Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

Tıbbi İhmal İddiasının Gerekçelendirilmemesi Nedeniyle Kişinin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma Hakkının Usul İhlali hk.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Tıbbi İhmal İddiasının Gerekçelendirilmemesi Nedeniyle Kişinin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma Hakkının Usul İhlali hk.

Mesaj gönderen Admin »

Tıbbi İhmal İddiasının Gerekçelendirilmemesi Nedeniyle Kişinin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma Hakkının Usul Yönünün İhlal Edilmesi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 18/5/2021 tarihinde, Adem Aydın ve Zübeyda Aydın (B. No: 2018/1156) başvurusunda, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının usul yönünün ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Başvurucu, gebelik sürecinin başından beri takiplerinin yapıldığı özel hastaneye ağrı şikâyetiyle başvurmuştur. Aynı günde hastanede gerçekleştirilen sezaryen sonrası bebek ölü doğmuştur.

İl Sağlık Müdürlüğü olay hakkında yürüttüğü idari soruşturma sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığına bilinçli taksirle ölüme neden olma suçuyla ilgili olarak ihbarda bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı; doktor, iki hemşire ve başhekim hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açmıştır. Yargılamayı gerçekleştiren 2. Asliye Ceza Mahkemesi sanıkların müsnet suçtan beraatlerine karar vermiştir. Karar, Yargıtay tarafından onanmıştır. Başvurucuların manevi tazminat taleplerini 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Hukuk Mahkemesi) reddetmiş ve Yargıtay kararı onamıştır.

İddialar

Başvurucular, tıbbi ihmal ve organizasyon kusuru sonucu ölü doğum yapılması olayıyla ilgili olarak açılan tazminat davasının eksik incelemeyle reddedilmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Öncelikle belirtilmelidir ki devletin kamusal veya özel olsun tüm sağlık kuruluşlarındaki sağlık hizmetlerinin organizasyonunu sağlama görevi bulunmaktadır.

Hukuk Mahkemesi, olay hakkında görülen ceza yargılamasının sonuçlanmasını beklemiş, sonrasında Adli Tıp Kurumundan (ATK) kusur tespitine dair rapor temin etmiştir. Hukuk Mahkemesi, ceza yargılaması neticesinde verilen kararı gözönünde bulundurmak suretiyle ölüm olayında sağlık personelinin kusuru bulunmadığına dair ATK raporundaki tespiti değerlendirmesine esas alarak tazminat talebinin reddine karar vermiştir.

İl Sağlık Müdürlüğü, ölüm olayında organizasyon kusuru nedeniyle hastane yönetiminin ve tıbbi müdahaleyi yapan doktorun kusurlu olduğunu belirtmiştir. Tabip Odası da hastanenin alt yapı eksikliğini belirtmiş ve doktora da disiplin cezası uygulamıştır.

Hukuk Mahkemesinin gerekçesine esas aldığı ATK raporunda yahut ceza yargılaması sırasında temin edilen diğer ATK raporlarında değinilen hususların ölümün meydana gelmesinde etkisi olup olmadığının açık biçimde irdelenmediği görülmektedir.

İl Sağlık Müdürlüğü ve Tabip Odası tarafından yapılan tespitlerin varlığı karşısında bu iddiaların mahkeme tarafından gerekçelendirilmesi gerektiği açıktır. Başvurucuların söz konusu iddialarını temyiz dilekçesinde de ileri sürdükleri ancak temyiz merciinin kararında da bu konuyla ilgili hiçbir gerekçeye yer vermediği gözetildiğinde anılan iddianın yargılama makamları tarafından makul ve yeterli bir gerekçeyle karşılanmadığı da anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak söz konusu raporu dayanak alan Hukuk Mahkemesinin başvurucuların iddialarını Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği özen ve derinlikte araştırıp incelediği, bunun sonucunda da iddialarla ilgili ve yeterli gerekçelere kararında yer verdiği söylenemez. Bu durumda kamu makamlarının başvuru konusu olaydaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının usul yönünün ihlal edildiğine karar vermiştir.

https://kararlarbilgibankasi.anayasa.go ... /2018/1156


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj