Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/14431 E. , 2016/12711 K.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
kararara.com
Site Yöneticisi
Mesajlar: 535957
Kayıt: 24 Şub 2012 14:16
Meslek: Site Yöneticisi
Konum: Ankara
İletişim:

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/14431 E. , 2016/12711 K.

Mesaj gönderen kararara.com » 12 May 2019 20:41

4. Ceza Dairesi 2016/14431 E. , 2016/12711 K.

"İçtihat Metni"



Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in 5237 sayalı Türk Ceza Kanunu'nun 265/2 ve 265/3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl hapis cezası ile ayrıca hakaret suçundan sanık ...'in anılan Kanunu'un 125/1, 25/3-a ve 125/4. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair, Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2006 tarihli ve 2006/25 esas, 2006/272 sayılı kararının, temyiz edilmesi üzerine hükmün onanarak kesinleşmesine müteakip sanıklar müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebini reddine dair Kahta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2016 tarihli ve 2006/25 esas, 2006/272 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Adıyaman 1 . Ağır Ceza Mahkemesinin 24/03/2016 tarihli ve 2016/712 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/07/2016 gün ve 2016/272121 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; " Dosya kapsamına göre;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında, "Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için " yeni" olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmasızın "yeni" olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sarasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da "yeni" sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de "yeni" sayılmaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında.

Somut olayımızda, kovuşturma ve temyiz aşamasında sanık müdafiince bir kısım tanıkların dinlenilmesi tabelinde bulunulmuş ise de, yargılama mercilerince bu taleplerin kabul görmediği, olayın meydana geliş ve sübutu noktasında mahkemece tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulmuş olması da dikkate alındığında, söz konusu utanıkların dinlenilmesinin önceden sunulan delillere birlikte değerlendirildiğinde sanıkların beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte bulunduğu, bu yönüyle de dinlenilmeyen tanıkların beyanının " yargılama aşamasında mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen delil" olarak kabulü gerekeceği cihetle, sanıklar müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin esastan incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilemesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Kanun yarına bozma isteminin, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve sanık ... hakkında görevliye hakaret suçlarından verilen hükümlere ilişkin olması karşısında iddianamede açıklanıp hükümde kabil edilen eylemlere, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun kararına, kanun yararına bozma isteminin kapsamına ve tebliğname tarihine göre, işin incelenmesi Yüksek 18. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 23/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.



Cevapla