Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları BOŞANMA DAVALARINDA TELEFON KAYITLARININ DELİL DEĞERİ HAKKINDA ÇEŞİTLİ KARARLAR

BOŞANMA DAVALARINDA TELEFON KAYITLARININ DELİL DEĞERİ HAKKINDA ÇEŞİTLİ KARARLAR


admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28185



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/20968 E.
2018/8608 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, ancak davacı kadın tarafından ek beyan dilekçesinde bildirilen ve ön inceleme duruşmasında da tekrar edilerek dayanılan telefon kayıtlarına göre davalı erkeğin güven sarsıcı davranışının ispatlandığını anlaşılmakla yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.07.2018 (Çrş.)

İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28185



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/17218 E.
2018/6322 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kendi tazminat taleplerinin reddi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 16.05.2018(Çrş.)

KARŞI OY

Mahkemece tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurları yanında davacı kadının başka erkekle telefon görüşmeleri yapmak sureti ile eşine karşı güven sarsıcı davranışta bulunduğu dosya içerisindeki telefon kayıtlarından anlaşılmaktadır. Davacı kadının eşine karşı güven sarsıcı davranışta da bulunması nedeni ile davalı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Sayın Heyetin; mahkemenin tarafları eşit kusurlu bulan kararının onanması kararına bu nedenle katılmıyorum.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28185



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/14807 E.
2016/14344 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; karşı boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, mahkemece hükmolunan nafakalar, velayet, manevi tazminat talebinin reddi, vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, mahkemece hükmolunan nafakaların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde de olması gerekir (TMK m.174/2). Somut olayda, mahkemece davalı-karşı davacının eşinin ailesini istemediği, onlara gerekli saygı ve sevgiyi göstermediği, incelenen telefon kayıtlarından ise sosyal ve mali durumu ile uyumlu olmayacak şekilde günün değişik zamanlarında birçoğu gece geç saatlerde ve mesajlaşma şeklinde görüşmelerinin bulunduğu, bu davranışlarının güven sarsıcı mahiyette olduğu, davacı-karşı davalının da çocuğuna kötü muamelede bulunduğu, eşine şiddet uygulayıp, hakaret ettiği kabul edilmiş her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu değerlendirilerek asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kadının eşinin ailesini istemediği, erkek tarafından ispatlanmış ise de, kadının kullandığı kabul olunan telefon numarasının davacı-karşı davalı erkek adına kayıtlı olması ve konuştuğu iddia olunan numaranın da kimin adına kayıtlı olduğu hususunun tespit edilemediği, işbu konuşma kayıtlarınında başkaca delillerle de desteklenemediği ve somut olarak açıklığa kavuşturulamadığı dikkate alındığında, kadının güven sarsıcı davranışa yönelik eyleminin gerçekleştiğini kabule olanak yoktur. Öyleyse, davacı-karşı davalı erkek tarafından mevcut
delil durumuna göre kadının güven sarsıcı eylem içerisinde olduğunu ispatlayamamıştır. Bu bağlamda, tüm dosya kapsamından, davacı-karşı davalı kadının da eşinin ailesini istemediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen ve belirlenen kusurlu davranışlara göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden, tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMKm.174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Hüküm açık ve infazda tereddüt yaratmayacak nitelikte kurulmalıdır. Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin kabul edilen davasına yönelik vekalet ücretine hükmolunmuş ise de, miktar belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.11.2016 (Çrş.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28185



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/12625 E.
2018/2503 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davalı-karşı davacı erkek süresinde vermiş olduğu 26.11.2015 tarihli delil listesinde, altı tanık ismi bildirmiş, mahkemece tanıklardan ... ve ... dinlenilmiş, diğer tanıklar dosya yeterince aydınlandığı gerekçesiyle dinlenilmeden karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkeğin davası reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı taraf, bildirdiği tanıklarının dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiş hatta dinlenilmeleri konusunda ısrarcı olmuştur. Bu tanıklar dinlenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 241-(1) maddesinde aranan koşullar da gerçekleşmemiştir. Ayrıca davalı-karşı davacı erkeğin delil olarak dayandığı telefon kayıtlarının celbi talebi de mahkemece reddedilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240. vd maddeleri gereğince davalı-karşı davacı erkek tanıkları ..., ..., ... ve ... de dinlenilerek ve dayandığı deliller de toplanarak, dosyada mevcut tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.02.2018(Salı)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28185



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/11437 E.
2018/1882 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Davalı erkek cevap dilekçesinde banka ve telefon kayıtları ile tanık deliline dayanmış, mahkemece ise 22.12.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında davalıya tanıklarını bildirmesi için 2 haftalık süre verilmiş ancak tüm delillerini bildirmek üzere süre verilmediği gibi tanık deliline yönelik olarak verilen sürenin de kesin olacağı ve süreye uymamanın hukuki sonuçları hatırlatılmamıştır. Bu nedenle davalıya tanıklarını bildirmesi için verilen süre usule uygun değildir ve hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece; davalı tarafa delil ve tanıklarını bildirmesi için usulüne uygun süre verilmesi, davalı tarafın bu süre içinde bildirmesi halinde delillerinin toplanması, tanıklarının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240 ve devamı maddeleri gereğince dinlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2-Mahkeme, tahkikatın bitiminden (HMK m. 184) sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkarılacak davetiyede (Tebligat K. m. 9) belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir (HMK. m. 186/1). Sözlü yargılamada mahkeme, tarafların son sözlerini sorar ve hükmünü verir (HMK m. 186/2). Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK m. 33). Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanununun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK 13.03.2013 tarih, 2013/802 esas, 2013/347 karar). Mahkeme, davalı erkeğe tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184 ve 186. maddelerinin emredici ve açık hükmünü uygulamadan davalının yokluğunda hüküm vermiştir. Hükmün bu sebeple de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.02.2018(Salı)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Sonraki


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları