Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Daireleri Kararları İDDİANAMENİN İADESİ, TARAFLAR BULUNAMADIĞINDAN UZLAŞTIRMANIN YAPILAMAMASI

İDDİANAMENİN İADESİ, TARAFLAR BULUNAMADIĞINDAN UZLAŞTIRMANIN YAPILAMAMASI


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19387


T.C
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2018/3265
KARAR NO:2018/4169
KARAR TARİHİ:04.06.2018

>>İDDİANAMENİN İADESİ, TARAFLAR BULUNAMADIĞINDAN UZLAŞTIRMANIN YAPILAMAMASI


Dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.01.2018 tarih ve 2015/107538 soruşturma, 2018/593-2018/405 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-c. maddesine uygun bulunmadığından bahisle iadesine dair Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2018 tarih ve 2018/8 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2018 tarih ve 2018/143 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.04.2018 gün ve 94660652-105-34-2469-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 gün ve 2018/35144 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “uzlaşma” kenar başlıklı 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, hakkında Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/5921 değişik iş sayılı kararıyla yakalama emri bulunan şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığı, savunmasının alınamadığı, dolayısıyla kendisine ulaşılamayan şüpheliye uzlaşma teklif edilmeden soruşturmanın sonuçlandırılması lüzumunun bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

5271 sayılı Kanun’un 253/6. maddesinde, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır” hükmüne yer verilmiş olup, bu yolun işletilebilmesi için de taraflara ulaşılabilecek yolların tüketilmesi gerektiği, somut olayda da, soruşturma safhasında yapılan araştırmalara rağmen bulunamadığından hakkında yakalama kararı verilen şüpheli ...’ya ulaşılamaması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılmasının olanaklı olmadığının anlaşılması karşısında, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın, kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2018 tarih ve 2018/143 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 04.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



T.C
YARGITAY
4. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2018/3230
KARAR NO:2018/12646
KARAR TARİHİ:26/06/2018


Basit tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/01/2018 tarihli ve 2017/46816 soruşturma, 2018/690 esas, 2018/410 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-c. maddesine uygun bulunmadığından bahisle iadesine dair Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/9 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 tarihli ve 2018/234 Değişik İş sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 08/05/2018 gün ve 94660652-105-06-3109-2018-KYB sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2018 gün ve 2018/40455 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:


Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “uzlaşma” kenar başlıklı 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, hakkında Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/10/2017 tarihli ve 2017/7718 değişik iş sayılı kararıyla yakalama emri bulunan şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığı, savunmasının alınamadığı, dolayısıyla kendisine ulaşılamayan şüpheliye uzlaşma teklif edilmeden soruşturmanın sonuçlandırılması lüzumunun bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.


TÜRK MİLLETİ ADINA


I-Olay:

Basit tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/01/2018 tarihli ve 2017/46816 soruşturma, 2018/690 esas, 2018/410 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-c. maddesine uygun bulunmadığından bahisle iadesine dair Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/9 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 tarihli ve 2018/234 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “uzlaşma” kenar başlıklı 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, hakkında Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/10/2017 tarihli ve 2017/7718 değişik iş sayılı kararıyla yakalama emri bulunan şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığı, savunmasının alınamadığı, dolayısıyla kendisine ulaşılamayan şüpheliye uzlaşma teklif edilmeden soruşturmanın sonuçlandırılması lüzumunun bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.

II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Basit tehdit suçundan şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin, uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmediği gerekçesiyle iade edilmesi üzerine, bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair merci kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.


III-Hukuksal Değerlendirme:

02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendine mevcut (2) ve (3) numaralı alt bentlerden sonra gelmek üzere (3), (5) ve (6) numaralı alt bentler eklenmiştir. Bu bentlere göre, tehdit (madde 106, birinci fıkra), hırsızlık(madde 141), dolandırıcılık (madde 157) suçları uzlaşma kapsamına alınmıştır.

Aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile "ibaresi madde metninden çıkarılmış, aynı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenlemede bir değişiklik yapılmamıştır.

CMK'nın 253. maddesinin dördüncü, altıncı ve on altıncı fıkraları;
"(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.

(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler. biçimindedir.05/08/2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ceza muhakemesinde uzlaştırma yönetmeliğinin 7. maddesinin on ikinci fıkrasında " Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.

Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun iddianamenin iadesine ilişkin 174. maddesi;
"(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir." şeklinde düzenlenmiştir.


İncelenen dosyada;

Şüpheli Mustafa Kayaaytu hakkında şikayet üzerine başlatılan soruşturma sırasında, şüphelinin adresinin tespit edildiği, belirlenen adrese talimat yazıldığı, talimatın şüphelinin adresinde bulunmaması nedeniyle bila ikmal iade edildiği ve yeni bir adresinin de tespit edilemediği, şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama talep edildiği, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 24/10/2017 tarihli ve 2017/7718 Değişik İş sayılı kararıyla şüpheli hakkında yakalama emri düzenlendiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03/01/2018 tarihli ve 2017/46816 soruşturma, 2018/690 esas, 2018/410 sayılı iddianamesiyle şüphelinin TCK'nın 106/1-son cümle, 58 ve 53. maddeleri uyarınca yargılanıp cezalandırılmasının talep edildiği, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/9 iddianame değerlendirme sayılı kararıyla uzlaştırma işlemlerinin yapılmadığı gerekçesiyle iddianamenin iade edildiği, anılan karara Cumhuriyet savcısı tarafından 22/01/2018 tarihinde itiraz edildiği, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/02/2018 tarihli ve 2018/234 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;

6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde, şüpheli ...'ya yükletilen TCK'nın 106/1-2. cümlesi kapsamındaki basit tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma hükümleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması zorunlu ise de, CMK'nın 253/6. maddesinde yer alan "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindeki düzenleme karşısında; soruşturma dosyasında yer alan adresinden şüpheliye ulaşılamadığı, isnat edilen suçtan şüpheli hakkında Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 24/10/2017 tarihli ve 2017/7718 Değişik İş sayılı kararıyla yakalama emri düzenlendiği ve bu nedenle şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi olanağının bulunmadığı anlaşıldığından, uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle iddianamenin iadesine dair Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/9 iddianame değerlendirme sayılı kararıyla bu karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine ilişkin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/02/2018 tarihli ve 2018/234 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.


SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/02/2018 tarihli ve 2018/234 Değişik İş sayı ile verilip kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 26/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. www.kararara.com

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Ceza Daireleri Kararları