Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Eşya Hukuku Asansör haciz işlemi

Asansör haciz işlemi

Mülkiyet, Menkul, Gayrimenkul, Kat Karşılığı İnşaat, Ayni Hak, Tapu Sicili, Tapu İptali, Tescil, Kadastro, Orman, Zilyetlik, İrtifak, İpotek, Rehin, Muvazaa, Hazine, Ecri Misil, Satış Vaadi...

Mesaj 08 Şub 2019 11:13
haktas34 Site Üyesi

Mesajlar: 1


30 daireli bir apartmanda bulunan asansörlere haciz işlemi yapılır mı?



Mesaj 09 Şub 2019 18:32
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28470



haktas34 yazdı:
30 daireli bir apartmanda bulunan asansörlere haciz işlemi yapılır mı?


YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
2018/4733 E.
2018/10902 K.

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takibe karşı şikayetçiler SS ... Konut Yapı Kooperatifi ve ... vekili icra mahkemesine başvurularında; sahiplerine teslim edilmiş olan kooperatife ait olmayan binanın asansörlerine ve kartlarına haciz konulduğunu, oysa haczedilen asansörlerin bağlı olduğu binanın tapu kaydının müvekkili SS ... Konut Yapı Kooperatifine ait olmadığını, asansörün binanın bütünleyici parçalarından olduğunu ve binadan ayrı olarak haczedilemeyeceğini, ayrıca, bir kooperatif ortağı kur'ada çıkan dairenin mülkiyetini kazanacağından ve bu tarihten sonra kooperatif borcundan dolayı bu daireye haciz konulamayacağını, müvekkillerinden ...’in hem kooperatif üyesi hem de daire maliki olduğunu, yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle asansör makineleri, asansör motorları ve asansör kartları üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece; şikayetçi SS ... Konut Yapı Kooperatifi yönünden şikayetin reddine, şikayetçi ...'in şikayetinin kabulü ile şikayet konusu asansör ve asansöre ait ekipmanlar üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Alacaklı ... tarafından borçlu SS ... Konut Yapı Kooperatifi aleyhine başlatılan ilamlı takipte, 10.02.2016 tarihinde haciz konuları asansörlerin bulunduğu taşınmazın malikinin, tapuda SS ... Konut Yapı Kooperatifi olduğu, şikayetçilerin malik olmadığı görülmektedir.

Şikayetçi ...’in, maliki olmadığı menkule ilişkin olarak uygulanan haczin kaldırılmasını isteme hakkı bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, istemin, şikayetçi ... yönünden de aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Mesaj 09 Şub 2019 18:34
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28470



YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
2017/12955 E.
2017/14070 K.

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak


Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı alacaklı vekili, 20/12/2012 tarihinde haczedilen menkuller ile ilgili olarak ... tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak mahcuzun borçluya ait olduğunu, sunulan faturanın tek başına istihkak iddiasını ıspata elverişli olmadığını belirterek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı 3. kişi vekili, haczedilen malın taşınmazın mütemmim cüzü olduğunu, taşınmazdan ayrı haczedilemeyeceğini, davaya konu asansörün müvekkili tarafından dava dışı Avdet Ltd Şti'den satın alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili , davanın reddini talep etmiştir.

Davalı borçlular, davanın kabulünü istemiştir.

Mahkemece; hacze konu asansörün, ilk haczin yapıldığı 17/05/2011 tarihinde mülkiyeti ...'a ait olan taşınmazda kurulu vaziyette bulunduğu, haciz sırasında ... tarafından asansörün ...'a ait olduğunun iddia edildiği, İcra Müdürlüğünce istihkak iddiası konusunda herhangi bir işlem yapılmaksızın ihale yolu ile satıldığı, satıştan sonra asansörün sökülmeyerek yerinde bırakıldığı, söz konusu taşınmazda sonradan kiracı olan Işıltı Spor ... Ltd Şti'ne satışının yapıldığı, bu doğrultuda davacı şirketin baştan itibaren istihkak iddiası konusunda bilgi sahibi olduğu, iyi niyetli olduğunu iddia edemeyeceği, İcra Müdürlüğünce yapılan satış ile mülkiyetin Perge ... Ltd Şti'ne geçtiğinin kabul edilemeyeceği, asansörün taşınmazın teferruatı niteliğinde bulunduğu, mülkiyetinin 3. kişi ...'a ait olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, toplanan deliller, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu nedenle; Türk Medeni Kanunu'nun bütünleyici parçayı (mütemmim cüz) düzenleyen 684. maddesi, eklentiyi (teferruat) düzenleyen 686. ve 687. maddelerindeki hükümler de dikkate alınmak suretiyle; inşaat mühendisi, makina mühendisi ve hukukçu (bütünleyici parça- eklenti arasındaki farklar konusunda bilgi ve ehliyet sahibi) bilirkişiden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, davaya konu asansörün üzerinde bulunduğu taşınmazın (otelin) bütünleyici parçası veya eklentisi olup olmadığının tespit edilmesi, bu hususları gösterir hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınması,bundan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.


Dön Eşya Hukuku