Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Eşya Hukuku İntifadan Men - İhtarname - Şekil Şartı

İntifadan Men - İhtarname - Şekil Şartı

Mülkiyet, Menkul, Gayrimenkul, Kat Karşılığı İnşaat, Ayni Hak, Tapu Sicili, Tapu İptali, Tescil, Kadastro, Orman, Zilyetlik, İrtifak, İpotek, Rehin, Muvazaa, Hazine, Ecri Misil, Satış Vaadi...

ufukbey55 Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 219


Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Mirasçılar arasında gönderilecek İntifadan Men İhtarında (Yararlanma isteminin karşı tarafa iletilmesinde) herhangi bir şekil şartı var mıdır ? Bununla İlgili yargıtay ilamı paylaşırsanız sevinirim.

Teşekkürler...



admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 28351



ufukbey55 yazdı:
Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Mirasçılar arasında gönderilecek İntifadan Men İhtarında (Yararlanma isteminin karşı tarafa iletilmesinde) herhangi bir şekil şartı var mıdır ? Bununla İlgili yargıtay ilamı paylaşırsanız sevinirim.

Teşekkürler...


İntifadan men ihtarının şekil şartı konusunda bir içtihada rastlamamakla birlikte, noter kanalıyla yazılı ihtarname şeklinde olması yeterli ve gereklidir diye düşünüyorum.

YARGITAY 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3707
KARAR NO : 2017/11008


Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 01/09/2011 tarihli sözleşme ile davalının kiracı olduğunu, 31/05/2012 tarihli protokol ile kira ilişkisinin bitirildiğini, davalıya eşyalarını boşaltması ve taşınmazı tahliye etmesi için Ağustos 2012 ayı sonuna kadar süre verildiğini ancak taşınmazın Kasım 2013 ayı sonunda tahliye edildiğini belirterek 01/09/2012-30/11/2013 dönemi için 75.000 TL kira alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalının, taraflar arasında yapılan anlaşma ile rıza sonucu taşınmazın zilyetliğini elinde tuttuğu, rıza ile verilen zilyetliğin son bulduğuna dair davalıya intifadan men ihtarı çekilerek kötü niyetli zilliyet haline düşürülmediği, iyi niyetli zilyetten ecri misil tazminatı istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında 01/09/2011 tarihli kira sözleşmesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 31/05/2012 tarihli protokolde, taraflar arasındaki kira ilişkisinin karşılıklı ibra ile bitirildiği belirtilmiş, kiracıya eşyalarını taşıması için 30/06/2012 tarihine kadar süre verilmiştir. Yine taraflar arasında düzenlenen 30/06/2012 tarihli protokol ile kiracıya tanınan süre 2012 Ağustos ayı sonuna kadar uzatılmış ve bu süre zarfında kira talep edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Davalının, protokolde belirtilen süre sonunda taşınmazı tahliye etmemesi nedeniyle, davacının alacak isteminin, Mahkemece, davalının intifadan men edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de , kural olarak, paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyebilmeleri için intifadan men şartının gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda, taraflar taşınmazda paydaş olmadıklarına göre intifadan men koşulunun gerçekleşmesi de gerekmemektedir. Taraflar arasında düzenlenen 30/06/2012 tarihli protokol ile davalıya eşyalarını taşıması için 2012 Ağustos ayı sonuna kadar süre verildiğine göre bu tarihten sonra, davalının taşınmazı fuzuli şagil olarak kullandığı kabul edilerek davacının talep ettiği ecrimisil isteminin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/07/2017 günü oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

ufukbey55 Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 219


T.C.
YARGITAY
3.HUKUK DAİRESİ
Esas: 2007/5071
Karar: 2007/5673
Karar Tarihi: 10.04.2007


ÖZET: Davacı tarafından, davalı tarafa ecrimisil ihtarında bulunulmuş ve bu ihtar davalıya 13.10.2005 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davada, talep, 2003-2006 dönemine ilişkin olup, ihtarın tebliğ tarihi olan 13.10.2005 tarihinden sonrası için, intifadan men koşulu bu ihtar ile gerçekleşmiş olmaktadır. Ancak, Mart 2003 döneminden, 13.10.2005 tarihine kadar ki dönem için, intifadan men şartının ispatı açısından davacı tarafa imkan tanınmadan hüküm kurulmuştur. Öyle ise mahkemece, 2003-2005 dönemine ilişkin olarak, intifadan men şartının ispatı yönünden davacı tarafa, delilleri sorularak, ayrıca, dilekçesinde <yemin> deliline de dayandığı gözetilerek, yapılacak yargılama neticesinde, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

(4721 S. K. m. 683)

Dava dilekçesinde 33.600 YTL ecrimisilin, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay Kararı

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dilekçesinde, tarafların taşınmazda, iştirak halde malik olduklarını, ancak taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını ifade ederek 2003-2006 dönemine ilişkin olarak, 33.600 YTL ecrimisilin, yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı savunmasında, taşınmazda, davalının rızası ile oturduğunu ifade etmiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kural olarak, iştirak ya da müşterek mülkiyet durumunda, taşınmazı kullanan malikten ecrimisil talep edilebilmesi için, diğer maliklerin taşınmazdan yararlanma isteklerini karşı tarafa iletmiş olmaları gerekmektedir. Yararlanma isteminin iletilmesi, belli bir şekil şartına bağlı olmayıp, yemin dahil her türlü delil ile ispat edilebilir.
Somut olayda, davacı tarafından, davalı tarafa ecrimisil ihtarında bulunulmuş ve bu ihtar davalıya 13.10.2005 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davada, talep, 2003-2006 dönemine ilişkin olup, ihtarın tebliğ tarihi olan 13.10.2005 tarihinden sonrası için, intifadan men koşulu bu ihtar ile gerçekleşmiş olmaktadır.

Ancak, Mart 2003 döneminden, 13.10.2005 tarihine kadar ki dönem için, intifadan men şartının ispatı açısından davacı tarafa imkan tanınmadan hüküm kurulmuştur.

Öyle ise mahkemece, 2003-2005 dönemine ilişkin olarak, intifadan men şartının ispatı yönünden davacı tarafa, delilleri sorularak, ayrıca, dilekçesinde "yemin" deliline de dayandığı gözetilerek, yapılacak yargılama neticesinde, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Dön Eşya Hukuku