Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım platformu...
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

2. Ceza Dairesi 2015/16787 E. , 2015/21175 K.

KAYBOLMUŞ VEYA HATA SONUCU ELE GEÇİRİLMİŞ EŞYA ÜZERİNDE TASARRUF SUÇU
SUÇ TARİHİNDE 12-15 YAŞ ARALIĞINDA OLAN SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK
SUÇUN HUKUKİ ANLAM VE SONUÇLARINI ALGILAYABİLECEK DURUMDA OLMA


Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan suça sürüklenen çocuk in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 160/1, 31/3, 62 ve 52/1-2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ve 2014/491 esas, 2015/62 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/08/2015 gün ve 2015-17326/55633 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2015 gün ve 2015/304549 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 01/09/1999 doğumlu suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olarak kabul edilen 09/12/2013 tarihinde henüz 15 yaşını doldurmamış olmakla 12-15 yaş grubu içinde olduğu, bu itibarla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi uygulanarak işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin tespit edilmesi ve cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadığı , bu fille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair rapor alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 31/2 maddesi gereğince verilen cezada ½ yerine, 1/3 oranında indirim yapılması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SİİRT) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 29/01/2015 gün ve 2014/491, 2015/62 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

2. Ceza Dairesi 2015/16754 E. , 2015/21182 K.

KARŞILIKSIZ YARARLANMA
SÖZLEŞME HÜKÜMLERİNE AYKIRI OLARAK KULLANMA
SANIĞIN DİGİTÜRK BİREYSEL ABONELİK KARTINI BAŞKALARINA LİG TV'DEN MAÇ İZLETTİRMEK SURETİYLE KULLANMASI


Karşılıksız yararlanma suçundan sanık M.. A..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair ANKARA 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/03/2014 tarihli ve 2014/66 esas, 2014/257 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28.07.2015 gün ve 2015-E.15511/50367 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2015 gün ve 2015/285404 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03/05/2011 tarihli ve 2008/18502 esas, 2011/6428 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere; sanığın üzerine atılı, A.. Düğün Salonunda şikâyetçiler K.. İçerik A.Ş ile P.. TV Yayıncılık A.Ş. ile yapılan sözleşmelere aykırı olarak elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli yayınlardan sahibinin rızası olmadan yararlanma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, işyerinde kullanmak üzere aldığı DİGİTÜRK bireysel abonelik kartını, iş yerinde 10-15 kişiye Lig Tv'den maç izlettirmek suretiyle kullandığı, sözleşme hükümlerine aykırı olarak kullanıma sunmaktan ibaret eyleminin hukuki nitelikte bulunduğu gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi nedeniyle ,kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANKARA ) 9 Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen, 04/03/2014 gün ve 2014/66 E , 2014/257 K sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, sanığın atılı suçtan BERAATİNE, hükmolunan cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

2. Ceza Dairesi 2015/16771 E. , 2015/20413 K.

KANUN YARARINA BOZMA ŞARTLARININ OLUŞMAMASI
MALA ZARAR VERME SUÇU
KANUNLARIN AYNI ŞEKİLDE UYGULANMASININ SAĞLANMASI


Nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuklar . ve . haklarında yapılan yargılama sonucunda; ..'in 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu7nun 151/1, 31/3 ve 52/2. (ikişer kez) maddeleri gereğince iki defa 1.600,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ve .'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b (iki kez), 151/1 (iki kez), 116/1 (iki kez), 31/3 (altı kez) ve 52/2. (iki kez) maddeleri gereğince iki defa 2 yıl 8 ay hapis, iki defa 1.600,00 Türk lirası adlî para cezası ve iki defa 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair BAKIRKÖY 6. Çocuk Mahkemesinin 10/03/2009 tarihli ve 2008/389 esas, 2009/97 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01.09.2015 gün ve 2015/17810 - 57543 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015. gün ve 2015/310534 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk yönünden hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen cezaların temyiz edilmesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine dair Yargıtay 13. Ceza Dairesince verilen 28/05/2013 tarihli ve 2012/7109 esas, 2013/16008 karar sayılı ilâmda da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuk ..’in müştekilerin evinden hırsızlık olayında, meydana gelen mala zarar verme suçunu işlediğine dair hiçbir delil bulunmadığı, yine .. ile aynı durumda olan suça sürüklenen çocuklar . ve ..’ın da kendilerine yüklenen suçları işlediklerine dair diğer suça sürüklenen çocuk m soruşturma aşamasındaki ifadesinden başka bir delil, parmak izi ve benzeri bulgu elde edilemediği, olay yerinde parmak izi bulunup suçu kabul eden ın diğer çocukları suçlayan ifadesinden mahkemede vazgeçmiş olduğu, buna göre dışındaki suça sürüklenen çocuklar , ve ..’ın yüklenen suçları işlediklerine dair hükümlülüklerine yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı şekilde hükümlülüklerine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, bu yolla kanunların aynı şekilde uygulanması, Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir.
Olayla ilgili tüm kanıtlar toplanıp değerlendirildikten sonra verilen kararlarla ilgili olarak, kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından, (BAKIRKÖY) 6.Çocuk Mahkemesinin 10.03.2009 gün ve 2008/389, 2009/97 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

2. Ceza Dairesi 2015/16764 E. , 2015/21040 K.

KANUN YARARINA BOZMA
OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLU
KANUN YARARINA BOZMANIN KONUSU


Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar M.. K.. ve Ş.. B..'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 143. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ayrı ayrı beraatlerine dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/06/2008 tarihli ve 2008/269 esas, 2008/545 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/08/2015 gün ve 2015/17085-54987 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/09/2015 gün ve 2015/306241 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Kanun'a 19/12/2006 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile eklenen ve suç tarihinde de yürürlükte bulunan 142/4. maddesinde yer alan “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz “ şeklindeki hüküm gereğince sanıklar hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan kamu davası açılması gerekirken açılmamış olduğu dikkate alındığında; sanık Ş.. B.. hakkında mahallinde dava zamanaşımı süresi içerisinde mala zarar verme suçundan kamu davası açılabileceği düşünülerek yapılan incelemede.
Sanık Ş.. B..'un dosya arasında bulunan 13/05/2008 tarihli bilirkişi raporuna göre unsurları itibariyle oluşan geceleyin iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken, beraatine karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de. olağanüstü ve istisnai kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği gibi sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceğinden kanun yararına bozma yoluna başvurulmamıştır.
Sanık M.. K.. yönünden yapılan incelemede,
Suç tarihi olan 18/01/2008 tarihinde müştekiye ait iş yerine gece vakti kepenk ve kapı üzerindeki kilitlerin kırılması suretiyle girilmesi suretiyle meydana gelen hırsızlık olayında, sanık M.. K..'nın tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyerek suçu birlikte işlediğini iddia eden sanık Ş.. B.. ile aralarında husumet bulunduğunu beyan etmesi, sanık Ş.. B..'un 06/03/2008 tarihinde saat 01:00 sularında oto çalarken suçüstü yakalandığında samimi olarak
itirafta bulunacağını söyleyerek dosyaya konu hırsızlık olayını ve bundan ayrı iki tane hırsızlık olayını itiraf ederek anlattığı, suçu sanıklar G.. Ü.. ve M.. K.. ile işlediğini belirttiği, bu anlatımından da sonradan rücu ettiği dikkate alındığında, söz konusu isnattan başka sanık M.. K..'nın mahkumiyetlerine yeterli başka bir delil bulunmamasına karşın, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma isteminin, sanık M.. K.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenmekle yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, bu yolla kanunların aynı şekilde uygulanması, Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir.
Olayla ilgili tüm kanıtlar toplanıp değerlendirildikten sonra verilen kararlarla ilgili olarak, kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından, (KONYA) 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.06.2008 gün ve 2008/269, 2008/545 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

2. Ceza Dairesi 2015/16253 E. , 2015/17427 K.

KASTEN YARALAMA
KANUN YARARINA BOZMA


Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü ...'ün, hükümlü ve tutukluları daha az cezayı gerektiren şekilde kasten yaralama eyleminden 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/2-(e) maddesi gereğince 5 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair Ceza İnfaz Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 12/01/2015 tarihli ve 2015/17 sayılı kararına yönelik hükümlü tarafından yapılan itirazın kısmen kabulüne ve anılan karar ile verilen 5 gün hücre hapis cezasının 3 gün hücre hapis cezası olarak düzeltilerek onanmasına ilişkin İnfaz Hakimliğinin 27/01/2015 tarihli ve 2015/24 esas, 2015/41 sayılı kararına yönelik itirazın reddine Ağır Ceza Mahkemesinin 16/02/2015 tarihli ve 2015/103 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/06/2015 gün ve 2015-13264/42871 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2015 gün ve 2015/245841 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Hükümlünün cezasını infaz etmekte iken 06/01/2015 tarihli tutanağa konu olay ile ilgili olarak hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucu 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/2-(e) maddesi gereğince 5 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair karara yönelik hükümlü itirazı üzerine İnfaz Hâkimliğince hücre cezası 3 gün olarak düzeltilip onanmış ise de; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 47/5. maddesi gereğince “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 7/2. maddesinde belirtilen “Yukarıda belirtilen disiplin cezaları ve tedbirlere dair kararlar, ilgili kurul veya memurlar tarafından alınır ve infaz hakiminin onayına sunulur. Kararlar infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır. Acil hallerde bu kararlar, ilgili kurul veya memurlar tarafından alınarak uygulamaya konulur ve derhal infaz hakiminin onayına sunulur”, hükümlerine göre İnfaz Hâkimliğince anılan karara yönelik incelemede itirazı kabul ya da onaması gerekirken hücre cezasını azaltmak sureti düzeltip onanmasına ilişkin karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine konu disiplin cezasının, kasten yaralama suçuna ilişkin olması nedeniyle,Yargıtay Kanunu'nun 14.maddesi ve Birinci Başkanlık Kurulunun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı kararına göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yargıtay 3.Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

3. Ceza Dairesi 2015/7094 E. , 2015/10798 K.

DENETİM SÜRESİ İÇERİSİNDE KASTEN YENİ BİR SUÇ İŞLENMESİ
ESKİ HÜKMÜN AÇIKLANMASI YERİNE YENİ BİR MAHKUMİYET HÜKMÜ KURULMASI


Kasten yaralama suçundan sanık İ.. K..'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ünye Sulh Ceza Mahkemesinin 23/10/2009 tarihli ve 2009/432 esas,2009/800 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, deneme süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62, 52. maddeleri uyarınca 3000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ünye Sulh Ceza Mahkemesinin 08/04/2013 tarihli ve 2009/432 esas, 2009/800 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 02.02.2015 tarih ve 2015/2613 – 7536 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.02.2015 tarih ve 2015/45564 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yansına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir..." şeklindeki 231/11. maddesi nazara alındığında, somut olayda denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında mahkemenin eski hükmün açıklanmasına karar vermek yerine yeni bir mahkumiyet hükmü kurmasında,
2) Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanan hüküm için yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ünye Sulh Ceza Mahkemesinin 08/04/2013 tarihli ve 2009/432 esas, 2009/800 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

3. Ceza Dairesi 2015/35218 E. , 2016/485 K.

BASİT YARALAMA SUÇU
KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN KABULÜ


Basit yaralama suçundan sanık .. ..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Kayseri .. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2014 tarihli ve 2014/501 esas, 2014/723 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, deneme süresi içinde yeniden suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 05/06/2015 tarihli ve 2015/393 esas, 2015/856 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 23.10.2015 tarih ve 2015/2... – 6... sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.11.2015 tarih ve 2015/362112 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesinde yer alan, ‘‘Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme ile aynı maddenin 11. fıkrasındaki “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında, Kayseri .. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2014 tarihli ve 2014/501 esas, 2014/723 sayılı ilamına konu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12/12/2014 tarihinde kesinleştiği, bununla birlikle sanığın işlemiş olduğu Kayseri .. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2015 tarihli ve 2015/77 esas, 2015/338 sayılı kararına konu suçun ise 26/06/2014 tarihinde işlendiği, denetim süresi içerisinde işlenmediği gözetilmeyerek, sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kayseri .. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/06/2015 tarihli ve 2015/393 esas, 2015/856 sayılı ek sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 13.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

3. Ceza Dairesi 2015/31155 E. , 2015/32848 K.

KASTEN YARALAMA SUÇU
SORGUSU YAPILMAMIŞ SANIK HAKKINDA HÜKÜM KURULMASI
SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI
TEKERRÜR


Kasten yaralama suçundan sanık M.. D..'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumun 86/2 ve 86/3-a maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/894 esas, 2014/557 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 09.07.2015 tarih ve 2015/14637 – 46628 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.09.2015 tarih ve 2015/261503 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” şeklindeki 193/2. maddesi karşısında, usulüne uygun şekilde sanık sıfatıyla sorgusu yapılmayan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında,
2) Sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; tekerrüre esas kabul edilen Samsun 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/196 esas, 2013/437 sayılı ilâmının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-f maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen kamuya yararlı işte çalışma seçenek tedbiri olması dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi anlamında bir ceza mahkumiyeti olmadığı ve tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın tekerrüre esas başka bir sabıka kaydı da bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde,
3) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetimeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/894 esas, 2014/557 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

3. Ceza Dairesi 2015/31150 E. , 2015/32856 K.

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
KAZANILMIŞ HAK


Kasten yaralama suçundan sanık D.. T..'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2,62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına dair Turgutlu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/01/2012 tarihli ve 2010/1052 esas, 2012/52 sayılı kararını müteakip, deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2015 tarihli ve 2014/850 esas, 2015/564 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 14.07.2015 tarih ve 2015/15066 – 48509 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.09.2015 tarih ve 2015/270918 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesindeki “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, 26/01/2012 tarihli ilk kararda, sanığın 100 gün karşılığı 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında 150 gün karşılığı 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2015 tarihli ve 2014/850 esas, 2015/564 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2.maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 62/1.maddesi
gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2.maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek ve sonuç olarak 2000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 18.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: KANUN YARARINA BOZMA - CMK 309. Md.

Mesaj gönderen Admin »

3. Ceza Dairesi 2015/31153 E. , 2015/32851 K.

KASTEN YARALAMA SUÇU
YARALAMA SONUCU KEMİK KIRILMASI
ORANTILI CEZA İLKESİ
MEYDANA GELEN KIRIĞIN HAYAT FONKSİYONLARINA ETKİSİNİN HAFİF DERECEDE OLMASI


Kasten yarlama suçundan sanık M.. Ö..'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve aynı Kanun'un 58/7. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektiril mesine dair Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2012 tarihli ve 2010/1.. esas, 2012/2.. sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 10.07.2015 tarih ve 2015/14.. – 47.. sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.09.2015 tarih ve 2015/261544 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Sanığın tekerrüre esas alınan Orhangazi Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/213 esas, 2008/35 sayılı kararı ile verilen 500,00 Türk lirası adlî para cezasının, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1-l.bend gereğince kesin olduğu ve aynı madde son fıkra uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesi gereğince hükmedilen 1 yıl 4 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 1 ay 10 hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, TCK'nin 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın yarısına kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olmasına rağmen, temel ceza üzerinden TCK'nin 87/3. maddesine göre TCK'nin 3. maddesi gereği işlenen fiilin ağırlığı ile orantılılık ilkesine aykırı şekilde cezanın (1/3) oranında artırılarak sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
2) Sanığa verilen uzun süreli hapis cezası ertelenmesine rağmen, cezanın kısa süreli olduğundan bahisle TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hususlarının da, kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 18.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj