Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Anayasa Mahkemesi Kararları Bireysel Başvuru Kararları AYM'NİN BİREYSEL BAŞVURU HAKKININ KÖTÜYE KULLANILMASI İLE İLGİLİ KARARI

AYM'NİN BİREYSEL BAŞVURU HAKKININ KÖTÜYE KULLANILMASI İLE İLGİLİ KARARI


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 19713


Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru Numarası: 2014/16964
Karar Tarihi: 11.05.2017
MAHKEMESİ: İdare Mahkemesi
KONU: Anayasa Mahkemesini Yanıltıcı Nitelikte Başvuru Yapılması


ÖZET:Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesi ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında ilgilinin 2.000 Türk lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir.


KARAR: Başvurucu, Van ili Çatak ilçesi Korulu-Sığırcık mevkisinde ikamet etmekte iken meydana gelen terör olayları nedeniyle 1990 yılında yerleşim yerini terk etmek zorunda kaldığını iddia etmiştir. Başvurucu 8/2/2008 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Van Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.Komisyon kararında başvurucunun talebin reddine karar vermiştir. Başvurucu tarafından, belirtilen ret işlemi aleyhine iptal davası açılmıştır. İdare Mahkemesinin kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idarenin temyizi üzerine Danıştay 15. Dairesinin ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

Başvurucu kararın kesinleşmesinden sonra vefat etmiştir.

Bireysel başvuru formunda, iptal kararının kesinleşmesine rağmen idarece henüz yeni bir işlem tesis edilmediği belirtilmiştir.

2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür.

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesi ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında ilgilinin 2.000 Türk lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir.

İlgili düzenlemeler vasıtasıyla genel hukuk teorisinde bir kamu düzeni kuralı olarak ele alınan ve genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların, başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması, söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesine göre gerçek kişiler hakkında sağ doğmakla başlayan kişilik, ölümle sona ermekte olup ölüm ile kişiliği sona erenler için artık hak ve fiil ehliyetine sahip olduklarından söz etmeye olanak bulunmamaktadır. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 43. maddesinde ve 513. maddesinin birinci fıkrasında yer alan hükümlerinden anlaşıldığı üzere ise hukuki işlemden doğan vekâlet veren ile vekil arasında temsil yetkisine dair sözleşme, aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça taraflardan birinin ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya iflası ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden son bulacaktır. Bu bakımdan müvekkilin ölümü ile davaya vekâlet son bulduğundan müvekkilin sağlığında düzenlediği vekâletname ile yetkili kıldığı vekili (avukatı), müvekkilin ölümünden sonra onun adına dava açamaz.

Başvuru konusu olayda, başvurucu tarihinde vefat etmiş, başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla 2014 tarihinde avukat tarafından bireysel başvuru yapılmıştır.

Bu durumda, başvuru tarihinden önce vefat eden başvurucu adına aksi bir kanıya varılacak durum bulunmadığından vekâlet ilişkisi sona ermiş olan avukat tarafından yapılan bireysel başvuruda, başvurucunun güncel bir hakkının ihlal edildiği iddiasının değerlendirilmesi söz konusu olamayacaktır.

Başvuru konusu olayda başvurucu 2008’de Avukat’a vekâlet vermiştir. Nüfus kayıtlarına göre başvurucunun 2013’de vefat ettiği tespit edilmiştir. Başvurucu vekili tarafından 2014’de başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuru yapılmış, başvuru formunda başvurucunun öldüğü konusunda bir bilgiye yer verilmediği gibi başvuru sonuçlanana kadar da bir bildirimde bulunulmayarak Mahkemeyi yanıltıcı bir davranışın ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle başvuru tarihinden önce vefat etmiş başvurucu adına vekâlet ilişkisi sona ermiş olan avukat tarafından yapılan bireysel başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

Avukat aleyhine Anayasa Mahkemesini yanıltıcı nitelikte başvuru yapması nedeniyle 6216 sayılı Kanun’un 51. maddesi ve İçtüzük’ün 83. maddesi uyarınca takdiren 2.000 TL disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekir.

Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine, 6216 sayılı Kanun’un 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 83. maddesi uyarınca Avukat’ın 2.000 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına,

Kararın bir örneğinin Zarar Tespit Komisyonuna, diğer örneğinin avukatın mensup olduğu Baroya gönderilmesine 11/5/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Bireysel Başvuru Kararları