Forum ana sayfa Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/11521 E. , 2016/12922 K.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/11521 E. , 2016/12922 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 529875
Konum: İstanbul



4. Ceza Dairesi 2016/11521 E. , 2016/12922 K.

"İçtihat Metni"


Tehdit,hakaret ve cinsel taciz suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Gökçebey Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13.03.2012 gün ve 2010/248 esas, 2012/96 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 21.01.2016 gün ve 2013/33070 esas, 2016/1086 sayılı kararıyla;
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, hakaret ve cinsel taciz eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
a)TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
b)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hükümde TCK’nın nin uygulanmasına ilişkin kısımdan (b) ibaresi çıkartılmak ve “sanık hakkında TCK'nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak
yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” ibaresi eklenmek, biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA, karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 gün ve 2016/207370 sayılı yazısı ile;
Sanık ... hakkında, yargılama aşamasında, işlediği eylemlerle ilgili olarak, fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalıp azalmadığına ilişkin Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'nden 29/11/2011 tarih ve 158 nolu rapor alınmıştır. Tek adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen rapor ile "...'ın 27/10/2009 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğu tam olmayıp hakkında 5237 sayılı TCK'nın 32/2 maddesinin tatbikinin uygun bulunduğu" kanaati belirtilmiş, bu rapor hükme esas alınmıştır.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 7/d fıkrasına göre ruh sağlığı ve hastalıkları için en az 2 uzmandan rapor alınması gerektiği gözetilmeden, tek adli tıp uzmanından alınan raporun hükme esas alınması usul ve yasalara aykırıdır.
SONUÇ VE TALEP : Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire'nizin itiraza konu 21/01/2016 gün ve 2013/33070 esas 2016/1086 karar sayılı ilamına sanık ... hakkındaki tehdit, hakaret ve cinsel taciz suçları yönünden itirazımızın kabulü ile yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanan kısmının BOZULMASINA,
İtirazın Yüksek Dairece yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu 'na gönderilmesine karar verilmesi ,itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle,incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit, hakaret ve cinsel taciz suçlarından sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Dairemizin 21.01.2016 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 21.01.2016 gün ve 2013/33070 esas, 2016/1086 karar sayılı, sanık Saltılmış Kapan hakkında tehdit,hakaret ve cinsel taciz suçları yönünden verilen düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
Gökçebey Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13.03.2012 gün ve 2010/248 esas, 2012/96 karar sayılı hükmün sanık ... hakkında hakaret,tehdit ve cinsel taciz suçları yönünden yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 29.03.2011 tarihli raporda, "Rezidüel Şizofreni ve sınır zeka düzeyi denilen akıl zayıflığının saptandığı ve ceza sorumluluğunun tam olmadığının belirtilmesi,sanık hakkında başka suçlar yönünüden düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştıma merkezince düzenlenen 27.05.2015 tarihli raporda ise TCK'nın 32/1.maddesi kapsamında akıl hastası olduğunun açıklanması, karşısında, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 7/d fıkrasına göre ruh sağlığı ve hastalıkları için en az iki uzmandan rapor alınması gerektiği gözetilerek sanığın suç tarihinde işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ya da bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda yöntemince rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken "tek adli tıp uzmanından" alınan rapora dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a )TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
b)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Dön Yargıtay 4. Ceza Dairesi Kararları