Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları HİSSE DEVRİNİN İPTALİ DAVASINDA CEZA YARGILAMASININ SONUCUNUN BEKLENMESİ GEREKTİ

HİSSE DEVRİNİN İPTALİ DAVASINDA CEZA YARGILAMASININ SONUCUNUN BEKLENMESİ GEREKTİ


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 20183


T.C
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/11608
KARAR NO:2018/4796
KARAR TARİHİ:26.06.2018
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ


>HİSSE DEVRİNİN İPTALİ DAVASINDA CEZA YARGILAMASININ SONUCUNUN BEKLENMESİ GEREKTİĞİ.


Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.04.2014 tarih ve 2011/51-2014/68 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ... ... vekili Av. ..., ...San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı ağabeyi ...'in babaları ...'den miras kalan ... hisselerini hileli yollarla ve kendisini hataya düşürerek ele geçirdiğini, davalı ...'in yurtdışında kendi kontrolünde bulunan şirketler kurduğu, bu şirketlerde kendisinin de hissedar olduğu izlenimi yarattığı, yabancı ülkelerde şirket kuruluşu hakkında bilgisi olmadığından hataya düştüğünü, asıl iradesinin ...'deki hisselerini iki kardeş olarak eşit haklar ve müşterek imza yetkilisi oldukları ...Ltd Şti üzerinden kontrol etmek olduğunu, bunun uluslararası açılım ve kurumsal finans temininde yararlı olacağının kendisine telkin edildiğini, bu nedenle ...Ltd Şti.’ndeki hisselerini...'ye devir ettiğini, ancak davalı ...'in hileli bir biçimde bu hisseleri gasp ettiğini, ... 6. Noterliğinde 14.06.2005 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesinin yok hükmünde olduğu, 2002 yılında ...'in ... ile anlaşarak bir trust (vakıf) yönetim şirketi kurdurduğunu, buna ilişkin kurucu sözleşmede kendi imzası da bulunmakla beraber kendisinin sözleşmenin detaylarını bilmediğini ve sadece son sayfasını imzaladığını, verdiği genel vekaletnamelerin suistimali ile vakfın yönetiminde ağabeyine 2 kendisine l oy hakkı tanındığını o tarih itibari ile bilmediğini, vakfın 30.09.2002 tarihinde kuruluşundan sonra ...'İn talimatı ile ...'de ...isimli şirketin kurulduğunu, daha sonra ise Hollanda'da 04.04.2005 tarihinde ...
NV'nin kurulduğunu bu şirkette eşit hisseye ve müşterek temsil yetkisine sahip olacaklarını söyleyerek kendisini kandırdığını, ...'e münferit imza yetkisi tanındığını, 11.11.2005 tarihinde ... tek hisedarı ...'deki ...... Ltd olan Ingria Luksemburg ... ve tek hissedarı İngra Luksemburg ... olan ...... isimli şirketleri kurdurduğu, bu şekilde zincir şirketler arasındaki bağlantının karmaşık hale getirilmesinin amaçlandığını, böylelikle zincir içinde...'nin vakfa daha doğrusu ...'in kontrolüne bağlandığını, bu zincirin son halkasının ... kurulan şirketle... arasındaki bağlantı ile sağlandığını, bu kapsamda okumadan sorgulamadan ye ağabeyine güvenerek...'deki hisselerinin ... kurulu ......'a devredilmesine yönelik vekalet vermesi için hataya düşürüldüğünü, bu şekilde 25.11.2005 tarihinde...'deki hisselerinin ......'a devredildiğini,... şirketinin devredildiği ...'de kurulan ...Ltd şirketininde A ve B grubu ortaklık tiplerinin yaratıldığını, buna göre kendisinin l oy hakkına davalı ağabeyinin 2 oy hakkına sahip olduğunu öğrendiğini, yönetici olduğu şirketlerdeki yönetim yetkisinin elinden alınmak istendiğini, kendisinin yönetimden uzaklaştırıldığını ileri sürerek, hataen hileye maruz kalarak devrettiği 99 adet ...Ltd Şti hissesinin satış işleminin butlanına karar verilerek hisselerin kendi adına tescilini, davalı ... ... Ltd Şti yetkililerinin görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasını, ...Ltd Şti'de hile sonucunda hissedar olmuş...'nin taraf olduğu tüm ortaklar kurulu kararlarının iptalini ve 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2005 tarihli ...Ltd Şti hisselerinin... isimli şirkete devrine ilişkin sözleşmenin şirket mülkiyetinin dolaylı yoldan yurtdışında kurulu bulunan ve davacının da ortağı olduğu (trust) yönetim şirketine devri amacına yönelik olduğu, davacı bu modelin yurtdışı açılım ve finans sağlanmasına yönelik olduğunu beyan etse de, yurtdışında kurulan bu şirketin kuruluş sözleşmesinde davacı ve davalı gerçek kişilerin gösterilmediğinin dava dilekçesinde de yer aldığını, bu şirketin kurulduğu Birleşik Krallık'a bağlı ... yönetim biriminin ve bu birim içinde yer alan ve Ingria ... ... Limited şirketinin kurulduğu ... adasının off shore faaliyetlerin yürütüldüğü bir vergi cenneti ve geniş bankacılık sırları nedeniyle mali suçlar açısından OECD'nin takibine alındığı, özellikle 2000'li yılların başında ... adasının kara listeye alınmasının söz konusu olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmekle bu durumda ...'a bağlı ...'de kurulan bir şirketin uluslar arası yatırım ve fınansal kredi açısından muteber bir pozisyonu olmayacağı, ayrıca hissedarları sadece ... ve ...olmayan ...'nin çoğunluk hissesinin öncelikle sadece ... ve ...Kardeşlere ait 5.000TL sermayeli ...Ltd Ştı'ye, bu şirketin hisselerinin...'ye ve onun da ... kurulan başkaca şirketlere aktarılmasının hayatın olağan akışı içinde yurtdışına açılma ve finansman bulmadan ziyade, şirket hisselerinin davacının da beyan ettiği üzere paravan şirketler üzerinden peçelenmesi anlamına geldiği, ancak davacının yürütülen bu peçeleme faaliyetine esas işlemlere ortak sıfatı ile dahil olduğu, tarafların bir sermaye şirketinin ortağı ve yöneticisi sıfatını taşıyor olmaları karşısında, davacının ağabeyine güvenerek hareket ettiği ve ... adasında kendi imzasına istinaden kurulan şirkette B grubu hissedar olduğunun kendisinden saklandığı iddiasının soyut kaldığı, davacının hileye yönelik iddiaları ispatlayamadığı, davacının kendi imzasını taşıyan evrakta B grubu hissedar olduğunun belirtilmesi karşısında olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK 20. maddede zikredilen basiretli davranma yükümlülüğünü de yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, limited şirket hisse devir işlemin hile ve hata nedeniyle batıl olduğunun tespiti, devredilen payların davacıya aynen iadesi, devri müteakip alınan tüm ortaklar kurulu kararlarının iptali ile zararının tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, dava konusu eylemler nedeniyle davalı ... ... hakkında ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinde sanık sıfatıyla dava açıldığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamından ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ceza davası sonucu beklenerek suç oluşturan dava dayanağı olguların ceza mahkemesince ne şekilde çözüme kavuşturulduğu, işbu davanın, maddi olgular bakımından aynı vakıalara ilişkin olup olmadığı ve ceza davasındaki belirlemelerin işbu davaya etkisinin birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları