Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Daireleri Kararları FİNANSAL KİRALAMADA MÜTESELSİL KEFİLİN HUKUKİ SORUMLULUĞU OLUP CEZA SORUMLULUĞU

FİNANSAL KİRALAMADA MÜTESELSİL KEFİLİN HUKUKİ SORUMLULUĞU OLUP CEZA SORUMLULUĞU


Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2411


T.C
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2018/3256
KARAR NO:2018/3536
KARAR TARİHİ:16/05/2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 155/2, 62, 52, 51.maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet


>FİNANSAL KİRA SÖZLEŞMESİ, MÜTESELSİL KEFİL SIFATIYLA İMZALANMASI NEDENİYLE HUKUKİ SORUMLULUĞU OLUP CEZAİ SORUMLULUĞUNUN OLMADIĞI

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ....'nin alacaklarının, ... Yönetim AŞ. tarafından 25/04/2017 tarihli sözleşme ile devir ve temlik alındığı anlaşılmakla yapılan
incelemede;
Sanık ...'nın yetkilisi olduğu ... Mühendislik İnş. Taah. Petrol Ürün Mad. Nak. Turz. ve Ltd. Şti'nin, ...'den finansal kiralama sözleşmesi ile bir adet ... marka paletli ekskavatörü kiraladığı, sanık ...'nın bu sözleşmeyi sirket yetkilisi ayrıca müteselsil kefil sıfatıyla; sanık ...'in ise mütesilsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kira bedellerinin vadesinde ödenmemesi üzerine katılan şirket tarafından sanıklara kira bedellerini ödemesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceği, fesihten itibaren de 3 gün içerisinde kiralanan malın kendilerine iade edilmesi yönünde ihtar çekildiği, ihtara rağmen borçların ödenmemesi nedeniyle sözleşme feshedildiği halde sanıkların kiralanan makina ve ekipmanları süresinde iade etmemek suretiyle üzerlerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;

Sanık ...'nın sözleşmeyi aynı zamanda şirketin yetkilisi olarak imzalaması; sözleşmenin 40. maddesinde malın teslim masraflarının kiracı tarafından karşılanacağının belirtilmesi ve ihtarnamede teslim adresinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamede bozma isteyen düşünceye sanık ... yönünden iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'nın sürenin sonunda ihtarnameye konu borcu ödemediği gibi finansal kiralamaya konu makineyi de teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşıldığından, mahkemenin adı geçen sanığın mahkumiyetine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,

ancak;

1-) Sanık ...'ın finansal kiralama sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalaması nedeniyle hukuki sorumluluğunun bulunduğu, cezai sorumluluğun bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

2-) Yargılama bittikten sonra katılan vekilinin sunduğu 22/03/2018 havale tarihli dilekçeyle, zararlarının giderildiğini ve şikayetten vazgeçtiklerini bildirdiği anlaşılmakla; zararın hükümden önce giderilip giderilmediğinin araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı sanıklar hakkında TCK'nın 168/2. madde hükmünün uygulanma koşullarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 16/05/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


T.C
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
ESAS NO:2017/5719
KARAR NO:2018/3613
KARAR TARİHİ:17/05/2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkûmiyet



Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklardan ...'ın ortağı, oğlu olan diğer sanık ...'ın da temsile yetkili müdürü olduğu... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti ile katılan ... Bankası Finansal Kiralama A.O arasında .... Noterliği'nde 06.04.2007 tarihinde imzalanan finansal kiralama sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki olan 19.06.2007 tarihli tadil sözleşmesi gereğince sanıkların bir adet denkleme makinesi, bir adet su püskürtme vanası, bir adet 30 kalep palet montajı, bir adet kroket püskürtme makinesi, bir adet ... konveyörü kiralamalarına rağmen vadesinde kira bedellerini ödemedikleri, bunun üzerine katılan şirket tarafından ... Noterliği'nden 30.04.2010 tarihinde borçların ödenmesi aksi halde kiralama sözleşmesinin iptal edileceğini dair ihtarname çekildiği, ihtarnamenin, 01.05.2010 tarihinde sanıklar ile aynı konutta oturan ...'a tebliğ edildiği, buna karşın sanıkların suça konu makineleri iade etmedikleri gibi borçlarını da ödemedikleri olayda;

1- Sanık ...'ın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içerisindeki finansal kiralama sözleşmesi ve eki, ihtarname sureti ile sanığın ikrara yönelik savunması birlikte değerlendirildiğinde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin (1), (2) ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak, bu hususun, koşullarının oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinini yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün izah edilen değişik gerekçe ile ONANMASINA,


2- Sanık ...'ın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;

... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'yi temsilen sözleşmede kiracı olarak ...'ın yer aldığı, sanık ...'ın suça konu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, bu nedenle sanığın cezai sorumluluğunun bulunmayıp hukuki sorumluluğunun devam ettiği gözetilmeden hatalı değerlendirme ile sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/05/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.



T.C
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
ESAS NO.2017/3306
KARAR NO.2018/3320
KARAR TARİHİ.10/05/2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 62/1, 52/1, 51/1-3 maddeleri gereğince mahkûmiyet


Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkûmiyetine ilişkin hükümler sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...Ş ile sanıklardan ...'in münferiden temsile yetkilisi olduğu... Madencilik İnşaat Turizm Temizlik Tic. Ltd. Şti arasında 25.07.2006 tarihinde ... Noterliği'nde düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesi ile bir adet ... marka ... tipte paletli ekskavatörün kiralanmasına karar verildiği, diğer sanıklar ... ile ...'in de sanık ... ile birlikte müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları; fakat kira borçlarını ödemedikleri için katılan şirket tarafından 05.10.2007 tarihinde ... Noterliği'nden çekilen ihtarnamenin tüm sanılara 11.10.2007 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen 60 günlük süre geçtiği için sözleşmenin feshedildiği, buna rağmen sanıkların suça konu borcu ödemedikleri gibi sözleşmeye konu ekskavatörü de iade etmedikleri, bu nedenle sanıkların aleyhine icra takibinin başlatıldığı olayda;

1- Sanık ...'in hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;

Sanığın suça konu makinenin arızası nedeni ile iade edemediklerine yönelik savunmasına karşılık, katılan tarafından çekilen ihtarnameye bu yönde herhangi bir cevap verilmemesi, arızalı parça için yurt dışına sipariş verdiklerini belgeleyememesi, buna karşın yapılan haciz işlemi sırasında makinenin sanıktan çalışır vaziyette alınıp katılan tarafa verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 51 maddesi gereğince sadece hapis cezalarının ertelenmesi mümkün iken sanık hakkında verilen adli para cezalarının da ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki ertelemeye ilişkin bendine "sanıklara tayin olunan" ibaresinden sonra gelmek üzere "hapis" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2- Sanıklar ... ve ...'ın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükümlerin temyiz incelemesinde;
... Madencilik İnşaat Turizm Temizlik Tic. Ltd. Şti'ni temsilen sözleşmede kiracı olarak ...'in yer aldığı, sanıklar ... ve ...'ın suça konu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamaları nedeni ile cezai sorumluluklarının bulunmayıp hukuki sorumluluklarının devam ettiği gözetilmeden hatalı değerlendirme ile beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;

TCK'nın 51 maddesi gereğince sadece hapis cezalarının ertelenmesi mümkün iken sanık hakkında verilen adli para cezalarının da ertelenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/05/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

www.kararara.com


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Ceza Daireleri Kararları