Forum ana sayfa Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/12702 E. , 2016/12923 K.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/12702 E. , 2016/12923 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 529174
Konum: İstanbul



4. Ceza Dairesi 2016/12702 E. , 2016/12923 K.

"İçtihat Metni"


Tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/07/2015 tarihli ve 2015/7240 soruşturma sayılı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin,Manavgat Sulh Ceza Hakimliği'nin 22/01/2016 tarihli ve 2016/57 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2016 gün ve 2016/219870 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müştekinin araç lastiklerinin indirilmesi ve Ilıca A 101 isimli marketten kurtarılması olaylarına ilişkin ilgili Jandarma görevlileri tespit edilerek ifadelerine başvurulmadan, buna ilişkin müşteki tarafından dosyaya ibraz edilen fotoğraflar ve CD içeriği değerlendirilmeden, tanıkları dinlenilmeden, müşteki ve şüphelinin ifadesinin alınmasının haricinde hiç bir soruşturma işlemi yapılmaksızın eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:
Şüpheli ... hakkında,tehdit suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 15/07/2015 tarihli ve 2015/3963 sayılı kararı ile şüpheli hakkında kamu davası açmayı gerektirecek nitelikte yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle,kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, müşteki Kenan Yeral'ın karara süresinde itirazı üzerine, merci Manavgat Sulh Ceza Hakimliğinin 22/01/2016 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı müştekinin eksik soruşturma yapıldığına ilişkin müracaatı üzerine tehdit suçu yönünden Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik, eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle yapılan itirazın reddine dair merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinin 1.fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 173. maddesinin 3. fıkrasında ise “Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder;" hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, taraflar arasında müşteki Kenan Yeral 'ın şüphelinin kızıyla arasında gönül ilişkisi bulunması ve şüphelinin evlenmelerine izin vermemesi nedeniye husumet bulunduğu anlaşılmaktadır. Müşteki Kenan Yenal 19.06.2015 tarihli Jandarmada verdiği ifadesinde, şüpheli ile aynı sokakta oturduklarını, kızıyla evlenmesine izin vermediğini, 16.06.2015 tarihinde şüphelinin aracıyla gelerek yanında durduğunu, "seni bu mahallede görmeyeceğim, görürüsem bitireceğim" diyerek aracını üzerine sürdüğünü, kendisinin de korkarak ağacın arkasına saklandığını, o sırada orada bulunan komşusu ...'ın" çabuk ortalıktan kaybol Ali abinin ne yapacağı belli olmaz "dediğini bunun üzerine oradan kaçarak bir markete sığındığını, marketteyken komşusu ...'ın kendisini telefonla arayıp "Ali abi senin aracının tekerleklerinin havasını indirdi, seni bekliyor sakın buraya gelme" dediğini, bunun üzerine marketten çıkıp camiiye sığındığını, oradayken ... isimli tanıdığının kendisine telefon ederek aracının tekerleklerinin havasını indirdiklerini, aracın yanına gelmemesini, kendisini gizli bir şekilde beklediklerini söylediğini, bunun üzerine karakol komutanını aradığını, o geldikten sonra beraber aracın yanına gittiklerinde lastiklerin havasının indirilmiş olduğunu gördüklerini, olayın uzamaması için ordan ayrıldığını, 19.06.2015 tarihinde aracını parkedip markete girdiğini, şüphelinin de gelerek aracını kendi aracının yanına parkettiğini, birisiyle telefonla görüştükten kısa bir süre sonra yanına bir aracın daha geldiğini ve birlikte beklemeye başladıklarını, marketin içinde beklediğini, korkudan dışırıya çıkamadığnı, daha sonra jandarmayı aradığını ve birlikte karokola gittiklerini belirtmiş ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik vermiş olduğu 22.12.2015 tarihli dilekçesi ekinde de iddialarına ilişkin olarak aracının lastiklerinin havasının indirildiğine dair fotoğrafları, tanıklar ... ve Ekrem Yılmaz'ın olay günü kendisini telefonla aradıklarına dair kayıtları ve markette mahsur kaldığına ilişkin CD'yi dosyaya ibraz etmiştir.
Bu nedenle konunun açıklığa kavuşturulması için, müştekinin maruz kaldığı eylemlerden ötürü jandarma karakol komutanını ve kolluk personeli ifadelerine başvurulması, markette mahsur kaldığına ilişkin güvenlik kamera görüntülerinin incelenmesi, olaya ilişkin bilgileri olduğu anlaşılan tanıklar
... ve Ekrem Yılmaz dinlenip tüm kanıtlar birikte değerlendirilerek, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca, bu hususlarla ilgili herhangi bir araştırma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu nedenle itiraz merciince soruşturmanın eksik yapılmış olduğu gözetilerek, gereğinin takdir edilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
CMK'nın 160. maddesinin Cumhuriyet Savcısına yüklediği maddi gerçeği araştırma sorumluluğunun gereği, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca yerine getirilmemiştir. Ancak bu durumda soruşturmanın hangi merci tarafından yapılması gerektiği sorunu ortaya çıkmaktadır. YCGK'nın, 04.12.2007 tarih ve 2007/247-257 sayılı kararında özetle "Cumhuriyet Savcısı tarafından ceza yargılamasının temel hedefi olan maddi gerçeğe ulaşma amacına yönelik olarak gerekli kanıtların toplanmadığı hatta buna teşebbüs bile edilmediği çok açık olarak anlaşılmakta, başka bir anlatımla soruşturma evresinin tamamlanmadığı net bir biçimde tespit edilmekteyse, soruşturma evresi Cumhuriyet Savcısınca tamamlanmalıdır. Aksinin kabulü halinde, soruşturma safhasının asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı varken istisnai yetkili olan sulh ceza hakiminin soruşturmayı yapması sonucuna ulaşılır ki bu CMK'nın getirdiği sisteme ve yasanın amacına aykırıdır." denilerek soruşturma eksikliğinin nasıl giderilmesi gerektiği gösterilmiştir. Yapılan açıklamalara göre itiraz merciinin, itirazı kabul edip dosyayı soruşturmayı tamamlaması için Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesi gerekmektedir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Adalet Bakanlığı'nın istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1 - MANAVGAT Sulh Ceza Hakimliğinin 22/01/2016 tarihli ve 2016/57 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, 29/09//2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Dön Yargıtay 4. Ceza Dairesi Kararları