İDARELER İCRA DAİRESİNE BAŞ VURMAKSIZIN MAHKEME KARARINI RESEN UYGULAYAMAZ

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 22600
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

İDARELER İCRA DAİRESİNE BAŞ VURMAKSIZIN MAHKEME KARARINI RESEN UYGULAYAMAZ

Mesaj gönderen teoman » 07 Tem 2019 00:13

T.C.
DANIŞTAY
14.DAİRE BAŞKANLIĞI
ESAS NO: 2015/1963
KARAR NO: 2018/4297
KARAR TARİHİ: 31/05/2018

>İDARELER İCRA DAİRESİNE BAŞ VURMAKSIZIN MAHKEME KARARINI RESEN UYGULAYAMAZ.


ÖZET: Adli yargı mahkemelerince verilen kararların ilgililerince uygulanmaması üzerine, Mahkeme ilamı lehine olan tarafın icra dairesine başvurarak takip talebinde bulunmak suretiyle karar gereğinin yerine getirilmesini sağlayabileceği, bu kararda taraflardan birisinin idare olmasının karar icrasının doğrudan idarece yapılabilmesi sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla karar gereğinin idarece resen uygulanamayacağı, ilamın icrasının icra daireleri aracılığıyla yerine getirilmesi gerektiği hakkında.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, işin gereği görüşüldü:


Dava; Antalya İli, Kemer İlçesi, Ulupınar Köyü, … parselde bulunan hazineye ait orman vasıflı taşınmaz üzerindeki yapıların, Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2009 günlü, E:2000/168, K2009/409 sayılı ilamına dayalı olarak 30 gün içerisinde yıkılarak söz konusu alanın boşaltılması gerektiğine, aksi halde bu işlemlerin Orman İşletme Şefliği ve kolluk kuvveti ile yapılacağına ilişkin 28.05.2013 günlü, 678 sayılı Antalya Orman İşletme Müdürlüğü, Ulupınar Orman İşletme Şefliği işlemi ile yapının mühürlenmesine ilişkin 02/12/2013 günlü işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; davacının orman parseli olarak Hazine adına tescilli bir alandan tahliyesine ve işyerinin mühürlenmesine yönelik işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar, bir kısım davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2004 sayılı İcra İflas Kanunun 26. maddesinde; taşınmazın tahliyesi ve teslimi başlığı altında “Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra müdürü 24’üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder. Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 30. maddesinde bir işin yapılmasına dair olan ilamların icrası başlığı altında “Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24’üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder. Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazım gelen masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen İcra İflas Kanunu hükümlerine göre adli yargı yerlerince verilen mahkeme kararının taraflara tebliği üzerine mahkeme ilamı lehine olan tarafça herhangi bir icra dairesine başvurularak takip talebinde bulunulması, icra dairesince bu konuda bir icra emri düzenlenerek bunun karşı tarafa gönderilmesi, icra emrinde ilamın gereğinin belli bir süre içinde yerine getirilmesi, aksi halde ilam hükmünün icra müdürlüğünce zorla icra edileceğinin bildirilmesi, verilen süre içinde ilam hükmü yerine getirilmez ise ilam hükmünün icra müdürlüğünce zorla icra edilmesi gerekmektedir.

Dosyasının incelenmesinden; Antalya İli, Kemer İlçesi, Ulupınar Köyü, Çıralı Mahallesi, . parsel sayılı taşınmaz içinde kalan tesis ile ilgili olarak Hazine tarafından ., . , . , . , . ve . mirasçıları . ile . aleyhine fuzulen işgal iddiası ile “elatmanın önlenmesi ve kal” davası açıldığı, bu davada Orman Genel Müdürlüğünün Hazine yanında müdahil olarak yer aldığı, davanın Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.06.2009 günlü, E:2000/168, K:2009/409 sayılı kararı ile Hazine lehine sonuçlandığı ve . parseldeki haksız müdahalenin meni ile yapılar nedeniyle kal kararı verildiği ve kararın 30.05.2011 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine 02/12/2013 günlü tutanak ile tesisin mühürlenerek içindeki eşyaların yediemin sıfatıyla .’a bırakıldığı, sonrasında davalı idarenin 28/05/2013 tarih ve 678 sayılı, . adına tesis edilen tebligat konulu işleminde “orman nitelikli taşınmazda bulunan yapıların Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2009 günlü, 2000/168 Esas, 2009/409 sayılı kararı gereğince 30 gün içinde boşaltılması gerektiği, boşaltma ve yıkım kararı verilen yerlerin eski haline getirilmediği takdirde mahkeme kararının idare personeli ve kolluk kuvveti ile yapılacağı ve harcanacak giderlerin tahsil edileceğinin” belirtildiği ve tesisin işletmecilerinden olan davacılar tarafından bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; adli yargı mahkemelerince verilen kararların ilgililerince uygulanmaması üzerine Mahkeme ilamı lehine olan tarafın icra dairesine başvurarak takip talebinde bulunmak suretiyle karar gereğinin yerine getirilmesini sağlayabileceği, bu kararda taraflardan birisinin idare olmasının karar icrasının doğrudan idarece yapılabilmesi sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla karar gereğinin idarece resen uygulanamayacağı, ilamın icrasının icra daireleri aracılığıyla yerine getirilmesi gerekmekte olup, dava konusu yazıda ise bu duruma aykırı olarak adli yargı kararının davada taraf olmayan ve müdahil olarak yer alan Orman Genel Müdürlüğünce ilgililere ihtar ve icrai nitelikli işlem ile uygulanması yoluna gidildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde ve aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; Antalya 2. İdare Mahkemesinin 16/10/2014 günlü, E:2014/199, K:2014/1358 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 31/05/2018 tarihinde oy birliği ile karar


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla