Forum ana sayfa HUKUKİ PAYLAŞIM FORUMLARI Kanun Şerhleri Türk Ceza Kanunu Şerhi TEFECİLİK - TCK 241. Md.

TEFECİLİK - TCK 241. Md.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım forumu...

Mesaj 02 Mar 2014 16:19
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28109



YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2010/2982 K. 2012/3276

TEFECİLİK
ÖDÜNÇ PARA VERMEK


Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1) Katılan A. S. E.’nun temyizinde;

Tefecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçinin katılan sıfatını kazanması mümkün olmadığı ve kanuna aykırı olarak katılmasına karar verilmiş olması hükmü temyize hak vermeyeceği cihetle şikayetçinin temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,

2) O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizine gelince;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Oluşa, kabule ve dosya içeriğine göre, sanığın şikayetçi E. E.’na kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verdiği anlaşılmakla bu suçtan mahkumiyeti yerine, suçun oluşması için birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir biçimde faiz karşılığı ödünç para verilmesinin söz konusu olmadığı şeklindeki suçu düzenleyen TCK.nun 241. maddesiyle uyuşmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Mesaj 02 Mar 2014 16:20
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28109



YARGITAY 5.CEZA DAİRESİ Esas No: 2012/3811 Karar No: 2013/1486

POS TEFECİLİĞİ
TEFECİLİK SUÇU


Tefecilik suçu, pos cihazlarından yapılan alışverişler/nakit çekimler - Somut olayda, eylemlerin kazanç elde etmek maksadıyla başkasına ödünç para verme niteliğinde olacağı gözetilerek, sanıkların işyerinde pos cihazı bulunan bankalardan veya Bankalar Arası Kart Merkezi’nden suç tarihlerine göre pos cihazlarından yapılan alışverişler karşılığında komisyon ödeyip ödemedikleri ve ödemişlerse miktarları sorulup gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hükümler kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Müşteriye kredi kartından geçirmek suretiyle taksitle altın satışı yapılması, müşterinin satın aldığı altını aynı gün bozdurmak istemesi üzerine satın alıp bedelini ödemesinin kuyumculuk mesleğinin ticari faaliyeti kapsamında olduğu, müşterinin bir kuyumcudan satın aldığı altını aynı gün başka bir kuyumcuda bozdurması ile aynı kuyumcuya bozdurması arasında ticari hayatın gereği olarak fark olmadığı, sanıkların yasal ticari defterlerine kaydetmek suretiyle ticari faaliyette bulunmaları nedeniyle suçun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle sanıkların beraetlerine karar verilmiş ise de;

Altın alım satımının niteliğine, aynı gün alınıp tekrar geri satım yapıldığı iddia olunan işlem sayısının fazlalığına göre savunmaların hayatın olağan akışına aykırı olması karşısında, kuyumcu olan sanıkların işyerinde herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde, alışveriş yapılmış gibi kendilerine para ihtiyacı nedeniyle başvuran kişilere ait kredi kartları ile pos cihazı aracılığıyla işlem yapıp, gerçek olmayan bu alış veriş tutarından belli bir komisyon kesintisi yaparak geriye kalan kısmı nakit olarak ödeme ya da komisyonu, verdiği paranın üzerine ilave ederek kendisine başvuran kişinin kredi kartından çekmesi biçiminde eylemlerinin gerçekleştirildiğinin kabulünün gerektiği, bu nedenle bankaya komisyon ödememeleri veya kredi kartı sahiplerinden aldıkları komisyon miktarından az ödemeleri halinde, eylemlerin kazanç elde etmek maksadıyla başkasına ödünç para verme niteliğinde olacağı gözetilerek, sanıkların işyerinde pos cihazı bulunan bankalardan veya Bankalar Arası Kart Merkezi’nden suç tarihlerine göre pos cihazlarından yapılan alışverişler karşılığında komisyon ödeyip ödemedikleri ve ödemişlerse miktarları sorulup gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Mesaj 02 Mar 2014 16:21
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28109



YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2011/20476 K. 2012/5992

TEFECİLİK SUÇU
BİR KEREYE MAHSUS KAZANÇ KASTI


Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Müşteki ve eşinin iddiaları ile sanıkların tefecilik yaptıklarına ilişkin yaygın duyumlar olduğuna dair 22.12.2006 tarihli tutanak içeriği ile bütünlük ve uyum gösteren, tanıkların anlatımları yöntemince tartışılıp reddedilmeden ve tefecilik suçunda 1.6.2005 tarihinden sonra işlenen eylemler açısından sistemli ve sürekli biçimde suçun gerçekleşmesi aranmayıp, kazanç sağlamak amacıyla yalnızca bir kez ödünç para verilmesinin yeterli olacağı gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıkların beraatine karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve katılan Hazine vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Mesaj 02 Mar 2014 16:23
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28109



YARGITAY 7. Ceza Dairesi E. 1990/7654 K. 1990/11885

TEFECİLİK SUÇU


Tefecilik suçundan sanık Önder hakkında yapılan duruşma sonunda, 2279 sayılı Kanunun 2520 sayılı Kanunla değişik 17; 647 sayılı Kanunun 4; TCK.nun 72. maddesi uyarınca 14.704.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, (Ordu Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 22.11.1989 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde istenilerek, dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın onama isteyen 13.6.1990 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

15 Eylül 1981 tarihinde Resmi Gazete’de neşredilmek suretiyle yürürlüğe giren 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Kanununda değişiklik yapılmasını öngören 2520 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde gösterilen hapis cezasıyla birlikte 100.000 liradan, 1.000.000 liraya kadar ağır para cezası uygulanacağı hükmü getirdiği gözetilmeden fazla ağır para cezası tayini,

Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 8.11.1990 günü oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Önceki


  • POPULER KONULAR

Dön Türk Ceza Kanunu Şerhi