REHİNLİ ARAÇLARIN YAKALANMA KARARINA KARŞI, İCRA MÜDÜRLÜĞÜ İŞLEMİNİ ŞİKAYET

Dava, icra ve temyiz dilekçe örnekleri ile her türlü hukuki sözleşme örneği paylaşım platformu...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23406
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

REHİNLİ ARAÇLARIN YAKALANMA KARARINA KARŞI, İCRA MÜDÜRLÜĞÜ İŞLEMİNİ ŞİKAYET

Mesaj gönderen teoman »

Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip usulü


Buradaki rehin deyimi, ipotek ve taşınır rehni deyimlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini kapsar

Borçlu, haczi caiz olmayan bir malını (m.82) rehin göstermişse, artık rehin alacaklısına karşı o malın haczedilemeyeceğini ileri süremez. Böyle bir mal da, rehinin paraya çevrilmesi yolu ile satılır ve bedelinden rehin alacaklısının alacağı ödenir.

Alacağı muaccel olan rehin alacaklısı, mutlaka kendisi icra takibi yapmak zorunda değildir. Daha önce bir alacaklı haciz yolu ile (veya rehnin paraya çevrilmesi yolu ile) icra takibine başlamış ise, rehin alacaklısı, alacağına kavuşmak için, o icra takibinde (o takip dosyasında) rehinli malın satılmasını bekleyebilir. O takip dosyasında, rehin alacaklısının alacağı karşılanmadan satış yapılamayacağından, bu bekleme, rehin alacaklısının aleyhine bir sonuç doğurmaz ; bilakis, takip yapma ve takip ve satış giderlerini yatırma külfetinden kurtulduğu için (rehin alacaklısı) lehinedir. Başka bir alacaklının yaptığı takip üzerine, rehinli mal satılırsa, rehin alacaklısı, satış bedelinden rehinli alacağını (öncelikle) alır (m. 125,III) .

Alacağı muaccel olan rehin alacaklısı, başka bir alacaklının yapmış olduğu takipte rehinli malın satılmasını beklemek istemez veya böyle bir takip yapılmamış ise, rehinli alacağına kavuşmak için icra takibi yapabilir. Fakat, rehin alacaklısı, kural olarak, doğrudan doğruya (ilamsız veya ilamlı) haciz yolu ile takip yapamaz (ve borçlu iflasa tabi ise, genel iflas yolu ile takip yapamaz); ilk önce, rehnin paraya çevrilmesi için icra dairesine başvurmak zorundadır (m.45). İşte, bu başvuru ile başlayıp, rehinli malın satılarak bedelinden rehin alacaklısının alacağının ödenmesi ile sonuçlanan takip yoluna, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip denir.

Rehnin paraya çevrilmesi yolu, kural olarak bir ilamsız icra yoludur. Çünkü, burada da rehin alacaklısının takip yapabilmesi için bir mahkeme ilamı göstermesi gerekli değildir. Fakat, alacak veya rehin hakkı veya her ikisi bir ilama (veya ilam niteliğindeki bir belgeye) bağlı ise, rehin alacaklısı, ilamlı icra yoluna başvurur; yani, bu halde, rehnin paraya çevrilmesi yolu, bir ilamlı icra yoludur (m.l50/h).

Buna göre, rehnin paraya çevrilmesi yolu, hem ilamsız hem de ilamlı icra yoludur (yani, ilamsız ve ilamlı icra yolu olmak üzere ikiye ayrılır).

Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip usulü, (ilamsız veya ilamlı) haciz yolu ile takiptekine çok benzer. Yalnız, burada haciz safhası yoktur. Çünkü, alacaklı rehinli malın satış bedelinden tatmin edilecektir. Buna göre, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibin safhaları şöyledir :

I - Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibin safhaları : 1) Takip talebi, 2) Ödeme emri ve kesinleşmesi, 3) Paraya çevirme (satış) ve 4) Paraların paylaştırılması.

II - Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibin safhaları : 1) Takip talebi, 2) İcra emri, 3) Paraya çevirme (satış) ve 4) Paraların paylaştırılması.

Bu safhalardan anlaşılacağı gibi, alacaklı rehin konusu şeyin satılması sonucunda elde edilecek paradan tatmin edilecektir. Nasıl ki, haciz yolu ile takipte haczedilen mallar alacaklının alacağına mahsup edilmek üzere alacaklıya bırakılamıyorsa, burada da rehin konusu şeyin alacaklıya terk edil-mesi caiz değildir. Bu nedenle, borcun (vadesinde) ödenmemesi halinde, rehinli malın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin (geçmesini öngören) sözleşme hükmü geçersizdir (MK m.873,II; m.949) .










............İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE


ŞİKAYET EDEN
DAVACI :..........................................


KONUSU : İcra Müdürlüğü İşlemini Şikayet.



AÇIKLAMALAR

1- ../.../..... tarihli İcra Memurluğu kararını dosyayı incelemekle .../.../..... tarihinde öğrendik. Süresi içinde şikayet ediyorum.

2- 4721 sayılı Yeni Medeni Kanun m. 94 düzenlenmeden önce, eski M.K. 853 gereği, geçerli bir rehinden söz edebilmek için rehinli taşınırın (yani taşıtların) rehin alacaklısına teslimi (zilyetlik devri) zorunlu olduğu için henüz icra takibinin kesinleşmesi beklenmeden araçların yakalanmaları mümkün idi. Oysa 4721 sayılı yeni Medeni Yasa m. 940/2 fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar tüzükle belirlenir “ denildiğinden, artık rehin alacaklısına “zilyetlik devredilmeden” de ortada geçerli bir taşınır rehni söz konusudur. Bu nedenle takibin kesinleşmesi beklenmeden rehinli araçların yakalanarak alacaklıya teslimi zorunluluğu bulunmamaktadır.

3- İcra Müdürü talebimizde açıkça belirtildiği üzere yasal dayanaktan hiç söz etmemiştir. Yalnızca mantık geliştirmiştir. Oysa hukuksal işlemlerin MUTLAKA BİR YASAL DAYANAĞI OLMALIDIR.
Nitekim İ.İ.K. m. 145-147’de bahsi geçen “menkul rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip” yapılmış, dosyada mevcut icra mahkemesi kararına göre süresi içinde yapılan “rehne ve alacağa yaptığım itiraz nedeniyle” İLAMSIZ TAKİP DURMUŞTUR. Şu halde ekteki Yargıtay kararlarında yazılı olduğu şekilde, ilamsız takibin durmasıyla, tıpkı bir filmin geri sarılması gibi hacizler ve yakalamalar kalkar ve takip başa döner.

Bir an için yakalamanın hukuka uygun olduğunu varsaydığımızda ne olacaktır? Araçlar yakalanarak yediemine çekilecek, ancak ilamsız takip durmuş olduğundan başkaca bir işlem yapılamayacaktır. Alacaklı taraf, açacağı itirazın iptali (yada kaldırılması ) kararıyla haklı çıkıncaya kadar, araçların yediemin otopark parası birikecektir. Alacaklı taraf haksız çıkar ise yediemin otopark parasını kim ödeyecektir? Tabii ki borçlu taraf ödeyecektir. Bu durumda anayasa (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası; “141. maddesinin son fıkrası; Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”) hükmü ve icra hukukundaki, “icra memurunun alacaklı ve borçlunun çıkarlarını gözeterek en az masrafla ve en hızlı şekilde işlemleri yürütmesi yükümlülüğü” nasıl işlemiş olacaktır? Sonuçta, alacaklı da takibinde haklı çıksa, borçlu da itirazında haklı çıksa , ortada birkaç yıl otoparkta yatarak değer yitirmiş kamyonlar ve yüklüce bir yediemin ücreti olacaktır.

Oysa dosyamızdaki kamyonlar şehirlerarası taşıma işinde kullanılmaktadır. Trafikte kaldıkları sürece gelir getirmektedirler. Bunlar bağlanmayıp (yakalanmayıp) çalışırsa, alacaklının haklı çıkmasında alacağını tahsil imkanına kavuşacak, borçlunun haklı çıkması halinde ise “ 2 yıl araçlarımızı otoparkta bağladınız, ekmeğimizle oynadınız, adaletin bu mu Türk Hukuku? “ diyemeyecektir.
Şu halde açıkladığım nedenlerle, yasal dayanağı olmayan yakalama kararlarının kaldırılmasına karar verilmesini istemek zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ DELİLLER : İcra Dosyası vs delil

HUKUKSAL NEDENLER : İ.İ.K.-M.K. T.C. Anayasası’nın ilgili maddesi

SONUÇ VE İSTEK : Yukarıda açıkladığım nedenlerle ŞİKAYETİM KABULÜ ile ........( ).İcra Müdürlüğü’ nün ......./........ sayılı dosyasındaki ....../.../........ tarihli memurluk kararının kaldırılarak, REHİNLİ ARAÇLARIN YAKALAMALARININ KALDIRILMASINA,yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla dilerim. .../.../2015


ŞİKAYETÇİ
Adı ve Soyadı
İmza


EKLER.
1. Yargıtay kararı.
2. İcra dosyası.







T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2012/4007
KARAR NO. 2012/20704
KARAR TARİHİ. 14.06.2012



DAVA :
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR :
Borçlu vekilinin, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe itiraz ettikleri halde alacaklı vekilinin talebi ile rehinli araç kaydına haciz konularak muhafaza altına alınmasına karar verildiğinden bahisle icra müdürlüğü işleminin kaldırılması ve aracın teslimi talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.


Taşıt rehni, tescile tabi olduğundan diğer menkul rehinlerinden ayrılarak ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takiple benzer özellikler taşımaktadır. İİK'nun 150/d maddesi, müşterek hükümlerden hemen önce ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin düzenlemeler içinde yer almış ise de; İİK'nun I50/g maddesi ile birlikte değerlendirilmesi halinde, İİK'nun I50/d maddesinin taşıt rehinlerinde de kıyas yolu ile uygulanması gerekecektir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, taşıt rehninden dolayı rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, borca itirazın, takip talebi ile birlikte takibin kesinleşmesi beklenmeksizin, taşıtın yakalanıp kıymet takdirinin yapılmasına engel teşkil etmeyeceği dikkate alınarak, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

SONUÇ :
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.




T.C
YARGITAY
8.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:178,
KARAR NO:4852
KARAR TARİHİ:02.04.2013




Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluna ilişkin ilamsız takiplerde İİK. mad. 147 göndermesi ile uygulanması gereken İİK. mad. 62 ila 72 gereğince, süresi içinde yapılan itiraz ile takibin duracağı, yapılan takiple birlikte rehinli aracın kaydı üzerine rehinli takibe başlandığına dair şerh verilmesi mümkünse de; İİK. mad. 150/d'deki, satış hazırlıkları başlıklı kıymet taktiri ile ilgili hükmün, gayrimenkuller için uygulanacak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere ilişkin olduğu, müşterek hükümler arasında yer almadığı, İİK.nun 150/h maddesinden 153. maddeye kadar müşterek hükümler arasında belirtilen hususun düzenlenmediği, paraya çevrilme usulüyle ilgili atıf yapılan ve kıyasen uygulanacak hükümlerin de açıkça düzenlendiği ve İİK. mad. 150/g'de, İİK. mad. 150/d'nin kıyasen uygulanacak hükümler arasında bulunmadığı, kıyasen uygulanacağı belirtilen İİK. mad. 92 de dahil diğer maddelerin ancak takibin kesinleşmesinden sonraki safhada uygulanabileceği, itiraz üzerine durması gereken takiplerde icra müdürlüğünce takiple birlikte kıymet taktiri için veya başka gerekçelerle rehin konusu aracın yakalanıp muhafaza altına alınması yönünde tedbirlerin uygulanamayacağı, belirtilen tedbirlerin ancak takibin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip olması halinde uygulanabileceği ve ilamsız takipte takip kesinleşmeden rehinli menkulün muhafazaya alınmayacağı.


Şikayetçi borçlu vekili tarafından; Kadıköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/19470 Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunulduğunu, borçlu Ö.S.'nin takipten önce öldüğünü, ölü kişi aleyhine takip yapılamayacağını, asıl borçlu hakkında takibe girişilemediği müddetçe rehin verildiğini kabul etmemekle beraber rehin veren aleyhine de takip yapılmayacağını, İcra Müdürlüğü'ne bu sebeplerle ve borca, ferilerine, faize, rehin hakkına, rehin sözleşmesine, yetki, imza ve yazıya itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, fakat araç üzerindeki yakalama şerhinin kaldırılmadığını, takip kesinleşmeden araç üzerine yakalama şerhi konulduğunu belirterek takibin iptalini ve yakalama şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir

Mahkemece, borçlunun icra takibinden önce takip borçlusu Ö.S.ile ilgili mirasın reddinin tespiti için dava açtığı ve mirasın reddedildiğinin tespiti kararının kesinleştiği, bu nedenle Ö.S.'nin mirasını reddeden davacının ölü kişi aleyhine takip yapılamayacağından bahisle takibin iptalini talep etme sıfatı bulunmadığından ve davacı takip borçlusunun itirazı üzerine davacı yönünden takip olduğu yerde duracağından yakalama şerhinin kaldırılması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğünün vermiş olduğu kararda yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlamsız takipte her türlü itiraz İcra Müdürlüğü'ne yapılabileceğinden ve bu itirazlar hakkında alacaklı talep ettiği takdirde itirazın kaldırılması ve itirazın iptali yargılaması sırasında inceleme yapılabileceğinden sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İcra dosyasının incelenmesinde takibin, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip olduğu, 20.09.2012 tarihinde aracın kaydına yakalama şerhinin konulmasına karar verildiği ve yakalama şerhinin işlendiği anlaşılmıştır .

Taşınır rehninin* paraya çevrilmesi* yoluna* ilişkin* ilamsız takiplerde İİK.nun* 147. maddesi* göndermesi ile uygulanması gereken aynı Yasanın* 62 ila 72. maddelerine göre* süresi içinde yapılan itiraz ile takip***durur, yapılan takiple birlikte rehinli***aracın kaydı üzerine rehinli takibe başlandığına dair şerh verilmesi mümkün ise de; İİK'nun 150/d maddesindeki, satış***hazırlıkları başlıklı kıymet taktiri* ile ilgili hükmün,***gayrimenkuller için uygulanacak ipoteğin***paraya***çevrilmesi yoluyla* takiplere* ilişkin* olduğu,* müşterek hükümler arasında yer almadığı, İİK.nun 150/h maddesinden***153. maddeye kadar müşterek hükümler arasında, belirtilen hususun düzenlenmediği, paraya* çevrilme***usulüyle***ilgili***atıf yapılan ve kıyasen uygulanacak hükümlerinde açıkça düzenlendiği, İİK.nun 150/g maddesinde, İİK.nun 150/d maddesinin kıyasen uygulanacak hükümler arasında bulunmadığı, kıyasen uygulanacağı belirtilen İİK.nun 92. madde de dahil diğer maddelerin ancak takibin kesinleşmesinden sonraki safhada uygulanabileceği, itiraz üzerine durması gereken takiplerde icra müdürlüğünce takiple birlikte kıymet taktiri için veya başka gerekçelerle rehin konusu aracın yakalanıp muhafaza altına alınması yönünde tedbirler uygulanamayacağı, belirtilen tedbirlerin ancak takibin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip olması halinde uygulanabileceği ve ilamsız takipte takip kesinleşmeden rehinli menkul muhafazaya alınmayacağından şikayetin bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun***388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince* Yargıtay Daire***ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





T.C.
YARGITAY
12.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2014/18261
KARAR NO: 2014/21440


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi E.Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatılarak borçluya örnek 8 numaralı ödeme emri tebliğ edildiği ve rehinli araç hakkında yakalama kararı verilerek, kıymet takdir işlemi yapıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusu üzerine mahkemece icra işlemlerinin iptali ile haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İcra takibi rehnin paraya çevrilmesi yoluyla olup, takip şekline göre haciz safhası olmadığından ve icra müdürlüğünce yapılmış bir haciz işlemi bulunmadığından, haczin kaldırılması isteminin konusu yoktur.

Öte yandan taşıt rehni, tescile tabi olduğundan diğer menkul rehinlerinden ayrılarak ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takiple benzer özellikler taşımaktadır. İİK'nun 150/d maddesi, müşterek hükümlerden hemen önce ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin düzenlemeler içinde yer almış ise de; İİK'nun 150/g maddesi ile birlikte değerlendirilmesi halinde, İİK'nun 150/d maddesinin taşıt rehinlerinde de kıyas yolu ile uygulanması gerekecektir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, taşıt rehninden dolayı rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, borca itirazın, takip talebi ile birlikte takibin kesinleşmesi beklenmeksizin, taşıtın yakalanıp kıymet takdirinin yapılmasına engel teşkil etmeyeceği dikkate alınarak, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.




T.C.
YARGITAY
12.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2009/28145
KARAR NO: 2010/9248
KARAR TARİHİ: 15.04.2010
 
ŞİKAYET DAVASI - REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP - REHNİN KALDIRILMASI İSTEMİ BULUNMADAN YAKALAMA KAYDININ KALDIRILMASINA KARAR VERİLMİŞ OLDUĞU - BORÇLUNUN YALNIZCA BORCA İTİRAZ ETMİŞ OLDUĞU - MÜDÜRLÜĞÜN İŞLEMİNİN İSABETSİZLİĞİ




ÖZET: Borçlunun yalnızca borca itiraz ettiği, icra memurluğunca re'sen yakalama kaydının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Taşıt rehninde takip talebi ile birlikte takibin kesinleşmesi beklenmeksizin, taşıtın yakalanıp kıymet takdirinin yapılmasında yasaya aykırı bir durum olmadığından, icra müdürlüğünün <yakalama çıkarılmasına ilişkin> işlemi yerinde olmasına rağmen, borçlunun borca tamamen itiraz ettiği gerekçesi ile aynı müdürlüğün bir önceki kararını nakzeden yakalama şerhinin kaldırılmasına ilişkin kararı yerinde değildir.
(2004 S. K. m. 150, 366) (1086 S. K. m. 428)

DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili şikayetinde; kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen takipte rehinli aracın takip sırasında yakalanması için 09/01/2009 tarihinde talepte bulunduklarını, icra memurluğunca da bu talep kabul edilmesine rağmen, rehnin kaldırılmasına yönelik bir talep olmadığı halde aynı memurluk tarafından bu defa 12/02/2009 tarihinde yakalama kaydının kaldırılmasına karar verdiğini, İİK'nun 150/d maddesinin menkul rehininin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde de uygulanması gerektiğini belirterek memurluk işleminin kaldırılmasını şikayet yoluyla talep etmiştir. Mahkemece borçlunun borca itiraz ettiğini, İİK'nun 150/d maddesinin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde uygulanabileceğini, takip kesinleşmeden bu maddenin kıyas yolu ile uygulanmasının olanaklı olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 150/d maddesi, müşterek hükümlerden hemen önce ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin düzenlemeler içinde yer almış ise de; İİK'nun 150/g maddesi ile birlikte değerlendirilmesi halinde, İİK'nun 150/d maddesinin taşıt rehinlerinde de kıyas yolu ile uygulanması gerekecektir.

Somut olayda; Takip dosyası incelendiğinde borçluya örnek 8 numaralı ödeme emrinin 22.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise yalnızca borca itiraz ettiği, icra memurluğunca re'sen 22.02.2009 tarihinde yakalama kaydının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Taşıt rehninde takip talebi ile birlikte takibin kesinleşmesi beklenmeksizin, taşıtın yakalanıp kıymet takdirinin yapılmasında yasaya aykırı bir durum olmadığından, icra müdürlüğünün 09.01.2009 tarihli işlemi yerinde olmasına rağmen, borçlunun borca tamamen itiraz ettiği gerekçesi ile aynı müdürlüğün bir önceki kararını nakzeden yakalama şerhinin kaldırılmasına ilişkin kararı yerinde değildir.

O halde; mahkeme tarafından şikayetin açıklanan nedenlerle kabulü yerine, yasal olmayan gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.


SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Subaru
Yeni Üye
Mesajlar: 1
Kayıt: 19 Oca 2020 01:15

Re: REHİNLİ ARAÇLARIN YAKALANMA KARARINA KARŞI, İCRA MÜDÜRLÜĞÜ İŞLEMİNİ ŞİKAYET

Mesaj gönderen Subaru »

Merhaba konuyu hortlatacam ama ben tam anlayamadım konuyu benim sorunum buna benzer ilamsız icra gelir tayin dolayısı ile o adreste olmayıp yasal itiraz hakkını kaybedersin devamında maaşını belli bir kısmına kesinti gelir ve araca yakalamalı haciz gelir yakalanır şimdi burada sorulacak sorularım var
1 ilamsız takibe geçte olsa itiraz yada mahkemeye verebilir miyim başka adreste olduğumdan dolayı tayin belgesini delil olarak sunabilir miyim
2 aracımdaki yakalama emrini kaldırıp aracımı otoparktan alabilirmiyiz
3 maaşımdan kesinti olduğu halde aracıma el koyabilşrler mi
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj