İŞE İADE, " ÇIKAR SAĞLAMA, MENFAAT SAĞLAMA" İŞVERENİN İSPATI GEREKTİĞİ

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Güntülü
Moderatör
Mesajlar: 3022
Kayıt: 10 Oca 2013 02:43

İŞE İADE, " ÇIKAR SAĞLAMA, MENFAAT SAĞLAMA" İŞVERENİN İSPATI GEREKTİĞİ

Mesaj gönderen Güntülü » 15 May 2019 16:56

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2018/3284
KARAR NO: 2018/21888
KARAR TARİHİ: 29.11.2018

>İŞE İADE İSTEMİ--DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA UYMAYAN DAVRANIŞLAR NEDENİYLE FESİH--İSPAT YÜKÜ

4857/m.25/2(e)
6100/m.190


ÖZET : Dava, feshin geçersizliği ve işe iade istemine ilişkindir.

Dosya içindeki fesih ihtarnamesinde, davacı işçinin davalı işveren tedarikçileri ile yaptığı iş ve işlemlerden kendisine çıkar sağladığı ve menfaat temin ettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle iş sözleşmesi 4857 S.K. Md. 25/2(e) uyarınca haklı nedenle feshedildiği belirtilmiş olup; davalı tarafın fesih gerekçesi olarak belirtilen "çıkar sağlama/menfaat temin etme" eylemlerini ispata yönelik hiçbir delil bildirmediği, işverence bu hususta araştırma yapılmadığı, zira dosya kapsamına göre, bir idari tahkikat yapılmadığı, bilgi sahibi olan/olabilecek işyeri çalışanlarının dinlenmediği, ihbar mahiyetindeki dilekçede açıkça menfaat temin edildiği ileri sürülen şirket unvanı ve ilgilileri belirtilmesine rağmen, bu şirketten de bilgi talep edilmediği veya ilgililerin beyanına başvurulmadığı, yapıldığı iddia edilen araştırma sonucunda, şartları oluşuyorsa, örneğin, işverenin zarara uğradığı tespit edilmişse, davacı hakkında adli makamlara şikayet prosedürünün işletildiğine veya alacak/tazminat adıyla hukuk davası açıldığına dair dosyaya delil sunulmadığı, ihbar dilekçesini yazan şahsın anılan durumları en başından bilmesine rağmen aradan çok uzun zaman kendi beyanına göre 2 yıl geçtikten sonra, bunu aralarında akrabalık ilişkisi de olan davalı işyeri sahibine bildirmesinin nedenlerinin, daha açık ifadeyle, ihbar dilekçesinin ciddiyetinin ve doğruluğunun araştırılmadığı, iddianın tamamen soyut ve afaki olduğu bu şekliyle işverenin üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği anlaşıldığından, feshin geçersiz olduğu ve davacının işe iadesinin gerektiği sonucuna varılmıştır.

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A-) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 02/10/2013-28/09/2016 tarihleri arasında bölge satış müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 28/09/2016 tarihinde feshedildiğini, ilgili ihbarnamede hiçbir açıklama ve ayrıntı verilmeksizin dayanaksız olarak, iş sözleşmesinin 4857 Sayılı Kanun'un 25/II-e maddesi uyarınca feshedildiğinin belirtildiğini, ihbarnamede davacıya isnat edilen "tedarikçiler ile yaptığı iş ve işlemlerden kendisine çıkar sağlamak ve menfaat temin etmek" fiillerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacıdan savunma istenmediğini, feshin haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığını belirterek, feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine, çalıştırılmadığı süre için 4 aylık brüt ücret ve diğer haklarının ödenmesine ve işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B-) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacı hakkında tutulan tutanaklardan anlaşılacağı üzere, davacının davalı şirketin tedarikçileri ile yaptığı iş ve işlemlerden kendisine çıkar sağlayıp menfaat temin ettiğinden, iş sözleşmesinin 4857 Sayılı Kanun'un 25/II-e maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini, 23/09/2016 tarihinde davacı hakkında ihbarda bulunulduğunu, bu ihbarda özetle, davacının davalı şirketin ... Bölge Müdürlüğü inşaatı projesi için dava dışı ... İnşaat ile anlaşma yaptığının, kendisine menfaat temin ettiğinin, bir başka işin yine bu firmaya ihalesi için menfaat edeceğinin, davacının bir kısım ödemeleri alıp, bir kısmını alamadığı için sonraki işin ihalesini önlediğinin belirtildiğini, yapılan araştırma ve soruşturma sonucunda davacı ile davalı arasındaki güven ilişkisinin temelden sarsıldığını, konu hakkında savunma alınmak istendiğini, davacının bundan imtina ettiğini, davacının işe iade amacında olmadığını, kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak dava açan davacı hakkında HMK'nın 329. maddesi uyarınca para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.

C-) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk derece mahkemesince, işverenin üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği gerekçesiyle, feshin geçersiz olduğu ve davacının işe işe iadesine ve işe iadenin mali sonuçlarına karar verilmiştir.

D-) İstinaf başvurusu :

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

E-) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge adliye mahkemesince; davalının istinaf başvurusunun kabulüne, tüm dosya kapsamı tanık...ın dosya kapsamındaki ihbar dilekçesi ve duruşmadaki çelişmeyen beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı işverenin davacıya güven duygusunun sarsıldığı, iş akdinin devamının davalı şirketten beklenemeyecek hale geldiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle HMK 353 / 1-b maddesinin 2. alt bendi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

F-) Temyiz başvurusu :

Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

G-) Gerekçe:

İş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini ispat külfeti işverene düşmektedir. Dosya içindeki 28/09/2016 tarihli fesih ihtarnamesinde "...Şirketimizin tedarikçileri ile yaptığı iş ve işlemlerden kendinize çıkar sağladığınız ve menfaat temin ettiğiniz, tarafımızca tespit edilmiştir. ... İş sözleşmeniz 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25.2.e uyarınca, haklı nedenle, 27/09/2016 tarih itibariyle feshedilmiştir." denildiği, davalı tarafın fesih gerekçesi olarak belirtilen "çıkar sağlama/menfaat temin etme" eylemlerini ispata yönelik hiçbir delil bildirmediği, işverence bu hususta araştırma yapılmadığı, zira dosya kapsamına göre, bir idari tahkikat yapılmadığı, bilgi sahibi olan/olabilecek işyeri çalışanlarının dinlenmediği, ihbar mahiyetindeki dilekçede açıkça menfaat temin edildiği ileri sürülen şirket unvanı ve ilgilileri belirtilmesine rağmen, bu şirketten de bilgi talep edilmediği veya ilgililerin beyanına başvurulmadığı, yapıldığı iddia edilen araştırma sonucunda, şartları oluşuyorsa, örneğin, işverenin zarara uğradığı tespit edilmişse, davacı hakkında adli makamlara şikayet prosedürünün işletildiğine veya alacak/tazminat adıyla hukuk davası açıldığına dair dosyaya delil sunulmadığı, ihbar dilekçesini yazan şahsıın anılan durumları en başından bilmesine rağmen aradan çok uzun zaman kendi beyanına göre 2 yıl geçtikten sonra, bunu aralarında akrabalık ilişkisi de olan davalı işyeri sahibine bildirmesinin nedenlerinin, daha açık ifadeyle, ihbar dilekçesinin ciddiyetinin ve doğruluğunun araştırılmadığı, iddianın tamamen soyut ve afaki olduğu bu şekliyle işverenin üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği anlaşıldığından, feshin geçersiz olduğu ve davacının işe iadesinin gerektiği anlaşılmıştır.

4857 Sayılı İş Yasa'sının 20/3 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 373. maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.


SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Bölge Adliye Mahkemesi'nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,

4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,

5.Harçlar Kanunu Hükümleri gereğince hesaplanan 35,90 TL. harçtan davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin alınan temyiz harcının mahsubu ile bakiye 06,70 TL. ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6.Davacı tarafından yapılan harca ilişkin 62,70 TL, davetiye gideri 44,00 TL ve posta gideri 35,70 TL TL olmak üzere toplam 142,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

7. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. hükümleri gereğince hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

8.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

9. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,

10. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2018 tarihinde Kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.


www.kararara.com

Cevapla