Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

İDARENİN GÖREVDEN ALMA YETKİSİNİN KAMU YARARI VE HİZMET GEREKLERİYLE SINIRLI OLDUĞU, İDARENİN TAKDİR YETKİSİNİN SINIRI

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

İDARENİN GÖREVDEN ALMA YETKİSİNİN KAMU YARARI VE HİZMET GEREKLERİYLE SINIRLI OLDUĞU, İDARENİN TAKDİR YETKİSİNİN SINIRI

Mesaj gönderen Admin »

DANIŞTAY 2. DAİRESİ
Esas: 2020/1124
Karar: 2020/3558


İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; ………. Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, ……… Üniversitesi …. Meslek Yüksekokuluna Yüksekokul Sekreteri olarak atanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü gerektiği; bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı, üniversite daire başkanlığı görevinin sınavla atanılan ve dolayısıyla kazanılmış hak mahiyetinde bir görev de olmadığı ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davacının üniversite daire başkanlığına devam etmesi durumunda kamu hizmetinin verimli ve etkili sunulmasında eşgüdümün sağlanması ve devamının mümkün olamayacağı; dolayısıyla davacının daire başkanlığı görevine devam etmesinin davalı idarenin ifa etmekte olduğu kamu hizmetini sekteye uğratacağının anlaşılması nedeniyle dava konusu işlemin hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı; öte yandan, her ne kadar davacı tarafça, dava konusu işlem nedeniyle kazanılmış hak aylık ve derecelerinden mahrum kalınacağı iddia edilmiş ise de; davacının kazanılmış hak aylık ve derecesinin korunmuş olduğu, davacının uğradığını iddia ettiği maddi kaybın ise kazanılmış hak ve aylık derecesi nedeniyle değil, üniversite daire başkanlığı kadrosuna özgü ödemelerden kaynaklandığı ve 657 sayılı Kanun’a tabi görevlerde iken bulundukları kadrolardan diğer kadrolara naklen atananların kazanılmış hak derecelerinin korunması gerektiği belirtilmiş olmakla birlikte, anılan kamu görevlilerinin eski görevlerinin ek göstergesine sahip bir göreve atama zorunluluğuna ilişkin bir hükme yer verilmediği anlaşıldığından davacı tarafın bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; davacının istinaf başvurusunun kesin olarak reddine hükmedilmiş, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla; 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak verilen karara karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle, anılan Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26/09/2019 günlü, E:2019/2487, K:2019/4504 sayılı kararıyla; davacının, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında, daire başkanı olarak görev yapması nedeniyle, Bölge İdare Mahkemesince verilen karara karşı temyiz yolunun açık olduğu gerekçesiyle İstinaf Mahkemesinin temyiz isteminin reddi yolunda verdiği karar bozulmuş, bozma kararı üzerine … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesince dava dosyası, temyiz isteminin esastan incelenebilmesi için Dairemize gönderilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlem ile davacının cezalandırılmaya ve istifaya zorlanmaya çalışılmasının sebebinin, rektörün kendi eşini kurumlararası naklen atama yolu ile ……….. Üniversitesine ataması ve bu atamanın ulusal medyada gündem konusu olarak yoğun eleştiriye maruz kalması olduğu, bu gündemin faturasının kin ve garez güdülerek, görevlendirme işlemleri ve dava konusu atama işlemi ile davacıya yansıtılmaya çalışıldığı, işlemin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68, 72 ve 76. maddeleri ile 2547 sayılı Kanun’un 52/a maddesine aykırı olduğu, tenzili rütbe şeklinde cezalandırma uygulanmak suretiyle atandığı, …… Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünün, yüksekokul sekreteri atanmasına ilişkin rektörlüğe yaptığı bir öneri ve talep olmadığı, öneri ve teklifin 2547 sayılı Kanun’un 52/a bendine aykırı olarak, Personel Daire Başkanlığı tarafından yapıldığı, kazanılmış aylık derecesinden dava konusu atama ile mahrum kaldığı, ……. ve …l ilçesi arasındaki mesafenin yaklaşık 80 km olduğu, söz konusu işlemin, davacının aile birliğine, huzuruna ve ailenin ekonomik bütünlüğüne zarar verdiği ve kamu yararı gözetilmeksizin tesis edildiği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından, her iki görevin de genel idare hizmetleri sınıfında olduğu, her iki unvanın kadro derecesinin aynı olduğu ve davacının kazanılmış hak aylığının korunduğu, davacının Yönetim Kurulu Kararı ile Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına atandığı, yine aynı yol ile Yüksekokul Sekreteri kadrosuna atamasının yapıldığı, 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ve 68. maddesinin (b) bendinin son fıkrasındaki düzenlemeler ışığında davacının yürüttüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı görevine ait ek göstergenin kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu hususun Danıştay kararlarında da yer aldığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hizmetin korunması, kamu görevinin etkin ve güvenilir biçimde devamının sağlanması yönünden dava konusu işlemin tesis edildiği, 28/05/2018 günlü, 19 toplantı sayılı Yönetim Kurulu Kararında atama işleminin gerekçesinin somut ve gerçek biçimde açıklandığı, davacının aynı görev ve kadroda yer alma isteğinin kabul edilebilir nitelikte olmadığı, tüm yasal ve yönetsel düzenlemeler, yargı kararları ve hizmet gerekleri yönünden idareye tanınan takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından verilen 03/06/2020 günlü, E:2020/2286, K:2020/2202 sayılı gönderme kararı ile Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY : ……. Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, ……… Üniversitesi …. Meslek Yüksekokuluna Yüksekokul Sekreteri olarak atanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Atamalar” başlıklı 52. maddesinin (a) bendinde; “Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı, üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır” hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi” başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden, kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, ancak bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, anılan yetkinin, belirtilen ilkeler gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun, dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinden; uyuşmazlık konusu olayda, davalı idare tarafından, … günlü, … toplantı sayılı Yönetim Kurulu Kararında, ”28/12/2016’da Öğrenci İşleri Daire Başkanı olarak atanan ve Genel Sekreter Yardımcısı olarak görevlendirilen davacının, görev yaptığı süre içerisinde yönetim ile uyumsuz çalışmaya başlaması ve hakkında açılan farklı disiplin soruşturmaları bulunması sebebiyle görev yerinin değiştirildiği, görev yerlerinde de kendisine verilen görev ve sorumlulukları ihmal ettiği gerekçesiyle daire başkanlığı görevini sürdürmesinin mümkün olmadığı…” yönünde yer alan değerlendirme neticesinde dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmüş ise de; …… Üniversitesine bağlı ….. Yüksekokulunda Yüksekokul Sekreteri olarak görev yaparken, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-a maddesi uyarınca “Uyarma” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ……… Üniversitesi Rektörlüğünün … günlü, …sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada, …İdare Mahkemesinin … gün, E:… ve K:… sayılı kararı ile “Olayda, her ne kadar davacıya, … Meslek Yüksekokulu ve … Meslek Yüksekokuluna yapılan görevlendirmeleri kapsamında hazırladığı fizibilite raporlarının ciddiyetten uzak ve özensiz olduğu gerekçesiyle uyarma cezası verilmiş ise de, disiplin cezasına konu görevin davacının görev tanımına uymadığı, yapılan görevlendirme kapsamında istenilen fizibilite raporlarının şablonunun ve hangi kriterlere göre hazırlanması gerektiğinin belirtilmediği, yine de davacının elinden geldiği ve bilgisi elverdiği ölçüde çalışmasını yaparak verilen süre içerisinde istenen fizibilite raporlarını hazırlayarak idareye sunduğu, nitekim bu hususların davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan soruşturma raporlarında da açıkça belirtildiği, soruşturmacının hazırladığı 04/04/2018 tarihli soruşturma raporunda ve 17/05/2018 tarihli ek soruşturma raporunda davacıya ceza verilmemesi gerektiği yönünde teklifte bulunulmasına ve davalı idarenin soruşturma raporundaki teklifle bağlı olmamasına rağmen; davalı idarenin, yeniden rapor hazırlaması için soruşturma dosyasını iki defa soruşturmacıya iade ettiği, soruşturmacının soruşturmadan çekilme istemini de kabul etmediği, soruşturmacıyı davacı hakkında disiplin cezası teklif etmesi için adeta zorladığı, bu haliyle davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulmadığı anlaşıldığından, davacıya uyarma cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… ve K:… sayılı karar ile reddedilerek kesinleştiği, yine davacının, …….. Üniversitesi … Meslek Yüksek Okulunda Yüksekokul Sekreteri olarak görev yapmakta iken, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-d maddesi uyarınca “Kınama” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …… Üniversitesi Rektörlüğünün … günlü, …sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… ve K:… sayılı kararı ile; “Olayda, öncelikle her ne kadar soruşturma raporunda davacının yetkisiz tahsilatta bulunduğundan bahsedilmişse de davacının fiilinin yetkisiz bir şekilde kamu adına tahsilatta bulunma fiili değil, yine 5018 sayılı Kanun’un 72.maddesi uyarınca ilgilisi hakkında idari işlem yapılacağı belirtilen, yetkisiz bağış toplanması fiili kapsamında sayılabilecek nitelikte bir fiil olduğu görülmüş olup, davacının söz konusu parayı/bağışı iyi niyetli olarak ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım etme amacıyla aldığı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere dağıttığı anlaşılmakla beraber, bir kamu görevlisi olarak, kamu görevi ifa ederken yapılan söz konusu bağışın, davacının kamu görevlisi olmasına ve idari bir makamda bulunmasına binaen ve fakat herhangi bir şahsi menfaat saiki olmaksızın, eğitim kamu hizmetiyle ilişkilendirilerek yapıldığı, bu sebeple davacının, söz konusu bağışın, ilgili mevzuat uyarınca, görev yaptığı kurum tarafından belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılmasını temin etmesi gerekirken, doğrudan söz konusu bağışı kabul etmesi sebebiyle yetkisiz bağış toplama fiiinin sübut bulduğu, ancak söz konusu fiili hizmet dışında değil hizmet içinde gerçekleştirmiş olması ve bu fiiliyle, görev yaptığı kurum tarafından bağış kabul edilmesi hususunda belirlenmiş usul ve esaslara aykırı hareket ettiği anlaşıldığından, davacının söz konusu fiili tipiklik unsuru bakımından, 657 sayılı Kanun’un 125/B maddesinde sayılan fiillerden olmamasına rağmen, aynı Kanunun 125/B-d maddesine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde, konu unsuru bakımından, hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, ceza zamanaşımı süresi içinde, davacının yukarıda nitelemesi yapılan söz konusu fiiline, tipiklik bakımından uygun olan Kanun maddesine dayanılması suretiyle yeni bir disiplin cezası tesis edilebilmesi davalı idarenin takdirindedir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvursunun, …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, öte yandan, davacı tarafından kendisine mobbing uygulandığından bahisle maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık olmak üzere 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacıya geçici görevlendirmeleri kapsamında geçici görev yolluğu ödenmediğinden, davacının 1,000,00-TL maddi tazminat isteminin kabulü; davacının ifa ettiği kamu görevinin niteliği ve davacı ile davalı idare arasında yaşanan ve yargıya intikal eden ve etmeyen hukuki süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece davacıya belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan işlemler tesis edildiği, sürekli yerinin değiştirildiği, davacının yersiz soruşturmalara maruz bırakılıp haksız disiplin cezaları verildiği, bu haliyle davacıya manevi taciz (mobbing) uygulandığı, bu durumun ise davacıyı manevi olarak elem ve kedere uğrattığı ve yıprattığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL’lik kısmının kabulü yolunda …İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:.., K… sayılı karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun, …Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesinin … günlü, E…., K…. sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; davacı hakkında davalı idarece tesis edilen işlemler, bu işlemlere yönelik yargı süreçleri ve verilen kararlar birlikte değerlendirildiğinde davacının görevden alınması yolunda tesis edilen dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edilmediği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan; davacının görevden alınmasını gerektirecek, görevinde yetersiz ve verimsiz olduğuna ilişkin hukuken geçerli somut bir bilgi ve belgenin de davalı idarece sunulmadığı görülmekle, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının daire başkanlığı görevinden alınarak yüksekokul sekreteri olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/12/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj