Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

BOŞANMADA KARŞILIKLI BİRBİRİNE HAKARET EDEN ERKEK VE KADINDAN HANGİSİNİN DAHA AĞIR KUSURLU SAYILACAĞI HK. EMSAL KARARLAR

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

BOŞANMADA KARŞILIKLI BİRBİRİNE HAKARET EDEN ERKEK VE KADINDAN HANGİSİNİN DAHA AĞIR KUSURLU SAYILACAĞI HK. EMSAL KARARLAR

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2020/6161 E.
2021/793 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince davaların kabulüne karar verilerek kadın yararına tedbir-yoksulluk nafakası ile tazminatlara hükmedilmiş ve erkeğin tazminat taleplerinin reddedilmiştir. Hükme karşı, sadece davalı-davacı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince erkeğin kusur belirlemesine yönelik başvurusu kabul edilmek suretiyle ve boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğundan bahisle, kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmiş ve erkek yararına tazminatlara hükmetmiştir. Hüküm davacı-davalı kadın tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz edilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararında davalı-davacı erkeğe eşine şiddet uyguladığı, onu tehdit ettiği, evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, eşine hakaret edip bağırdığı, annesinin eşine imalı sözlerine sessiz kaldığı, eşinin amcası ve yengesine hakaret edip onları tehdit ettiği; davacı-davalı kadına da eşine hakaret ettiği, erkeğin anne ve babasına bağırdığı, babasına kızıp perdeyi çekip kopardığı ve telefonu yere fırlattığı vakıaları kusur olarak yüklenerek boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesi hükmüne karşı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesince erkeğin eşini fiili ayrılık döneminde tehdit ettiği, kadının da istinaf edilmemek suretiyle kesinleşen kusurlu davranışlarına göre, eşine hakaret ettiği, erkeğin anne ve babasına bağırdığı, babasına kızıp perdeyi çekip kopardığı ve telefonu yere fırlattığı ve böylelikle boşanmaya neden olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğuna karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde, erkeğe ilk derece mahkemesi tarafından kusur olarak yüklenen şiddet, hakaret, bağırma, ihtiyaçları karşılamama ve annesinin imalarına sessiz kalma vakıalarından sonra tarafların barışıp biraraya geldikleri, barışmadan önce erkeğin ailesi ile yaşayan tarafların daha sonradan ayrı ev kiraladıkları, barışma öncesi yaşanan vakıaların kadın tarafından affedilmiş sayılacağı ve bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilmiştir.

Davalı-davacı erkeğin karşı dava dilekçesinde tarafların 2016 yılının Şubat ayında barışarak biraraya geldikleri, erkeğin ailesinden ayrı bir eve taşındıkları ve 2017 yılının Ocak ayında fiilen ayrıldıkları belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki tanık beyanlarından erkeğin kadına yönelik şiddet ve hakaretlerinin tarafların barışmalarından sonra yaşanan olaylar olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen vakıalarda eşine şiddet uygulayan, hakaret eden ve fiili ayrılık döneminde onu tehdit eden erkek; eşine hakaret eden, onun anne ve babasına bağıran, babasına kızıp perdeyi çekip koparan ve telefonu yere fırlatan kadına göre ağır kusurludur.

2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK m.174). Bölge adliye mahkemesince davacı-davalı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir (TMK m. 175/1). Davacı-davalı kadın boşanmaya sebebiyet veren olaylarda az kusurlu olup kadın yararına yoksulluk nafakasının koşulları oluşmuştur. Bu nedenle, kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:
Yukarıda (1.), (2.) ve (3.) bentlerde açıklanan sebeplerle bölge adliye mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 28.01.2021 (Prş.)


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

BOŞANMADA KARŞILIKLI BİRBİRİNE HAKARET EDEN ERKEK VE KADINDAN HANGİSİNİN DAHA AĞIR KUSURLU SAYILACAĞI HK. EMSAL KARAR

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2020/6913 E.
2021/2394 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, maddi ve manevi tazminatın miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadının boşanma davası ve ferileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Taraflarca karşılıklı evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak açılan boşanma davası sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından kadın lehine 13.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminata hükmedildiği, kadın tarafından istinaf talebinde bulunulmadığı, erkek tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından erkeğin kadın lehine hükmedilen tazminatlara yönelik istinaf talebinin reddedildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince verilen kararlar, istinaf edilmeyen yönlerden kesinleşmiş olup, istinaf edilmeyen konular temyize getirilemez. Davacı-karşı davalı kadın tarafından lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları istinaf edilmemiş, tazminat miktarları yönünden erkek yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu itibarla davacı-karşı davalı kadının istinaf talebinde bulunulmayan lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

2-Taraflarca karşılıklı evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak boşanma davası ikame edilmiş; ilk derece mahkemesince kadının eşine ve ailesine zaman zaman hakaret ettiği, erkeğin de eşine zaman zaman şiddet ve hakaret içeren eylemlerinin olduğu ancak bu olaylardan sonra tarafların aynı konutta yaşamaya devam ettikleri ve bu eylemleri hoşgörü ile karşıladıkları, ancak erkeğin son olayda eşine hakaret içeren mesajlar çektiği ve bu olaydan sonra biraraya gelmedikleri, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek, erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile boşanmaya ve ferilere karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu kararı; davalı-karşı davacı erkek tarafından istinaf edilmiştir. İtiraz üzerine inceleme yapan bölge adliye mahkemesi erkeğin eşine hakaret ettiği, aşağıladığı ve zaman zaman şiddet uyguladığı, buna karşılık kadının da zaman zaman eşine ve ailesine hakaret ettiği, tarafların birarada yaşamasının af değil ancak süregelen kusurlu davranışa katlanma olarak nitelenebileceği ve erkeğin ağır kusurlu olması nedeniyle kusurun düzeltilmesine, erkeğin boşanma davasının da kabulüne, kadının boşanma davası ve ferilerine yönelik istinaf talebinin reddine karar vermiştir.Bu karar taraflarca yukarıda gösterilen sebeplerle temyiz edilmiştir.

Dosyaya yansıyan olaylar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, bu sonuca ulaşılması tamamen erkeğin tutum ve davranışlarından kaynaklanmıştır. Bölge adliye mahkemesince erkek eşe yüklenen ve kadın eşe mesajla hakaret eylemi dışında belirlenen kusurlu davranışlardan sonra evlilik birliği devam etmiş olup bu kusurların taraflarca affedildiği veya en azından hoşgörüldüğünün kabulü gerekir. Ayrıca erkek tarafından istinaf talebinde bulunulduğu ve kadının istinaf talebi olmadığı halde istinaf eden aleyhine olacak şekilde erkeğe yeni kusur eklenmesi de doğru değildir.Bu durumda, davacı erkek ilk derece mahkeme kararında da belirtildiği üzere eşine hakaret içeren mesaj çekmek suretiyle tam kusurludur. O halde,erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:
Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple erkeğin boşanma davası yönünden BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen kadının boşanma davasına ve ferilerine yönelik tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı-karşı davalı kadının lehine hükmedilen tazminatların miktarına yönelik temyiz dilekçesinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 18.03.2021 (Per.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BOŞANMADA KARŞILIKLI BİRBİRİNE HAKARET EDEN ERKEK VE KADINDAN HANGİSİNİN DAHA AĞIR KUSURLU SAYILACAĞI HK. EMSAL KARA

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2021/30 E.
2021/2295 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında ilk derece mahkemesince, davacı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, eşi ve çocukları ile ilgilenmediği, birlik yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalı kadının az da olsa kusurlu bir davranışı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinin davacı erkeğe yüklediği kusurlar karşısında davalı kadının da ailesinin evliliğine müdahale etmesine müsaade ettiği, ailesi gelince eşinin evden gitmesini istediği, eşine hakaret etmesi sebebiyle kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadın tarafından 04.10.2016 tarihinde bağımsız tedbir nafakası davası açıldığı, tedbir nafakası davasında erkeğin başka bir kadınla güven sarsıcı davranışlarının olduğu, eşine ve çocuklarına bakmadığı, onları muhtaç hale getirdiği kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu gerekçesiyle kadın ve ortak çocuklar lehine bağımsız tedbir nafakasına hükmedilmiş, mahkemece verilen iş bu karar 18.07.2017 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı erkeğin eldeki davada ileri sürdüğü vakıaları tedbir nafakası davasında da ileri sürdüğü, tanıklarının dinlendiği ve iddialarını ispatlayamadığı, tedbir nafakası davasından sonra tarafların bir araya gelmedikleri dosya kapsamıyla sabittir. Bu tarihten sonra taraflar arasında yeni bir olayın varlığı da ispat edilmediğine göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinde "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği" hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da mademki birlik artık sarsılmış diyerek boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. Öyle ise Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp, daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır (TMK m. 166/2).

Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, bu sonuca ulaşılması tamamen davacı erkeğin tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalı kadına atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, kanun hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:
Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.03.2021 (Salı)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

BOŞANMADA KARŞILIKLI BİRBİRİNE HAKARET EDEN ERKEK VE KADINDAN HANGİSİNİN DAHA AĞIR KUSURLU SAYILACAĞI HK. EMSAL KARAR

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2021/2156 E.
2021/3489 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından katılma yoluyla nafakaların miktarı ve velayet yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, reddedilen tazminat talepleri ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kadının tüm; davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve ferilere hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi tarafların kusura ve kadının reddedilen tazminat talepleri ile nafakaların miktarına ilişkin istinaf taleplerini kabul ederek ilk derece mahkemesinin kararını bu yönlerden kaldırmış ve yeni hüküm kurmuştur.

Bölge adliye mahkemesi, davacı-davalı kadına eşine hakaret ettiği, onur kırıcı beyanlarının olduğu, ortak çocuklara şiddet uyguladığı, çocukların bakım ve ihtiyaçlarını karşılamadığı ve eşini son olayda tehdit ettiği; davalı-davacı erkeğe de eşine hakaret ettiği, onur kırıcı beyanlarının olduğu, son olayda kayınpederini tehdit ettiği, son olayda ailesinin hakaretlerine sessiz kaldığı, eşinin ihtiyaçları ile ilgilenmediği ve sürekli alkol kullanarak parasını alkole harcadığı vakıalarını kusur olarak yükleyip boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna hükmetmiştir. Kadın tarafından sadece nafakaların miktarı ve velayet yönünden temyize başvurulmakla kadının kusurları kesinleşmiştir. Erkeğin son olayda ailesinin hakaretlerine sessiz kaldığı dosya kapsamındaki deliller ile sabit değildir. Bu itibarla, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre; eşine hakaret eden, onur kırıcı beyanlarda bulunan, ortak çocuklara şiddet uygulayan, çocukların bakım ve ihtiyaçlarını karşılamayan ve eşini son olayda tehdit eden kadın ile eşine hakaret eden, onur kırıcı beyanlarda bulunan, son olayda kayınpederini tehdit eden, eşinin ihtiyaçları ile ilgilenmeyen ve alkol kullanarak parasını alkole harcayan erkek eşit kusurludur. Bu itibarla, erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

3-Yukarıda 3. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK m.174). Bölge adliye mahkemesince erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerin ise (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın ...'ye yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 292.10 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 26.04.2021 (Pzt.)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

BOŞANMADA KARŞILIKLI BİRBİRİNE HAKARET EDEN ERKEK VE KADINDAN HANGİSİNİN DAHA AĞIR KUSURLU SAYILACAĞI HK. EMSAL KARAR

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
2021/1689 E.
2021/3252 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Taraflarca karşılıklı olarak açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Hükme karşı davacı-karşı davalı erkek tarafından asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kadının eşine hakaret ettiğinin de sabit olduğu, bu durumda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince her ne kadar, davalı-karşı davacı kadının eşine hakaret ettiği vakıasını kusur olarak yüklemişse de kadının hakaret eyleminden sonra evlilik birliğinin devam ettiği, bu vakıanın kadına kusur olarak yüklemeyeceği, mahkemece tarafların belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurları dikkate alındığında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe nazaran ağır kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 20.04.2021 (Salı)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj