BOŞANMA DAVASINA KARŞI DAVA DİLEKÇE ÖRNEĞİ

Dava, icra ve temyiz dilekçe örnekleri ile her türlü hukuki sözleşme örneği paylaşım platformu...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Güntülü
Moderatör
Mesajlar: 2843
Kayıt: 10 Oca 2013 02:43

BOŞANMA DAVASINA KARŞI DAVA DİLEKÇE ÖRNEĞİ

Mesaj gönderen Güntülü » 19 Ağu 2018 17:48

KARŞI BOŞANMA DAVASI

Boşanma davasında karşı dava dilekçesi örneği

ESASA İLİŞKİN BİLGİLER
Karşı dava açılabilmesi için; asıl davanın açılmış olması, halen görülüyor olması ve asıl davada öne sürülen talep ile karşı davada öne sürülen talepler arasında takas ya da mahsup ilişkisinin bulunması gerekir. Veya bu davalar arasında bağlantı olması, şarttır.

Bu şartlar oluşmadan karşı dava açılır ise, mahkeme, istek üzerine ya da kendiliğinden karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekirse dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.

Karşı davaya karşı yeniden karşı dava açılamaz.

Karşı dava, cevap dilekçesi ile birlikte ya da esasa ilişkin cevap verme süresi içinde ayrı bir dilekçe verilerek açılır.

Süresinden sonra karşı dava açılması durumunda, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir.



Asıl davanın herhangi bir nedenle sona ermesi durumu, karşı davanın mahkemece görülüp karara bağlanmasına engel değildir.






...................................... AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;


DOSYA NO :

CEVAP VEREN DAVALI

KARŞI DAVACI : … (T.C.No: )

VEKİLİ :

DAVACI KARŞI

DAVALI :

VEKİLİ :

KONU : Davaya cevaplarımızın ve karşı davamızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR :

ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ
1-) Davacı eş, mahkemenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan eldeki davasıyla, şiddetli geçimsizlik ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması sebebiyle boşanma talep etmiştir. Davacı tarafın iddiaları hukuki dayanaktan yoksun ve soyut iddialardır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Davacı bir takım genel iddialarda bulunmuşsa da davanın görülmesi sırasında dinleteceğimiz tanıklar ve göstereceğimiz diğer deliller ile bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı anlaşılacaktır.

2-) Davacı, dava dilekçesinde her ne kadar evlendikleri günden itibaren müvekkilin evlilik hayatına alışmak istemediğini, bekar yaşama alışkanlığına devam ettiğini, eş ve baba olarak görevini yerine getirmediğini iddia etmiş olsa da, davacının da belirttiği gibi bu evlilik müvekkilin ikinci evliliği olup bekar hayatı alışkanlıkları bulunmamaktadır. Tam aksine davacı taraf müvekkilin zorunlu olarak, görev nedeni ile gitmek zorunda olduğu şehirlere kendisi gitmemiş ve evlilik birliğini sekteye uğratmıştır.

3-) Dava dilekçesinin ikinci kısmında davacı; müvekkilin eşini ve çocuğunu ihmal ederek başka bir bayan ile gönül ilişkisi yaşayarak eş ve babalık görevlerini ihmal ettiğini iddia etmiş ve bunun gerekçelerini uzun uzun anlatmıştır. Bu kısımda anlatılan olaylar hem soyut hem dayanaksız hem de boşanmaya sebebiyet verecek olaylar olmadığından bu kısım için cevap verme gereksinimi duymamaktayız. Davacı tarafından sunulan watsapp konuşma kayıtlarını da delil olarak kabul etmiyoruz. Zira bu kayıtlar gerçekliği kesin olmadığından mahkemece de bu delillerin dikkate alınmaması gerekmektedir.

Davacı sürekli olarak müvekkilin başka bir kadınla birlikteliği olduğu paranoyasına kapılmış ancak buna rağmen müvekkil tarafından açılmış olan boşanma davasında müvekkili ikna ederek boşanmaktan vazgeçirmiştir. Müvekkilin başka bir kadınla ilişkisi olduğu varsayılsa bile davacı müvekkil ile barışmış ancak yine ayrı yaşadıkları dönemde paranoyaları devam etmiştir.
Dava dilekçesinin ikinci kısmının son paragrafında müvekkile ait evde başka bir kadın ile resminin olduğu iddiası yer almaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı ile müvekkilin ilk barışmalarından sonra aradan zaman geçtikçe yeniden anlaşamamışlar ve ayrılık yaşamışlardır. Bu ikinci ayrılık döneminde davacı müvekkilin …’ndeki evine gitmiş ve eve girmek istemiştir. Müvekkil kendisine …’da olduğunu söylese de davacı çilingir çağırarak kapıyı açmış ve içeri girmiştir. Dava dilekçesinde saatlerce kapıda beklediği ancak öğlen eve girebildiği beyan edilmiş ancak eve nasıl girildiği açıklanmamıştır. Zira davacı eve çilingir vasıtası ile girdiğini söylemek istememektedir. Davacı evde duvarda asılı bir resim olduğunu ve bu resmin müvekkilin başka bir kadın ile ilişkisi olduğunu doğruladığını iddia etse de böyle bir iddiayı kabul etmemiz mümkün değildir. Zira davacı eve kimsenin olmadığı bir zamanda çilingir ile girip evdeki eşyaları kırıp kim olduğu belli olmayan bir kişi ile hangi tarihte çekildiği belli olmayan bir resmi delil olarak evden çıkarmıştır. Müvekkil evinde böyle bir resim barındırmadığı gibi o resmin davacı tarafından boşanmaya delil olması için kendisinin getirdiğini düşünmektedir. Zaten dava dilekçesi incelendiğinde davacının boşanmaya sebep somut, inandırıcı, dayanaklı başka bir sebebinin olmadığı görülecektir.

KARŞI DAVAMIZ :

1-) Müvekkil … ile davacı … … tarihinde evlenmişlerdir. Evliliklerinden bir … doğumlu … isimli bir erkek çocukları vardır. Ayrıca Müvekkilin eski evliliğinden olan … İsimli bir erkek çocuğu vardır. Müvekkil Gümrük memurudur ve bu sebeple tayini zorunlu olarak gümrük olan illere çıkmaktadır.

2-) Müvekkil evliliği boyunca davacının kötü söz ve hakaretlerine maruz kalmıştır. Zaman zaman sinirlendiğinde tehdit edecek kadar ileri gitmiş “senin g.tünü oydurtacağım” gibi hem tehdit hem hakaret içeren sözlere maruz kalmıştır. Davacı bu hakaretlerini müvekkilin yanı sıra ortak çocukları olan …’a da yöneltmektedir. Davacı, tarafların ortak çocukları …’a sayısız defalarca Allahın Belası ve buna benzer beddua, hakaret küfürler etmiştir. Davacı aynı zamanda müvekkilin annesine ve kız kardeşine yönelik hakaretler de etmiştir. Davacı müvekkilin annesine karşı “Oruspu Annene Söyle Bize Karışmasın” küfrünü söylemiştir. Yine aynı dönemde tartışmalarda müvekkilin yüzüne haykırarak kızkardeşlerine “Sürtük, Oruspu” demiştir.


3-) Davacı her zaman müvekkili, ailesi ve eski eşinden olan çocuğu ve çevresinden koparmak için mücadele vermiştir. Müvekkilin önceki evliliğimde olan ve …’da ikamet eden oğlu …’ın yanlarına gelmesine razı olmayan davacı, her defasında müvekkilin oğluna “PİC” demiş ve ortak konuta gelmesine rıza göstermemiştir. Bunun sonucu olarak da müvekkilin eski evliliğinden olan oğlu kendisinden uzaklaşmıştır.

4-) Müvekkil yapısı gereği soğukkanlı bir kişi olduğundan tüm bu küfür ve hakaretler karşısında sağduyulu olmuş ve davacıya küfürle karşılık vermemiştir. Davacının müvekkile karşı ettiği küfürler tanık anlatımları ile de ispatlanacaktır. Buna karşılık müvekkil, davacıya karşı kötü söz söylediğine dair, hiç kimsenin kendisine tanıklık edemeyeceği, zira hiçbir zaman davacıya küfür etmediği konusunda kendisine güvenmektedir.

5-) Müvekkil sigara kullanmamaktadır, davacı ise sigara tiryakisidir. Müvekkil sigaradan hoşlanmadığını defalarca dile getirip davacıyı ikaz etmesine rağmen davacı sigaradan vazgeçmemiş ve müvekkil yıllarca bu durumdan rahatsız olmuştur. Davacının sürekli nefesi sigara kokmaktadır ve bünyesine sinen nikotin yıllarca müvekkili rahatsız etmiştir. Bu konu ile ilgili Yargıtay’ın vermiş olduğu karar şu şekildedir.

YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ ESAS: 2012 / 7536 KARAR: 2013 / 8715
“davalı kadının, astım hastası olan kocasının yanında devamlı sigara içmek suretiyle, kocasının sağlığına gerekli özeni göstermediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylar karşısında, kocasına göre, davalı kadının daha fazla kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir.”

Her ne kadar müvekkil astım hastası olmasa bile görüldüğü üzere sağlığa zararı nedeniyle Yargıtay sigarayı bir kusur saymıştır.

6-) Evliliğin ilk yıllarından beri eşiyle farklı şehirlerde kalmak için çaba sarf eden, eşinin tayini çıktığı şehirlere taşınmayı reddeden ve başka şehirlere tayin isteyen davacı, ailenin birlik ve beraberliğini her seferinde hiçe saymış ve aile bütünlüğünü bozmuştur. Ayrıca her seferinde saygı sınırlarını aşmış ve eşine ve ailesine küfür etmiştir. Müvekkilin hangi illere tayini çıktığı ve bu tarihlerde davacının hangi şehirlerde olduğu belgelerle aşikardır. Davacının sarf ettiği küfürler tanık anlatımları ile bir bir kanıtlanacaktır. Müvekkil için ortak hayat çekilmez hale gelmiştir. Yıllarca ailesinden ayrı başka şehirlerde çocuğundan uzak yaşamak zorunda bırakılmış ve ailesinden koparılmaya çalışılmıştır. Bu sebeplerle tarafların boşanmaları için iç bu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur. Ayrıca tarafların ortak çocuğunun sürekli küfürlü konuşan, eşine ve çocuğuna hakaret eden, psikolojisi bozuk annenin yanında kalması çocuğun da psikolojisini bozacağından müşterek çocuğun velayetinin müvekkile verilmesini talep etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER : 4721 S. K. m. 166, 174, 4787 S. K. m. 4, 6100 S. K. m. 132, 133, 134, 240, 266.

HUKUKİ DELİLLER : Aile nüfus kaydı örneği, tanık beyanları, telefon kayıtları, tarafların telefon görüşme ve mesajlaşma kayıtları ve her türlü yasal delil.

TANIKLARIMIZ :


SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

Müvekkilimize karşı açılmış bulunan asıl davanın reddi ile karşılık davamızın kabulüne,
Müşterek çocuk …’ın velayetinin geçici olarak davacı babaya verilmesine, dava sonunda ise velayetin müvekkile verilmesine,
Müşterek, çocuk için … TL tedbir nafakasına hükmedilmesine, işbu nafakanın boşanmadan sonra iştirak nafakası olarak devamına,
Müvekkilimiz lehine … TL manevi, … maddi olmak üzere, toplam … TL tazminata hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.


Davalı – Karşı Davacı Vekili
www.kararara.com

Cevapla