Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/6068 E. , 2016/12279 K.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
kararara.com
Site Yöneticisi
Mesajlar: 535956
Kayıt: 24 Şub 2012 14:16
Meslek: Site Yöneticisi
Konum: Ankara
İletişim:

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/6068 E. , 2016/12279 K.

Mesaj gönderen kararara.com » 12 May 2019 21:19

4. Ceza Dairesi 2016/6068 E. , 2016/12279 K.
"İçtihat Metni"



Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, ... Çocuk Mahkemesinin 11/04/2013 tarihli ve ... sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2014 gün ve 196155 sayılı tebliğnamesiyle 15. Ceza Dairesine gönderilen dava dosyası, görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Nüfus kayıt örneğine göre, 27/11/1997 tarihinde doğmuş olup, suçun işlendiği 27/09/2012 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinin 2. fıkrası gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:

Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, ... Çocuk Mahkemesinin 11/04/2013 tarihli kararıyla, seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edilerek, 1.320 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı verilen kesin nitelikteki bu kararın, dosyada yer alan diğer suçlarla birlikte temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin ... tarihli kararıyla temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar verildiği, bu şekilde kesinleşen cezanın infazı aşamasında, yaş küçüklüğü indiriminin hatalı yapılarak fazla cezaya hükmolunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK’nın 31/2. maddesinin uygulanmamasına yönelik hukuka aykırılığa ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5377 sayılı Kanun ile değişik 31/2. maddesinde, " Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur.
Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz." hükmü yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; dosyadaki nüfus kayıt belgesine göre, 27.11.1997 doğumlu olup hırsızlık amacıyla mala zarar verme suçunun işlendiği 27.09.2012 tarihinde, 15 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi gereğince indirilmesi gerekirken 31/3. maddesi uygulanarak fazla ceza verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, suç tarihinde 15 yaşından küçük olan ve işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı tespit edilen suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, TCK’nın 31/2. maddesi uygulanmayarak fazla ceza belirlenmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında, ... Çocuk Mahkemesinin 11/04/2013 tarihli ve ... sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2- Anılan Kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince karardaki hukuka aykırılık hükümlüye daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 151/1 maddesince verilen 120 gün adli para cezasının, TCK'nın 31/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirilerek 60 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3- TCK’nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 50 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4- Gün üzerinden belirlenen adli para cezasının, TCK'nın 52/2 maddesi gereğince, mahkemece bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL ile çarpılması sonucu, suça sürüklenen çocuğun sonuç olarak 1.000 Türk lirası adli para cezası ile CEZALANDIRILMASINA,
5- İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına 28/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Cevapla