İHBARDA BULUNAN KİŞİNİN DURUMU - 6100 S. HMK 63. MADDE

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım platformu...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 22600
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

İHBARDA BULUNAN KİŞİNİN DURUMU - 6100 S. HMK 63. MADDE

Mesaj gönderen teoman » 26 Ara 2012 02:56

İhbarda bulunulan kişinin durumu

MADDE 63- (1) Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 22600
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

MADDE GEREKÇESİ

Mesaj gönderen teoman » 26 Ara 2012 02:56

Gerekçe: Maddede, ihbar üzerine kendisine ihbarda bulunulan üçüncü kişinin yargılamada nasıl yer alacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bu düzenlemeye göre, kendisine ihbarda bulunulan üçüncü kişi, mutlaka ihbarda bulunan tarafın değil, hukukî yararı bulunuyorsa diğer tarafın da yanında yer alabilecektir.

1086 sayılı Kanunda ihbar üzerine üçüncü kişi, taraf yanında veya onun yerine davayı takip yetkisiyle birlikte davada yer alabilmekteydi. Yapılan yeni düzenlemeyle, ihbarı alan üçüncü kişinin, sadece hukukî yararı olan taraf yanında yargılamada yer alması kabul edilmiştir. Zira, taraf yerine geçerek davayı takip etmek, uygulamada hemen hemen hiç kullanılmamaktaydı. Ayrıca bu durum, davada temsil ve bunun için tanınan avukatlık tekelini de ihlâl eden bir sonuç doğurmaktaydı. Belirtilen sebeplerle, ihbar üzerine üçüncü kişinin, hukukî yararı olan yanında davaya katılması kabul edilmiştir
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 28900
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: İHBARDA BULUNAN KİŞİNİN DURUMU - 6100 S. HMK 63. MADDE

Mesaj gönderen Admin » 16 Mar 2016 12:24

Hukuk Genel Kurulu 2014/1764 E. , 2015/803 K.

İHBARDA BULUNAN KİŞİNİN DURUMU
BOZMA ÜZERİNE, YEREL MAHKEMENİN İZLEMESİ GEREKEN USÜL


Taraflar arasındaki "kadastro (tespite itiraza ilişkin)" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Malazgirt Kadastro Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 07.12.1990 (12.5.2012 ek karar) gün ve 1989/907 E-1990/105 K. sayılı kararın incelenmesi davacı Maliye Hazinesi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin 17.12.2012 gün ve 2012/6785 E.-2012/9461 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Mahkemece 1086 sayılı HUMK.193 maddesi uyarınca 07.01.1994 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkeme kararı yukarıda başlık bölümünde belirtilen karar ile bozulmuştur.
Mahkemece dosya üzerinden ve taraf beyanı alınmadan ek karar ile eski hükümde direnilmiş, direnme kararı davacı Maliye Hazinesi vekili tarafindan temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK 429.maddesine göre Yargıtay ilgili dairesi temyiz edilen kararı bozarsa, davayı, kararı vermiş olan mahkemeye veya uygun göreceği diğer bir mahkemeye göndereceği, mahkemece, temyiz edenden 434'üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar vereceği, eski kararında direnirse, bu kararın gerekçesi genişletilmiş olsa bile, direnme kararının temyizi halinde temyiz incelemesinin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca yapılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda Malazgirt Kadastro Mahkemesine ait 12/05/2012 gün ve 1989/907 Esas ve 1990/105-1 Karar sayılı ek kararın, Yargıtay 7.Hukuk Dairesine ait 17/12/2012 gün ve 2012/6785 Esas ve 2012/9461 Karar sayılı ilam ile bozulması üzerine, mahkemece esas defterine kayıt edilmeden ve taraflar dinlenmeden ek karar ile direnme kararı verilmiştir.
Yukarıda ifade edildiği üzere dosya kendisine gönderilen mahkeme dosyayı esas kayıt etmeli, tarafları duruşmaya davet etmeli, tarafların bozmaya karşı beyanlarını aldıktan sonra direnilip direnilmeyeceğine karar vermesi gereklidir.
Yapılması gereken bu usul işlemine aykırı davranılarak dosya üzerinden ek karar ile direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
S O N U Ç : Direnme kararının yukarıda gösterilen nedenden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 429.maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.01.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 28900
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: İHBARDA BULUNAN KİŞİNİN DURUMU - 6100 S. HMK 63. MADDE

Mesaj gönderen Admin » 16 Mar 2016 12:27

YARGITAY 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32961
KARAR NO : 2015/23550


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Davacı, asıl işveren olan davalı şirket bünyesinde temizlik işçisi olarak işe başladığını, işe başlarken 200,00 TL yol, 300,00 TL yemek yardımı yapılacağının belirtildiğini iddia ederek yol ve yemek ücretlerinin ödenmesini talep etmiştir.

Davalı ise husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı asıl işveren, davacı ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer dosyalarda bir kısım alt işverenlere davanın ihbar edilmesi için dilekçe sunmuş, mahkemece ihbar dilekçeleri ilgili alt işveren firmalara tebliğe çıkarılmış, bir kısmına tebliğ yapıldığı, bir kısmına çıkarılan tebligatların ise bila ikmal iade edildiği ya da tebligat parçalarının dosyada olmadığı görülmüş, bazı dosyalarda ise ihbar dilekçeleri tebliğ edilmekle beraber ya da davalı asıl işverenin ihbar talebinde bulunmamakla birlikte işçinin özlük dosyası ile ödeme belgelerinin alt işverenlerden getirtilmesi talebinin dikkate alınmadığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nun 61 vd maddelerinde düzenlenen davanın ihbarı ile taraflardan biri davayı kaybettiği taktirde, 3.kişiye veya 3.kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı 3.kişiye ihbar edebilir.

İhbar yazılı olarak yapılır. İhbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.

Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.

Müdahale talebinde bulunan 3.kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebi ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte 3.kişiyi de dinlenmek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir.

6100 sayılı HMK'nın yukarıda belirtilen ilgili hükümleri dikkate alındığında mahkemece, davalı asıl işverenin, davanın ihbarını talep ettiği bir kısım taşeron şirketler ile ilgili olarak ihbar dilekçesinin tebliğ edilmeksizin ya da tebliğ edildiğine dair tebligat parçaları dosyaya alınmaksızın ve özellikle de davalı şirket vekilinin ihbar dilekçelerinin dönüşünün beklenilmesini talep etmesine rağmen ara kararı ile ihbar dilekçelerinin eksiksiz olarak tüm alt işverenlere tebliği dahi beklenmeksizin karar verilmesi hatalıdır.

Yapılması gereken, ihbarı talep edilen tüm alt işveren şirketlere ihbar dilekçesi ve dava dilekçesinin tebliği sağlanarak ve tebliğ edildiğine dair tebligat parçaları eksiksiz dosyaya alınarak ihbar edilen taşeron şirket/şirketlerin, sunmaları halinde beyan dilekçeleri ile varsa delilleri toplanmalı, ihbar olunan şirketlerin yargılamayı takip etmemeleri halinde ise asıl işveren olan davalı şirketin cevap dilekçesinde ve aşamalarda belirttiği üzere davacı işçiye ait özlük dosyası ile bordro gibi ödeme belgelerinin ve hizmet alım sözleşmelerinin birer suretlerinin söz konusu alt işveren şirketlerden müzekkere ile istenerek getirtilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozma nedenidir.

II-Kabule göre de;

1-Seri halde Dairemize gelen dosyaların incelenmesi sırasında Diyarbakır 3. İş Mahkemesinin 2014/333 Esas ve 2015/624 Karar sayılı dosyasına 2011 ve 2012 yıllarına ait bordroların sunulduğu tespit edilmiştir. Bu bordroların incelenmesinde davacılara yıllara göre değişen miktarlarda yol ve yemek ücretinin ödendiği anlaşılmaktadır. Zaten bu dosyada davacı da iş akdinin feshinden önceki bir yıl, yol ve yemek ücretlerini ödendiğini kabul etmektedir. Bu durum karşısında yol ve yemek ücreti tahakkuklarının ve ödemelerinin titizlikle alt işverenlerden sorulup araştırılarak belirlenmesi, bordroların temin edilememesi durumunda, sunulan bu bordrolardaki ücretlerin baz alınarak daha fazla ücret tahakkukuna gidilmemesi, ayrıca son bir yıl yemek ücretlerinin ödendiği hususunda dilekçesinde beyan bulunmayan davacılardan da bizzat sorularak açıklattırılması, bordro sunulmayan dosyalarda 2011 ve 2012 yıllarına ait yol ve yemek ücretleri tahakkukları ve ödemeleri olduğundan bordroda adı bulunan davacıların hesabının da bu ödemelerin mahsubundan sonra yapılması gereği yeniden rapor aldırılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Cevapla