Tren Kazası Sonrası Kamu Görevlileri Hakkında Yürütülen Ceza Yargılamasının Etkisizliği Hakkında İhlal Kararı

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29604
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Tren Kazası Sonrası Kamu Görevlileri Hakkında Yürütülen Ceza Yargılamasının Etkisizliği Hakkında İhlal Kararı

Mesaj gönderen Admin »

Tren Kazası Sonrası Kamu Görevlileri Hakkında Yürütülen Ceza Yargılamasının Etkisizliği Nedeniyle Yaşam Hakkının Usul Boyutunun İhlal Edilmesi

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 23/11/2021 tarihinde, Serap Sivri (B. No: 2019/6198) başvurusunda, H.T. ile ilgili başvuru yönünden Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Haydarpaşa (İstanbul)-Ankara seferini yapan yolcu treninin 2004 yılında Sakarya’nın Pamukova ilçesi yakınlarında raydan çıkması sonucu birçok kişi ölmüş, pek çok kişi de yaralanmıştır. Ölenler arasında başvurucunun o tarihteki eşi H.T. ile H.T.nin kardeşi A.T. ve A.T.nin çocukları N.T. ile M.T. de bulunmaktadır.

Olayla ilgili Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından soruşturma başlatılmış, olayın neden kaynaklandığına ve kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu alınmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürlüğü yetkilileri hakkında yürüttüğü soruşturmada yetkisizlik kararı vermiş ve soruşturma evrakını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Bu soruşturmanın sonucu tespit edilememiştir.

Öte yandan Cumhuriyet Başsavcılığı, makinistler (birinci ve ikinci makinist) ve tren şefi hakkında demir yolu üzerinde kazaya neden olma iddiasıyla Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır. Yargılama sonucunda makinistler hakkında mahkûmiyet, tren şefi hakkında ise beraat kararı verilmiştir.

Hükmün taraflarca temyizi üzerine Yargıtay, sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur. Bozma kararının ardından yapılan yargılamada ise davaların düşürülmesine karar verilmiştir. Bu kararın da temyizi üzerine hüküm bozulmuş, yapılan yargılamada birinci makinist hakkında hapis cezasına hükmedilmiş, ikinci makinistin cezası ertelenmiştir.

Taraflarca temyiz edilen karar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Yargıtayın bozma ilamına uyan Ağır Ceza Mahkemesi, makinistlerin adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş ve verilen adli para cezalarını taksite bölüp ertelemiştir. Kararın taraflarca temyizi sonrası Yargıtay, dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar vermiştir.

İddialar

Başvurucu, bir yolcu treninin raydan çıkıp birçok kişinin ölümü ile pek çok kişinin yaralanmasına sebep olmasına istinaden bazı kamu görevlileri hakkında yürütülen ceza yargılamasının etkisizliği nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa'nın 17. maddesinin kendisine yüklediği pozitif yükümlülüklerin usule ilişkin yönü uyarınca devlet, şüpheli her ölüm olayının tüm yönleriyle ortaya konulmasına, sorumlu kişilerin belirlenmesine ve gerektiğinde bu kişilerin cezalandırılmasına imkân tanıyan bağımsız bir soruşturma yürütmelidir.

Bununla birlikte etkili soruşturma yükümlülüğü bir sonuç yükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Anayasa'nın 17. maddesi başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi de yüklemez.

Başvuruya konu edilen yargılama sürecinde yapılan işlemler ve başvurucunun iddiaları birlikte değerlendirildiğinde başvuruda incelenmesi gereken mesele, yargılamanın makul bir sürat ve özenle yürütülüp yürütülmediğidir.

Burcu Demirkaya ve Yücel Demirkaya (B. No: 2015/1232, 30/10/2018) başvurusunda meydana gelen olayda ölen ve yaralananların fazlalığı nedeniyle ölenlerin yakınları ile yaralıların ifadelerinin tespitinin uzun zaman alması anlaşılabilir bir durum olduğu ancak yargılamadaki hiçbir unsurun yargılamanın sonuçlandırılamamasını haklı kılmadığı belirtilerek yargılamanın makul bir süratle yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmiştir. Sözü edilen kararın verildiği tarihten sonra da yargılama 10 ay 25 gün daha sürmüş ve nihayetinde sanıklar hakkındaki kamu davası zamanaşımına uğramıştır. Yargılamanın bütününde yapılan işlemler ve bozma kararlarının içerikleri dikkate alındığında davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesinin sebebi davanın sürüncemede bırakılmış olmasıdır. Bu bakımdan başvuruya konu yargılamanın makul bir özen ve süratle yürütüldüğü söylenemez.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle H.T. ile ilgili başvuruda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.

https://kararlarbilgibankasi.anayasa.go ... /2019/6198


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj