Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

C.SAVCILIĞINA (HAKARET SUÇU İLE İLGİLİ) ŞİKAYET DİLEKÇESİ VE HAKARET SUÇUNA KARŞI SAVUNMA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

Dava, icra ve temyiz dilekçe örnekleri ile her türlü hukuki sözleşme örneği paylaşım platformu...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

C.SAVCILIĞINA (HAKARET SUÇU İLE İLGİLİ) ŞİKAYET DİLEKÇESİ VE HAKARET SUÇUNA KARŞI SAVUNMA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

Mesaj gönderen teoman »

HAKARET SUÇU ve CEZASI

Hakaret Suçu Nedir?

Hakaret suçu, TCK md. 125-131 arasında şerefe karşı suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Hakaret suçu iki farklı şekilde işlenebilir: a-) Belli somut bir durum ve olgunun isnat edilmesi suretiyle kişinin şeref ve saygınlığının zedelenmesi, b-) Genel ve soyut nitelikteki söz ve davranışlarla kişinin değersizleştirilmesi, rencide edilmesi. Hakaret suçu doğrudan kişinin birey olmaktan kaynaklanan kişilik haklarına saldırıdır. Hakaret suçu ile sosyal bir kavram olan “şeref” ve kişinin özsaygısı korunmaktadır.


Hakaret Suçu Nasıl İşlenir? Hangi Sözler Hakaret Suçunu Oluşturur?

Hakaret suçunun vücut bulması için kişinin onur, şeref veya saygınlığını rencide edecek somut bir fiil veya olgu isnat edilmeli veya sövme yoluyla kişinin onur, şeref veya saygınlığına saldırılmalıdır.Görüldüğü üzere, hakaret suçunda önemli olan kişiyi rencide eden, toplum içinde değersizleştiren fiillerin cezalandırılmasıdır.

Bir kişiye açık açık “şerefsiz”, “haysiyetsiz”, “geri zekalı”, “aptal”, “hayvan”, “müsvedde” vb. gibi sözler söylemenin hakaret suçunu oluşturacağı kuşkusuzdur.

Kişiye isnat edilen somut olgu kişinin mevcut fiziksel veya psikolojik bir özelliğine vurgu yapsa da hakaret suçunu oluşturur. Örneğin, aksayarak yürüyen birine “allahın topal adamı” demek, gözü görmeyen birine “kör herif” demek hakaret suçunun oluşmasına neden olur.

Hakarete uğrayanın kişisel özellikleri dışında kalmak şartıyla kendisine isnat edilen fiil veya olgu ispatlandığı takdirde hakaret suçu oluşmaz. Örneğin, “sen Ayşe’nin eşyalarını çaldın” denildiğinde, bu olgu ispatlanırsa hakaret suçu oluşmaz. Fakat, daha önce işlediği bir hırsızlık suçundan sabıkalı olan kişiye, “sen hırsızsın” demek hakaret suçudur. Hakaret suçunu teşkil eden fiiller, sözle işlenebileceği gibi yazı, şekil, görüntü, el işareti veya mimiklerle de işlenebilir. Örneğin, bir kişinin çalışma masasına insan dışkısı koymak.

Dilekçe hakkı ve eleştiri, basının haber yayımlama hakkı, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında söylenen söz ve yapılan davranışlar hakaret suçunu oluşturmaz.

Kaba ve nezaketsiz davranışlar hakaret suçunu oluşturmaz. Örneğin, kişinin ayakkabılarını çıkartıp ayaklarını masanın üzerine koyması veya bağırarak konuşması hakaret sayılmaz. Kıyafet alan birine, “bu kıyafet size olmaz, siz şişmansınız” demek hakaret değildir.

Beddua niteliğindeki sözler hakaret suçunu oluşturmaz. Örneğin, “allah seni bildiği gibi yapsın”, “allah belanı versin”, “cehenneme kadar yolun var” gibi sözler beddua niteliğinde sözler olduğundan Yargıtay tarafından hakaret suçu olarak kabul edilmemektedir.

Kamuoyu tarafından yaptıkları işler nedeniyle bilinen, tanınan kişilere (Örneğin, futbolcular, sanatçılar, özellikle politikacılar) yönelik eleştiriler, normal kişilere yöneltilen eleştirilerden daha sert ve ağır olabilir. Bu kişilerin normal kişilere göre eleştiriye daha açık olmaları ve eleştiriye tahammül etmeleri gerekir. Bir siyasetçiye, “senden bu memlekete hayır gelmez, bütün memleketi sattın” demek ancak ağır eleştiri olarak nitelenebilir, ama hakaret değildir.



Hakaret Suçunun Mağdurun Yüzüne Karşı veya Yokluğunda İşlenmesi

Mağdurun yüzüne karşı hakaret suçunda, mağdurun hakaret içeren söz veya davranışları o an öğrenmesi yeterlidir. Mağdura telefon, mail, mektup vb. gibi iletişim yöntemleri kullanılarak yapılan hakaret de mağdurun yüzüne karşı yapılmış sayılır. Mağdurun bu iletişim araçlarıyla kendisine yapılan hakareti öğrenmesi hakaret suçunun oluşması için yeterlidir.

Mağdurun yokluğunda hakaret suçu, hakaret edenin söz ve davranışlarını en az 3 kişinin öğrenmesiyle oluşabilir. Hakaret edilen ortamda mağdurun olmadığı hallerde kanun hakaret teşkil eden fiilin 3 kişiyle ihtilat halinde işlenmesi şartını aramaktadır. Söz konusu üç kişiye hakaret edenin kendisi dahil değildir. Üç kişinin aynı yerde olması şart değildir, önemli olan üç kişinin hakareti öğrenmesidir. Örneğin, apartman boşluğunda mağdura gıyabında, “o adam şerefsiz” diye bağıran bir kişinin sözlerini kendi evlerinde oturanı 3 komşu duyduğu takdirde hakaret suçu oluşmuştur. Hakaret içerikli aynı mailin mağdurun kendisine değil de kendisi dışındaki 3 kişiye gönderilmesi halinde de hakaret suçu oluşur. Mağdurun yokluğunda hakaret halinde, hakaret edenin sözlerini yalnızca 2 kişi veya 1 kişi öğrenirse hakaret suçu vücut bulmaz.

İnternet Yoluyla Hakaret Suçu

Günümüzde hakaret suçu en çok çağdaş iletişim araçlarıyla işlenmektedir. İnternet yoluyla hakaret, kolay ispatlanabilecek bir suç çeşididir. Bu nedenle, e-mail, facebook, skype, messenger, whatssup, twitter vb. gibi sosyal medya araçlarıyla doğrudan mağdurun hedef alınarak hakaret edilmesi de hakaret suçunu oluşturur.

Başkasından gelen hakaret içerikli bir e-mail mağdura “forward” edilerek gönderildiğinde dahi hakaret suçu oluşur.



Hakaret Suçunun Cezası Nedir?

1-) Hakaret Suçunun Basit Şekli

Hakaret suçunun cezası, suçun basit veya nitelikli şekillerinden hangisinin işlendiğine göre farklılık arz eder. Suçun basit şeklinde, yani kamu görevlisi olmayan bir kişinin yüzüne karşı hakaret halinde, hakaret suçunun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun basit şeklindev hakim ya hapis cezası ya da adli para cezası verecektir. Her iki cezanın aynı anda verilmesi mümkün değildir. Hakim gerekçeli kararında neden hapis cezası veya adli para cezası verdiğini de açıkça gerekçelendirmek zorundadır.


2-) Hakaret Suçunun Nitelikli Şekli

Suçun nitelikli hallerinde hakaret suçunun cezası, 1 yıl ile 2 yıl arasındadır. Mağdurun kamu görevlisi olması (avukat, hakim, memur vs.) ve hakaretin görevinden dolayı yapılmış olması, kişinin mensup olduğu dinin kutsal değerlerine veya din özgürlüğünün kullanılmasına hakaret edilmesi hakaret suçunun cezası ağırlaştırılmış nitelikli şekli olarak kabul edilmektedir.


3-) Alenen Hakaret

Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza 1/6 oranında ayrıca arttırılacaktır. Örneğin, bir tv programında veya bir caddede bağırarak hakaret etmek hakaret suçunun aleni bir şekilde işlenmesine neden olur.


4-) Kurul Halinde Çalışan Kamu Görevlilerine Hakaret Suçu

Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret halinde zincirleme suç hükümleri gereği belirlenen cezanın miktarı ayrıca 1/4’ten 3/4’e kadar arttırılır. Örneğin, bilirkişi heyetine veya mahkeme heyetine hakaret suçlarında suçun nitelikli şeklinden belirlenen ceza arttırılacaktır.


Karşılıklı Hakaret Suçu ve Cezası

TCK md. 129/3’e göre hakaret suçunun iki kişi tarafından karşılıklı işlenmesi halinde “karşılıklı hakaret suçu” meydana gelir. Karşılıklı hakaretin aynı zaman diliminde gerçekleşmesi şart değildir. Örneğin, medya yoluyla kendisine “maymun” denildiğini öğrenen bir kişinin de karşı tarafa bir gün sonra “yarasa” demesi halinde karşılıklı hakaret suçu meydana gelir.

Karşılıklı hakaret suçunun işlenmesi halinde hakim, taraflardan birine veya her iki tarafa ceza vermeyebilir veya cezayı 1/3’üne indirebilir.


Hakaret Suçunun Haksız Fiile Bir Tepki Olarak İşlenmesi

TCK md. 129/1’e göre, hakaret suçunun bir haksız fiile tepki olarak işlenmesi halinde faile ceza verilmeyebilir veya cezası 1/3’üne indirilebilir. Örneğin, bahçesindeki ağaçlara zarar veren kişiye hakaret eden bahçe sahibi kendisine karşı işlenen bir haksız fiile tepki olarak hakaret suçu işlemiştir.

TCK md. 129/2’ye göre, hakaret suçunun yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde faile ceza verilmez. Örneğin, yüzüne tokat atarak burnun kanamasına neden olan kişiye hakaret edilmesi halinde faile ceza verilemez.


Hakaret Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanığın 5 yıl gözlenmesi ve sanık hakkında verilen hükmün bu süre boyunca hiçbir sonuç doğurmaması, sanığın bu sürede yeni bir suç işlememesi halinde hakkındaki davanın düşmesi olarak açıklanabilir. HAGB kararı verilmesinin önemli şartlarından biri mağdurun uğradığı zararın giderilmesi şartıdır. Hakaret suçu açısından dikkat edilmesi gereken nokta, HAGB kararı verilmesi için aranan şart suçtan kaynaklanan doğrudan bir maddi zarar yoksa, zararın giderilmesi şartının aranmaması gerektiğidir. HAGB için kişinin uğradığı manevi zarar dikkate alınmaz.


Hakaret Suçu ve Şikayet Süresi

Hakaret suçunun basit şekli şikayete tabidir. Mağdur hakaret edeni ve hakareti öğrendiği tarihten başlamak üzere 6 ay içerisinde şikayet hakkını kullanmak zorundadır. Aksi takdirde şikayet hakkını kaybeder.

Hakaret suçunun nitelikli halleri şikayete tabi değildir. Bu nedenle herhangi bir şikayet süresi sınırlaması yoktur. Suçun nitelikli hallerinin işlenmesi halinde cumhuriyet savcılığı resen soruşturma açar.







..................................CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA


ŞİKAYETÇİ :Adı ve Soyadı. T.C-............./Açık adresi.



ŞÜPHELİ :Adı ve Soyadı T.V-.........../Açık Adresi.



SUÇ : Hakaret.


SUÇ TARİHİ : …/…/2018


AÇIKLAMALAR :


1-) Toplumda ve çevremde saygı gören bir bilim adamıyım. Halen …........... Üniversitesi ….......... Fakültesi’nde …........ Bölümü başkanlığı yapmaktayım.



2-) …/…/…...... tarihinde …......... televizyonundaki “…..............” programına katılmış. Bu programda ben ve diğer katılanlarla gayet seviyeli bir şekilde tartışmış ve görüşlerimi beyan etmiştim. Ancak …............... isimli şahıs ile girdiğim bir tartışma sırasında ben sakin olmama rağmen karşı taraf saygısız bir şekilde “Senin gibi şerefsizler yüzünden bu ülke bu hale geldi.” şeklinde ifadeler kullanmak suretiyle Şahsıma hakaretlerde bulunmuştur.



3-) Şahsıma hakaret eden …...........’dan şikayetçiyim.



HUKUKİ NEDENLER : 5237 S. K. m. 125 ve ilgili mevzuat.



HUKUKİ DELİLLER :Televizyon Program kayıtları, tanık beyanları ve diğer delililer.



SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle şüphelinin Şahsıma karşı sarf etmiş olduğu sözler nedeniyle cezalandırılması için gerekli soruşturmanın yapılarak hakkında kamu davası açılmasını,saygıyla talep ederim. …/ …/ 2018



ŞİKAYETÇİ
Adı ve Soyadı
İmza




Resim





HAKERET SUÇU SAVUNMA DİLEKÇESİ

.......SAYIN HAKİMLİĞİNE,

DOSYA NO :.......

SAVUNMA SUNAN (SANIK) :.......

VEKİLİ :.......

ŞAHSİ DAVACI :.......

VEKİLİ :.......

SUÇ :.......

KONU : Savunma Beyanlarımızdır.

AÇIKLAMALAR :1-Davacı müvekkilimiz hakkında kendisine hakaret ettiği gerekçesi ile dava açmıştır. Müvekkilimiz davacıyı hayatında olay günü haricinde hiç görmemiştir. Olay günü benzinlikten aracına benzin doldurtan müvekkilimiz, ödemeyi Visa ile yapmak üzere yöneticinin ofisine girmiştir.

2-Davacıyı ilk ve son defa da orada görmüştür. Davacı marketten aldığı sigara ve bira ücretini ödemeye çalışmaktadır. Ayakta duramayacak kadar da sarhoştur. Müvekkilimiz ödemesini yapıp ofisten ayrıldığında, davacı müvekkilimizin üzerine yıkılmış ve bir miktar da kusmuştur. Kız arkadaşı ile buluşmaya giden ve en sevdiği takım elbisesi kirlenen müvekkilimiz, biraz da kaderine sinirlenerek "Allah kahretsin" demiştir. Bu söz asla davacıya karşı söylenmiş bir söz olmayıp, müvekkilimizin şahsi yakınmasıdır.

3-İçkili davacı bunun üzerine müvekkilime sinkaflı küfürler ederek üzerine yürümüştür. Müvekkilimiz profesyonel boksör olmasına ve ayık iken dahi davacıyı rahatlıkla saf dışı bırakabilecek olmasına karşın, alttan almış ve sadece davacıyı terbiyeli konuşmaya davet etmiştir. Davacı küfürlerini sürdürürken araya benzinliğin yöneticisi girmiş ve müvekkilimizi yatıştırarak arabasına kadar da eşlik etmiştir.

4-Olay yerinden ayrılan müvekkilimiz sonradan bu dava ile karşılaşmıştır. Haksız olan davacının bizzat kendisidir. Tüm benzinlik personeli de bu konuda tanıklık edecektir. Ayrıca kirlenen elbisesini temizleyen temizleyiciye ait fiş de ektedir. Müvekkilimizin suçu yoktur. Ayrıca uğradığı hakaretler ve mahvolan elbisesi ile ilgili olarak da dava açma hakkını saklı tutmaktadır.

İSTEM SONUCU : Açıklanan nedenler ile müvekkilimiz hakkında haksız açılan davanın red edilmesini talep ederiz. .../..../2018


SANIK
Adı ve Soyadı
İmza




Hakaret suçu neticesi verilen yerel mahkeme karar örneğidir
Resim
Resim
Resim



HAKARET SUÇU NETİCESİ VERİLEN YEREL MAHKEME KARAR ÖRNEĞİDİR
T.C.

.....ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

DURUŞMA TUTANAĞI

DOSYA NO :

DURUŞMA TARİHİ :

CELSE NO :

HAKİM :

KATİP :

Belirli gün ve saatte 7. celse açıldı. Açık yargılamaya devam olundu.

Sanığın son sözleri yerine geçmek üzere önceki savunmaları okundu.



Dosya incelendi. Araştırılacak başka bir husus kalmadığı görüldüğünden açık yargılamaya son verildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Gerekçesi Gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;

1-) Sanığın müşteki …’ya karşı sübuta eren eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 125/1 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve kastın yoğunluğu dikkate alınarak, takdiren 3 AY KARŞILIĞI 90 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

2-) Sanığın hakaret suçunu alenen işlediği anlaşıldığından TCK 125/4. maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında artırım yapılarak 105 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

3-)Sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine değerlendirilerek sanık hakkında TCK 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 87 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

4-) Sanığa verilen cezada başkaca arttırım ya da indirim yapılmasına takdiren YER OLMADIĞINA,

5-) TCK nun 52/2 maddesi uyarınca sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak verilen birim gün cezanın her bir günü taktiren 20 TL’ den hesap edilerek sanığın 1.740TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

6-) Sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak verilen cezanın TCK nun 52/4 maddesi gereğince taktiren birbirini takip eden aylar şeklinde 10 EŞİT AYLIK TAKSİTLER HALİNDE TAHSİLİNE. Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ÖDENMEYEN ADLİ PARA CEZASININ HAPSE ÇEVRİLECEĞİNİN İHTARINA, (Yapılamadı)



7-) Sanığın sabıkasız kişiliği, tutum ve davranışları ile yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan, katılanın maddi zararı bulunmadığından sanık hakkında yukarıda kurulan hükmün, CMK nun 231. maddesinin 5728 sayılı yasa ile değişik 5. Fıkrası gereğince

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
-Sanığın CMK nun 231/8 maddesi gereğince 5 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA,

-Sanığın sosyal durumu nazara alınarak denetim süresi içerisinde herhangi bir denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına takdiren YER OLMADIĞINA,

– CMK nun 231/10-11. maddeleri uyarınca, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı, aksi takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verileceği hususunda SANIĞA İHTARAT YAPILMASINA (yapılamadı),

8-) Yargılama nedeniyle yapılan 11 tebligat gideri 137,5 TL ve karar kesinleşinceye kadar yapılacak masrafların SANIKTAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

Dair; sanığın yokluğunda verilen kararın tebliğ sureti ile öğrenilmesinden itibaren 7 gün içerisinde Mahkeme kalemine tevdi edilecek bir dilekçe ile ya da Mahkeme kaleminde sözlü başvuruda bulunarak zapta geçilmek suretiyle veya Mahkememize gönderilmek üzere bir başka Asliye Ceza Mahkemesine dilekçe vermek suretiyle … Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. …





HAKARET SUÇU İLE İLGİLİ AÇILAN DAVADA SANIĞIN SAVUNMA DİLEKÇE ÖRNEĞİ


…........... ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO : …

SANIK :

VEKİLİ :

KONU : Savunma dilekçesi





SAVUNMALARIMIZ :
1-) Müvekkil T.E. … isimli internet sitesinde 29.03.2011 tarihinde “En büyük PR çalışması oldu başlığı ile yayınlanan haberin altındaki yorumlar bölümüne yapmış olduğu yorumunda “tek dertleri çalma çırpma zihniyetinden de başka yorum beklenemezdi… aferin sana noter hesabı iyi hesap yap ta ona göre vergi alırsın hatta kitabı 1 milyon saymış göster sonra git bi de vergi cezası kes şimdiden” seklinde yazı yazdığı, bu suretle Cumhurbaşkanına hakaret suçu işlediği iddia olunmuştur.


2-) 5237 SAYILI TCK’NUN 299. MADDESİNE GÖRE
“Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Öncelikle somut olayda söz konusu suçun unsurları oluşmamıştır. Hakaret suçu, TCK’nın 125. maddesinde, ‘Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran……’ şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, bu suç ile korunan hukuki yarar, kişinin sahip olduğu ‘şeref, onur ve saygınlık’ hakkıdır. Hakaret suçunda maddi unsurları ise somut bir fiil veya olgu isnadında bulunma ve sövmedir. Somut bir fiil veya olgudan anlaşılması gereken, maddi bir olaydır. Yani, dış dünyadan algılanabilen, dış dünyada bazı değişikler yaratabilen fiili bir durumdur. Bu nedenle somut fiil veya olgu isnadında, yer ve zaman gösterilmesi gerekir.

3-) MÜVEKKİL SÖZ KONUSU HABERİN ALTINA YAPTIĞI YORUMDA CUMHURBAŞKANINA KARŞI BİR FİİL İSNAT ETMEMİŞTİR.


Hatta söz konusu yorumdan bu yorumun kime karşı yapıldığı tam olarak anlaşılmamaktadır. Zira müvekkil yorumunda çoğul bir ifade kullanarak aslında genel olarak iktidara bir gönderme yapmıştır. Söz konusu suçun manevi unsuru değerlendirildiğinde tahkir teşkil eden fiilin mağduru toplum içinde küçük düşüreceğini bilerek işlemesi gerekmektedir. Somut olayda müvekkilin Cumhurbaşkanına karşı herhangi bir kastı olmadığı açıktır. Zira okuduğu haberde asıl olan Cumhurbaşkanın yorum yapmış olması değil, toplatılan kitaplarla ilgili olarak genel bir düşüncenin dile getirilmesi şeklindedir. Hakaret suçu, doğrudan kastla işlenebileceği gibi, olası kastla da işlenebilen bir suçtur. Bu anlamda müvekkilin internette gezinirken her haberin kaynağını, kimin tarafından ifade edildiğini, yazdığı yorumun kime ne gibi gönderme teşkil ettiğini uzun uzun irdelemesi beklenemez. Bu sebeple olayda doğrudan kast olmadığı gibi olsa olsa olası kast mevcuttur.

4-) ELEŞTİRİ HAKKI, İDDİA VE SAVUNMA HAKKI, GAZETECİLİK MESLEĞİNİN İCRASI GİBİ BAZI DURUMLAR, HAKARET NİTELİĞİ TAŞIYAN FİİLLERİ SUÇ OLMAKTAN ÇIKARABİLİRLER.


Somut olayda müvekkil bir internet gazetesi haberinde demokratik bir ülkenin her seçmeni gibi eleştiri hakkını kullanmıştır. Bu eleştiriyi yaparken Cumhurbaşkanına karşı hakaret etme amacı gütmemiş genel olarak iktira gönderme yapmıştır. Zira Türkiye’de bir takım kitapların henüz basılmadan toplanmasından Cumhurbaşkanımız sorumlu değildir. Burada yapılan eleştiri henüz basılmadan toplanmış olan kitaplar ile alakalıdır. Söz konusu internet haberi ile müvekkil tarafından yapılmış bulunan yorum kıyaslandığında, müvekkilin yorumu ile haberin birbiri ile çeliştiği de açıkça görülmektedir. Davaya konu haber incelendiğinde Cumhurbaşkanının toplatılan kitapların aslında korsan olarak daha çok satılmasından yakındığı anlaşılmaktadır. Müvekkilin yaptığı yorum ise haberle çelişki içermektedir. Müvekkil düşünmeden ve herhangi bir kişiye somut bir isnatta bulunmadan genel bir eleştiri yapmak istemiştir.


5-) İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ’NİN 19. MADDESİNDE;
“Herkesin görüş ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, karışmasız görüş edinme ve herhangi bir yoldan ve hangi ülkede olursa olsun bilgi ve düşünceleri arama, alma ve yayma özgürlüğünü içerir.”

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin; 10. maddesinin 1. fıkrasında; “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir..” Hükümlerine yer verilmiş,

Anayasa’nın; 25. maddesinde düşünce ve kanaat hürriyeti başlığı altında; “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.”

26. maddesinde, İHAS’nin 10. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenlemeye benzer şekilde; “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.” Hükümleri yer almıştır. İ

İfade özgürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemelerin dar yorumlanması gerektiği, sınırlandırma için, önemli bir toplumsal ihtiyaç veya zorunluluğun bulunması, bu sınırlandırmanın meşru bir amacı gerçekleştirmek için yapılması, sınırlandırmada aşırıya gidilmemesi ve her halükarda gelişimi zedelemeyecek ölçüde yapılması görüşü genel olarak kabul görmüştür. Sınırlama veya müdahale için; yasal bir düzenleme, sınırlamanın meşru bir amacı, sınırlama nedenlerinin bulunması, sınırlamanın meşru amaçla orantılı ve önlemin demokratik toplum bakımından <zorunlu> olması gerekmektedir.

6-) CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇU İLE CUMHURBAŞKANLIĞININ FONKSİYONLARI DEĞİL, CUMHURBAŞKANININ ŞEREF VARLIĞI KORUNMAKTADIR.
Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi, Cumhurbaşkanına hakaret ve sövme suçunun oluşması için de; onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hakim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunu tayinde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir, bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez. (Erman S., Hakaret ve Sövme Suçları, s. 80 vd.)


7-) TEMELİNİ ANAYASA’NIN 28 VE DEVAMI MADDELERİNDEN ALAN HABER VERME VE ELEŞTİRME HAKKININ KABULÜ İÇİN,
açıklama veya eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. İfade özgürlüğü sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenilmeye değmez görülen haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bu demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz, eleştiri övgü olmadığına göre, sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Bu kapsamda, Devletin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının da özgürlükçü parlamenter rejimlerde diğer anayasal ve yasal kurumların konumu gibi eleştiriye açık olması doğaldır.


8-) MÜVEKKİL TARAFINDAN KULLANILAN SÖZCÜKLER NEZAKET DIŞI VE AĞIR ELEŞTİRİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEBİLİR İSE DE,
bu sözler hakaret ve sövme kapsamında değerlendirilemez. Söz konusu yorumda suç oluşturduğu belirtilen sözcükler, şeref ve itibarı ihlal edici nitelikte bulunmamaktadır. İsnada konu olan yazıda, kamusal ilgi ve yararı öğesi gerçekleşmemiştir. Açıklanış şekliyle konusu arasında da düşünsel bir bağ bulunmamaktadır. Müvekkilin rahatsız edici bir üslupla yaptığı yorum rahatsız edici de olsa ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmelidir. Eleştiri övgü olmadığına göre, sert ve kırıcı olması da doğaldır.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, müvekkil tarafından yapılan yorumda Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarının bulunmaması, kamusal ilgi ve yararı öğesinin gerçekleşmemesi sebepleri ile müvekkilimin beraatına karar verilmesini talep ederim.

Sanık Vekili


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Cevapla