Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

EVLİLİK BİRLİĞİNDEN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEMEK İÇİN EVİ TERK EDEN KADINA NAFAKA VERİLMEYECEĞİ HK.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29450
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

EVLİLİK BİRLİĞİNDEN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEMEK İÇİN EVİ TERK EDEN KADINA NAFAKA VERİLMEYECEĞİ HK.

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2020/6288 E.
2021/2022 K.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tedbir nafakası miktarı ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.03.2021 günü temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-İlk derece mahkemesince verilen 06.11.2019 tarihli hükümde boşanmaya sebep olan olaylarda “Davacının davalıya evlilik birliği içerisinde birden fazla taşınmazı devir ettiği, ayrıca davalının ortak konutu terk etmesinden sonra aracı kişiler göndererek ortak konuta dönmesini istemesine rağmen davalının bunu kabul etmediği ve tüm dosya kapsamına göre davalı kadının ortak konuttan ayrılmasını gerektirecek haklı bir sebebinin de bulunmadığı anlaşılmakla, davalı kadının ortak konutu evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmemek için sebepsiz yere terk ettiği” gerekçesiyle davalı kadın tam kusurlu bulunarak tarafların boşanmalarına, kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmiş, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka talepleri yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince hükmün gerekçesinin düzeltilerek, davalı kadının da kusursuz olduğunun tespitine karar verilmiş ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, kadın yararına hükmolunan tedbir nafakasının miktarı artırılmıştır.

Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davalı kadının evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak konutu terkettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken bölge adliye mahkemesince davalı kadının kusursuz olduğunun kabul edilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir (TMK m. 175/1). Davalı kadın boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olup, kadın yararına yoksulluk nafakasının koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.


SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 3.050 TL. vekalet ücretinin Fatma'dan alınıp İshak'a verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 08.03.2021 (Pzt.)


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla