Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım forumu...
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2006/7858 E., 2010/3457 K.

BELİRLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
CEZALARIN İNFAZI


Zimmet suçundan sanık M..... U...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.09.2005 gün ve 2005/316 Esas, 2005/331 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

5237 sayılı Yasanın 43. maddesi ile yapılan artırımın 6 yıl 3 ay yerine 6 yıl olarak tayinindeki isabetsizlik sonuç cezanın 5 yıl 2 ay 15 gün olarak doğru belirlenmesi karşısında bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,

Muhtar ve Çiftçi Malları Koruma Birliği Başkanı olması sebebiyle suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, 53/5. madde gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddedeki hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanması gerektiği gözetilmeden, 53/1-d maddedeki hak ve yetkilerden yasaklamasına karar verilmesi,

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden kazanç müsaderesine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2007/1175 E., 2007/1471 K.

BELİRLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
DENETİM SÜRESİ


Müstehcen yayınları alışveriş merkezi dışında satmak ve kiralamak suçundan sanık S.S.'nin, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226/1-d, 62/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 200 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51/1-b maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, aynı Kanun'un 51/3. maddesi gereğince hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza süresi kadar denetim süresi belirlenmesine, söz konusu Kanun'un 53/1-a-b-d maddesi gereğince haklardan yoksun bırakılmasına dair, Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.6.2006 tarihli 2006/123-450 sayılı kararının;

Sanık hakkında verilen 5 ay kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olmasına nazaran, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş...kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülemediğinden bahisle 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 8.1.2007 gün ve 503 sayılı Kanun Yararına Bozma talebine atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesince sanık S.S. hakkında 5237 sayılı TCK.nun 226/1-d, 62/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 200 YTL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı kanunun 51/1-b maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ve anılan kanunun 51/3. maddesi gereğince hürriyeti bağlayıcı ceza süresi kadar, denetim süresi belirlenip sözü edilen kanunun 53/1-a,b,d maddelerindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair verilen karara göre; sanık hakkında verilen 5 ay kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olması, 5237 Sayılı TCK.nun 53/4. maddesindeki "kısa süreli hapis cezası ertelenmiş... kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında 5237 Sayılı Yasanın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.6.2006 tarihli 2006/123 Esas, 2006/450 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasındaki "53/1,a,b,d haklardan yoksun bırakılmasına" dair kısmın çıkarılmasına, hükümdeki diğer hususların saklı tutulmasına dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2007/12464 E., 2011/1112 K.

BANKA MEMURU
BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
NİTELİKLİ ZİMMET


Nitelikli zimmet suçundan sanık Metin'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda basit zimmet suçundan mahkumiyetine dair, (İstanbul Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi) nden verilen 06.04.2007 gün ve 2004/323 Esas, 2007/76 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili taraflarından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcı lığ ı'ndan tebliğname İle Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Suç tarihinde Z... Bankası K... şubesinde takip memuru olarak görev yapan, kendisine şifre, bilgisayarda işlem yapma ve vezne yetkisi verilen sanığın bu yetkilerinin kaldırıldığı, 15.05.1996 tarihine kadar, ölmüş emekli banka mudilerinin hesaplarından sahte tediye fişi düzenlemek, bu fişler üzerine hesap sahiplerinin taklit imzalarını atmak suretiyle 22.04.1996 tarihinde 81.200.000 TL, 03.05.1996 tarihinde de 63.600.000 TL'yi 765 sayılı TCK'nın 202/2. maddesinde belirtildiği şekilde nitelikli olarak zimmetine ge-g'rdiği, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 04.05.2010 gün ve 2009/223-104 sayılı Kararında belirtildiği üzere, suç tarihinden sonra 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanun'daki düzenlemelerden dolayı Z... Bankası personelinin memur gibi cezalandırılma olanağının bulunmadığı, bu tarihten önce işlenen zimmet suçlarında 4389 ve 5411 sayılı Bankalar Yasası ile 765 sayılı TCK'nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği, somut olayda ise suç tarihleri itibariyle 5237 sayılı Yasa'nın uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddesinin uygulanmaması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2007/1889 E., 2007/3308 K.

ADLİ PARA CEZASI
ARTIRIM VE İNDİRİM
GÜVENLİK TEDBİRLERİ


İrtikap suçundan sanıklar Bilgehan ve Zeki'nin yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların eylemi yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama niteliğinde görülerek mahkumiyetlerine dair (Kastamonu Ağır Ceza Mahkeme-si)'nden verilen 22.12.2005 gün ve 2004/210 Esas, 2005/216 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi.

O yer C.Savcısının temyizinin mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, beraat hükümlerinin temyiz edilmediği anlaşılmakla, temyiz incelemesinin sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmüyle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık Bilgehan hakkında kurulan hükmün temyizen incelenmesinde;

Sanığın hükümden sonra 02.01.2007 tarihinde öldüğü, mirasçıları Yalçın ve Memnune'nin 16.04.2007 havale tarihli dilekçeleri ekindeki onaylı aile nüfus kayıt örneği ve veraset ilamı içeriğinden anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 64. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca gereğinin mahallince yapılması lüzumu,

Sanık Zeki hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

5252 sayılı Yasa'nın 9/3. ve CMK'nın 34. ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

5237 sayılı TCK'nın 61/8. maddesi hükmü karşısında adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece 5 gün karşılığı 100 YTL adli para cezası tayin edilerek, bu para cezasından aynı Kanunun 35. ve 62/1. maddeleri uyarınca indirim yapılarak 41 YTL olarak sanığa fazla ceza tayini,

Sanık müdafileri 22.12.2005 günlü dilekçelerinde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettikleri halde, tayin olunan kısa süreli hapis cezasına 5237 sayılı TCK'nın 50. ve 51. maddelerinin tatbik edilip edilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması,

Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında kazanılmış hak oluşturmayan 5237 sayılı Yasa'nın 53. maddesindeki tedbirlerin uygulanmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 07.05.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2007/5317 E., 2007/4241 K.

BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
ETKİN PİŞMANLIK
SUÇUN İŞLENMESİ İLE CUMHURİYET SAVCISINA DÜŞEN GÖREV


Zimmet suçundan hükümlüler A.A. ve A.B.'nin bozma üzerine haklarında 5237 Sayılı TCK.nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2006 gün ve 2006/136 Esas, 2006/289 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlüler müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

5271 sayılı CMK.nun 160. maddesi hükmüne göre soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk kuvvetlerine ihbar ve şikayetin yapıldığı anda başlayacağı ve zimmet suçuna konu miktarın da idari tahkikat sırasında ve soruşturma öncesinde ödenmiş olduğu anlaşılmış olmakla hükümlüler hakkında 248/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek 248/2. maddesine göre indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

Kabule göre de;

Hükümlüler hakkında 5237 Sayılı Yasanın 53/1 maddesinde öngörülen tüm haklardan yoksun bırakılmasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Suçun 5237 Sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmiş olması itibariyle, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, hükümlüler müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.5.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2007/5452 E., 2011/23037 K.

BELLİ HAKLARDAN YOKSUN BIRAKILMA
GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
ZİMMET


Nitelikli zimmet suçundan sanık E...'nin yapılan yargılanması sonunda; lehe kabul edilen 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca mahkümiyetine dair, B... 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2006 gün ve 2002/513 Esas, 2004/58 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;

Sanık müdafiin süresinde olmayan duruşma isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 ve 5271 sayılı CMK.nun 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK.nun 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkümiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasakoyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, bu husus ilk defa tesis edilen hükümlerde olduğu gibi bozma üzerine verilen veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iade edilen hükümler açısından da aynen geçerlidir. Somut olayda, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin ve dayanaklarının gösterilmeyip sadece 5252 sayılı Kanunun 9/3 ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca lehe kanun değerlendirmesi yapılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iadeden önceki hükme atıf suretiyle Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi,

Kabule göre ise;

5271 sayılı CMK.nun 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17/10/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı kararına göre; soruşturmanın, "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ve 14/01/2002 tarihinde havale edilen suç duyurusundan önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği anlaşıldığından, cezasından 5237 sayılı TCK.nun 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,

Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,

Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş bulunduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2011 tarihihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2008/7369 E., 2008/6382 K.

HAK YOKSUNLUĞU
HAKKANİYET
KOŞULLU SALIVERME
YARGILAMA GİDERLERİ


Zorla alıkoyma ve ırza geçmek suçlarından hükümlü Coşkun'un bozma üzerine yapılan uyarlama yargılanması sonunda; alıkoymadan önceki hükmün aynen infazına ve ırza geçmekten 5237 sayılı Yasa'ya göre cezasının yeniden belirlenmesine dair, (İzmir Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.07.2006 gün ve 2006/52 Esas, 2006/328 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığı'ndan 11.05.2008 tarihli tebligname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Hükümlüye 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesine göre tayin olunan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde 53/1. maddesindeki haklardan hapis süresince yasaklılığına hük-medilmesi,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2006/10-11 Esas, 2006/12 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; esasen sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunan ve CMK'nın 325/2-3. maddesinde öngörülen "hakkaniyet" ölçütünün bir gereği olarak, sınırlı ve zorunlu bir yargılama faaliyeti olan mahkumiyet hükmünde değişiklik yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olan hükümlüden kesinleşme öncesindeki yargılama giderlerinin tahsil edilebilmesi bakımından, uyarlama yargılamasında verilen yeni kararda bu sorumluluğun saptanması ve kesinleşen Önceki hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılmasına ve 3.20 YTL yargılama giderinin hükümlüden tahsiline ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2008/8098 E., 2009/11119 K.

BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
FUHUŞ SUÇU


Fuhuş suçundan sanık H…… P……'nın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, A…… 19. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.02.2008 gün ve 2008/89 Esas, 2008/122 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

CMK.nun 230/1-a maddesine aykırı olarak gerekçeli kararda iddia makamının mütalaasının gösterilmemesi,

TCK. 61/8. madde hükmü uyarınca sanık hakkındaki adli para cezasının hesaplanması sırasında artırma ve eksiltmenin gün üzerinden yapılması gerektiği halde belirlenen gün adli para cezasının önce paraya çevrilip sonra TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında eksiltme yapılması,

5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,

Mahkemece tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme ve infaz şerhlerini içerir onaylı bir sureti getirtilip, TCK.58/2. maddedeki sürelerin de geçmediğinin saptanması halinde, sanığın tekerrüre esas alınan mahkümiyetinin iki yıldan az hapis cezasına ilişkin olması ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında; hükmü veren mahkemece 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca, söz konusu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunlu olduğu dikkate alındığında, sözü edilen hükümlülükten dolayı uyarlama kararı verilip verilmediği araştırıldıktan sonra cezanın TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilip verilemeyeceğinin saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,

5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. ve 231/14. maddelerinin öngördüğü düzenlemeler karşısında, mahkemece sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin nazara alınmaması,

Kanuna aykırı, sanık ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

5. Ceza Dairesi 2009/13333 E., 2010/388 K.

BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
DELİLLERİN TARTIŞILMASI


Çocuğun ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık Ü... U...’un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.03.2009 gün ve 2007/162 Esas, 2009/64 Karar sayılı re’sen de temyize tabi olan hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdafii ile O Yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

Genel ahlakın kesin olarak gerekli kıldığı hallerden olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 182/2. maddesi uyarınca verilen duruşmanın kapalı yapılması kararları duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasını gerektirip, aynı maddenin 3. fıkrası ise hükmün açık duruşmada açıklanmasını zorunlu kıldığı halde anılan yasa maddesine aykırı olarak hükmün kapalı duruşmada açıklanması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlali,

Delillerin tartışılması başlığıyla duruşmada sonuç çıkarma evresini düzenleyen 5271 sayılı CMK.nun 216. maddesine göre deliller ortaya konup tek tek tartışıldıktan sonra uyuşmazlığı çözecek ve hüküm verecek olan mahkemeye ışık tutmak üzere taraflara istemleri aranmaksızın maddede belirtilen sıra dahilinde son kararın nasıl olması gerekeceği hususunda görüşlerini belirtme imkanı verilmesi gerektiği halde hükmün tefhim edildiği oturumda Cumhuriyet Savcısından esas hakkındaki mütalaası, katılandan ise sanık ve müdafii tarafından ibraz edilen yazılı savunmalara karşı diyecekleri sorulmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi,

TCK.nun 103/6. maddesinde 15 yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülüp aynı Yasanın 49/1. maddesine göre de ceza üst sınırının 20 yıl olarak ifade edilmesi karşısında, aynı Yasanın 103/4. maddesi ile belirlenen cezanın ayrıca artırıma tabi tutulmak suretiyle fazla ceza tayini,

5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde yer alan velayet hakkını kötüye kullanmak suretiyle yaşı küçük kızına karşı nitelikli cinsel istismar suçunu işleyen sanığın, cezanın infazından sonra başlamak üzere aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkiyi kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan re’sen de temyize tabi hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA - TCK 53. Md

Mesaj gönderen Admin »

4. Ceza Dairesi 2008/14414 E., 2010/16360 K.

BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA
HÜRRİYETE KARŞI SUÇLAR
SUÇUN NİTELİĞİNİN DEĞİŞMESİ
TEHDİT


Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Tanık D..'nin anlatımları karşısında sanığın katılana yönelik olarak söylediği ben bu ilaçları yazdırmayı bilirim, maaşınızı alıyorsunuz, bunu yazmak zorundasınız dışarıda görüşürüz" biçimindeki sözlerinin ne suretle TCK.nın 106/1.maddesi anlamında yaşama, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı içerdiği açıklanmadan ve eylemin aynı maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

2- 5271 sayılı CMK.nın 226. Maddesi hükmüne uygun biçimde sanığa ek savunma hakkı verilmeden TCK.nın 58.maddesinin uygulanması,

3-Sanığa verilen kısa süreli hapis cezalarının ertelenmiş bulunması karşısında, TCK.nın 53.maddesinin 4.fıkrası uyarınca aynı maddenin l. fıkrasında belirlenen hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,

4-Tekerrür uygulaması yapılırken, 5275 sayılı Yasanın 108/2. Maddesinin uygulanmasına olanak sağlamak üzere sanığın hangi hükümlülüğünün kararda gösterilmemesi,

5-Kabule göre; Sanık hakkında TCK.nın 51/1,3, 53 ve 58.maddelerinin her bir suç için ayrı ayrı uygulanması yerine bir kez uygulama yapılması,

Yasaya aykırı ve sanık D... K...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj