Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİNİN KALDIRILMASI / YENİDEN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KARARLAR

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİNİN KALDIRILMASI / YENİDEN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KARARLAR


admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28345



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2017/270 E.
2017/1704 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Kaldırılması


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, kişisel ilişkinin kaldırılmasına ilişkindir.

Çocukla kişisel ilişki kurma hakkı, velayet hakkının bir sonucu değil soybağının sonucudur. Bu sebeple kişisel ilişkinin kaldırılması davası, basit yargılama usulüne tabi işlerden değildir (HMK m. 316-322). Davalıya dava dilekçesi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 122. maddesine göre "Süresinde cevap vermemesi halinde davacı tarafından ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılacağı" meşruhatını içerir şekilde tebliğ edilmemiştir. Davalı anne ise ön inceleme duruşmasından sonra 07.04.2016 tarihinde cevap dilekçesi vermiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmış, Kanunun 139. ve 140. maddelerinde ise dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra yapılacak ön inceleme duruşmasına davet ve ön inceleme duruşmalarının usulü ve yapılacak işlemler gösterilmiştir. Somut olayda dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan ön inceleme duruşması yapılmış ve devamında tahkikata geçilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Açıklanan bu husus davalının savunma hakkını kısıtlayan ve adil yargılanma hakkını etkileyen önemli bir usul hatası olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2017 (Pzt.)


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28345



2. Hukuk Dairesi 2017/27 E. , 2017/1706 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Kaldırılması


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı baba tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır. Ortak çocuk Nisan 2012 doğumludur. Mahkemece baba ile ortak çocuk arasında; çocuk 6 yaşına gelinceye kadar her ayın birinci ve üçüncü hafta sonları yatısız olacak şekilde; çocuk 6 yaşını doldurduğunda ise her ayın birinci hafta sonu yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmuştur. Baba ile ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişki babalık duygusunun tatminini sağlamaktan uzak olup, ortak çocuğun ayın belli hafta sonları, bayram, yarı yıl ve yaz tatillerinde baba yanında yatılı kalmasına olanak sağlayacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekir. Ayrıca değişen koşullar, çocuğun yaşı ve eğitim durumu gözetilerek kişisel ilişki düzenlemesi ileriki yıllarda her zaman yeniden istenebileceğinden ortak çocuk ile baba arasında kademeli bir şekilde ileriki yıllardaki ilişkinin ne şekilde gerçekleştirileceğinin belirlenmesi de doğru olmamıştır Ancak bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438/7).

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1.bendindeki " müşterek çocuk 6 yaşına gelinceye kadar her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu Cumartesi günleri saat 10.00'dan saat 18.00’e kadar, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan 3. günü saat 18.00’e kadar, her yıl çocuğun doğum gününün ertesi günü 13 Aralık saat 12:00'den 17.00’e kadar müşterek çocuk ile davalı baba arasında şahsi ilişki tesisine, babanın çocuğu beraberinde alıp götürmekte muhtariyetine, ortak çocuk 6 yaşını doldurduğunda her ayın 1. haftası Cumartesi günü saat 10.00'dan, Pazar günü saat 18.00'e kadar, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan, 3. günü saat 18.00'e kadar, her yıl yarıyıl tatilinin l. günü saat 10.00'dan, 7. günü saat 18.00’e kadar, her yıl babalar gününde saat 12:00’den saat 17.00'e kadar, her yıl çocuğun doğum gününün ertesi günü 13 Aralık saat 12:00'den 17.00'e kadar, her yıl 1 Temmuz günü saat 10.00'dan, 31 Temmuz günü saat 18.00'e kadar davalı baba ile ortak çocuk arasında şahsi münasebet tesisine, babanın çocuğu yanında götürebilmesinin MUHTARİYETİNE " sözcüklerinin çıkarılmasına, yerine "Ortak çocukla baba arasında; her ayın ilk ve üçüncü Cumartesi günleri saat 10:00 ile Pazar günü 18:00 arasında, her yıl yarıyıl tatilinin l. günü saat 10.00 ile 7. günü saat 18.00 arasında, dini bayramların 2. günü saat 10:00 ile 3. günü 18:00 arasında ve her yıl Temmuz ayının 1. günü saat 10:00 ile 20. günü 18:00 arasında kişisel ilişki kurulmasına" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2017 (Pzt.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28345



2. Hukuk Dairesi 2016/25118 E. , 2017/309 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İştirak Nafakasının Artırılması-Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davalı-davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece verilen ilk hüküm, davacı- davalı tarafından; iştirak nafakasının miktarı, davalı-davacının kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasının kabulü, kendi açtığı kişisel ilişkinin kaldırılması veya değiştirilmesi davasının reddi yönünden, davalı-davacı tarafından ise; iştirak nafakasının miktarı, davacı-davalının reddedilen kişisel ilişkinin kaldırılması veya sınırlandırılması davası nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 2014/15630 esas ve 2014/23345 karar sayılı ilamı ile “Davacı-davalı dava dilekçesinde iştirak nafakasının miktarının artırılması yanında çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını da talep etmiş ve tek dava için harç yatırmıştır. Davacı-davalının birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı harca tabi iki davası bulunmaktadır. Dava açarken alınan başvuru harcı her iki davayı da kapsar. Mahkemece, kişisel ilişkinin kaldırılması veya yeniden düzenlenmesi davası açısından eksik harcın, iştirak nafakasının artırılması davası yönünden nafakanın bir yıllık tutarının toplamı üzerinden nispi harcın tamamlaması için süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken (Harçlar Kanunu m. 30-32), bu eksiklik giderilmeden yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru görülmediğinden” bahisle bozulmuş, “Bozma sebebine göre tarafların iştirak nafakasının miktarı ve vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı-davacının kabul edilen davasına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına” karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuştur. Ancak verilen son kararda “Harç ve vekalet ücreti hususunda daha önce karar verildiğinden yeni bir karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmiştir. Bozma ilamımızda bozma ve onama kapsamı dışında kalan “Kadının reddedilen davasında davalı-davacının vekalet ücreti talebine yönelik temyiz itirazı” bozma sebebine göre temyiz incelemesi dışı bırakılmakla ve davacı-davalının davasına ilişkin önceki karar da bozulmuş olduğundan bu yöne ilişkin kesinleşmiş bir karar mevcut değildir. Bu husus nazara alınmadan, davacı-davalının reddedilen davası nedeniyle vekâlet ücreti ve yargılama harcına yönelik hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmektedir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu iştirak nafakasına ilişkin bölümünün ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.01.2017 (Prş.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28345



2. Hukuk Dairesi 2016/24723 E. , 2017/1765 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Kaldırılması-Yeniden Düzenlenmesi-Velayetin Değiştirilmesi-Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.02.2017 günü temyiz eden davalı-davacı ... geldi, vekilleri gelmedi. Karşı taraf davacı-davalı ... vekili Av.... geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından (HMK m. 114/1-d) olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (HMK m. 115/1) Davada, davacı-karşı davalının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delille de doğrulanmış bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; Türk Medeni Kanununun 405. ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 56/1. maddeleri uyarınca davacı-karşı davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılması, gerekirse Türk Medeni Kanununun 462/8. maddesi uyarınca işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. Bu yön gözönünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.02.2017 (Salı)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28345



2. Hukuk Dairesi 2016/23869 E. , 2017/303 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İştirak Nafakası Bağlanması -Yoksulluk Nafakası Bağlanması
Velayetin Değiştirilmesi veya Çocuğun Kuruma Yerleştirilmesi Kişisel İlişkinin Kaldırılması Veya Yeniden Düzenlenmesi


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı tarafından karşı davasının reddi ile iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı-davalı dava dilekçesinde iştirak nafakası yanında ortak çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmasını da talep etmiş ve tek dava için harç yatırmış, davalı- davacı da karşı davasında, yoksulluk nafakası ile ortak çocuğun velayetini veya kuruma yerleştirilmesini, kabul edilmediği takdirde ise kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini, ve tek dava için harç yatırmıştır. Davacı-davalı ve davalı- davacının birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı harca tabi ikişer davaları bulunmaktadır. Dava açarken alınan başvuru harcı her iki davayı da kapsar. Mahkemece davacı-davalının talep ettiği iştirak nafakası ile davalı-davacının talep ettiği yoksulluk nafakası davaları yönünden nafakaların bir yıllık tutarının toplamı üzerinden nispi harçların tamamlaması için süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken (Harçlar Kanunu m. 30-32) bu eksiklik giderilmeden yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itriazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.01.2017 (Per.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Sonraki

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları