Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Daireleri Kararları TAKİPSİZLİK KARARI (KYB) HAKARET, SİLAHLI TEHDİT, YARALAMA SUÇU ARAŞTIRMA Y....

TAKİPSİZLİK KARARI (KYB) HAKARET, SİLAHLI TEHDİT, YARALAMA SUÇU ARAŞTIRMA Y....


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19387


T.C
YARGITAY
4. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2017/18551
KARAR NO:2017/19605
KARAR TARİHİ:13/09/2017

>MÜŞTEKİNİN İDDİALARI DOĞRULTUSUNDA SORUŞTURMA YAPILMADAN TAKİPSİZLİK KARARI VERİLMESİ VE BU KARARA KARŞI YAPILAN İTİRAZIN REDDİ ÜZERİNE KANUN YARARINA BOZMA.

Hakaret suçundan müşteki şüpheli ...., hakaret ve sair tehdit suçlarından müşteki şüpheliler ... ve ..., hakaret, silahla tehdit ve yaralamaya teşebbüs suçlarından müşteki şüpheli ... ve kasten yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/06/2016 tarihli ve 2016/17046 soruşturma, 2016/10369 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki .... tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Denizli 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 20/09/2016 tarihli ve 2016/2543 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2017 gün ve 42269 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında; “Alenen hakaret suçundan müşteki şüpheli ...., alenen hakaret ve sair tehdit suçundan müşteki şüpheliler ... ve ..., alenen hakaret, silahla tehdit, sair tehdit ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından müşteki şüpheli ... ve kasten yaralama suçundan şüpheli ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/06/2016 tarihli ve 2016/17046 soruşturma, 2016/10369 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara müşteki şüpheli .... vekili Avukat .... tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/09/2016 tarihli ve 2016/2543 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Şüpheli ... hakkında müşteki şüpheli ....’a yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen ancak herhangi bir karar verilmediği anlaşılan kasten yaralama eylemi nedeniyle mahallinde dava zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
Müşteki şüpheliler ...., ... ve ...’nın diğer müşteki şüpheli ...’a yönelik, müşteki şüpheli ...’ın da diğer müşteki şüpheliler ...., ... ve ...’ya yönelik gerçekleştirdikleri iddia edilen eylemlere ilişkin şüphelilerin ifadelerinin alınması haricinde hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan, özellikle olayın meydana geldiği yer itibariyle mahalle esnaflarının görgüye dayalı beyanları saptanmadan eksik soruşturmaya dayalı müşteki şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA

I- Olay:


Müşteki şüpheliler...., ..., ..., ... ve ... haklarında, hakaret, tehdit, yaralama ve yaralamaya teşebbüs suçlarından yapılan soruşturma sonucunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2016 tarihli kararı ile, delil yetersizliğinden takipsizlik kararı verildiği, takipsizlik kararının müşteki sanıklara yöntemince tebliğ edildiği, müşteki .....'ın, şüpheli ...'ın kendisine yönelik işlediği iddia edilen hakaret, silahla tehdit ve yaralamaya teşebbüs eylemleri ile şüpheli ...'ın yine kendisine yönelik işlediği iddia edilen ancak herhangi bir karar verilmediği anlaşılan yaralama eylemi yönünden karara süresinde itirazı üzerine, merci Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/09/2016 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı müştekinin eksik soruşturma yapıldığına ilişkin müracaatı üzerine, şüpheli ... hakkında hakaret, silahla tehdit ve yaralamaya teşebbüs ile sanık ... hakkında yaralama suçları yönünden Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

Şüpheli ... hakkında müşteki ....'a yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen ancak herhangi bir karar verilmediği anlaşılan yaralama eylemi nedeniyle mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi olanaklı görülerek sadece sanık ... hakkında müşteki ....'a yönelik hakaret, silahla tehdit ve yaralamaya teşebbüs eylemlerinden dolayı verilen takipsizlik kararına yönelik itiraz üzerine verilen karar yönünden inceleme yapılmıştır.İtiraz üzerine verilen mercii kararnın da anılan eylemleri kapsadığı anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik, eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle yapılan itirazın reddine dair merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.


III- Hukuksal Değerlendirme:

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 173. maddesinin 3. fıkrasında ise “Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder;" hükümleri yer almaktadır.

İncelenen dosyada, önce müşteki şüpheliler ... ve ... ile müşteki şüpheli ... arasında sonrasında ise müşteki şüpheliler .... ve ... arasında çıkan olay sırasında meydana gelen hakaret, silahla tehdit ve yaralamaya teşebbüs iddiaları ile ilgili soruşturma başlatıldığı, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, delil yetersizliği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Müşteki şüpheli ....'ın soruşturma evresinde kollukta vermiş olduğu ifadesinde, şüpheliler.... ve.....'ın kendisine saldırmaları üzerine mahalledeki boyacı esnafın dükkanına sığındığını, şüphelilerin dükkana girmeye çalıştıklarını ancak iş yeri çalışanlarının buna müsaade etmediklerini belirtmiştir.Müştekinin ifadesinde geçen ve olay sırasında sığındığını belirttiği iş yeri çalışanları ile olayın meydana geldiği yer itibarıyla mahalle esnafları ile ilgili bir araştırma yapılmadığı ve adli raporunun gözetilmediği görülmektedir. Bu nedenle itiraz merciince soruşturmanın eksik yapılmış olduğu gözetilerek, gereğinin takdir edilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Somut olayda, CMK'nın 160. maddesinin Cumhuriyet Savcısına yüklediği maddi gerçeği araştırma sorumluluğunun gereği, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca yerine getirilmemiştir. Ancak bu durumda soruşturmanın hangi merci tarafından yapılması gerektiği sorunu ortaya çıkmaktadır. YCGK'nın, 04.12.2007 tarih ve 2007/247-257 sayılı kararında özetle "Cumhuriyet Savcısı tarafından ceza yargılamasının temel hedefi olan maddi gerçeğe ulaşma amacına yönelik olarak gerekli kanıtların toplanmadığı hatta buna teşebbüs bile edilmediği çok açık olarak anlaşılmakta, başka bir anlatımla soruşturma evresinin tamamlanmadığı net bir biçimde tespit edilmekteyse, soruşturma evresi Cumhuriyet Savcısınca tamamlanmalıdır. Aksinin kabulü halinde, soruşturma safhasının asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı varken istisnai yetkili olan sulh ceza hakiminin soruşturmayı yapması sonucuna ulaşılır ki bu CMK'nın getirdiği sisteme ve yasanın amacına aykırıdır." denilerek soruşturma eksikliğinin nasıl giderilmesi gerektiği gösterilmiştir. Yapılan açıklamalara göre itiraz merciinin, itirazı kabul edip dosyayı soruşturmayı tamamlaması için Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesi gerekmektedir.


SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- Denizli 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 20/09/2016 tarihli ve 2016/2543 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2- Aynı Yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, 13/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. www.kararara.com

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Ceza Daireleri Kararları