Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Anayasa Mahkemesi Kararları Bireysel Başvuru Kararları SENDİKACA ALINAN GREV KARARININ BAKANLAR KURULU TARAFINDAN ERTELENMESİ

SENDİKACA ALINAN GREV KARARININ BAKANLAR KURULU TARAFINDAN ERTELENMESİ


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 20134


TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
BİRLEŞİK METAL İŞÇİLERİ SENDİKASI BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/14862)
Karar Tarihi: 9/5/2018
R.G. Tarih ve Sayı: 20/7/2018-30484



I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, sendikaca alınan grev kararının Bakanlar Kurulu tarafından ertelenmesinin sendika hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.


111. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir :

9. Başvurucu Sendika, 1947 yılında kurulan Türkiye Maden-İş Sendikası ile 1963
yılında kurulan Otomobil-İş Sendikasının 1993 yılında birleşmesiyle oluşmuş ve Birleşik
Metal İşçileri Sendikası (Sendika) adını almıştır. Başvurucu Sendika, Türkiye Devrimci İşçi
Sendikaları Konfederasyonuna bağlıdır.

10. Başvurucu Sendika ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında
-MESS üyesi on sekiz işyeri ve işletme için- yürütülen grup toplu iş sözleşmesi
görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştır.

11. 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi
Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca bir arabulucu görevlendirilmiştir. Bahsi geçen arabulucu
tarafından da uyuşmazlığın çözümlenemediğine dair rapor Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 16/12/2014 tarihli yazısı ile başvurucuya tebliğ
edilmiştir. Başvurucu Sendikanın Yönetim Kurulu ilk olarak 14/1/2015 tarihinde toplanmış
ve yirmi işyeri için 29/1/2015 tarihinden itibaren uygulamaya konulmak üzere grev kararı
almıştır.

12. Sendikanın Yönetim Kurulu daha sonra 22/1/2015 tarihinde bir kez daha
toplanarak bu kez on sekiz işyeri için 19/2/2015 tarihinden itibaren uygulamaya konulmak
üzere grev kararı almıştır. Böylece toplam otuz sekiz işyerinde yaklaşık on beş bin işçiyi
kapsayan grev kararı alınmıştır.

13. Bakanlar Kurulu 30/1/2015 tarihli ve 29252 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de
yayımlanan 29/1 /2015 tarihli ve 2015/7251 sayılı kararı ile grevın ertelenmesine karar
vermiştir. Karar şöyledir:
"Ekli listede belirtilen işyerlerinde Birleşik Metal İşçileri Sendikası tarafindan
uygulanmakta olan grevin, milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu görüldüğünden altmış
gün süreyle ertelenmesi; 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Kanunun 63 üncü maddesine
göre, Bakanlar Kurulu'nca 29/1/2015 tarihinde kararlaştırılmıştır"

14. Bu kararın iptal edilmesi için Sendika tarafından 2/2/2015 tarihinde Danıştay
Onuncu Dairesine dava açılmış ve bu davada yürütmenin durdurulması talep edilmiştir.
Yürütmenin durdurulması talebi Danıştay Onuncu Dairesi tarafından 5/3/2015 tarihinde
oyçokluğuyla reddedilmiştir.


"Ekonomi Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel
Sekreterliği ve Emniyet Genel Müdürlüğünün yazılarında, söz konusu grevin milli güvenliği
bozucu etkisinin olduğu yönünde somut verilere dayalı olarak görüş bildirmeleri ve
ekonomik güvenliğin milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu hususu da dikkate
alındığında 29.1.2015 tarihli ve 2015/7251 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Anayasanın

54. maddesine ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu iş Sözleşmesi Kanunu'nun 63. maddesine
uygun olduğu değerlendirilmektedir. Davacı tarafından ileri sürülen iddialar, dava konusu
Bakanlar Kurulu Kararı 'nın yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte
görülmemektedir.
Davanın durumu ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre, 2577 sayılı idari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen koşulların bu aşamada gerçekleşmediğı
anlaşıldığından yürütmenin durdurulması isteminin reddine, bu kararın tebliğini izleyen
günden itibaren yedi gün içinde idari Dava Daireleri Kuruluna itiraz edilebileceğinin
davacıya duyurulmasına, 5/3/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi."

15. Başvurucu Sendika, bu karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna
itirazda bulunarak yürütmenin durdurulmasını talep etmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu 30/4/2015 tarihli kararı ile sekiz üyenin oyuna karşılık yedi üyenin karşıoyuyla itirazı
reddetmiştir. Kararda yalnızca "yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi ıçın yasanın
aradığı koşulların gerçekleşmemiş olduğu" gerekçesine yer verilmiştir.



16. Muhalif kalan üyelerin muhalefet şerhi şu şekildedir:
"Her ne kadar dava konusu grev erteleme kararı ile ilgili olarak, itiraz tarihi itibarıyla,
altmış günlük erteleme sürecinin dolmuş olması nedeniyle 2577 sayılı Yasanın 27.
maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmemiş olduğu ileri sürülebilir ise de, yukarıda
belirtilen 6356 sayılı Yasanın 63. maddesine göre, grev ertelemesi kararı alındıktan sonra
artık sendikanın greve devam etme imkanının kalmaması ve erteleme süresi sonunda
taraflarca anlaşma sağlanamaması halinde uyuşmazlığın Yüksek Hakem Kurulunca
çözümleneceği göz önüne alındığında, dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ile Anayasal bü
hak olan grev ve toplu sözleşme hakkı fiilen ve hukuken ortadan kaldırılmakta, uyuşmazlığın
çozumu yukarıda aktarılan Yasa hükmü çerçevesinde apayrı bir mecraya
yönlendirilmektedir.

Bu nedenle olayda, 2577 sayılı Yasa'nın 27. maddesinde belirtilen koşullardan, işlemin
uygulanmasının devam etmesi nedeniyle telafisi güç zarar bulunma koşulunun gerçekleştiği
anlaşılmaktadır.

Diğer koşul olan, işlemde açıkça hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden
değerlendirmeye gelince;

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, Bakanlar Kurulunca,
karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavtın, genel sağlığı veya milli
güvenliği bozucu nitelikte olduğunun saptanması halinde, yasal grev ve lokavtın altmış gün
süreyle ertelenmesi mümkündür. Başka bir ifade ile, bir anayasal hak ve işçi açısından
güvence olan grev hakkı, ancak yasada sayılan sebeplerle idari bir tasarrufla ertelenebilir.
Ekonomik veya siyasi veya başkaca bir sebeple yasal bir grevin ertelenmesine yasal olanak
bulunmamaktadır.

Türk hukukunda, grev hakkının kullanılması da dahil, bir çok temel hak ve özgürlüğün
kullanımının sınırlanmasına veya yasaklanmasına sebep olarak gösterilen milli güvenlik
kavramına ilişkin bir tanım bulunmamaktadır. Soyut ve belirsiz olan bu kavramın çok geniş
bir şekilde yorumlanması, hemen hemen bütün grevlerin sonuçları bakımından milli
güvenliği bozabileceği sonucuna ulaşılmasına ve böylece bütün grevlerin ertelenmesine yol
açacaktır.

İşçi ile işveren arasında başlayan toplu görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlanması
üzerine kullanılan anayasal bir hak ve işçi açısından güvence olan grev hakkının; grevin
uygulandığı işyerlerinin ve yapılan üretimin grev nedeniyle bir süre durmasının milli
güvenliği nasıl ve ne şekilde bozduğunun açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya
konulması, bu saptama yapılırken de ölçülülük ilkesinin ve demokratik toplumun
gereklerinin dikkate alınması gerekir.

Doktrinde, milli güvenlik, "Yurt ölçüsünde beliren iç ve dış tehlikelere karşı devlet tüzel
kişiliğinin savunma ve güvenlik altına alınması şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre, yasal
bir grevin yasada öngörülen anlamda milli güvenliği bozucu nitelikte görülebilmesi için
ülke ve devletin özel savunma ve güvenlik altına alınmasını zorunlu kılacak ciddi
tehlikelerin ortaya çıkması gerektiğini belirterek milli güvenliğin tanımını yapmıştır.
Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirme ışığında, davacı Sendikaya bağ/,
işyerlerinde uygulanmakta olan grevin milli güvenliği bozucu nitelikte olduğunu ortaya
koyan geçerli ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı ve Yasada öngörülmeyen ekonomik
sebeplere dayalı olarak alındığı anlaşılan dava konusu Bakanlar Kurulu kararı açıkça
hukuka aykırıdır.

Diğer taraftan, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 09/02/2015 günlü, E:2015/294 sayılı
"davacı sendika tarafından uygulanmakta olan ve uygulamaya konulacak olan grevlerin
"milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu "nun nasıl ve ne şekilde belirlendiği, milli güvenliği
bozucu hususların neler olduğunun açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde
açıklanmasının istenilmesi" yolundaki ara kararına davalı idarece verilen cevaplar grevin
milli güvenliği ihlal edeceğini açıkça ortaya koymadığı gibi, konuya ilişkin görüşlerin
alındığı bazı idarelerce yazılan yazıların da dava konusu işlemden sonra düzenlenmiş
olması nedeniyle, işlemden önce milli güvenliğin ihlal edildiğine ilişkin yeterli bir
araştırmanın yapılmadığını gösterdiğinden, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının
yürütülmesinin durdurulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki karara katılmıyoruz.

17. Karar, başvurucuya 31/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 27/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.


KARARIN TAM METNİ
https://kararlarbilgibankasi.anayasa.go ... 2015/14862

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Bireysel Başvuru Kararları