Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Borçlar Hukuku Miktar itibariyle kesin olarak verilen menfi tespit davasının icrası

Miktar itibariyle kesin olarak verilen menfi tespit davasının icrası

Sözleşme, Alım Satım, Bağış, Kefalet, Vekalet, Tazminat Davaları, Kusur Sorumluluğu, Sebepsiz Zenginleşme, Haksız Fiil, Faiz, Temerrüt Faizi, Gecikme Faizi, Zamanaşımı...

menthena Site Üyesi

Mesajlar: 1


İyi günler,

Borçlu tarafından açılan menfi tespit davası miktar itibariyle kesin olmak üzere kabul ediliyor. Malum Menfi tespit davaları kesinleşmeden icraya konulamamaktadır fakat bu karar ilk derece mahkemece kesin olarak verildiğinden gerekçeli kararla birlikte borçlu ilamda belirtilen miktarlar hakkında icra takibi başlatıyor. Kararın kesin olarak verilmesi kesinleşme şerhinin beklenmeden takip açılabilmesine imkan verir mi? Kesinleşmeden takibin açıldığı iddiasıyla takibin iptali istenebilir mi ? Bu konuda bir karar göremedim, değerli fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim.

Teşekkürler.


admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28185



menthena yazdı:
İyi günler,

Borçlu tarafından açılan menfi tespit davası miktar itibariyle kesin olmak üzere kabul ediliyor. Malum Menfi tespit davaları kesinleşmeden icraya konulamamaktadır fakat bu karar ilk derece mahkemece kesin olarak verildiğinden gerekçeli kararla birlikte borçlu ilamda belirtilen miktarlar hakkında icra takibi başlatıyor. Kararın kesin olarak verilmesi kesinleşme şerhinin beklenmeden takip açılabilmesine imkan verir mi? Kesinleşmeden takibin açıldığı iddiasıyla takibin iptali istenebilir mi ? Bu konuda bir karar göremedim, değerli fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim.

Teşekkürler.



YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19588
KARAR NO : 2015/21181

Y A R G I T A Y İ L A M I
Şikayet


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili itiraz dilekçesinde; takibe dayanak ilamın geçit hakkı tesisi, müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil verilmesine ilişkin olup bu kararlar ve eklentileri kesinleşmeden takibe konulamayacağından takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece miktar yönünden kesin olmak üzere şikayetin reddine karar verilmiş, hükmün borçlu vekilince temyizi üzerine, istem ek karar ile reddedilmiştir.

Mahkemenin asıl kararının nitelik ve miktar itibariyle kesin olmadığı anlaşıldığından, Tarsus İcra Hukuk Mahkemesi'nin 06.06.2014 tarih ve 2014/171 Esas, 2014/179 Karar sayılı ek kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verilerek, borçlu vekilinin temyiz isteminin incelenmesine geçildi;


Talep, İİK'nun 41. maddesi yollamasıyla İİK'nun 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.

Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 M.),

Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4.maddesi),

Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı),

Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. madde),

Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2 ),

Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde),

İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1) kesinleşmeden infaz edilemez,

Kal'e ilişkin davalar sonunda verilen kararların kesinleşmeden icrası ve daha sonra hükmün bozulması halinde, telafisi imkansız zararların meydana geleceği nazara alınarak, bu konuda verilen kararların da kesinleşmeden icra edilemeyeceği kabul edilmelidir.

Somut olayda, takip dayanağı Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/99 Esas, 2013/567 Karar sayılı ilamın incelenmesinde, davalı - karşı davacının men-i müdahale ve kal isteği üzerine Mahkemece davalı - karşı davacının isteğinin kabulü ile Tarsus Yeşil mah.1023 ada 36 nolu taşınmazda bilirkişi raporuna göre D harfi ile gösterilen binanın 3 m2'lik alana yapmış olduğu tecavüzün kal'ine karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan ilam taşınmazın aynına ilişkin olmamakla birlikte, kal'e ilişkin olduğundan yukarıda açıklanan nedenlerle kesinleşmeden takibe konu edilemez.

O halde, Mahkemece şikayetin kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.



  • POPULER KONULAR

Dön Borçlar Hukuku