Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

HSYK: HAKİM VE SAVCILAR HAKKINDA SORUŞTURMA İŞLEMLERİ

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

HSYK: HAKİM VE SAVCILAR HAKKINDA SORUŞTURMA İŞLEMLERİ

Mesaj gönderen Admin »

T.C.
HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

Sayı : B.03.1.HSK.0.70.12.04-010.06.02-178-2011 18/10/2011

Konu : Hâkim ve savcılar hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri

GENELGE No: 16


Bilindiği üzere; 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun çerçeve 14 ve 22 nci maddelerinde getirilen düzenlemelerle 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 144 ve 159 uncu maddelerinde yapılan değişiklik sonucunda; adalet hizmetleri ile Cumhuriyet savcılarının idari görevlerine ilişkin hususlar hariç olmak üzere hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (hâkimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip
işlemediklerini, hâl ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, Adalet Bakanlığından alınarak Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ilgili dairesinin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılacağı hüküm altına alınmış; soruşturma ve inceleme işlemlerinin, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabileceği belirtilmiştir. 11/12/2010 tarihli ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun “Kurulun görevleri” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Aşağıdaki alt bentlerde belirtilen hâkim ve savcılar hariç olmak üzere, hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelere (hâkimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetlemek; görevlerinden dolayı veya
görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hâl ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırmak ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemlerini yürütmek.

1) Bakanlık merkez, bağlı ve ilgili kuruluşları ile uluslararası mahkemeler veya kuruluşlarda görev yapan hâkim ve savcılar.
2) Geçici yetki veya görevlendirme ile başka bir kurum, kurul veya kuruluşta çalışan hâkim ve savcılar.
3) İdarî görevleri yönünden savcılar.
4) Komisyon işlerine yönelik görevleri yönünden adalet komisyonu başkan ve üyeleri.” yetkisi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiştir.

Öte yandan, 6087 sayılı Kanunun “Başkanlık, görev ve yetkiler” başlıklı 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Başkanın görev ve yetkileri şunlardır:

ç) İlgili dairenin teklifi üzerine, hâkim ve savcılar hakkında denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma işlemlerine olur vermek.”

“Dairelerin görevleri” kenar başlıklı 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a-2) bendi ve üçüncü fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde; “(2) İkinci Dairenin görevleri şunlardır:

a) Hâkim ve savcıların; …
2) Görevlerinden dolayı veya görevleri sırasındaki suç soruşturması ile disiplin soruşturma ve kovuşturması sonucu hakkında karar vermek,

(3) Üçüncü Dairenin görevleri şunlardır: …
c) Hâkim ve savcılar hakkındaki ihbar ve şikâyetleri inceleyip gereğini yapmak.

ç) Hâkim ve savcıların görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hâl ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını Kurul müfettişleri veya müfettiş yetkilerini haiz kıdemli hâkim veya savcı eliyle araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri için teklifte bulunmak.”

24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun “Ceza soruşturması veya kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve zamanaşımı” kenar başlıklı 72 nci maddesinde; “Hâkim ve savcılar hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına başlanmış olması, aynı olaydan dolayı disiplin soruşturmasını gerektirmeyeceği gibi, ilgilinin mahkûm olması veya olmaması ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.

Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez.

Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilenler hakkında ise, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

“Soruşturma” kenar başlıklı 82 nci maddesinde; “Hâkim ve savcıların görevden doğan
veya görev sırasında işlenen suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve
davranışları nedeniyle, haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Adalet Bakanlığının
iznine bağlıdır. Adalet Bakanı inceleme ve soruşturmayı, adalet müfettişleri veya hakkında
soruşturma yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle yaptırılabilir.
Soruşturma ile görevlendirilen hâkim ve savcılar, adalet müfettişlerinin 101 inci
maddedeki yetkilerini haizdirler.”
“Soruşturmada savunma” kenar başlıklı 84 üncü maddesinde; “Hâkim ve savcıların
savunmaları, soruşturmayı yapan görevlilerin üç günden az olmamak üzere verdiği süre
içinde veya belirttiği bir tarihte alınır. Süresi içinde veya belirtilen tarihte savunmasını
yapmayan bu hakkından vazgeçmiş sayılır.”
“Suça katılma” kenar başlıklı 86 ncı maddesinde; “Hâkim ve savcıların suçlarına
iştirak edenler aynı soruşturma ve kovuşturma mercilerine tabidirler.”
“Soruşturmanın tamamlanması” kenar başlıklı 87 nci maddesinde; “Hâkim ve savcılar
hakkında tamamlanan soruşturma evrakı Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilir. Sayı :B.03.1.HSK.0.70.12.04-010.06.02-178-2011
3/6
Bu Genel Müdürlük tarafından yapılacak inceleme sonunda düzenlenecek düşünce yazısı
üzerine kovuşturma yapılmasına veya disiplin cezası uygulanmasına gerek olup olmadığı
Bakanlıkça takdir edilerek evrak ilgili mercilere tevdi olunur veya işlemden kaldırılır.”
“Kovuşturma kararı ve ilk soruşturma” kenar başlıklı 89 uncu maddesinde; “Hâkim ve
savcılar hakkında görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle
kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde evrak, Adalet Bakanlığınca ilgilinin yargı
çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet
savcılığına, Adalet Bakanlığı merkez kuruluşunda görevli hâkim ve savcılar hakkındaki evrak
ise Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.
Cumhuriyet savcısı beş gün içinde iddianamesini düzenleyerek evrakı, son
soruşturmanın açılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmek
üzere ağır ceza mahkemesine verir.
İddianamenin bir örneği Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, hakkında kovuşturma
yapılana tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine ilgili, Kanunda yazılı süre içinde delil toplanmasını
ister veya kabul edilebilir istekte bulunursa bu husus göz önünde tutulur ve gerekirse
soruşturma başkan tarafından derinleştirilir.”
“Kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma” kenar başlıklı 93 üncü maddesinde;
“Hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde
bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına,
son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir.
Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarındaki hakim ve savcıların kişisel
suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ve ağır ceza
mahkemesine aittir.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan, ülkemizin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi çatısı altında bir danışma
organı olarak kurulmuş olan Hukuk Yoluyla Demokrasi İçin Avrupa Komisyonunun
(Venedik Komisyonu) 17-18 Aralık 2010 tarihli Genel Kurul Toplantısında kabul ettiği
“Türkiye Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu Tasarısı Hakkında 600/2010 sayılı
Görüşü”nde; “Anayasanın 144 üncü maddesinin hâkim ve savcıların yargısal görevleri ile
ilgili olmayıp, idari görevler ile sınırlı olduğu vurgulanarak bazı durumlarda bu görevler
arasındaki sınırın belirlenmesinin zorluğuna işaret edilmiş, yapılacak denetim ve
soruşturmaların yargı bağımsızlığı güvencesine müdahale oluşturmamasını teminen “idari
görevler” kavramının dar yorumlanması gerektiği” belirtilmiştir.

Bu itibarla;

Hâkim ve savcılar hakkındaki ihbar ve şikâyetler ile yapılan araştırma, inceleme ve
soruşturma işlemlerinde;

1- Hâkim ve savcılar hakkında ihbar veya şikâyeti içeren dilekçe veya evrakın
Cumhuriyet başsavcılıkları ile adalet komisyonlarına intikal etmesi hâlinde, herhangi bir
araştırma, inceleme ve soruşturma işlemi yapılmadan;
a) Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşları ile uluslararası mahkemeler
veya kuruluşlarda görev yapan hâkim ve savcılar, geçici yetki veya görevlendirme ile başka
bir kurum, kurul veya kuruluşta çalışan hâkim ve savcılar, idari görevleri yönünden savcılar
ve Komisyon işlerine yönelik görevleri yönünden adalet komisyonu başkan ve üyeleriyle
ilgili olanların Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne,
b) (a) bendi kapsamı dışında kalan hâkim ve savcılarla ilgili olanların ise Genel
Sekreterliğimize gönderilmesi,

2- Hâkim ve savcıların kişisel suçlarına ilişkin ihbar ve şikâyetlerde izne gerek
bulunmadığından soruşturmanın 2802 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi gereğince;
a) İlgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza
mahkemesi Cumhuriyet başsavcısı,
b) Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşları ile uluslararası mahkemeler
veya kuruluşlarda görev yapan hâkim ve savcılar (2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar
Kanununun 98 inci maddesi uyarınca birinci sınıf hâkim ve savcılar hariç) hakkında Ankara
Cumhuriyet Başsavcısı
tarafından bizzat yürütülerek sonuçlandırılması, bu nevi soruşturmaların kolluğa
bırakılmaması, düzenlenecek iddianame veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ilgili
soruşturma evrakı örneği ile birlikte; kamu davası açıldığında ise yargılama neticesinde
verilen mahkeme kararının kesinleşmiş tasdikli bir suretinin disiplin yönünden yapılacak
değerlendirmeye esas olmak üzere (b) bendinde sayılanlar yönünden Adalet Bakanlığı Ceza
İşleri Genel Müdürlüğüne; bunun dışındakilerin ise Genel Sekreterliğimize gönderilmesi,

3- İzin verilmesi üzerine, araştırma, inceleme ve soruşturmaların, muhakkik tayin
edilenler tarafından bizzat yapılması, istinabe gibi zorunlu durumlar dışında başka hâkim ve
savcılar ile kolluğa tevdi edilmemesi,

4- İhbar veya şikâyetin müstear isimle yapıldığının anlaşılması veya ihbarcı ile
şikâyetçinin tespit edilememesi ya da bunlara ulaşılamaması hâllerinde, evrakın bu
gerekçelerle iade edilmemesi, tahkiki mümkün isnat ve iddiaların araştırılarak durumun
açıklığa kavuşturulması,

5- İnceleme veya soruşturma evrakının 9/4/2011 tarihli ve 27900 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Teftiş Kurulu
Yönetmeliğinin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca müfettişe
devredilmesi hâlinde ise durumun Genel Sekreterliğimize bildirilmesi,

6- Hakkında soruşturma izni verilen hâkim, savcı veya diğer ilgilinin savunmasını
eksiksiz yapabilmesi ve savunma hakkının kısıtlanmaması için soruşturma izin kararında yer
alan kendisi ile ilgili iddiaların yazılı olarak aynen bildirilmesi, savunmada gösterilen
tanıkların dinlenmesi ve ileri sürülen delillerin toplanması,

7- Konuya ilişkin evrak veya dosyanın incelendiğine dair ayrıntılı inceleme tutanağı
tanzim edilmesi, önemli görülen belgelerin tasdikli örneklerinin evraka eklenmesi,
gerekmediği hâllerde tüm evrak fotokopisinin gönderilmemesi,

8- İnceleme ve soruşturmaların zamanaşımına uğramaması bakımından, kanun
yollarına başvuru sebebiyle mahallinde incelenemeyen şikâyet konusuyla ilgili dosyaların
aslının veya lüzumlu görülen belgelerin tasdikli bir örneğinin merciinden getirtilmesi suretiyle
inceleme tutanağı düzenlenmesi ve gerektiği takdirde ilgili evrakın bir suretinin alınması,

9- Hâkim ve savcılar ile birlikte şikâyet olunan kişiler hakkında, iddiaya konu
eylemler arasında 2802 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi anlamında birliktelik bulunmaması
durumda evrak tefrik edilerek, diğer kişilerin tabi oldukları usule göre kanuni gereğinin takdir
ve ifasına tevessül edilmesi, evrakın birlikte fezlekeye bağlanarak Genel Sekreterliğimize
iletilmemesi,

10- Araştırma ve inceleme izni verilen hâllerde hâkim ve savcının savunmasının
alınmaması, soruşturma izni verilen hâllerde ise ilgilinin savunmasının 2802 sayılı Kanunun
84 üncü maddesi uyarınca alınması,

11- Soruşturma konusu eylemin cezai yönden kovuşturmayı gerektirdiğinin
değerlendirilmesi durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda şüpheliye tanınan
hakların hatırlatılması suretiyle ilgilinin savunmasının alınması,

12- Kovuşturma izni verilen hâllerde; son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına
yer olmadığına ilişkin mahkeme kararı ile yargılama sonunda verilen mahkeme kararının
kesinleşmiş tasdikli bir suretinin Genel Sekreterliğimize gönderilmesi,

13- 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 72 nci maddesinde belirtilen
zamanaşımı süreleri dikkate alınarak, inceleme ve soruşturmaya konu eylem tarihlerinin
titizlikle tespit edilmesi, inceleme ve soruşturmaların mümkün olan en kısa sürede
sonuçlandırılarak evrakın Genel Sekreterliğimize ivedilikle intikal ettirilmesi,

14- Fezleke tanzim edilirken;
a) Fezleke başlığının araştırma izni verilen hâllerde “araştırma fezlekesi”, inceleme
izni verilen hâllerde “inceleme fezlekesi”, soruşturma izni verilen hâllerde “soruşturma
fezlekesi” inceleme ve soruşturma izninin birlikte verildiği hâllerde ise “inceleme ve
soruşturma fezlekesi” şeklinde yazılması,
b) Araştırma, inceleme veya soruşturma olurunun tarih ve sayısı ile sayı hanesindeki
haberleşme kodu ve dosya numarasının yazılması,
c) İhbar eden veya şikâyetçinin açık kimlik ve adresinin belirtilmesi,
ç) Haklarında araştırma, inceleme veya soruşturma yapılan hâkim ya da savcının
kimlik bilgileri ile son görev yeri, görevi ve sicil numarasının yazılması,
d) İddia konusu eylem tarihlerinin ayrı ayrı belirtilmesi,
e) Her bir hâkim ve savcı hakkındaki iddiaların ayrı ayrı gösterilmesi,
f) İnceleme veya soruşturma evresindeki işlemlerin ne şekilde yapıldığının, hangi
delillerin toplandığının, gerek görülmeyen delillerin ise toplanmama sebeplerinin belirtilmesi,
g) Soruşturma izni verilen hâllerde ilgili hâkim ve savcının savunmasına özet olarak
yer verilmesi,
ğ) Savunmada gösterilen delillerin toplanmasına gerek görülmemesi hâlinde bunun
gerekçesinin yazılması,
h) Deliller değerlendirilerek sonuca nasıl varıldığına ilişkin kanaatin açıkça
belirtilmesi,
ı) İnceleme izni verilen hâllerde soruşturma izni verilmesine gerek olup olmadığı,
soruşturma izni verilen hâllerde ise eylem ya da eylemlerin cezai yönden kovuşturma izni
verilmesini ve disiplin cezasını gerektirip gerektirmediği hususunda kanaatin belirtilmesi,
i) Hakkında inceleme veya soruşturma yapılan hâkim veya savcının bulunduğu
mahalde, 2802 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca
göreve devamında sakınca görülmesi ve idari tasarrufla yerinin değiştirilmesi lüzumuna
kanaat getirilmesi hâlinde durumun sonuç kısmında açıkça belirtilmesi,

15- Dosyanın düzenli hazırlanması ve dizi pusulasına bağlanarak gönderilmesi, işin
mahiyeti ve evrakın kapsamlı olması gibi zorunluluk bulunan hâllerde inceleme ve soruşturma
sırasında bilgisayarda yapılan işlemlerin ve özellikle hazırlanan inceleme ve soruşturma
fezlekesinin DVD, CD ve benzeri dijital ortama aktarılmış bir suretinin evrak ekinde Genel
Sekreterliğimize gönderilmesi,

16- İnceleme ve soruşturma iznine ilişkin karar ve olurun onaylı suretinin dosyadan
çıkartılmaması, fezleke ve evrak ekinde Genel Sekreterliğimize iade edilmesi,

17- Şikâyetçinin medeni haklarını kullanma ehliyetinden mahrum olduğunun
anlaşılması hâlinde durumun izah edilmesi, vesayet altına alınmamış olmakla birlikte akıl
hastalığına düçar olduğunun anlaşılması durumunda, varsa raporun evraka eklenmesi ve 4721
sayılı Medeni Kanunun 405 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre işlem yapılması için
konunun yetkili vesayet makamına bildirilmesi,

18- Sadece disiplin cezasını gerektirecek mahiyette olan ihbar veya şikâyetin kötü
niyetle yapıldığı veya delillerin uydurulduğu anlaşılan hâllerde ihbar eden veya şikâyetçi
hakkında 2802 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi uyarınca Adalet Bakanlığından izin istenmesi,
suç isnadı niteliğindeki ihbar ve şikâyetler ile ilgili olarak izin istenmeden genel hükümler
uyarınca resen gereğine tevessül olunması,

19- Hâkim ve savcı ile birlikte şikâyet edilip dosyası tefrik edilerek genel hükümler
uyarınca soruşturma yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen şahıslar
hakkındaki evrakın alındığının bildirilmesi, yapılan işlem sonucunun ve akıbetinin
bildirilmesinin istenmemesi hâlinde ise aşaması ve sonucu hakkında Kurula bilgi
verilmemesi,

20- 2802 sayılı Kanunun bu genelgeye konu edilen ilgili maddelerinde geçen “Adalet
Bakanlığı”, “Adalet Bakanı” veya “Ceza İşleri Genel Müdürlüğü” ibarelerinin; Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu, ilgili Daireleri ve Kurul Başkanı olarak değiştiğinin inceleme ve
soruşturmalar sırasında göz önünde tutulması
konularında gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi hususunun Genel Kurulun
30/9/2011 tarihli 261 sayılı kararı ile tüm teşkilata duyurulmasına karar verilmiştir.

*Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 18/09/2013 tarihli ve 624 sayılı kararıyla Genelgenin 18’inci bendinde yer alan
“Kurul” ibaresi, “Adalet Bakanlığı” olarak değiştirilmiştir;

http://www.hsyk.gov.tr/Mevzuat/Genelgel ... LER/16.pdf


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj