SIFIR SEBEP VE GEREKÇELİ İSTİNAF DİLEKÇELERİ KABUL EDİLMEZ

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Güntülü
Moderatör
Mesajlar: 2843
Kayıt: 10 Oca 2013 02:43

SIFIR SEBEP VE GEREKÇELİ İSTİNAF DİLEKÇELERİ KABUL EDİLMEZ

Mesaj gönderen Güntülü » 27 Eyl 2018 10:11

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2017/1766
KARAR NO : 2017/1830
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : HİLMİ ŞEKER (34380)
ÜYE : FETHİYE DİZİM (35044)
ÜYE : MÜZEYYEN BAYÇELİK (37375)
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2016
NUMARASI : 2016/60 2016/1037

DAVANIN KONUSU: Takibin Taliki Veya İptali İcra Takibine İtiraz (Borca İtiraz)
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :17/11/2017



TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı M. vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün 2016/164 Esas sayılı dosyasında kambiyo yoluyla takip usulüne dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin 16/01/2016 tarihinde diğer borçluya ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğunu, senet fotokopisi incelendiğinde müvekkilinin tanımadığı ve ticaret yapmadığı M. isimli kişinin lehdarı olduğu senedin düzenlendiğini ve tek bir kişi tarafından imzalandığını, evraktaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senetteki imza inkar edildiğinde bu konuda karar verilinceye kadar o senedin işleme alınamayacağını, bu nedenle takibin geçici olarak durdurulmasını, yargılama sonunda ise takibin iptaline ve haksız ve kötü niyetli takip alacaklısının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10 oranında para cezasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ :

İlk derece mahkemesi kararı " 1-Asıl ve birleşen mahkememizin 2016/61 Esas ve 2016/640 Esas sayılı dosyalarında davanın KABULÜNE, takibin durdurulmasına, Kötü niyet ve ağır kusur tespit edilemediğinden tazminat ve para cezası taleplerinin REDDİNE, " karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılır. Ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bu husus resen gözetilir. Yine aynı kanunun 352. Maddesi gereğince de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle gerekli karar verilir.

Mahkemece karar 10.11.2016 tarihinde davalı vekilinin yokluğunda verilmiş, davalı vekili 06.03.2017 tarihinde sure tutum dilekçesi ibraz etmiş, ilam davalı vekiline 24.02.2017 tarihinde tebliğ edilmiş, tebliği müteakip ayrıntılı istinaf dilekçesi sunulmamıştır.

Bir diğer deyişle süre tutum dilekçesi ile birlikte verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle yasal süresi içinde istinaf incelemesine başvurduklarını gerekçeli kararın taraflarına tebliğin mütakip, istinaf gerekçelerini sunacaklarını belirtmekle birlikte, HMK 342/2/e hükmünden kaynaklanan somut sebep ve gerekçe yükümlülüğünü yerine getirecek şekilde yerine getirmemiştir.

Anılan cümleyi somut istinaf sebep ve gerekçesi addetmek mümkün değildir.İstinaf dilekçesi bu haliyle sıfır sebep ve gerekçelidir. Sıfır sebep ve gerekçeli istinaf dilekçesi standartlarla uyumsuz ve istinaf incelemesini objektif zeminden mahrum bırakan bir yükümlülük azaltma ve yükümlülükten kaçınma tarzıdır. Bu koşullar altında, devreye HMK 342/3 madde hükmünün girmesi kaçınılmazdır.

Anılan düzenleme böyle bir olasılıkta, istinaf incelemesi konusuz ve kapsamsız bırakıldığı için HMK 355 maddesi gereğince, istinafın objektif sınırlarını içine kamu düzenine aykırılıkları katacak denli genişletme şartları ortadan kalkar. Dilekçe görülebilirlik koşullarına haiz olmadığı için HMK 352 maddesi gereğince red edilmelidir.

Öteki deyişle dilekçe bu asgari unsurdan yoksun ise veya dilekçe sıfır gerekçe ve sebebe sahip ise bu durumda istinaf dilekçesi görülebilirlik şartından yoksun demektir. Böyle bir dilekçe dinlenemez. İçeriğinin dikkate alınıp değerlendirilmesi talebi asla görülemez.

Diğer taraftan tebliğe müteakip süresinde ayrıntılı istinaf dilekçesi de sunulmamıştır.

Burada HMK 342/3 üzerinden HMK 355. Hükmünün devreye alınması mümkün olmadığı gibi dilekçenin derhal HMK 352. Madde aracılığı ile duruma tekabul eden HMK 342/2/e -342/3 ve 346. maddeleri gereğince reddine reddine oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.


HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1-İstinaf dilekçesinin HMK nun 342/2/e, 342/3, 343/3, 346 ve 352 maddeleri gereğince REDDİNE

2-a-İstinaf harçları peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

b- İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına
Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda İİK'nun 364/1 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 17/11/2017






T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2017/1042
KARAR NO: 2017/1201
KARAR TARİHİ: 5.7.2017


>İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANIN SEBEP VE GEREKÇELERİNİN DİLEKÇESİNDE GÖSTERME ZORUNLULUĞU--KARAR TEBLİĞİNE RAĞMEN İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİNİN GÖSTERİR DİLEKÇE SUNULMAMASI


6100/m.342,352,355

ÖZET : İstinaf yoluna başvuran başvuru sebep ve gerekçelerini dilekçesinde göstermek zorundadır. Somut olayda ise başvuran davacının gerekçeli kararın tebliğine rağmen istinaf başvuru sebeplerini gösterir dilekçe sunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı HMK 342/2/e hükmünden kaynaklanan somut sebep ve gerekçe gösterme yükümlülüğünün yerine getirmemiştir. Dilekçe görülebilirlik koşullarına sahip olmadığı için HMK 352.madde gereğince red edilmelidir.

DAVA : Davalı vekili tarafından verilen istinaf başvuru dilekçesiyle birlikte dosya,mahalli mahkemesince dairemize gönderilmiş olmakla,Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca incelendi; gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili hakkında İstanbul 35 İcra Müdürlüğünün 2015/19443 esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, çekin müvekkili adına keşide tarihi üzerinde oynama ve paraf atılarak piyasaya verildiğini, çekteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek imzaya itirazın kabulüne, takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması sebebiyle tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının iyi niyetli meşru hamil olduğunu, kötü niyet tazminataına veya yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, davanın reddine, kötü niyetli itiraz nedeni ile %20den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın "Paraf imzasının davacıya ait bulunmadığı, buna göre keşide tarihinnin 26/02/2014 olup çekin süresi içinde ibraz edilmediği anlaşıldığından davacının davasının KABULÜNE, TAKİBİN İPTALİNE" karar verilmiştir.

HMK 342.maddenin e fıkrası gereğince istinaf yoluna başvuran başvuru sebep ve gerekçelerini dilekçesinde göstermek zorundadır.Somut olayda ise başvuran davacının gerekçeli kararın tebliğine rağmen istinaf başvuru sebeplerini gösterir dilekçe sunmadığı anlaşılmaktadır.Davalı HMK 342/2/e hükmünden kaynaklanan somut sebep ve gerekçe gösterme yükümlülüğünün yerine getirmemiştir. Dilekçe görülebilirlik koşullarına sahip olmadığı için HMK 352.madde gereğince red edilmelidir.

Hal böyle olunca HMK 355.madde çerçevesi içerisinde yapılan incelemede de kamu düzenine aykırı herhangi bir sebep bulunmadığından davalının istinaf talebinin HMK 352.madde gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.



SONUÇ : Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,

1-)HMK 355.madde çerçevesi içerisinde yapılan incelemede de kamu düzenine aykırı herhangi bir sebep bulunmadığından davalının istinaf dilekçesinin HMK 352-342/e maddeleri gereğince REDDİNE

2-)a-İstinaf harçları peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

b-) İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına

Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda İİK'nun 364/1 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05.07.2017
www.kararara.com

Cevapla