Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Daireleri Kararları AVUKAT HUKUK BÜROSUNDAN BORÇLUYA ATILAN TACİZ MESAJLARI, GÖREV SUÇUNU OLUŞTURUR

AVUKAT HUKUK BÜROSUNDAN BORÇLUYA ATILAN TACİZ MESAJLARI, GÖREV SUÇUNU OLUŞTURUR


admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28122



YARGITAY 18. Ceza Dairesi
Esas No : 2017/6844
Karar No : 2018/4309


Kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan şüpheliler B... Hukuk Bürosu Çalışan ve Yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/03/2017 tarihli ve 2017/39975 soruşturma, 2017/26064 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 04/04/2017 tarihli ve 2017/1498 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2017 gün ve 6844 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, müşteki vekili şikayet dilekçesinde, müşteki hakkında Akbank A.Ş. tarafından Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2017/3602 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müştekinin yasal süresi içinde borca itiraz edip hakkındaki icra takibinin durmasına rağmen B... Hukuk Bürosu tarafından "Sn. T... Akbank T.A.Ş'ye olan dosya borcunuza istinaden vermiş olduğunuz taahhüt planına uymadığınızdan ötürü mernis adresinize muhafazalı haciz işlemi yapılacaktır. Bilginize. B...HUKUK" şeklinde gönderilen mesaj nedeniyle şüpheliler hakkında şikayette bulunulması üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin iddiası doğrultusunda, şüpheli/şüphelilerin eylemlerinin görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği yada baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.” şeklindeki düzenlemeye istinaden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi gerektiği nazara alınmadan, atılı suçun unsurunun oluşmadığından bahisle genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58/1. maddesinde; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.” Aynı Kanun’un 59. maddesinde ise; “ 58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.

Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır.(Ek cümle: 02/05/2001 - 4667/38. md.) Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir” hükümleri yer almaktadır.

İncelenen dosyada; B... Hukuk Bürosunda çalışan avukatlar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin iddianın, şüpheli yada şüphelilerin avukatlık görevi sırasında olduğu, avukatların görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturmanın, Adalet Bakanlığı’nın vereceği izin üzerine yürütülmesi gerektiği, şüpheli avukat yada avukatlar hakkında genel hükümler çerçevesinde soruşturma yapılarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Sonuç ve Karar:


Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan B... Hukuk firmasında çalışan yetkililer hakkında, İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 04/04/2017 tarihli ve 2017/1498 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 309 maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 27/03/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19815


T.C
YARGITAY
18. CEZA DAİRESİ
ESAS NO.2017/5592
KARAR NO.2018/2021
KARAR TARİHİ.19/02/2018



KARAR

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheli Avukat ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2016 tarihli ve 2016/264 esas, 2016/216 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2016 tarihli ve 2016/981 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında: “Şüpheli avukatın, Alacaklı ... Platform Hizmetleri A.Ş. vekili sıfatıyla, borçlu müşteki hakkında faizi ile birlikte toplam 959,48 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2013/16796 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibi sırasında, müşteki tarafından borcu bulunmadığından bahisle yasal süresi içinde 05/12/2013 tarihinde takibe konu borca itiraz edilerek takip durmasına rağmen haciz işlemlerinin başlatıldığına ilişkin muhtelif tarihlerde telefon mesajı gönderdiği şikâyetçiyi rahatsız ederek haksız tahsilat yapmaya çalıştığı, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.


I- Olay:

Şüpheli hakkında bir icra dosyası kapsamında borca itiraz edilip icra takibi durdurulmasına rağmen cep telefonuna borcu ödetme amacı taşıyan mesajlar gönderilmek sureti ile huzur ve sükunun bozulduğu iddiası ile yapılan şikayet sonucunda yasal aşamalardan sonra Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesince son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara süresi içerisinde Ankara Batı Cumhuriyet başsavcılığınca itiraz edildiği, itirazı incelemekle yetkili ve görevli Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine dair karar verildiği ve bu karar nedeniyle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Dosya kapsamındaki mevcut delillerden son soruşturmanın açılmasına mı yoksa açılmamasına mı karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.


III- Hukuksal Değerlendirme:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58/1. maddesinde; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.” Aynı Kanun’un 59. maddesinde ise; “58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.

Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır...” hükümleri yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu, avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı yapılacak soruşturmalarda genel usulden farklı olarak özel düzenlemeler getirmiştir. Buna göre; kovuşturma izni üzerine düzenlenen iddianameyi inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi, dosyadaki delilleri değerlendirerek son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verecektir. Bu düzenleme isnad edilen suçla ilgili yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte delil bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususunda mahkemenin takdir yetkisinin olduğunu göstermektedir. Elbetteki bu takdir yetkisi keyfiyetten ari olup dosya içeriğindeki bilgi belge ve sair delillerin takdiri sonucunda ulaşılacak bir durumdur.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanunun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Dosyaya yansıyan olayda, şüpheli avukatın müvekkilinin alacağı olduğundan bahisle İcra İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde Ankara 6. İcra Müdürlüğü nezdinde borçlu müşteki aleyhine genel haciz yolu ile takip talebinde bulunduğu, talebe istinaden İcra Müdürlüğünce gönderilen ödeme emrine borçlu/müşteki tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi sonucunda İcra Müdürlüğünce yasal gereği olarak takibin durmasına karar verildiği, bu durumdan sonra alacaklı vekili şüphelinin itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yollarına gidebileceği, ancak bu aşamada yeni bir gelişme olmadan yani itiraz iptal edilmeden ya da kaldırılmadan borçlu aleyhine cebri icraya başlayamayacağı, buna rağmen borçluya ait cep telefonuna müteaddit defa borcun ödenmesi istemli mesaj gönderdiği ya da gönderilmesini sağladığı bilgileri karşısında; mevcut delillerin şüpheli hakkında son soruşturmanın açılması kararı verilebilecek nitelikte ve yeterlilikte olduğu anlaşılmakla, mercii tarafından verilen şüpheli hakkında son soruşturmanın açılmamasına itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan kanun yararına bozma talebinin yerinde olduğu görülmüştür.


IV- Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Baş savcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/11/2016 tarihli ve 2016/981 değişik iş sayılı hükmünün, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 19/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


T.C
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
ESAS NO.2017/2467
KARAR NO.2017/2864
KARAR TARİHİ.22/06/2017


Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2016 tarihli ve 2016/145 esas, 2016/79 sayılı kararının;

Dosya kapsamına göre, ... Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekili sıfatıyla, borçlu müşteki hakkında, ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili için, müvekkillerinin önceki vekilleri tarafından ... 2. İcra Müdürlüğünün 2013/23363, ... 19. İcra Müdürlüğünün 2013/5724, ... 30. İcra Müdürlüğünün 2013/19797 sayılı dosyaları üzerinden başlatılan takiplere ilişkin ödeme emirlerine borçlu şikâyetçinin itiraz etmesi nedeniyle takiplerin durduğunu ve Beşiktaş Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığının 12/06/2013 tarihli ve 2013/920 sayılı kararı ile alacaklı şirket ve borçlu müşteki arasında düzenlenen aboneliğin 12/10/2011 tarihinden itibaren iptal edilmiş sayılmasının kabulü nedeniyle müvekkillerine herhangi bir borcu bulunmadığını bildiği hâlde, müştekinin ... GSM numaralı telefonuna 26/10/2015 ilâ 27/11/2015 tarihleri arasında birçok kez, “Telekom A.Ş.’ye olan borcunuzla ilgili mernis adreslerinize haciz aracı yönlendirilmiştir, bir saate kadar evde bulunmadığınız takdirde kapınız polis ve çilingir marifetiyle açılacaktır." şeklinde ifadeler içeren mesajlar ile benzer ifadeler içeren "son uyarı" başlıklı mektup göndererek şikâyetçiyi huzursuz ettiği, görevini kötüye kullandığı anlaşıldığından, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 13/04/2017 gün ve 94660652-105-34-1192-2017-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

Müştekiye gönderilen sms mesajlarının alacaklı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekili olan sanık tarafından gönderildiğine ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı gibi şüphelinin dosya kapsamında avukatlık görevini kötüye kullanma olarak değerlendirilebilecek somut bir eyleminin de tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında, usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilen ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2016 tarihli ve 2016/145 Esas, 2016/79 sayılı Kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Ceza Daireleri Kararları