Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları İŞÇİNİN FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI, İŞTEN ÇIKIŞ SAATİNİN TANIK BEYANLARIYLA TESPİTİ

İŞÇİNİN FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI, İŞTEN ÇIKIŞ SAATİNİN TANIK BEYANLARIYLA TESPİTİ


admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28178



YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2017/9-1774
KARAR NO : 2018/1318

  • İŞÇİLİK ALACAĞI
  • FAZLA ÇALIŞMA,
  • İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İSTEMİ
  • FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI HESABININ TANIK BEYANLARINA UYGUN OLARAK HESAPLANIP HESAPLANMADIĞI
  • FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI MİKTARININ YERİNDE OLUP OLMADIĞI
  • İŞÇİNİN İŞTEN ÇIKIŞ SAATİNİN TANIK BEYANLARIYLA TESPİTİ GEREKTİĞİ


Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çanakkale İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.11.2014 gün ve 2009/32 E., 2014/442 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.04.2016 gün ve 2015/840 E., 2016/10522 K. sayılı kararı ile;

“…A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldığı iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının işten kendi isteğiyle ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ödenmeyen ücret alacakları nedeniyle davacının iş akdini 4857 Sayılı Kanunun 24/ll-e maddesi uyarınca haklı olarak feshettiği gerekçesiyle, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının kabulüne, fazla çalışma ücretinin kısmen kabulüne, diğer taleplerin ise reddine karar karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı avukatları temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Fazla çalışma ücretinin hesabına esas alınan davacı tanıklarının beyanları arasında mesainin bitiş saati konusunda çelişki bulunmaktadır. Davacı tanıkları yeniden dinlenerek bu çelişki giderilmeden davacının 08.00-20.00 saatleri arası çalıştığı kabul edilerek hesaplanan fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması hatalıdır…”

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI


Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 24.05.2001-31.10.2008 tarihleri arasında sabah 08.00'den akşam 20.00' a kadar çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin esnaf ve sanatkâr statüsünde olduğunu, davacının kanunda belirtilen mesai saatlerinde çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının haftalık on sekiz saat fazla çalışma yaptığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine hüküm Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece, davacı tanıklarından bir kısmının işten çıkış saatini 19.30, bir kısmının 20.00, bir kısmının ise 21.00 olarak beyan etmesi karşısında fazla çalışma ücreti hesabında çıkış saatinin 20.00 olarak kabul edilmesinin hatalı olmadığı, tanıkların dinlenildiği 2009 yılından itibaren uzunca bir zaman geçtiği, tanıkların yeniden dinlenilmesinin çelişkiyi gidermekten çok tanıkları zorlayıcı nitelikte olacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; fazla çalışma alacağı hesabının tanık beyanlarına uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığı, hangi çalışma saatlerinin esas alınması gerektiği, burada varılacak sonuca göre hüküm altına alınan fazla çalışma alacağı miktarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nda fazla çalışmanın ispatı ile ilgili olarak özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle fazla çalışmanın ispatında, ispat yükü genel hükümlere tabidir. Dolayısıyla fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi kural olarak, bu iddiasını ve fazla çalışma yaptığı gün ve saatleri ispat etmek zorundadır. Fiili bir olgu söz konusu olduğundan, kural olarak işçi, fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir; bu bağlamda tanık da dinletebilir (HGK’nın 27.04.2016 gün 2014/22-886 E., 2016/550 K. sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir.).

İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, davalı işyerinde 21.01.2003-31.10.2008 tarihleri arasında terzi olarak çalışan davacının fazla çalışma ücreti, tanık beyanları uyarınca haftanın altı günü bir buçuk saat ara dinlenmesi ile 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı dolayısıyla haftalık on sekiz saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanan bilirkişi raporuna itibarla hüküm altına alınmıştır.

Davacı tanığı G.., işyerinde 08.00-19.30 saatleri arasında çalıştığını, davacının kendisinin işten ayrılmasından sonra da çalışmaya devam ettiğini, davacı tanığı Bilgen Yalçın davacının haftanın altı günü saat 08.00 ile 20.00 veya 21.00 saatleri arasında çalıştığını, davacı tanığı M... ise işyerinde haftanın altı günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalışıldığını, bazen fazla çalışma da yapıldığını belirtmiştir.

Bu durumda, yapılan işin niteliği ile davacı tanığı B...'ın işin bitiş saatini 20.00 veya 21.00 olarak bildirmesi ve özellikle davacı tanığı G...'ın kendisinin saat 19.30'da işten çıkarken davacının çalışmaya devam ettiğini beyan etmesi karşısında davacının işten çıkış saatinin 20.00 olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Buna göre, davacının haftanın altı günü bir buçuk saat ara dinlenmesi ile 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftada on sekiz saat fazla çalışma yaptığı anlaşılmaktadır.

O hâlde, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır.

SONUÇ:
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı (744,79 TL) harcın temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.07.2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları