Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Aile ve Boşanma Hukuku Boşanma davası açıldıktan sonra edinilen mallar -

Boşanma davası açıldıktan sonra edinilen mallar -

Kişiler, Ad ve Soyad Düzeltme, Yaş Düzeltme, Aile, Nişanlılık, Evlilik, Ayrılık, Boşanma, Nafaka ve Tazminat, Velayet, Vesayet, Mal Paylaşımı, Evlat Edinme, Babalık ve Tanıma...

ufukbey55 Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 219


MErhabalar ;

Boşanma davası açıldıktan sonra edinilen mallar 'da eşler ortak olur mu ? Edinilmiş Mallara katılma rejimi uygulanır mı ?

Teşekkürler



admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28351



ufukbey55 yazdı:
MErhabalar ;

Boşanma davası açıldıktan sonra edinilen mallar 'da eşler ortak olur mu ? Edinilmiş Mallara katılma rejimi uygulanır mı ?

Teşekkürler



YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
2015/22109 E.
2016/3833 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı


Davacı-birleşen dosya davacısı ... ile davalı-birleşen dosya davalısı ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:


KARAR

Davacı ve birleşen davacı ... vekili, tarafların 1971 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edindikleri mallarda vekil edeninin katkısının bulunduğunu açıklayarak şimdilik 300.000 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı H... vekili, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu malları boşanma davası açıldıktan sonra edindiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.


Mahkemece katkısının ispat edilemediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK'nun 33.md). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı isteğini ilişkindir.

1-Taraflar arasındaki evliliğin ve mal rejiminin, yabancı mahkemede Haziran 1997 tarihinde açılan ve kesinleşen boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiği, evliliğin sona ermesinden sonra edinilen mallar ile taraflar adına olmayan mallar yönünden evliliğe dayalı katkı payı alacağı talep edilmesinin sözkonusu olmayacağına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-01.01.2002 tarihinden önce 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlükte olduğu dönemde, eşler arasında yasal mal ayrılığı rejimi geçerliydi (TKM 170 m). TKM'de mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, eşlerin bu dönemde edindikleri malvarlığının tasfiyesine ilişkin uyuşmazlık, aynı kanunun 5. maddesi yollamasıyla Borçlar Kanununun genel Hükümleri gözönünde bulundurularak "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi kurallarına göre çözüme kavuşturulmalıdır. Zira Borçlar Kanunu, Medeni Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir (BK 544, TBK 646 m).
./.
Mal ayrılığı rejiminde; eşler kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (TKM 186/1 m). Her birinin malları, geliri ve kendi kazançları yine kendilerine ait kişisel mallarıdır (TKM 189 m). Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği malvarlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir.

Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınan tasfiyeye konu mala çalışma karşılığı elde edilen gelirlerle (maaş, gündelik, kar payı vs. gibi) katkıda bulunulduğunun ileri sürüldüğü durumlarda; çalışarak, düzenli ve sürekli gelire sahip eşin, aksi kanıtlanmadıkça, yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerekir. Yargıtay'ın ve Dairemiz'in devamlılık gösteren uygulamaları da bu yöndedir.

Bu açıklamalar doğrultusunda; öncelikle evlenme tarihinden, malın edinildiği tarihe kadar, eşlerin çalışma sürelerine ve gelirlerine ilişkin belgeler bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilmelidir. Çalışmanın sabit olmasına rağmen, bir kısım döneme ilişkin belgelere ulaşılamaması durumunda, ilgili meslek kuruluşlarından ve/veya bilirkişilerden o döneme ilişkin yaklaşık gelir durumu sorulup öğrenilerek, malın edinildiği tarihe kadar ki eşlerin tüm gelirleri ayrı ayrı belirlenmelidir. Sonra, her bir eşin alışkanlıkları, ekonomik ve sosyal statüleri gözetilerek, kişisel harcamaları ile ayrıca kocanın 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi gereğince evi geçindirme yükümlülüğü nedeniyle yapabileceği harcama, eşlerin kendi gelirlerinden düşülerek, gerçekleştirebilecekleri tasarruf miktarları ayrı ayrı tespit edilmeli, daha sonra her eşin tasarruf miktarının, birlikte yaptıkları toplam tasarruf miktarı içerisindeki oranı belirlenmelidir. Her bir eşin bulunan bu tasarruf oranı, çalışmaları karşılığı elde ettikleri gelirleriyle malın alımına yaptıkları katkı oranı olarak kabul edilerek, tasfiyeye konu malın dava tarihi itibariyle belirlenecek sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmak suretiyle katkı payı alacak miktarları hesaplanır.

Sözü edilen değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülmesi durumunda konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Tasfiyeye konu birden fazla malın bulunması durumunda, her biri için aynı yöntem uygulanır.

Somut olaya gelince; eşler, 01.03.1971 tarihinde evlenmiş, ... SHM'nin ... mahkemesinde Haziran 1997 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Anılan boşanma kararının tenfizi, ... 2 Asliye (Aile sıfatıyla) Hukuk Mahkemesi'nde ... tarihinde açılan kabul ile sonuçlanan ve 17.1.2008 tarihinde kesinleşen karar ile sağlanmıştır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir. Tasfiyeye konu mallardan ... ada ... parselde kayıtlı 7 nolu bağımsız bölüme ilişkin kooperatif kayıtlarının üyelikle ilgili bilgileri içerir biçimde-üye olunan tarih, ödeme belgeleri, evin teslim tarihi gibi- yeterince bilgi ve belge mevcut olamamakla birlikte, evlilik birliği içerisinde S.S. ... Başmüdürlüğü Mensupları Yapı Kooperatifi'ne üye olunmak suretiyle edinildiği, ancak tapu kaydının davalı adına 29.12.1999 tarihinde oluştuğu, ... ada ... parselde B bodrum kat 11 nolu, A bodrum kat 11 ve 12 nolu dükkanlar ise 1/20 şer paylı olarak 25.1.1989 tarihinde davalı eş adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla dava konusu taşınmazlar taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu tarihlerde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Taraflar, dosya arasında yer alan bir kısım bilgi ve belgelere göre Almanya'da evlilik tarihlerini de kapsar biçimde çalıştıkları anlaşılmakta ise de tüm çalışma belgeleri getirtilip, tercümelerinin yaptırılmak suretiyle dosya arasına konulmadığı görülmüştür.

Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında; davacının alacak talebinin, mal ayrılığı rejimi çerçevesinde eşlerden birinin edindiği taşınmaza yönelik diğerinin açtığı katkı payına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, katkı payı alacağına konu malların bir kısmının TMK'nun yürürlüğünden önce edinilmiş olduğu, bir kısmının tarafların boşanmalarından sonra edinilmiş bulunduğunun ve aksinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş ise de; evlilik birliği içerisinde her iki tarafın çalıştığı ve evlilik içinde edinilen, yukarıda açıklanan mallar yönünden mahkemenin yazılı gerekçesi ile verdiği karar yerinde değildir. Şu halde mahkemece yapılması gereken iş; taşınmazlara ilişkin eksik bulunan tüm kayıtların bulunduğu yerden temin edilmesi, ayrıca evlilik birliği içerisinde çalıştığı anlaşılan davacı ve davalının tüm çalışma belgelerinin eksiksiz olarak getirtilmesi, gelirlerinin belirlenerek, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde taşınmazların edinilmesine katkısının tespiti, bu belirleme ve hesaplamanın yapılması bakımından dosyanın konusunda uzman bir mali müşavir ile hukukçu bilirkişiye tevdi edilip denetime elverişli rapor alınması; bu şekilde de katkı payı oranı tespit edilemediği takdirde TMK. m. 4 ve TBK. m. 50 hükümleri gözününe alınarak, katkı payı oranının hakkaniyet ilkesi uyarınca takdiri ile gerçekleşecek sonucuna göre davacının katkı payı alacağı yönünde bir karar verilmesi olmalıdır.

SONUÇ
: Davacı vekilinin yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ... ada 1 parselde kayıtlı 7 nolu, B bodrum kat 11 nolu ve A Bodrum kat 11 ile 12 nolu bağımsız bölümlere ilişkin olarak 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin (1) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine ve taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-birleşen dosya davacısına iadesine, 03.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.


Dön Aile ve Boşanma Hukuku