Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

EŞİT KUSURLU EŞ YARARINA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLEMEMESİ...

Kavramlar: yargıtay kararları 2019, yargıtay kararları 2018, yargıtay kararları dergisi, yargıtay kararları 2017, son yargıtay kararları, yargıtay kararları nedir, yargıtay kararları nereden bulunur...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
kararara.com
Site Yöneticisi
Mesajlar: 544109
Kayıt: 24 Şub 2012 14:16
Meslek: Site Yöneticisi
Konum: Ankara
İletişim:

EŞİT KUSURLU EŞ YARARINA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLEMEMESİ...

Mesaj gönderen kararara.com »

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO: 2012/2-1084
KARAR NO: 2013/401


Taraflar arasındaki "boşanma ve tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 10. Aile Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, davacının manevi tazminat isteğinin kısmen kabulüne, davalının nafaka ve tazminat isteklerinin reddine dair verilen 03.03.2011 gün 2010/860 E. – 2011/248 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12.03.2012 gün, 2011/8190 E. – 2012/5471 K. sayılı bozma ilamı ile;

(...Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Toplanan delillerden; davalı kadının eşine ağır sözlerle hakaret etmesine karşılık; davacı kocanın eşinin manevi yönden bağımsız konut isteğine karşı çıkarak ailesinin evlilik birliğine müdahalesine ses çıkarmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda iki tarafın da eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu kusur belirlemesine bağlı olarak, davalı kadının yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıda ikinci bentte açılandığı gibi taraflar eşit kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilemez (TMK. md. 174/2). Durum böyleyken davacı kocanın manevi tazminat isteğinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, nafaka, maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.

Davacı vekili, tarafların 2009 yılında evlendiklerini, davalı kadının müvekkiline hakaret ettiğini, saygısız davranışlarda bulunduğunu, sürekli ailesinin yanına gitmek istediğini, evi terk etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, devamlı büyü işleriyle uğraştığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının tam kusurlu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, aksi takdirde davacı aleyhine 20.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ve müvekkili için ayda 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece; eşler arasındaki evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, birliğin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda; kadının daha fazla kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanma davasının kabulüne, davacının manevi tazminat isteğinin kısmen kabulüne, davalının nafaka ve tazminat isteklerinin reddine karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, yukarıda belirtilen bozma ilamında açıklanan nedenlerle karar bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, mahkemece, toplanan deliller dikkate alındığında, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin mümkün olup olmadığı, buna bağlı olarak, davalı kadın lehine yoksulluk nafakası davacı erkek lehine manevi tazminata karar verilmesi gerekip gerekmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda iki tarafın da eşit kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinden, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Dairenin bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.03.2013 gününde yapılan görüşmede oy çokluğu ile karar verildi.



T.C
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2018/3532
KARAR NO.2018/15331
KARAR TARİHİ.25.12.2018
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının miktarı ve tazminatların miktarı ile vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, velayet, kadına verilen nafakalar ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece boşanmaya neden olan olaylarda, davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına göre daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına hükmedilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında kadına hakaret ettiği, davacı-karşı davalı kadının ise gerek kendisi gerek ailesi için avukat olan erkekten yersiz ekonomik taleplerde bulunduğu, birlik görevlerini ihmal ettiği, güven sarsıcı davranışlar sergilediği anlaşılmaktadır. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların bu kusurlu davranışları karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıda 2 bentte de açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda; her iki eş de eşit derecede kusurlu olup, birinin kusurunu diğerinin kusurundan üstün tutmak mümkün bulunmamaktadır. O halde, eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez (TMK m.174/1-2). Bu durumda; davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilecek yerde yazılı şekilde tazminatlara hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre 2014 doğumlu ortak çocuk ... yararına takdir edilen iştirak nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın....'ya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 176.60 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran...e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25.12.2018


Cevapla