Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

SORU VE CEVAPLARLA TÜKETİCİ HUKUKU HAKKINDA BİLGİLER

Bankacılık İşlemleri, Mevduat, Faiz, Banka Kredileri, Kredi Kartları, Banka Kartları, Havale, Tüketici Kredisi, Mortgage, Tüketici Hakları, Tüketici Hakem Heyeti, Tüketici Mahkemeleri...
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre mal Nedir ?

Mesaj gönderen Admin »

TKHK’da gereğince; alış-verişe konu olan taşınır eşya, konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri
gayri maddi mallar, mal kapsamına girmektedir.

Taşınır eşya, özüne zarar vermeden bir yerden başka bir yere taşınabilen nesnelerdir. Örneğin, tüketicinin evinde beslemek amacıyla aldığı evcil hayvan, telefon, mobilya,
bilgisayar, yiyecek, içecek, ilaç vb. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlar, tüketicinin konut amaçlı almış olduğu ev, tatil amaçlı aldığı yazlık, devre mülk gibi taşınmazlardır.
Elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi mallar; bilgisayar programları, kaset, CD gibi ses ya da görüntü içeren araçlardır.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Konut ve Tatil Amaçlı Taşınmaz Mal Satımı Uyuşmazlıkları

Mesaj gönderen Admin »

Konut ve tatil amaçlı taşınmaz mal satımından kaynaklanan uyuşmazlıkların TKHK kapsamında değerlendirilebilmesi için, taşınmazı satan kişinin Kanunun 3. maddesinin (f) bendi kapsamında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişiler olması zorunludur. Bu kapsamda
müteahhitten taşınmaz satın alınması halinde, TKHK hükümleri uyuşmazlığa uygulanabilecekken, oturduğu evi satan bir kişiden satın alınan taşınmaz açısından TKHK hükümleri uyuşmazlığa uygulanamayacaktır.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

İkinci el ürünler TKHK kapsamına girer mi?

Mesaj gönderen Admin »

İkinci el ürünler TKHK kapsamına girmemektedir. Bu nedenle, İkinci el ürünlere ilişkin uyuşmazlıklar genel hükümler çerçevesinde sulh hukuk mahkemelerince çözüme kavuşturulur (20.HD.25.04.2005, E.4338, K.5259).
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Ayıplı Mal Nedir? Ayıp Çeşitleri Nelerdir?

Mesaj gönderen Admin »

TKHK’da ayıplı mal; “ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da
reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik
düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis
veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan
veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar” olarak
tanımlanmaktadır. Buna göre; bir maldaki ayıp, satıcının söylediği ve vaat ettiği vasıflarda
veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki
türde ortaya çıkabilecektir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere 4 çeşit ayıptan bahsedilmektedir.
Bunlar; maddi, hukuki ve ekonomik ayıp ve miktar eksikliğinden kaynaklanan ayıptır.

Maddi ayıp: Bir mal, tüketiciler tarafından belirli bir amaç ile alınmaktadır. Bu
nedenle malın kendisinden beklenen amaçları gerçekleştirecek vasıflara sahip olması gerekir.
Bu amaca eşyanın fiziki yapısındaki bazı eksiklikler nedeniyle ulaşılamaması hallerinde
malda maddi ayıplar bulunduğu varsayılır. Maddi ayıbı “bir eşyada bulunan fiziki eksiklikler”
olarak tanımlayabiliriz. Bir malın yırtık, kırık, lekeli olması, yeni denilen bir otomobilin
kullanılmış olması veya hasarlı olması nedeniyle bazı parçalarının değiştirilmesi ya da tamir
edilmiş bulunması ve bunun söylenmemesi, fayansların çatlaması veya ufalanması gibi
ayıplar maddi ayıplara örnek verilebilir.

Hukuki ayıp: Satılan malda, maddi anlamda bir özür yoktur, mal maddi yönden
eksiksizdir. Ancak alıcının maldan yararlanmasını engelleyen, azaltan veya ortadan kaldıran
hukuki bazı yasaklama ve sınırlamalar söz konusudur. Örneğin satılan malın hukuka aykırı bir
marka taşıması, başkasına ait bir sınai veya telif hakkını ihlal etmesi, satılan bir otomobile
gümrük idaresince el konulması, satılan malın satım sırasında hacizli olması gibi durumlarda
hukuki ayıp vardır.

Ekonomik ayıp: Satılan malın verimi, elde edilecek tasarruf gibi iktisadi vasıflarının
eksik olmasıdır. Örneğin, saatte 160 km hız yaptığı söylenen aracın 110 km’nin üstüne
çıkamaması, aracın tanıtma ve kullanma kılavuzunda belirtilenden daha fazla yakıt yakması,
az miktarda elektrik tükettiği belirtilen aracın çok elektrik tüketmesi, bulaşık makinesinin
bulaşıkları yeteri kadar temizleyememesi, bilgisayarlarda programdaki fonksiyon bozukluğu,
program uyumsuzluğu, kapasite uygunsuzluğu gibi.

Miktar eksikliği: Niteliği etkileyen miktar eksiklikleri TKHK gereğince ayıp olarak
kabul edilmektedir. Miktar eksiklikleri malın ağırlık, hacim, yüzölçümü gibi hususlardaki
eksikliklerdir. Örneğin bir kumaşın veya halının santimetrekaresinde bulunması gereken
ilmek sayısının daha az olması, mutfak için alınan bir dolabın teslim edilmesi gerekenden
daha küçük ölçülerde olması gibi. Ancak, miktar eksikliği malın niteliğini etkilemiyorsa bu
durumda mal ayıplı sayılmaz. Örneğin, 3 metre aldığınız bir kumaşın 2 metre çıkması, 5 kg
aldığınız pirincin 4 kg çıkması gibi. Bu durumda, eksik ifa söz konusudur. Uyuşmazlık,
Borçlar Kanunu’nun 96 maddesi gereğince çözümlenir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Satın Alınan Bir Mal Yerine Başka Bir Malın Teslim Edilmesi

Mesaj gönderen Admin »

Satın alınan bir mal yerine başka bir malın teslim edilmesi ayıplı mal kapsamına girer mi?

Ayıplı maldan söz edilebilmesi için, sözleşmeyle kararlaştırılan malın teslim edilmiş olması, fakat o malda bulunduğu belirtilen vasıfların bulunmaması veya çeşidi ve niteliği
gereği malın taşıması gereken özelliklerin eksik olması gerekir. Satın alınan bir mal yerine başka bir malın verilmesi ayıplı olarak değerlendirilemez. Bu durumda, yanlış ifa söz
konusudur. (11. HD, 5.5.1987, E.949, K.2708; 11.HD, 20.2.1990, E.9372, K.1085).
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

İstenenden Farklı Malın Tüketici Tarafından Kabul Edilmesi

Mesaj gönderen Admin »

Satın alınan mal yerine başka bir mal teslim edilmiş ve bu mal tüketici tarafından kabul edilmiş ise tüketici seçimlik haklardan yararlanabilir mi?

Tüketiciye almış olduğu mal yerine başka bir mal teslim edilmiş ve bu mal da tüketici tarafından kabul edilmiş ise, malın ayıplı çıkması durumunda tüketici TKHK’da belirtilen
haklarından yararlanabilir.

Örneğin, altın kolye alan tüketiciye gümüş kolye verilmiş ve tüketici bu kolyeyi kabul etmişse, gümüş kolyenin ayıplı çıkması durumunda tüketici TKHK’nun 4. maddesi gereğince
seçimlik haklarını kullanabilecektir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Maldaki ayıptan sorumlu tutmanın maddi koşulları nelerdir?

Mesaj gönderen Admin »

Bir malın ayıplı çıkması durumunda maldaki ayıptan sorumlu tutmanın maddi koşulların mevcut olup olmadığına bakılmalıdır. Bu koşullar; ortada ayıp sayılan eksikliğin olması, ardından maldaki eksikliğin önemli olması ve ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda varolması, tüketicinin ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması olarak
sayılabilir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Ayıplı bir mal karşısında tüketicinin hakları nelerdir?

Mesaj gönderen Admin »

Ayıplı bir mal karşısında tüketicinin hakları nelerdir? Tüketici seçimlik hakları ile tazminat isteme hakkını kimlere karşı kullanabilir?

Almış olduğu malın ayıplı çıkması durumunda tüketici, aşağıda yer alan haklardan birini kullanabilir.
(1) Bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme,
(2) Malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi,
(3) Ücretsiz onarım isteme,
(4) Ayıp oranında bedel indirimi.

Tüketici bu haklarının yerine getirilmesini imalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre kredi verenden talep edebilir. Ancak ayıplı mal ölüm ve/veya yaralanmaya yol açtıysa ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olduysa, tüketici, ayıplı malın vermiş olduğu zararların tazminini sadece imalatçı-üreticiden isteyebilir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Ayıplı malın vermiş olduğu zararlarda sorumluluk kime aittir

Mesaj gönderen Admin »

Ayıplı malın vermiş olduğu zararlar konusunda tüketicinin ve imalatçı üretici sorumluluğu nedir?

Ayıplı bir malın, bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına ya da başka bir malın zarar görmesine sebep olması halinde imalatçı/üretici doğan zararı, kusuru aranmaksızın tazmin etmekle yükümlüdür. Başka bir deyişle imalatçı/üretici, üretmiş olduğu malın sebep olduğu zararı tazmin etmek zorundadır. Zarar görenin sorumluluğu ise, malın ayıbını, uğradığı zararı ve ayıp ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmektir. Zarar gören bunu ispat edemezse, ortaya çıkan zarardan dolayı tazminat alamayacaktır.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

İmalatçı ayıplı malın zararı sorumluluğundan kurtulabilir mi

Mesaj gönderen Admin »

İmalatçı/üretici ayıplı malın neden olduğu zarara ilişkin sorumluluktan kurtulabilir mi?

İmalatçı/üretici aşağıdaki durumlardan birini ispatladığı taktirde malın sebep olduğu zarardan sorumlu tutulamaz:

a) Malı piyasaya sürmemiş olması.
b) Malın, satılmak gayesiyle veya ticari faaliyetlerin seyri sırasında üretilmemiş
olması.
c) Tüm hal ve şartlar göz önünde bulundurulduğunda, zarara sebep olan ayıbın, mal
piyasaya sürüldüğünde mevcut olmaması.
d) Malın teknik düzenlemesinin ayıba neden olması.
e) Mal piyasaya sürüldüğünde mevcut bulunan bilimsel ve teknolojik bilgilerin,
ayıbın varlığının bilinmesine imkan vermemesi.

Ayrıca nihai malın tasarımı ya da bu malın imalatçı/üreticisinin talimatı sebebiyle, bütünü oluşturan parçalardan birinin imalatçı/üreticisi, o malın ayıbından sorumlu değildir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj