Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Daireleri Kararları HAKARET--GIYAPTA HAKARET SUÇU--EKSİK İNCELEME

HAKARET--GIYAPTA HAKARET SUÇU--EKSİK İNCELEME


Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2423


T.C.
YARGITAY
18. CEZA DAİRESİ
ESAS NO: 2016/4005
KARAR NO: 2018/2719
KARAR TARİHİ: 28.2.2018

>HAKARET--GIYAPTA HAKARET SUÇU--EKSİK İNCELEME


5237/m.3,58,61,125/1

ÖZET : Dava, gıyapta hakaret suçuna ilişkindir.

TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca, gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerekmekte olup, Mahkemece sanığın müştekiler hakkında iddianamede belirtilen hakaret içerikli sözleri, tanık olarak dinlenilen kişilerin yanında söylediği kabul edilmiş ise de, katılanın "sanık iddianamede belirtilen hakaretleri eşimin yanında ve tanıkların yanında yapmış" şeklinde, tanığın "iddianamede geçen hakaret sözlerini gerek benim yanımda gerekse diğer çalışanların yanında sürekli kullanıyor" şeklindeki beyanları karşısında, işletmede çalışan görevlilerin beyanlarına başvurularak, eylemde ihtilat unsurunun oluşup oluşmadığı araştırılıp, gerekçede tartışılmaksızın eksik inceleme ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan "suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki" gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,

Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizdir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca, gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerekmekte olup, Mahkemece sanığın müştekiler hakkında iddianamede belirtilen hakaret içerikli sözleri, tanık olarak dinlenilen kişilerin yanında söylediği kabul edilmiş ise de, katılanın ''sanık iddianamede belirtilen hakaretleri eşimin yanında ve tanıkların yanında yapmış'' şeklinde, tanığın ''iddianamede geçen hakaret sözlerini gerek benim yanımda gerekse diğer çalışanların yanında sürekli kullanıyor'' şeklindeki beyanları karşısında, işletmede çalışan görevlilerin beyanlarına başvurularak, eylemde ihtilat unsurunun oluşup oluşmadığı araştırılıp, gerekçede tartışılmaksızın eksik inceleme ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de;

1-) TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan "suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki" gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,

2-) Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

3-) TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğa karar verilmesi,

4-) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına dair hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 Sayılı kararı ile iptal edilmesi sebebiyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğ nameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





T.C
YARGITAY
18. CEZA DAİRESİ
ESAS NO.2016/9451
KARAR NO.2018/4913
KARAR TARİHİ. 03/04/2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet




KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Dosya kapsamına göre, olay tarihinde meydana gelen sistemsel bir karışıklık nedeniyle muayene olamayan sanığın bu hususta başhekim ...'a “Hep böyle yapıyorsunuz kıçı kırık doktorlara bizi mahkum ediyorsunuz” şeklindeki sözler söylemesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, suça konu sözlerin muhatabının katılan ... olduğu ve hastane koridorunda söylenen bu sözleri yalnızca tanık ...'nın duyduğunun tespit edilmiş olması karşısında, gıyapta hakaret suçunun "ihtilat" unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeden, beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi,


Kabule göre ise;

1) Zincirleme suçun unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması,

2) Hakaret suçunun, haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren TCK'nın 129/1. maddesi yerine genel tahrik kurumuna ilişkin aynı Kanunun 29. maddesinin uygulanması,

3) Hakaret suçunun aleni bir yer olan hastane koridorunda işlenmesine rağmen, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,

4) Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar varsa da, atılı suçun 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesine eklenen ek cümlenin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b maddesinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “geçmişte hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiğinden yasal imkansızlık nedeniyle” şeklindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,


Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

www.kararara.com


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Ceza Daireleri Kararları