Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları BOŞANMA DAVALARINDA TELEFON KAYITLARININ DELİL DEĞERİ HAKKINDA ÇEŞİTLİ KARARLAR

BOŞANMA DAVALARINDA TELEFON KAYITLARININ DELİL DEĞERİ HAKKINDA ÇEŞİTLİ KARARLAR


Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/20968 E.
2018/8608 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, ancak davacı kadın tarafından ek beyan dilekçesinde bildirilen ve ön inceleme duruşmasında da tekrar edilerek dayanılan telefon kayıtlarına göre davalı erkeğin güven sarsıcı davranışının ispatlandığını anlaşılmakla yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.07.2018 (Çrş.)

İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/17218 E.
2018/6322 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kendi tazminat taleplerinin reddi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 16.05.2018(Çrş.)

KARŞI OY

Mahkemece tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurları yanında davacı kadının başka erkekle telefon görüşmeleri yapmak sureti ile eşine karşı güven sarsıcı davranışta bulunduğu dosya içerisindeki telefon kayıtlarından anlaşılmaktadır. Davacı kadının eşine karşı güven sarsıcı davranışta da bulunması nedeni ile davalı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Sayın Heyetin; mahkemenin tarafları eşit kusurlu bulan kararının onanması kararına bu nedenle katılmıyorum.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/14807 E.
2016/14344 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; karşı boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, mahkemece hükmolunan nafakalar, velayet, manevi tazminat talebinin reddi, vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, mahkemece hükmolunan nafakaların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde de olması gerekir (TMK m.174/2). Somut olayda, mahkemece davalı-karşı davacının eşinin ailesini istemediği, onlara gerekli saygı ve sevgiyi göstermediği, incelenen telefon kayıtlarından ise sosyal ve mali durumu ile uyumlu olmayacak şekilde günün değişik zamanlarında birçoğu gece geç saatlerde ve mesajlaşma şeklinde görüşmelerinin bulunduğu, bu davranışlarının güven sarsıcı mahiyette olduğu, davacı-karşı davalının da çocuğuna kötü muamelede bulunduğu, eşine şiddet uygulayıp, hakaret ettiği kabul edilmiş her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu değerlendirilerek asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kadının eşinin ailesini istemediği, erkek tarafından ispatlanmış ise de, kadının kullandığı kabul olunan telefon numarasının davacı-karşı davalı erkek adına kayıtlı olması ve konuştuğu iddia olunan numaranın da kimin adına kayıtlı olduğu hususunun tespit edilemediği, işbu konuşma kayıtlarınında başkaca delillerle de desteklenemediği ve somut olarak açıklığa kavuşturulamadığı dikkate alındığında, kadının güven sarsıcı davranışa yönelik eyleminin gerçekleştiğini kabule olanak yoktur. Öyleyse, davacı-karşı davalı erkek tarafından mevcut
delil durumuna göre kadının güven sarsıcı eylem içerisinde olduğunu ispatlayamamıştır. Bu bağlamda, tüm dosya kapsamından, davacı-karşı davalı kadının da eşinin ailesini istemediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen ve belirlenen kusurlu davranışlara göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden, tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMKm.174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Hüküm açık ve infazda tereddüt yaratmayacak nitelikte kurulmalıdır. Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin kabul edilen davasına yönelik vekalet ücretine hükmolunmuş ise de, miktar belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.11.2016 (Çrş.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/12625 E.
2018/2503 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davalı-karşı davacı erkek süresinde vermiş olduğu 26.11.2015 tarihli delil listesinde, altı tanık ismi bildirmiş, mahkemece tanıklardan ... ve ... dinlenilmiş, diğer tanıklar dosya yeterince aydınlandığı gerekçesiyle dinlenilmeden karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkeğin davası reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı taraf, bildirdiği tanıklarının dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiş hatta dinlenilmeleri konusunda ısrarcı olmuştur. Bu tanıklar dinlenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 241-(1) maddesinde aranan koşullar da gerçekleşmemiştir. Ayrıca davalı-karşı davacı erkeğin delil olarak dayandığı telefon kayıtlarının celbi talebi de mahkemece reddedilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240. vd maddeleri gereğince davalı-karşı davacı erkek tanıkları ..., ..., ... ve ... de dinlenilerek ve dayandığı deliller de toplanarak, dosyada mevcut tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.02.2018(Salı)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/11437 E.
2018/1882 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Davalı erkek cevap dilekçesinde banka ve telefon kayıtları ile tanık deliline dayanmış, mahkemece ise 22.12.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında davalıya tanıklarını bildirmesi için 2 haftalık süre verilmiş ancak tüm delillerini bildirmek üzere süre verilmediği gibi tanık deliline yönelik olarak verilen sürenin de kesin olacağı ve süreye uymamanın hukuki sonuçları hatırlatılmamıştır. Bu nedenle davalıya tanıklarını bildirmesi için verilen süre usule uygun değildir ve hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece; davalı tarafa delil ve tanıklarını bildirmesi için usulüne uygun süre verilmesi, davalı tarafın bu süre içinde bildirmesi halinde delillerinin toplanması, tanıklarının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240 ve devamı maddeleri gereğince dinlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2-Mahkeme, tahkikatın bitiminden (HMK m. 184) sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkarılacak davetiyede (Tebligat K. m. 9) belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir (HMK. m. 186/1). Sözlü yargılamada mahkeme, tarafların son sözlerini sorar ve hükmünü verir (HMK m. 186/2). Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK m. 33). Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanununun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK 13.03.2013 tarih, 2013/802 esas, 2013/347 karar). Mahkeme, davalı erkeğe tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184 ve 186. maddelerinin emredici ve açık hükmünü uygulamadan davalının yokluğunda hüküm vermiştir. Hükmün bu sebeple de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.02.2018(Salı)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2016/2620 E.
2016/5751 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma



Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 22.10.2015 gün ve 5223-19230 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 250.60 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 60.80 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI
Dosya kapsamına göre; yerel mahkemenin taraflara, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 140/5. maddesi gereğince delillerini sunmaları ve başka yerden getirtilecek belge, dosya vb delilleri varsa getirtilebilmesi için, gerekli bilgileri bildirmek üzere süre vermiş, davacı taraf diğer delilleri yanında "davalı eşinin asılsız ihbar ve şikayetleri üzerine Demetevler Polis Karakolunda açılan dosya ve tutunakları da delil olarak göstermiştir.
Mahkemece davacı tarafın delil listesinde bildirdiği ve celbini istediği Demetevler Polis Karakol kayıt ve tutanakları ilgili merciden istenmeden karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin davacının delil listesinde bildirdiği ve celbini istediği Demetevler Polis Karakol kayıt ve tutanaklarını celbetmeden eksik incelemeyle karar vermesi doğru olmamıştır. Yerel mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşündeyim.
Değerli çoğunluğun görüşü benimsenecek ve uygulamaya yerleşecek olursa, delil listelerinde yer alan resmi kayıtlar, telefon kayıtları gibi ifadeler içinde, taraflara bu kayıtların celbi için gerekli bilgileri sunmaları için yeniden süre vermek gerekir. Bu şekildeki bir uygulama yargılamının uzamasına neden olur.
Yerel mahkeme kararının yukarıda açıkladığım gerekçeyle bozulması gerektiği görüşündeyim. Değerli çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2015/26822 E.
2016/1688 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı erkek tarafından her iki boşanma davası ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin ziynet eşyalarına yönelik temyiz itirazları yersizdir.

2-Davalı-davacı erkeğin her iki boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Davalı-davacı erkek birleşen dava dilekçesi ile eşinin sadakatsiz olduğu iddiasını ileri sürmüş ve delil olarak telefon kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece telefon numaralarına ait görüşme tutanakları istenerek dosya içerisine alınmıştır. Telefon kayıtlarına göre tespit edilen bazı numaralarla çok sayıda vc sıklıkta görüşmeler yapıldığı anlaşılmakta ise de bu numaraların kime ait olduğu tespit edilmemiştir. O halde mahkemece bu telefon numaralarının kimlere ait olduğu ilgili yerlerden sorulmak suretiyle gelecek cevaba göre, tanık beyanları ve tüm deliller birlikle değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm verilmesi zorunlu hale gelen davacı-davalı kadının boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı-davacının ziynetlere yönelik temyiz itirazının yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.03.02.2016 (Çrş.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2015/22565 E.
2017/1896 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kadının davasının kabulü, kendi boşanma davasında kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, erkeğin davasının kabulü, kendi boşanma davasında kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı-karşı davalı erkek dava dilekçesinde; hakaret iddiasına dayanmış ve bunu ispat yönünde ise tanık beyanlarının yanısıra, kadına ait kadın tarafından kendisine atılan mesajlar nedeniyle telefon kayıtlarına delil olarak dayanmış ve bu mesaj kayıtlarının getirtilmesini ve gerektiğinde telefonda kayıtlı olduğundan telefonunun da incelenmesini istemiştir. Mahkemece, bu delil toplanmadan, nihai hüküm kurulmuştur. Taraflara dayandıkları olgu ve vakıaları kanıtlama konusunda imkan tanınması, "adil yargılama hakkını" içeren "hukuki dinlenilme hakkı" nın bir gereğidir (HMK m.27). Mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğin telefonunda kayıtlı mesajların bilirkişiye inceletilmesi, telefon kayıtlarının getirtilmesi suretiyle diğer tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.02.2017(Prş.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2015/22156 E.
2017/1009 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından; kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden, davalı tarafından ise; kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi ile maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dosya arasına alınan ve davalının delil listesinde olmayan telefon kayıtlarının kusur belirlemesine esas alınamayacağı, bir kısım davalı tanık anlatımlarından da davacının güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, ayrıca mahkemenin taraflara yüklediği kusurlu davranışlar yanında, birbirlerine karşılıklı fiziksel şiddet uyguladıkları, gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 136.00'şar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.06.02.2017(Pzt.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28857



YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2015/13665 E.
2016/4292 K.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen tazminatlar, kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; velayet ve lehine takdir edilen tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece, dava ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan delillerden; davacı-davalı kadının cinsel sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu kapsamda patronu ile uygunsuz saatlerde telefonla görüştüğü ve restoranlarda buluştuğu, arabanın arka koltuğunda uygunsuz vaziyette tanıklar tarafından görüldüğü ve abisinin arkadaşı ile araba ile gezdiğinden bahisle ağır kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Mahkemece ilgili telefon kayıtları istenilmiş, kadın ve erkeğin birlikte kullandığı telefon ile zaman zaman patronun olduğu iddia edilen telefon arasında görüşme kayıtları olduğu anlaşılmıştır. Davalı-davacı erkek tarafından sunulan ses kayıtlarına göre, patronla erkeğin de zaman zaman görüştüğü doğrulanmış, mahkemece istenilen kayıt içeriğinde başka anormal görüşme tesbit edilememiştir. Bunun yanında davalı-davacı tanığı M...ç'ın beyanına göre kadına atfedilen diğer sadakatsiz davranışların, yani patronla ve abisinin arkadaşı ile buluşma olaylarının, dava açıldıktan sonra kendilerinin davacı-davalı kadını takipleri sırasında gerçekleştiği, dava tarihi itibariyle kadına atfedilebilecek ispatlanmış bir kusurun mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, erkek tarafından açılan karşı boşanma davasının reddi gerekirken, kabulü doğru değildir. Ancak, davacı-davalı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile verilen boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle usulen kesinleşmiştir. Erkeğin boşanma davasındaki boşanma talebinin konusu kalmamıştır. O halde, bu husus gözetilerek erkeğin boşanma talebi hakkında "konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurmak ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden davadaki haklılık durumuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı gibi boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı erkek tam kusurludur. Tam kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmolunamaz. O halde davalı-davacı erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak bu isteklerin kabulü doğru görülmemiştir.

4-Yukarıda 2. bentte belirlenen kusur durumuna göre, davacı-davalı kadın boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu değildir. davalı-davacı erkek ise eşine hakaret ettiği, giyimi ve çalışması konusunda baskı uygulayarak kıskanç davrandığı, böylelikle boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1- 2) hükmolunmaması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, bozma kapsamına göre davalı-davacı erkek lehine hükmedilen tazminatların miktarına ilişkin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı harcın ....'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.07.03.2016(Pzt.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.


Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları