Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

SORU VE CEVAPLARLA TÜKETİCİ HUKUKU HAKKINDA BİLGİLER

Bankacılık İşlemleri, Mevduat, Faiz, Banka Kredileri, Kredi Kartları, Banka Kartları, Havale, Tüketici Kredisi, Mortgage, Tüketici Hakları, Tüketici Hakem Heyeti, Tüketici Mahkemeleri...
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Hakem heyetinde vekille temsil edilen kişinin haklı çıkması.

Mesaj gönderen Admin »

Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine vekil marifetiyle yapılan başvurularda lehine karar çıkan taraf vekalet ücretini karşı taraftan talep edebilir mi?

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na göre avukatlık ücretine sadece mahkemelerce karar verilebilmektedir. Bu nedenle, TSHH tarafından vekalet ücreti belirlenemez ve lehine karar çıkan taraf vekalet ücretini karşı taraftan talep edemez.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Hakem Heyetleri faizi ile birlikte para iadesine karar vereb

Mesaj gönderen Admin »

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri faizi ile birlikte para iadesine karar verebilir mi?

Malın veya hizmetin ayıplı çıkması durumunda tüketici, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. Maddesi uyarınca 30 gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmek zorundadır.

Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
Eğer tüketicinin paranın zaman değerinden kaynaklanan bir kaybı varsa ödemiş olduğu bedeli yasal faiziyle beraber isteme hakkına sahiptir.

Dolayısıyla, Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri bu yönde bir karar verebilir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Bilirkişi tespitinde aranacak kriterler nelerdir?

Mesaj gönderen Admin »

Bilirkişi tespitinde aranacak kriterler nelerdir?

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin inceleme şeklini düzenleyen 19’uncu maddesinde, bağlayıcı olmayan hakem heyeti kararları için bir, bağlayıcı hakem heyeti kararları için birden fazla bilirkişi görevlendirilebileceği ifade edilmiştir.

Bilirkişi tespitinde aranacak kriterler Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 275’inci maddesinde belirlenmiştir. Bu maddeye göre, mahkeme (ki burada Hekem Heyetidir.) çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vermesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, aynı maddede hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceği ifade edilmektedir. Buna göre, Hakem Heyetlerinin Kararlarına ilişkin genel hususlarda bilirkişi dinlenemeyeceği açıktır.

Yine aynı Kanunun 276. maddesinde ise "Ehlivukuf, iki taraf ittifak edemedikleri halde tahkikat hakimi tarafından intihap olunur. Mesaili mahsusada rey ve mütalaalarını beyan etmek için Hükümet tarafından müntahap ehlivukuf varsa ehlivukufun bunlar arasından intihabı lazımdır. Yalnız bir kişi ehlivukuf intihap edilebilir. Üçten ziyade intihap olunamaz." 278. maddesinde "Malûmatına müracaat edilecek hususu bilmeksizin sanatını icra etmesi kabil olmayan ve alenen icrayı sanat eden kimseler o husus hakkında ehlivukufluğu kabule mecburdurlar." şeklinde belirlenmiştir.

Hakem Heyetleri bilirkişi tayin ederken yukarıdaki kriterler ışığında konusunda uzman olan ve uyuşmazlık konusunun tarafları ile herhangi bir bağlantısı olmayan kişileri görevlendirmelidir.

Yetkili servis istasyonlarına ait usul ve esaslar TSE Başkanlığı tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulan ilgili Hizmet Yeri Standardları ile belirlenmektedir. Servislerde bulunması gereken teknik personelin özellikleri de bu standardlar vasıtasıyla ifade edilmektedir. Bu nedenle, herhangi bir ürünle ilgili uyuşmazlık için bilirkişi atanması halinde, ürüne ait servis standardında belirtilen özelliklere sahip kişilerin seçilmesinin daha uygun olacağı açıktır.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Hakem Heyetlerinde Kanıt ve İspat Yükü ve Deliller...

Mesaj gönderen Admin »

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri kararların da kanıt ve ispat ile ilgili hangi hususlara dikkat edilmelidir.

Bir olgunun varlığı veya yokluğu hususunda karar merciinin ikna edilmesine ispat denir.

İspata ilişkin genel hüküm Medeni Kanunun 6’ncı maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.

İspat külfeti ile ilgili olarak bazı özel olgular vardır.

a) Hakim önünde ikrar edilen (taraflardan birinin diğerinin sözlerini doğrulaması) olguların ispatı gerekmez.

b) Hayatın normal akışına uygun olguların da ispatı gerekmez.

Örneğin, genel temayüllere göre ve anlaşılarak bir satış yapılmış ve anlaşmaya göre önce tüketicinin parayı vermesi ürünün ise daha sonra teslimi gerekmesine rağmen satıcı parayı almadan malı verdiğini iddia ediyorsa, parayı almadan malı tüketiciye verdiğinin ispatı satıcıya aittir.

c) Herkes tarafından bilinen olguların da ispatı gerekmez.

d) İddiasını resmi sicil, belge ve senetlerle kanıtlayan, yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılır.

e) Eğer Kanun ispat yükünü özel olarak bir tarafa yüklemişse buna uyulur.

Örneğin, 4077 sayılı Kanunda yapılan ispat yüküne dair özel düzenlemeler dışında kalan hususlarda ispat yükü Kanunun 30’uncu maddesi gereğince, genel hükümlere tabiidir.
Kanunumuzda ispat külfetini satıcı/sağlayıcıya yüklediği bazı özel hükümler vardır.

» 6 ncı maddenin V bendinde, bir satıcı veya sağlayıcı bir şartın (genel işlem şartının) münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa bunu ispatla yükümlüdür.

» Kapıdan satış hükümlerine göre düzenlenmiş bir sözleşmenin ve malın tüketiciye teslim edildiğinin ispatı satıcıya aittir.

» Mesafeli satış hükümlerinde de bu yükümlülük geçerlidir.

» Yine mesafeli satışlarda satıcı – sağlayıcı elektronik ortamda tüketiciye teslim edilen gayri maddi malların veya sunulan hizmetlerin teslimatının ayıpsız olarak yapıldığını ispatla yükümlüdür. Madde 9 /A – IV

» Ayrıca 16/V maddesine göre reklam veren reklam veya ilanda yer alan somut iddiaları ispatla yükümlüdür.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Hakem Heyetleri taraflardan yemin etmesini isteyebilir mi?

Mesaj gönderen Admin »

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri taraflardan yemin etmesini isteyebilir mi?

1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 511. maddesinde, basit usulü muhakemeye tabi olan hallerde bu kanunun mevaddı sabıka ahkamına muhalif olmayan alelade usulü muhakeme kaideleri de tatbik olunur, denilmektedir.

Genel anlamıyla yemin, bir vakıanın doğruluğunu mahkeme önünde kanunun tayin ettiği şekilde beyan ve tasdik etmektir. Başka bir deyişle, yemin sadece mahkemede hakim tarafından istenir.

TKHK ve Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında TSHH’nin tarafları dinleyebilmesi ve bilirkişi atayabilmesi öngörülmektedir. TSHH’nin işlevi ve çalışma usul ve yöntemleri ve yargısal sistemdeki yemin edilmesine ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında TSHH’nin yemin edilmesini isteyemeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu çerçevede TSHH, uyuşmazlık konusunun çözümlenmesinde taraflardan yemin edilmesini isteyemez.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Hakem Heyetine yapılan başvuru zamanaşımını keser mi?

Mesaj gönderen Admin »

Tüketici Sorunları Hakem Heyetine yapılan başvuru zamanaşımını keser mi?

Borçlar Kanunu’nun 133 üncü maddesinde “Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmiş olur:

1 - Borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği takdirde.

2 - Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde.”

hükmü yer almaktadır.

Diğer yandan Yargıtay içtihatlarına göre, hakeme başvurmak zaman aşımını kesen sebeplerden birisidir.

Bu nedenle, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine yapılan başvurular zamanaşımını keseceğinin kabulü gerekir.

(13 üncü Hukuk Dairesinin 06.05.2002 tarih, E:2002/2803 esas nolu, K:2002/5178 nolu kararı ile 11.04.2002 tarih, E:2002/2063 esas nolu, K:2002/3990 nolu kararı ve 15.04.2002 tarih, E:2002/1534 esas nolu, K:2002/4099 sayılı kararları)
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Hakem Heyetleri kararlarında dikkat edilmesi gereken hususla

Mesaj gönderen Admin »

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri kararlarında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Hakem Heyetleri Öncelikle Medeni Kanunun 2 nci maddesi “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bu hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmüne dikkat etmeli ve tüm faaliyetlerinde bu hükme uygun işlem yapmalıdır.

Toplantıda görüşülen konular ve alınan kararlar en az iki nüsha olarak, toplantı sırasında tutanakla tespit edilir. Tutanak, başkan ve toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanır. Bu nüshalardan biri dosyasında muhafaza edilir, diğeri ise sayfaları müteselsil sıra numaralı karar defterine yapıştırılarak il müdürlüğü veya kaymakamlık mührü ile köşelerinden mühürlenir.

Karar tutanağında olması gereken hususlar:

a) İstemin özeti,

b) Yapılan inceleme,

c) Alınan karar ile dayandırıldığı mevzuat hükümleri ve deliller.

Kararlar, alındığı tarihten itibaren beş gün içinde taraflara yazılı olarak bildirilir.

Hakem heyetlerince alınan kararların taraf ve sonuçlarını gösterir listeler, illerde il müdürlüklerinde, ilçelerde kaymakamlıklarda duyuru panolarında aylık olarak ilan edilir.

Raportörün önemli görevlerinden biri de uyuşmazlığa ilişkin raporun hazırlanmasıdır. Bu nedenle raportör heyetin karar vermesine yönelik bir üslup ve tarafsızlıkla raporu hazırlamalıdır.

Kararda satıcı firma unvanı açık olmalıdır. Aksi halde aktif dava ehliyeti olmayan yani davaya taraf olmayan birine dava açılmış gibi olur.

Tüketicinin dilekçesinde neyi talep ettiği belirtilmelidir. Örneğin malın bedelinin iadesi, değiştirilmesi vb.

Kararlar tam ve açık olmalıdır. “tüketicinin talebinin kabulüne” vb. ifadeler uygun değildir. Tüketici ne istemiştir. Heyet neye hükmetmiştir. Açıkça belirtilmelidir.

Bilirkişi raporlarının gereken özende hazırlanması lazımdır. Örneğin, uyuşmazlığa konu olan bir ayakkabı için hazırlanan raporda, ayakkabının kısa süreli kullanım sonucunda bollaştığının ifade edilmesi uygun değildir. Bilirkişi raporunda, görülen aksaklığın yanı sıra bu aksaklığın sebebinin de açıklıkla belirtilmesi gerekir.

Raporda bilirkişinin unvanı ve vasfı yazılmalıdır.

Raporlarda karar unsurları açıkça yazılmalıdır.

Tebligatların posta marifeti ile yapılması halinde, adi posta yerine iadeli taahhütlü mektup yöntemi kullanılmalıdır.

Taraflar vekil vasıtasıyla temsil edilmişse tebligatların da vekile yapılması gerekir.Bu durumda tebligat asile yapılmamalıdır.

Tüketici şikayetinde, onarım hakkını kullanmayı talep ederek başvuruda bulunmuşsa ve hakem heyeti de malın onarılarak tüketiciye iadesine karar verilmişse, tamir süresi belirtilmelidir. Örneğin 10 gün içinde tamir edilerek tüketiciye teslim edilmesi, arızanın giderilememesi halinde malın iade edilmesine, şeklinde karar verilmelidir.
Tüketici ile satıcı sulh olduklarını bildirdiklerinde “sulh’un kabulüne” gibi bir ifade kullanılmamalıdır. Eğer satıcı/sağlayıcı daha sonra gereğini yapacaklarını ifade ederlerse makul bir süre verilmeli ve sulh un yerine gelip gelmediği kontrol edilmelidir.

Eğer Hakem heyetine sulhun gereklerinin yerine geldiğine dair bir yazı sunulursa hakem heyeti “bu konuda karar verilmesi gerek bulunmadığına” dair karar verilmelidir. Aksi halde heyet elindeki bilgilerle bir karar vermelidir.

Hakem heyeti gerek gördüğünde tarafları dinlemeli ve taraflara kendini ifade etme hakkı vermeli, heyet gerek gördüğünde bağlayıcı olmayan kararlar için bir, bağlayıcı olan kararları için ise birden fazla bilirkişiye başvurmalıdır.

Kararlara itiraz halinde kararın taraflara tebliğ edilme tarihi önem taşır. Bu nedenle, Tebliğ tarihinin karara işlenmesi gerekir.

Hakem heyeti ve raportör iptali istenen sözleşmeyi öncelikle usul yönünden incelemeli sözleşmede usule bir eksiklik yoksa esasa geçmelidir. Yani şikayete konu ayıbın satış anında var olup olmadığı veya kullanım sonucu oluşup oluşmadığını tespit etmelidir.

Hakem heyetleri görevlerine girmeyen konularda karar veremez. Hakem heyetleri görevli olmadıkları bir konuda karar verir ise kararın ifa kabiliyeti yoktur.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Bilirkişi ücretleri kim tarafından karşılanır?

Mesaj gönderen Admin »

Tüketicilerin, tüketici örgütlerinin ve Bakanlığın Tüketici Mahkemesi nezdinde açacakları davalarda resim ve harç adı altında bir ödeme yapılması istenebilir mi? Bilirkişi ücretleri kim tarafından karşılanır?

1- Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.

2- Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri, 29 uncu maddeye göre bütçede öngörülen ödenekten Bakanlıkça karşılanır.

3- Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir kaydedilir.

Bakanlık ve tüketici örgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde bu Kanunun ihlali nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilirler.

Örneğin Bakanlık, bir bankanın tüketicilerine sunduğu kredi kartı sözleşmesinde yer alan ve uygulanması halinde tüketicileri mağdur etmesi muhtemel bir takım şartların kaldırılması, sözleşme hükümlerinin uygulanmasının durdurulması için dava açabilir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Ayıplı Malın Seri Üretiminin Durdurulması ve Toplatılması...

Mesaj gönderen Admin »

Ayıplı bir seri malın üretiminin ve satışının durdurulması ile malın toplatılması süreci nasıl işlemektedir?

Ayıplı Malda Dava

Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri dava açmaya yetkilidir.

Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda şu talepler dava edilebilir:

1- Ayıplı seri malın üretiminin durdurulması için dava açabilir.

2- Satışının durdurulması için dava açabilir.

3- Satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için dava açabilir.

Malın Satışının Durdurulması ve Malın Toplatılması

a- Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi halinde, malın satışı geçici olarak durdurulur.

b- Mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç üç ay içinde malın ayıbının ortadan kaldırılması için üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı firma uyarılır.

c- Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkânsız olması halinde mal, üretici-imalatçı ve/veya ithalatçı tarafından toplanır veya toplattırılır.

d- Toplatılan mallar taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir.

Ayıplı malları satın alan tüketicilerin uğradıkları maddî ve manevî zararlar nedeniyle dava açma hakları saklıdır.

Örneğin, aynı cins, marka ve model araçları satın alan tüketicilerden gelen şikayetlerin, bu bir seri aracın fren sisteminde arıza yaşandığını göstermesi halinde, Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütlerinden biri Tüketici Mahkemesine başvuruda bulunarak, bu araçların üretiminin ve satışının durdurulmasını ve satış amacıyla elinde bulunduran, bayi, acente veya yetkili satıcıların elinden toplatılmasını talep ederler.

Mahkeme bu bir seri aracın ayıplı olduğuna karar verirse,

» Başvuruya konu olan cins, marka ve model araçlardan aynı seriden olanlarının satışı geçici olarak durdurulur.

» Mahkeme kararının tebliği tarihinden itibaren 3 ay içinde ayıbın giderilmesi için imalatçı ve/veya ithalatçı firma uyarılır.

» Araçlardaki arıza giderilemiyorsa, söz konusu araçlar, imalatçı veya ithalatçı tarafından toplanır veya toplattırılır.

» Toplanan araçlar risklerine göre kısmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Olduklarından Farklı Görünen Malların üretilmesi ve satılmas

Mesaj gönderen Admin »

Olduklarından Farklı Görünen Malların üretilmesi ve satılması ile durumunda tüketicilerin hakları nelerdir?

Gıda ürünü olmamalarına rağmen, sahip oldukları şekil, koku, görünüm, ambalaj, etiket, hacim veya boyutları nedeniyle olduklarından farklı görünen ve bu sebeple de tüketiciler tarafından gıda ürünleriyle karıştırılarak tüketicilerin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atan malların üretilmesi, pazarlanması, ithalatı ve ihracatı yasaktır.

Mal piyasaya sürülmüşse, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri uygulanır.

Olduğundan farklı görünen malı satın alan tüketicilerin uğradıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle dava açma hakları saklıdır.

Örneğin, tüketicinin satın aldığı mum; şekil, koku, ebat ve renk itibariyle elmaya benzemektedir. Tüketicinin, diğer meyvelerin yanına koyduğu elma şeklindeki mumu, evin küçük çocuğunun elma sanarak yemesi sonucunda çocuğun rahatsızlandığını ve tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldığını düşünelim.

Bu mağduriyete konu olan ürün, olduklarından farklı görünen ve bu sebeple de tüketiciler tarafından gıda ürünleriyle karıştırılarak tüketicilerin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atan bir ürün olarak değerlendirilmelidir.

Tüketici, çocuğunun rahatsızlanması sebebiyle uğradığı tüm maddi ve manevi zararı tazmin etmek üzere dava açabilir.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj