi Merkez Mahallesi/Köyü181 ada 1 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak davalı K.e ile davalı G.e arasında 08/03/2017 tarih ve yevmiye nolu taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun, Mersin İli, /Köyü ada 3843, 3803, 3815, 3835, 3836, 3820 parseller ile Mersin ili Erdemli İlçesi Aydınlar Mahallesi/Köyü ada 15 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak davalı K.e ile davalı G. E. 30/01/2017 tarih ve yevmiye nolu taşınmazların devrine ilişkin tasarrufların, Mersin İli, Erdemli İlçesi Merkez Mahallesi/Köyü26 ada 31 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak davalı K.e ile davalı S.D arasında 24/01/2017 tarih ve yevmiye nolu taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce delillerin toplanmasından sonra tapudaki bedellerden daha yüksek bedelle satın alındıklarının beyan edilmemesi ve davalı K.e'un kabul beyanı ve usul ekonomisi ilkesi göz önünde tutularak mahallinde keşif yapılmamaıştır.
İİK'nun 277 vd maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyi niyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK m. 283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK'nın 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK m. 281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK'nın 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (YHGK 25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genellikle, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. YHGK 07.02.2002 Tarih, 2002/15-849 Esas ve 2002/861 Karar sayılı ilamında da belirtilmiş olduğu üzere tasarrufun iptali davalarının ön koşulu, alacaklının borçlu aleyhine yaptığı takibin semeresiz kalması ve bunun kanıtlanması yanında bu tür davaların doğal sonucu olarak iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılması da bir koşul olarak aranmaktadır.
Dosyada mevcut kredi sözleşmesi, icra dosyası, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamında davaya konu borcun 2013 yılında doğduğu, tasarrufların ise Ocak / Mart 2017 yılında yapıldığı, davacının yapmış olduğu takibin kesinleştiği, davalı borçlunun borcunu ödemekten aciz olduğu anlaşılmıştır.Davalı K.e ile davalılar S.D ve G.E'un kardeş oldukları dosyada mevcut nüfus kayıtlarından anlaşılmıştır. Bu yüzden İİK'nun 280. Maddesi gereğince davalı K.e'un mali durumunun bozuk olduğunu ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla hareket ettiğini bilebilecek durumdadırlar. Davalılar s.d ve G.e un davalı K.e un kardeşleri olmaları, satış bedellerinin piyasa rayiç değerinin altında olması, davalı K.Eun davayı kabul beyanı ve tüm dosya kapsamı göz önünde tutulduğunda satışların muvazaalı olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının davasının KABULÜ İLE;

a-) Mersin İli, Mahallesi/Köyü ada 1 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak davalı K.e ile davalı G. E. arasında yapılan 08/03/2017 tarih ve yevmiye nolu taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun iptali ile alacaklı davacıya bu taşınmazlar üzerinde takip konusu alacak ve ferilerin geçmemek kaydıyla haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına,

b-) Mersin İli, Mahallesi/Köyü ada 3843, 3803, 3815, 3835, 3836, 3820 parseller ile Mersin ili Mahallesi/Köyü ada 15 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak davalı k.e ile davalı G.e arasında yapılan 30/01/2017 tarih ve yevmiye nolu taşınmazların devrine ilişkin tasarrufların, iptali ile alacaklı davacıya bu taşınmazlar üzerinde takip konusu alacak ve ferilerin geçmemek kaydıyla haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına,

c-) Mersin İli, Merkez Mahallesi/Köyüada 31 parsel sayılıtaşınmaza ilişkin olarak davalı K.e ile davalı S.D arasında yapılan 24/01/2017 tarih ve yevmiye nolu taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun, iptali ile alacaklı davacıya bu taşınmazlar üzerinde takip konusu alacak ve ferilerin geçmemek kaydıyla haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına,


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 20134


Borcu karşılayacak miktar önceden bilirkişi yoluyla tespit edilerek ihale yolu ile satılır, onun dışında mallarda satış yapılmaz yapılan satışlarda arta kalan miktar olursa aynen 3. kişilere iade edilir.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

fhrerl Site Üyesi

Mesajlar: 4


teoman yazdı:
Borcu karşılayacak miktar önceden bilirkişi yoluyla tespit edilerek ihale yolu ile satılır, onun dışında mallarda satış yapılmaz yapılan satışlarda arta kalan miktar olursa aynen borçluya iade edilir.
peki Satış yapıldı diyelim kalan mallara ne olur

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 20134


Bilindiği üzere, iptal davasını kazanan alacaklı, mahkemenin kararıyla, tasarruf konusu malı sattırır ve elde edilen paradan alacağını alır. Geriye para artarsa, bu para davalı üçüncü kişiye verilir.. Tabi ki bu mahkemenin vermiş olduğu bu kararı kesin olmayıp taraflarca kanun yolları tüketildikten sonra sonuca bakmak gerekir.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

fhrerl Site Üyesi

Mesajlar: 4


o malları gerekçeli karar kesinleştiği zamanmı alabilir üstüne yoksa satış yapıldığı zamanmı yani üstüne alması için ne yapmalı

Sonraki


  • POPULER KONULAR

Dön İcra ve İflas Hukuku