Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Anayasa Mahkemesi Kararları Bireysel Başvuru Kararları KOLLUK GÖREVLİLERİNİN DARP VE HAKARETİNE MARUZ KALMA, ETKİLİ SORUŞTURMA YAPMAMA

KOLLUK GÖREVLİLERİNİN DARP VE HAKARETİNE MARUZ KALMA, ETKİLİ SORUŞTURMA YAPMAMA


Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2319


TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
SİNAN CANLI BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/16073)
Karar Tarihi: 11/10/2018



I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kolluk görevlilerinin darp ve hakaretine maruz kalınması ve bu olayla ilgili olarak etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedenleriyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.




111. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UY AP)
aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:


8. 20/4/1981 doğumlu olan başvurucu, olay tarihinde Kuşadası'nda yaşamaktadır.
Başvurucu 25/7/2014 tarihinde yakın bir arkadaşının ölüm haberini almasının ardından olay
yerine gitmiştir. Ölüm olayı ile ilgili olarak adli tahkikat başlatıldığından olay yerinde, delil
toplama işlemlerini gerçekleştiren ve olay yerinin güvenliğini sağlayan kolluk görevlileri
bulunmaktadır. Kolluk görevlileri olay yerinde yaşayan C.Ü.A. ile olaya dair mülakat
gerçekleştirdikleri sırada başvurucu, C.Ü.A.nın sözlerine sinirlenmiş ; sonrasında görevliler
ile başvurucu arasında birtakım olaylar yaşanmıştır.


9. Başvurucu ile kolluk görevlileri arasındaki olayla ilgili olarak tarafların
birbirinden farklı anlatımları bulunmaktadır:


i. Başvurucunun iddiasına göre ölen arkadaşı hakkında C.Ü.A.nın hakarette
blunması üzerine C.Ü.A. ile aralarında tartışma yaşanmıştır. Tartışma olay yerinde
bulunan kişilerin araya girmesiyle yatışmışken polis memurları boğazını ve kollarını
sıkarak kendisini duvara yaslamış, daha sonra diğer polis memurlarının da
katılımıyla toplam beş kolluk görevlisi tarafından darbedilmiş, bir polis memuru
tarafından da ölümle tehdit edilmiştir.
ii. Kolluk görevlileri V.A.K., M.E., E.K., E.D. ve H.K.nın iddiasına göre ise
ölüm olayı nedeni ile adli kolluğun delil toplama faaliyeti kapsamında bilgisine
müracaat edilen C.Ü.A. ile mülakat yapıldığı esnada başvurucu , C.Ü.A.ya sinkaflı
sözlerle hakarette bulunarak tekme atmaya çalışmıştır. Başvurucu ikaz edilmesine
rağmen agresif hareketlerine devam ettiği için önleme amaçlı araya girilmiş ve
C.Ü.A.ya karşı fiziki müdahalesinin engellenmesi maksadı ile kollarından tutularak
olay yerinden biraz uzağa götürülmüştür.


10. Başvurucunun 25/7/2014 tarihinde kolluk görevlilerinden şikayetçi olması
üzerine Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından aynı gün
adli soruşturma başlatılmıştır .


11. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen talimat ile Kuşadası İlçe Emniyet
Müdürlüğü tarafından başvurucu ile başvurucunun şikayetçi olduğu kolluk görevlilerinin
şüpheli sıfatıyla , A.nın müşteki sıfatıyla , olaya dair görgüleri bulunan M.Ç. ve A.B.nin
ise bilgi veren sıfatıyla ifadeleri alınmıştır. M.Ç ve A.B. alınan ifadelerinde; başvurucunun
kolluk kuvveti ile mülakat yapan C.Ü.A.nın sözlerine sinirlenerek ona tekme atmaya
başladığını ve sinkaflı sözlerle ona hakarette bulunduğunu, bu nedenle polislerin araya
girdiğini ancak başvurucunun direnmesi nedeniyle polislerle arasında arbede çıktığını
belirtmi lerdir. Adli soruşturma kapsamında aynca başvurucunun adli raporu temin edilmiş
ve olay yerini gösteren kamera kaydı araştırması yapılarak herhangi bir kamera kaydının
bulunmadığı tutanağa bağlanmıştır.


12. Başvurucu hakkında alınan adli raporda; her iki kolda birer adet sıyrık dışında
herhangi bir travmatik lezyon saptanmadığı, başvurucunun hayati tehlikesinin bulunmadığı
ve yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde olduğu tespitlerine yer
verilmiştir. Başvurucunun yargılama safhalarında ya da başvuru formunda anılan adli raporun
hatalı veya eksik olduğu yönünde bir şikayetinin bulunmadığı görülmektedir.


13. Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucunun şikayetine ilişkin olarak alınan
ifadeler ve adli rapor doğrultusunda polis memurlarının zor kullanım sınırını aştıkları
yönünde kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile 8/9/2014
tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir. Aynca aynı tarihte
Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucunun polis memurlarına karşı görevi yaptırmamak için
direnme suçunu işlediğinden bahisle iddianame tanzim edilmiştir.

14. Başvurucunun kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmesi üzerine
Söke Sulh Ceza Hakimliği (Hakimlik) 19/12/2014 tarihli karan ile itirazı kabul ederek
kovuşturmaya yer olmadığına dair karan kaldırmıştır. Hakimliğin gerekçesinin ilgili kısmı
şöyledir:

> •• • Dosya kapsamında yapılan incelemede gerçekleştiği iddia edilen olayların Kuşadası
Emniyet Amirliğinde görev yapan polisler ile Sinan Canlı arasında meydana geldiği, tüm
tanık,müşteki ve şüpheli ifadelerinin Kuşadası Emniyet Amirliğinde alındığı görülmüştür.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Özgür Uyanık Türkiye kararında;
"Soruşturmanın bağımsız, tarafsız, kamuya açık olmasını ve yetkili makamların örnek teşkil
edecek titizlikle ve çabuklukla hareket etmelerini, AİHS'de öngörülen hakların uygulanabilir
ve etkili olduğunu, teorik ve yanıltıcı olmadığını bu nedenle, böyle davalarda etkili bü
soruşturmanın sorumluların tespit edilip cezalandırılmalarına yol açabileceğini" belirttiği,
İlhan Türkiye kararında; "Gözaltında kötü muamele ile ilgili tartışılabilir bir iddiası
bulunan başvuru sahibinin, hastanede tedavi olmayı gerektirecek yaralarının varlığından
haberdar olan Cumhuriyet savcısının, sadece jandarma tarafından olayın tutarsız ve belirsiz
anlatımıyla yetinip, soruşturma açmaması, başvuru sahibini ve diğer bir tanığı dinlememiş
ve yaraların niteliği ile ilgili olarak doktorlardan bir açıklama istememiş olmasını ve
vücuttaki yaralarla ilgili bir açıklama getirilmemiş olması şeklindeki noksanlıkların etkilı
bir soruşturma yapılmadığını gösterdiğini " belirtiği,
Her ne kadar Kuşadası C.Başsavcılığı tarafından herhangi bir delil elde
edilemediğinden bahisle şüpheli polisler hakkında kyok kararı verilmiş ise de, gerçekleştiği
iddia edilen olayların Kuşadası Emniyet Amirliğinde görev yapan polisler ile Sinan Canlı
[Başvurucu] arasında meydana gelmesine ve tüm tanık, müşteki ve şüpheli ifadelerinin
Kuşadası Emniyet Amirliğinde alınmasına göre, bağımsız ve tarafsız bir soruşturmanın
yürütülmesi bakımından bu kişilerin Cumhuriyet Savcısı tarafından bizzat ifadelerine
başvurulması, yine müşteki Sinan 'ın tanıkları olduğunu belirtmesine göre bildireceği
tanıklar da dinlendikten sonra şüphelilerin durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden
itirazın kabulüne ... <



15. Cumhuriyet Başsavcılığı, Hakimliğin kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararını kaldırmasının ardından daha önce kolluk tarafından ifadeleri alınan kişilerin
ifadelerini bizzat almıştır. Aynca başvurucunun tanıkları olarak belirttiği yakın arkadaşları
A.A. ve E.M.nin de Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanık sıfatıyla ifadeleri alınmıştır.


16. Cumhuriyet Başsavcılığınca olay tarihinde olay yerinde görevli tüm kolluk
görevlilerinin isim listesi ve bu kişilere ait teşhise müsait fotoğraf albümü temin edilerek
tanık A.A.ya bu fotoğraf albümü üzerinden teşhis işlemi yaptırılmıştır. Buna göre A.A.
sadece iki polis memurunun olay yerinde olduğunu kesin olarak belirtmekle birlikte
bunlardan birinin olaya hiç karışmadığını, diğerinin ise sadece kavga edenleri ayırdığını,
kasıtlı bir eyleminin bulunmadığını ifade etmiştir. Başvurucunun -kendisinin de getirmeye
çalışacağını ifade ettiği- diğer tanığı E.M. ise Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fotoğraf
teşhisi için önce kayıtlı adresinden ve telefonundan aranmış, sonra hakkında zorla getirme
emri çıkarılmıştır. Ancak kolluk kayıtlarında firari olarak görünen E.M.ye ulaşılamadığından
teşhis işlemi yaptınlamamıştır.


17. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yukarıda bahsedilen delilerin toplanmasının
ardından 20/5/2015 tarihinde tekrar kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Söz
konusu kararın gerekçesinde, başvurucunun adli raporuna göre sadece kollarında sıyrıklar
olduğunun tespit edildiği ve tanık beyanlarının da bu tespiti doğruladığı gözetilerek polis
memurlarının yasal vazifeleri olan suçu önleme görevi kapsamında zor kullanma yetkilerini
kullandıkları ve olayda bu yetkinin aşılmadığı belirtilmiştir.

18. Başvurucunun anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazı üzerine
Hakimliğin 10/7/2015 tarihli kararı ile itiraz reddedilmiştir. Ret kararı gerekçesinin ilgili
kısmı şöyledir:

>" ... yapılan soruşturma işlemi, toplanan deliller ve dilekçe içeriğine göre itiraza konu
kararın yerinde ve hukuka uygun olduğu, soruşturma dosyası incelendiğinde;2559 sayılı
Polis Vazife ve Selahiyet Kanuna göre şüpheli polis memurlarının itiraz edene
müdahalelerinin hukuka uygunluk çerçevesi içerisinde kaldığı, Müşteki-Şüpheli Sinan
Canlı 'nın doktor raporu, yaralanmasının yeri, mahiyeti, tanıkların anlatımları ile şüpheli
polis memurlarının beyanları kapsamında, haklarında soruşturma yürütülen poli~
memurlarının olay anında zor kullanma yetkisine dair sınırı aşmadıkları, olayın hukuku
uygunluk sebebi çerçevesinde kaldığı, suçun unsurlarının oluşmadığı; tehdit suçu yönüyle
soyut iddia haricinde delil bulunmadığı; iftira suçu yönüyle ise anayasal şikayet hakkının
kullanıldığı, suç unsuru bulunmadığı anlaşılmakla,itirazın reddine dair ... " <


19. Ret kararı, başvurucuya 25/8/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

20. Başvurucu 28/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

21. Başvurucu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevi yaptırmamak
ıçın direnme suçundan tanzim edilen iddianamenin Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesi
tarafından kabulü ile başlayan kamu davasında 13/7/2017 tarihinde, her türlü şüpheden uzak
kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile başvurucu hakkında beraat kararı
verilmiştir. Söz konusu karar olağan kanun yoluna başvurulmaksızın 20/9/2017 tarihinde
kesinleşmiştir.





KARARIN TAM METNİ
https://kararlarbilgibankasi.anayasa.go ... 2015/16073

www.kararara.com


  • POPULER KONULAR

Dön Bireysel Başvuru Kararları