Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Ticaret Hukuku ŞAHIS KONKORDATO TALEBİNİN REDDİ YEREL MAHKEME KARAR ÖRNEĞİ

ŞAHIS KONKORDATO TALEBİNİN REDDİ YEREL MAHKEME KARAR ÖRNEĞİ

Ticari İşletme, Tacir, Anonim ve Limited Şirketler, Sigortacılık, Deniz Ticareti, Taşıma, Çek, Bono, Kıymetli Evrak, Kambiyo Senetleri, Kooperatifler, Kollektif ve Komandit Şirketler...

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 21699


İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1562 Esas
KARAR NO : 2018/1337
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 20/07/2018
KARAR TARİHİ : 26/12/2018



Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; davacının ortağı bulunduğu----------------- Şirketinin , Dünyada ve Ülkemizde yaşanan döviz kurlarındaki ani yükseliş ve buna bağlı olarak ham madde fiyatlarındaki artış, konut inşaat sektöründeki durgunluk nedeniyle ortağı bulundukları şirketin ödeme dengesinin bozulduğunu, borçlarını ödemekte zorlanmaya başladığını, buna bağlı olarak da müvekkili davacıların da sıkıntıya düştüğünü belirtip konkordato projesinin kabulü halinde projede belirtilen miktarda borçlarını ödemek üzere konkordato teklif ettiği, bu nedenle geçici ve kesin konkordato mühleti sonucunda konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE ;

Dava: Hukuki niteliği itibariyle 7101 Sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici, kesin konkordato mühleti verilmesi ve sonucunda konkordatonun onanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.

7101 Sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K'nun 285. Madde hükmü gereğince borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.

Bilindiği gibi konkordato ; vade konkordatosu ve tenzilat konkordatosu olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrım İ.İ.K'nun da yer almamakla birlikte öğreti de genellikle kabul edilen bir ayrımdır. Tenzilat konkordatosunda alacaklılar, borçluya karşı, alacaklarının belirli bir yüzdesini tahsil etmekten vazgeçerler ve borçlu borçlarının konkordato kabul edilen kısmı ( yüzdesini ) ödemek suretiyle borçlarının tamamından kurtulur. Vade konkordatosunda ise borçlu borcunun tamamını ödemek için alacaklılarından bir vade ister, veya borçlarını taksitlendirir. Borca batık olmamakla birlikte borç ödemeden haciz halinde bulunan bir borçlunun vade konkordatosu istemesi de mümkündür. Diğer bir deyişle mevcudu borçlarının tamamını ödeyecek durumda olan bir borçlunun mallarını o anda satarak vadesi gelmiş bütün borçlarına ödemesi mümkün değilse o zaman borçlu borçlarını % 100 yani tamamen ödeme taahhüdünde bulunarak alacaklılarından kendisine bir mühlet verilmesini isteyebilir.

Eldeki davanın Mahkememizin -------------- Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek oluşturulduğu, davacı gerçek kişinin ortağı olduğu şirketler ile birlikte İ.İ.K'nun 285. Madde hükmüne dayalı olarak konkordato talebinde bulunduğu görülmüştür.
Davanın ayrıldığı ----------- Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinin incelenmesinde; davacılar vekili tarafından dava dilekçesinden ayrı bir ön projenin sunulmadığı, dava dilekçesinin içerisinde konkordato talebine ilişkin olarak ödemelerin nasıl yapılacağının belirtildiği, yargılama sırasında sunulan revize projede de davacın ...'in ---------------- tek kişilik yönetim kurulu olarak sorumlu olduğunu, 11.196.477 TL'lik kefaleti bulunduğunu ancak mal varlığının 802.000,00 TL tutarındaki gayrimenkulleri bulunduğunu, gelirinin ise şirketten elde ettiği ücret ve benzeri alacaklar ile emekli maaşı olduğunu, mal varlığı ile gelirinin borcunu karşılamadığını ancak davacının sorumluluklarından doğan ediminin oğlu ve şirketlerin hakim ortağı olan ------------- tarafından yerine getirileceğinin bildirildiği, ancak davacı ...'e ilişkin kefaletten doğan borçlarının ortağı olduğu şirketlerin projesi doğrultusunda %70'inin ve 36 vade ile ödenmesi haricinde borç tasfiyesi yapılmadığı, davacının borç tasfiyesinin tamamen Mahkememizin --------------- Esas sayılı dosyasında halen yargılaması devam eden davacı şirketler ile ---------- projesinin başarıya ulaşma ihtimaline dayandırıldığı anlaşılmıştır. Bu hali ile davacının konkordato talebinin başarıya ulaştırma ihtimali değerlendirilirken ortağı olduğu diğer davacı borçlu şirketlerin konkordato projesini başarıya ulaştırma ihtimalini göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Davacı tarafça sunulan kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermeyen tamamen Mahkememizin ------------ Esas sayılı dosyasında davacı olarak yer alan borçlu şirketlerin ve ------- konkordato ön projesi üzerine temellendirilmiş konkordato ön projesinin uygulanabilir olduğundan söz etmek mümkün değildir. Zira komiser heyeti tarafından sunulan raporlarda da davacının ayrı bir ön projesi bulunmadığından uygulanabilirliğinden bahsedilmediği, sadece davacının mal varlığı dikkate alınarak önerilen %70 oranındaki ödemenin uygunluğunun değerlendirildiği görülmüştür.

Konkordato borçlu ve alacaklı arasındaki karşıtlık değil, iyileşebilecek bir ticari işletmenin herkesin ve özellikle Ülke ekonomisinin ve çalışanlarının yararına olacak şekilde ekonomik yarar amacı taşıyan bir müessesedir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı gerçek kişinin ayrı bir ön projesinin bulunmaması ve hatta sunulan projede dahi davacının sorumluluğunun oğlu tarafından yerine getirileceğinin belirtilmesi, bu hali ile davacının sadece kefaletten kaynaklı alacağı nedeniyle sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep ettiği ve icra takiplerinden korunmak amacıyla konkordato talep edilmesinin konkordatonun amacıyla bağdaşır nitelikte olmadığı ve dolayısıyla davanın reddine karar vermek gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.


HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davacı ....------------- açısından Mahkememizin -----------------Esas sayılı dosyası üzerinden verilmiş bulunan 25/07/2018 tarihli ve diğer tüm ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, tedbir kararının kaldırıldığı hususunun ilgili yerlere bildirilmesine ve kararın tescil ve ilanına,

3-Alınması gerekli 35,90 TL peşin harcın davacılardan tahsili ile, hazireneye irad kaydına,

4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Kararın taraflara tebliğine,
HMK 138 maddesi gereği dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın davacı tarafa tebliğinden itibaren 10 ( on ) gün içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Dön Ticaret Hukuku