DAVANIN TEMEL TAŞI: DAVA DİLEKÇESİ

Dava, icra ve temyiz dilekçe örnekleri ile her türlü hukuki sözleşme örneği paylaşım platformu...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 21794
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08

DAVANIN TEMEL TAŞI: DAVA DİLEKÇESİ

Mesaj gönderen teoman » 01 Eki 2018 10:12

DAVANIN TEMEL TAŞI: DAVA DİLEKÇESİ


Ülkemizde hukuk fakültelerinin dile getirilen bir çok eksiği vardır. Belki de bunların en önemlisi hukuk fakültesinden mezun olan kişilerin fakülteden bir dilekçe yazmadan mezun olmalarıdır. Bazıları bırakın dilekçe yazmayı dilekçe dahi görmeden mezun olmuştur.


Medeni hukuk alanında görülen davaların temel yargılama usulü yazılı yargılama usulüdür. Hukuk fakültesi mezunları mezun olurken bunu bilmekte ancak dilekçe yazmayı bilmemektedir. Aynı şekilde fakültelerimizde bu bilgi öğrencilere öğretilmekte ancak bir tane dilekçe yazdırılmamaktadır. Sınavlarda da soru olarak öğrencilerin karşısına gelmediği için öğrenciler tarafından araştırılıp , öğrenilmeye değer görülmemektedir. Ta ki staj veya mesleğe başlayıp bir dilekçe yazması gereken kadar. Hatta o zaman bile araştırılıp en doğru şekilde öğrenilmemekte , internete dilekçe konusu yazılarak örnek dilekçe üzerinden kopyala yapıştır yapılmaktadır. Bu yapılan iş son derece tehlikelidir. Dava dilekçesi özellikle yazılı yargılama usulünün kabul etmiş olan sistemimizin temel taşıdır. Davanın sonucu yazılan dava dilekçesi ile doğrudan doğruya bağlantılıdır. Bunu ilerideki açıklamalarımızda daha net bir şekilde göreceğiz.

Dava dilekçesinin neleri ihtiva etmesi gerektiği yazılı yargılama usulü açısından Hukuk Muhakemeleri Kanunun 119. maddesinde sıralanmıştır. Bir çok meslektaşımız için üzerinde fazla durulmasa da bu madde bir avukatın mesleki geleceğini doğrudan etkileyebilecek bir öneme sahiptir. Dilekçenizde bulunan bir eksiklik davanın açılmamış sayılmasına ve bunun neticesinde yargılanmanıza dahi neden olabilir. En hafifinden dava dilekçenizde bulunan bir eksiklikten dolayı size verilecek 1 haftalık süre müvekkiliniz karşısında itibarınızı yerle bir edebilir. Bu bir avukat için utanç verici bir durumdur. Burada yapacağınız küçük bir hatta kariyerinize büyük zararlar verebilir.

Şimdi dilekçe konusunda fakültelerimizin eksikliklerine ve taşıdığı öneme değindiğimize göre dilekçemizin içerdiği hususlara geçebiliriz:

1- Mahkeme Adı: İlk bakışta çok önemli görünmeyen bu husus belki de dilekçenin en önemli unsurudur. Bu unsur bünyesinde görev ve yetkiyi barındırır.[1] Bir avukat için görevsiz veya yetkisiz bir mahkemede dava açmak tabiri caizse intihar etmektedir. Bu konuda en sık yapılan hata yukarıda da bahsettiğimiz gibi kitap karıştırmadan , araştırmadan internette karşımıza çıkan ilk siteye girip oradaki bilgiye itimat etmektir.

2- Davacının Ad, Soyad ve Adresi: Burada dikkat edilmesi 2 husus vardır. Birincisi bunlarda bir eksiklik olması halinde eksikliğin tamamlanması için tarafınıza bir haftalık süre verileceği , bir hafta içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğidir. İkinci husus ise davacının adresinin mutlaka ikametgah adresinin olmasının gerekmediğidir. Dilekçeye yazılacak adres davacı açısından tebligata en elverişli adresin yazılması uygun olacaktır. Bu adres ev , işyeri veya bunların dışında başka bir adres olabilir.

3- Davalının Ad, Soyad, Adresi: Yukarıda davacı bilgileri için belirttiğimiz hususlar aynen (davanın açılmamış sayılması da dahil) davalı tarafın bilgileri için de geçerlidir. Davalı açısından problem adres konusunda çıkmaktadır. Davalının adresinin bilinmemesi halinde MERNİS adresine tebligat yapılır. Bu durum dilekçede “Mernis Adresine” şeklinde gösterilir. Ayrıca Danıştay 10. Dairesinin 09.03.2015 tarih , 2014/6559 Esas ve 2015/874 Karar sayılı ilamında “Somut uyuşmazlıkta, davacının dilekçedeki davalı adres bilgilerine ilişkin eksiklerin tamamlanması için kendisine mahkemece kesin süre verilmesi ve bu süre sonunda söz konusu eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağı sonucuyla muhatap olması ihtimali karşısında, söz konusu adres bilgilerine erişimin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmakta olup, avukat olan davacının davalıların adres bilgilerini öğrenmek için yaptığı başvurunun reddine ilişkin …. İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 27.09.2013 tarih ve 3142 sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. “ avukatlara adres bilgilerini öğrenme yolunu açmıştır. Davalın adresi meçhulse (yani hiç bilinmiyorsa) davacı , dava dilekçesine davalının adresini yazamaz. Bu durumda dava dilekçesi davalıya ilanen tebligat ile tebliğ edilir.[2]

4- Davacının T.C Kimlik Numarası: Bu şart sadece davacı için geçerlidir. Davalının kimlik numarasını bildirmek gibi bir zorunluluk yoktur. Bu şartın eksikliğinde de eksikliğin giderilmesi için bir haftalık kesin süre verilir. Bir hafta içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

5- Varsa Tarafların Kanuni Temsilcileri ve Davacı Vekilinin Ad, Soyad ve Adresleri: Bu madde iki aşamalı olarak değerlendirilmelidir. İlk aşama varsa tarafların kanuni temsilcisine ilişkin olan kısımdır. Kanun koyucu burada bir ayrım yapmamış hangi tarafın olursa olsun kanuni temsilcinin dava dilekçesinde yer almasını istemiştir. Ancak kanuni temsilci için istenen b u şart vekil için istenmemiştir. Dava dilekçesinde yer alması gereken sadece davacı vekilidir. Çünkü dava açılmadan davalı tarafın kendisini vekil ile temsil edip etmeyeceğini , vekil ile temsil edecekse vekilin kim olacağını bilemeyiz. Kanuni temsilci ya da vekilin dava dilekçesinde eksik bulunması halinde davacı tarafa eksikliği gidermesi için bir haftalık kesin süre verilir. Verilen bir haftalık süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

6- Dava Konusu ve Malvarlığı Haklarına İlişkin Davalarda Dava Konusu Değeri: Dava konusu para alacağına ilişkin ise bir sorun yaşanmamaktadır. Ancak dava konusu para değil de para ile ölçülebilen başka bir konu olduğu zaman dilekçe de dava konusunun parasal değerinin de gösterilmesi gerekir. Bu unsur harçların hesaplanması açısından önemlidir. Bu unsurun eksiklinin yaptırımı HMK da değil Harçlar Kanunda düzenlenmiştir. Harçlar Kanunu madde 16 “Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir.Tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz “ şeklindedir. Yani dava dilekçemizde dava konusu değerini göstermeyi unutmuş isek elimizde dilekçemiz ile büromuzun yolunu tutabiliriz.

Dava konusu değeriyle ilgili olarak uygulamada çok sık karşılaşılan durumlardan biri de dilekçede gösterilen değerin reel değerin çok çok altında olmasıdır.. Bu yola başvuranların amacı dava harçlarını o an için olabildiğince düşük yatırmaktır. Ama bu kaçış çok fazla ileriye gidemeyeceğinin aklınızda bulunmasında fayda vardır. Genelde dava harçlarının tamamlatılmasına ilişkin ara karar dava açtığımız zamana göre maddi anlamda daha sıkışık olduğumuz bir zamana denk gelir. Bu da haliyle başımızı daha çok ağrıtır. Hele bir de dava harç ve masraflarını müvekkilden peşin olarak aldıysak.

7- Davacının İddiasının Dayanağı Olan Bütün Vakıaların Sıra Numarası Altında Açık Özetleri: Bu vakıalar talep sonucuyla doğrudan ilişkili ve kendi talebinin haklılığını ortaya koymaya elverişli vakıalar olmalıdır. Ayrıca HMK 194 davacıya iddia ettiği vakıaları somutlaştırma yükümlülüğü yüklemiştir. Ancak burada en önemli husus davanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı ile ilgilidir. Biz dava dilekçemizde iddialarımıza dayanak olan vakıaların tamamına yer vermez isek dilekçeler teatisinden sonra bu vakıaları ancak karşı tarafın muvafakati veya ıslah yolu ile ileri sürebiliriz. Bu da en az zamanımızın ve emeğimizi fazladan boşa gitmesidir.

8- İddia Edilen Her Bir Vakıanın Hangi Deliller ile İspat Edileceği: Belki de dava dilekçesinin en çok tartışılan şartıdır. Uygulamada uzun yıllardan beri uygulanmakta olan yöntem dava dilekçesinde vakıalar ile herhangi bir ilişkilendirilme yapılmadan “Deliler” satırbaşından sonra art arda delilerin sıralanması ve en sona vs. tüm yasal deliller , kanuni deliller gibi ifadelere yer verilmesi şeklindedir. Ancak 610 sayılı HMK açık bir şekilde iddia edilen vakıalar ile delillerin ilişkilendirilmesini aramıştır. Bu da demek oluyor ki bizim dava dilekçemizde aklımıza gelen tüm delilleri sıralayıp , aklımıza gelmeyen veya yazmaya üşendiğimiz deliller için vs deliller, kanuni deliller gibi ifadelerimizin bir anlamı yoktur. Yargıtay’ın görüşü de bizim de katıldığımız bu görüşe doğru evrilmektedir. Ancak hala uygulamada bu tarz ifadeler kabul görmektedir.

Delillerle ilgili bir diğer önemli husus davacı dava dilekçesinde belirtmiş olduğu yazılı delillerden elinde bulunanların asıllarını veya örneklerini dava dilekçesi ile mahkemeye vermesi zorunlu olmasıdır. Burada tanık listesinin yazılı delillerden olmadığına değinmekte yarar var. Yani tanık listenizi dava dilekçeniz ile beraber vermek gibi bir mecburiyetiniz bulunmamaktadır.

9- Dayanılan Hukuki Sebepler: Davacı dava dilekçesinde dayandığı hukuki sebepleri bildirmelidir. Ancak bu bir zorunluluk değildir. Çünkü hakim dayanılan hukuki sebeplerle bağlı olmadığı gibi Türk hukukunu kendiliğinden uygular. Yani hakim dava dilekçesindeki vakıalardan yola çıkarak hukuki nitelendirmeyi kendisi yapacaktır.

10- Açık Bir Şekilde Talep Sonucu: Talep mahkemeden dava sonucundan elde edilmesi beklenen menfaattir. Kanun koyucu talebin açık olmasını aramıştır. Açıklık çelişkili ve muğlak ifadeler içermemeyi kapsar. Hakim dilekçenize baktığında talebinizin ne olduğu konusunda tereddüt yaşamamalıdır. Hatta talep sonucu o kadar açık olmalıdır ki mahkeme , davayı kabul edince talep sonucunu aynen hüküm fıkrası olarak kararına alabilsin.[3]Talebiniz açık olduğu kadar eksiksiz de olmalıdır. Çünkü hakim hukuki sebepler yönünden bağımsız olsa da talep yönünden bağımsız değildir. Hakim talep olunandan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Ancak daha azına karar verebilir. Bu yüzden talebiniz açık ve eksiksiz olmalıdır.

Burada uygulamada karşılaşılan bir problemde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de açık bir şekilde talepte yer alıp almayacağına ilişkindir HMK m332’e göre yargılama giderlerine , mahkemece resen hükmedilir. Ancak uygulamada bazen mahkemeler tarafından açık bir şekilde talep edilmediğinden bahisle yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmediği olaylar ile karşılaşılabilmektedir. Bu yüzden talep kısmında yargılama giderleri ile vekalet ücretine değinmek yararınıza olacaktır.

11 – Davacının, Varsa Kanuni Temsilci veya Vekilinin İmzası: Dava vekil yada temsilci aracılığı ile takip edilecek ise dilekçe temsilci yada vekil tarafından imza edilir.

Böylece dava dilekçemizin tamamlamış bulunuyoruz. Bu yazımız umarım okuyanlara bir nebze faydamız dokunmuştur.

.Av. Şamil TAMBAY
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Cevapla