Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları İTİRAZIN İPTALİ, ÖDENEN BEDEL, MALIN TESLİM EDİLMEMESİ, BEDELİN İADESİ GEREKTİĞİ

İTİRAZIN İPTALİ, ÖDENEN BEDEL, MALIN TESLİM EDİLMEMESİ, BEDELİN İADESİ GEREKTİĞİ


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19810


T.C
YARGITAY
19.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2016/14913
KARAR NO.2017/2608
KARAR TARİHİ. 30/03/2017
Mahkemesi: Ticaret Mahkemesi
KONU: İtirazın İptali


>İTİRAZIN İPTALİ, MAL KARŞILIĞI ÖDENEN BEDEL, MALIN TESLİM EDİLMEMESİ, İCRA TAKİBİNE HAKSIZ İTİRAZ, ÖDENEN BEDELİN İADESİNİN KABULÜ.

ÖZET: Davalı şirketin kredi kartı ile Firmaya 215.000 TL sipariş verilen mala ilişkin ödeme yaptığı ancak mal tesliminin yapılmadığı, davacı tarafça ödemelerin şirket mağaza müdürüne yapıldığı, tahsilatın davalı şirket hesabına aktarılmama hususunun davalı şirketle şirket müdürü arasındaki iç ilişki niteliğinde olup, teslim edilmeyen mal karşılığı ödenen bedelin iadesi talebinin yerinde olduğu, davacının davalı şirketten alacaklı olduğunun sabit olduğu, davalı şirketin Mağaza Müdürü dava dışı hakkında açılan ceza davasının yargılaması sonucu hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan alınacak ceza ve beraatin bu dava için esasa etkili olmayacağından dava sonucunun beklenilmeyerek bedeli ödenen ancak mal teslimatı yapılmayan miktarla ilgili davanın kabulü gerektiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.

KARAR

Davacı vekili, müvekkili şirketin yaklaşık 5 yıldır davalı şirketten televizyon ürünleri satın alıp kendi mağazasında sattığını, 23.01.2014 tarihinde muhtelif cins ve sayıda televizyon alımı için davalı şirketin Bankanın ilgili Şubesine kredi kartı ile 215.000 TL ödeme yapıp, karşılığında müvekkili şirket adına kesilmiş 10 adet tahsilat/avans makbuzları verildiğini, 06.02.2014 tarihinde teslimi kararlaştırılan malların teslim edilmemesi üzerine satış işleminin TBK'nın 212. maddesi uyarınca sona erdiğinden ödenen bedelin iadesi için keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması nedeniyle alacaklarının tahsiline yönelik girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, HMK'nun 6. maddesinde belirtilen genel yetki kuralları gereği müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu mahkemenin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin Mağazası Müdürü dava dışı Firma tarafından gerçekleştirilen ve davacının da dahil olduğu bazı firmalarla ilgili şüpheli işlemlerle ilgili soruşturma dosyası bulunduğunu, dava dışı şirketlere faturada gösterilen bedellerin altında bir tutar tahsil edilmek suretiyle satış yaptığı, şirketlerin ödemelerinin başka şirketlere kaydırıldığı, şirketlere fazladan ürün teslim edildiği, şirketlerin satın aldıkları ürün bedellerini ödediklerinin öğrenildiğini, kasten çıkarıldığı düşünülen yangın sonucu davalı şirketin bir kısım evrakının zayi olduğunu, davacı şirketin, yetkili mağaza müdürünün vekalet görevini kötüye kullandığını bilebilecek durumda olduğunu, davacının elindeki tahsilat makbuzlarının müvekkili şirket kayıtlarında bulunmadığını, davacı tarafından yapılan ödemelerin daha önce teslim alınmış mallar için mi yapıldığı yoksa teslim almadığı ürünler için mi yapıldığının belli olmadığını, davacının ödemeyi hangi ürün için yaptığının belli olmadığını, ispat yükünün kendisinde olduğunu, taraflar arasında hesap mutabakatı yapılamadığını, davacı yanın ödeme yapıp yapmadığını ya da ne için yaptığını ispatlayamadığını, satım sözleşmesine konu ürünlerin dahi belirlenemediğini, ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı yanın görevi kötüye kullanan vekil ile işlem yaptığını savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, taraflar arasında mal alışverişi şeklinde ticari ilişki bulunduğu, davalı şirketin kredi kartı ile Firmaya 215.000 TL sipariş verilen mala ilişkin ödeme yaptığı ancak mal tesliminin yapılmadığı, davacı tarafça ödemelerin şirket mağaza müdürüne yapıldığı, tahsilatın davalı şirket hesabına aktarılmama hususunun davalı şirketle şirket müdürü arasındaki iç ilişki niteliğinde olup, teslim edilmeyen mal karşılığı ödenen bedelin iadesi talebinin yerinde olduğu, davacının davalı şirketten alacaklı olduğunun sabit olduğu, davalı şirketin Mağaza Müdürü dava dışı hakkında açılan ceza davasının yargılaması sonucu hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan alınacak ceza ve beraatin bu dava için esasa etkili olmayacağından dava sonucunun beklenilmeyerek bedeli ödenen ancak mal teslimatı yapılmayan miktarla ilgili davanın kabulü gerektiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları