YOL TUTUKLAMASI NEDİR-BUNA KARŞI TAZMİNAT DAVASI

Suç ve Cezalar, Suç Türleri, Ceza Hesaplama, Hapis, Adli Para Cezası, Adli Kontrol, Ön Ödeme, Uzlaşma, Tutuklama, Arama, Elkoyma, İletişimin Tespiti, Ceza Yargılama Usulü, Tekerrür, İçtima, İştirak...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23361
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

YOL TUTUKLAMASI NEDİR-BUNA KARŞI TAZMİNAT DAVASI

Mesaj gönderen teoman »

Yol Tutuklaması – Tazminat Davası

Yol tutuklaması müessesesi Ceza Muhakemesi Kanununun 94. Maddesinde düzenlenmiştir. CMK 94. Maddesi, “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde en yakın sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır; serbest bırakılmadığı takdirde, yetkili hâkim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır.” Şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme karşısında, yakalama emri üzerine yakalanan şahıs, yetkili hakim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanması gerekmektedir. Kanun metni yol tutuklaması hallerinde açıkça bir süre belirtmemiş EN KISA ZAMANDA diyerek burada somut olayın koşullarına göre en kısa zamanda gönderilmesi kastedilmiştir. Bu nedenle bir yerden başka bir yere gönderilecek tutukluların en kısa süre olarak kabul edilebilecek makul bir sürede yetkili hakim ya da mahkeme önüne çıkarılması gerekmektedir.

Ekte yer alan Yargıtay kararında da karar verildiği üzere, 1 saatlik mesafede bulunan yetkili mahkemeye tutuklunun 10 gün sonra çıkartılması durumunda, yetkili mahkeme önüne çıkarılma süresinin makul olan en kısa süre olarak kabul edilemeyeceğinden bu durumda hakkı kısıtlanan kişiler devlet aleyhine tazminat davası açabileceklerdir.


5271 CMK- MADDE 94

YAKALANAN KİŞİNİN MAHKEMEYE GÖTÜRÜLMESİ
(Değişik madde: 25/05/2005-5353 S.K./9.mad)

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde en yakın sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır; serbest bırakılmadığı takdirde, yetkili hâkim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır.



5271 CMK -MADDE 141

KORUMA TEDBİRLERİ NEDENİYLE TAZMİNAT
TAZMİNAT İSTEMİ
(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmayan, kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde






T.C
YARGITAY
12.CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2011/15700
KARAR NO:2012/9187
KARAR TARİHİ:04/04/2012


>KORUMA TEDBİRLERİ NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİ

>UYAP ÜZERİNDEN GÖRÜNTÜLÜ İFADE ALINMASI


İçtihat Metni

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Aydm Cumhuriyet Başsavcılığının yazışma binaen davacı zabıtaca yakalanıp İzmir adliyesine getirilmesi üzerine 03/08/2008 tarihinde 3. Sulh Ceza mahkemesince kimliği tespit edilip Buca Cezaevine konulmuş ve 13/08/2008 tarihinde Aydın Cumhuriyet Savcılığına getirilmesi üzerine ifadesi alınmış ve serbest bırakılmıştır.

Davacı en kısa zamanda hakim önüne çıkarılmaması sebebiyle 20.000 lira manevi ve 1000 lira maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

Mahkeme; “davacının tutuklanmadan dolayı tazminat talep edebilmesi için açılan davanın beraatle sonuçlanıp kesinleşme ve bu kesinleşmeden itibaren 3 ay içerisinde bu davanın açılması gerektiği” gerekçeyle davanın reddine karar vermiş ve red kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, hakkında uygulamada yol tutuklaması olarak adlandırılan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 94. maddesine göre yakalanıp ceza evine konulmuş ve 10 gün sonra yakalamayı çıkaran savcının huzuruna getirilmiş ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştır.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 94/1. maddesinde yakalanan veya tutuklanan kişinin “yetkili hakim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır” hükmü bulunmaktadır. Madde de “en kısa zaman” diliminin ne kadar olması gerektiği düzenlenmemiştir. Düzenlemede “en kısa zaman” denildiğine göre bu süre yakalanan yere göre birkaç saatten birkaç güne kadar olabilir.

Davacı; İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkililerince yakalanmış ve aynı gün İzmir Sulh Ceza Mahkemesince kimlik tespiti yapılıp Buca Cezaevine konmuştur. İzmir-Aydın arası bilindiği gibi 1 saatlik mesafededir. Davacı aynı gün Aydın Cumhuriyet Savcılığına getirilebileceği gibi en geç bir sonraki gün de getirilebilirdi. Bunun yanında yargının yaygın olarak kullandığı Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden de görüntülü olarak ifadesi alınabilirdi. Davacının 10 gün Ceza Cezaevinde tutulmasına gerek yoktur.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 19/son maddesi “Hürriyeti kısıtlanan kişilerin en kısa zamanda bırakılmasının” sağlanmasını öngördüğü gibi yine Anayasa’nın 90/son maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalardan olan ve uygulama önceliği olan, İnsan Haklan Sözleşmesinin 5/3. maddesindeki “Yakalanan veya tutuk durumda bulunan herkes hemen bir hakim veya adli görev yapmaya yasayla yetkili kılınmış diğer bir görevli önüne çıkanlır” düzenlemeleri bulunmaktadır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 141/1-d maddesi “Kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen” kişilere de tazminat verilmesini öngördüğünden bir kısım işlemler ve koruma tedbirleri nedeniyle davanın sonuçlanmasının beklenmesine gerek olmadığından davanın kabulü yerine yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
WWW.KARARARA.COM


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj