Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları MAL REJİMİ KATKI PAYI, KADININ ALTINLARINI SATARAK KOCASI ADINA ALINAN EV, İSPAT

MAL REJİMİ KATKI PAYI, KADININ ALTINLARINI SATARAK KOCASI ADINA ALINAN EV, İSPAT


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19713


T.C
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2018/10531
KARAR NO:2018/13319
KARAR TARİHİ:29.05.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma, Değer Artış Payı Alacağı ve Ziynet Eşyalarının İadesi


>>KADININ ZİYNET EŞYALARINI, ALTINLARINI VEREREK KOCASI ADINA ALINAN EVİN KATKI PAYI İDDİASININ İSPATI.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.05.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen bir adet taşınmaz, araç, ev eşyaları bulunduğunu ve davacıya takılan takıların davalıda kaldığını izah ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ev ve araç için 10.000,00 TL katılım payı, 5.000,00 TL değer artış payı, ev eşyaları yönünden 5.000,00 TL ile ziynet eşyalarının aynen iadesi bu mümkün olmadığı takdirde 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 07.03.2016 tarihli dilekçelerinde ev eşyaları yönünden alacak taleplerini atiye bıraktıklarını bildirmiştir. 29.05.2015 tarihli harcını yatırmak suretiyle sundukları ıslah dilekçesi ile ev ve araba yönünden 11.000,00 TL'si değer artış payı olmak üzere toplam 81.333,28 TL katılma alacağı, ziynetler yönünden ise 37.140,00 TL olarak taleplerini arttırmıştır


Davalı ... vekili, evlilik birliği içinde alınan evin 105.000,00 TL.ye alındığını, evin 65.000,00 TL.sinin davalının kişisel birikimlerinden peşin olarak ödendiğini, kalan 40.000,00 TL ise konut kredisi çekilerek ödendiğini, davacının 2010 yılının son aylarında işe girdiğini, bu nedenle sadece işe girdiği tarih ile evden ayrıldığı 2012 yılı Haziran ayına kadar olan yaklaşık 18 aylık sürede taksitlerin ödenmesine yaptığı katkı olduğunu, davacının ve annesinin ısrarları nedeni ile eve tadilat yapıldığı ve eşyalar alındığını, bu nedenle davalının 20.000,00 TL tüketici kredisi çekmek zorunda kaldığını, ayrıca 10.000,00 TL'nin üzerinde eşya borcuna girdiğini, davalnın borçları ödemekte zorlandığını, bu nedenle babasının da kredi çekerek davalıya borçları ödemesine yardımda bulunduğunu, 2011 yılında alınan arabanın peşinatının düğünde takılan küçük altınlar bozdurularak ödendiğini, aracın kalan borcu için davacının annesinin 11.000,00 TL kredi çektiğini, kredinin taksitleri 2012 yılı Haziran ayına kadar taraflarca birlikte ödendiğini, kalan kısım da davacı tarafından ödendiğini, davacının evlilik birliği içerisinde hiç bir takısının bozdurulmadığını, takıların davacıda olduğunu, davacının annesinde kalacağını söyleyip evden ayrıldığını, davacının evi terk ettiğinden davalının haberi olmadığını, daha sonra eve geldiğinde boş takı kutularını gördüğünü, bu olaydan sonra da davacının eve dönmeyeceğini söylediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile; 8 nolu daire açısından 36,928,00 TL katılma alacağının, 16 R 8992 Plakalı araç için 10.372,00 TL katılma alacağı ile 6.345,00TL değer artış payı alacağı olmak üzere toplam 53.645,00 TL alacağın 20.000,00 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren kalan kısmının ise ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ziynetlere ilişkin talebin kabulü ile 10 adet bilezik, 18.225,00 TL, 1 adet Künye Bileklik 1.125,00 TL, 1 adet 14 ayar takı seti 5.250,00 TL, 1 adet sarı takı seti 3.375,00 TL, 90 tane küçük altın 7.020,00 TL olmak üzere toplam değerleri 40.125,00 TL olan ziynet eşyalarının aynen davalı tarafından davacıya verilmesine, aynen olmadığı taktirde ıslah edilen miktar 37.140,00 TL olduğundan 37.140,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren kalan kısmın ise ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davalı vekilinin ziynetler yönünden (90 adet küçük altın hariç) temyiz itirazlarına gelince;
Uyuşmazlık, davacıya ait olan ziynet eşyalarının davalıda kalıp kalmadığı hakkındadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden kimseye düşer.

Hayatın olağan akışına göre olağan olan, ziynet eşyasının kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Ziynet eşyalarının, davalı tarafın zilyetlik ve korunmasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.
Diğer taraftan, ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen eşyalardan dır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi, evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak, normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, davacı kadının ispatlaması gerekir.

Somut olayda; dava ve cevaba cevap dilekçelerindeki anlatımlarından davacının iddiası, müşterek haneden davalının kovması ile ayrıldığı, bu nedenle beraberinde alması fiilen mümkün olmadığından ziynetlerin davalıda kaldığı yönündedir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, dinlenen taraf tanık beyanları, boşanma dosyasındaki taraf ve tanık beyanlarına göre, tarafların evlendikten hemen sonra davalının eğitimi için birlikte ...'ya gittikleri, döndükten sonra bir süre davalının annesiyle yaşadıkları, davaya konu ev satın alınarak bu eve yerleştikleri, davacının müşterek evden hiç bir şey alamadan ayrılmak durumunda kaldığına ve ziynet eşyalarının götürülmesine engel olunduğuna yönelik bir olay yaşanmadığı, evden ayrılırken ziynet eşyalarını üzerinde götürmesi de mümkün olduğundan, davacının da aksini mevcut delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından ziynet alacağına yönelik talebin (90 adet çeyrek altın hariç) reddine karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden deliller hatalı değerlendirilerek ve davacının iddiasının da dışına çıkılarak evliliğin başlangıcında taraflar Amerika'ya giderken davalının annesine ziynetlerin bırakıldığı ve davacıya geri verilmediği şeklinde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle ziynetler yönünden istemin kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.



SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı ...'dan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...'a verilmesine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları