Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Danıştay Kararları Danıştay İdare ve Vergi Daireleri Kararları MEMURUN BİR YILDAN FAZLA HÜKÜM ALMASI, İNFAZDAN SONRA İADE TALEBENİN REDDİ

MEMURUN BİR YILDAN FAZLA HÜKÜM ALMASI, İNFAZDAN SONRA İADE TALEBENİN REDDİ


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 21692


T.C.
DANIŞTAY
2. DAİRE BAŞKANLIĞI
ESAS NO: 2016/7679
ESAS NO : 2017/1919
KARAR NO: 13.03.2017




ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi ve 98. maddesi 1. fıkrası (b) bendinin birlikte değerlendirilmesinden, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahküm olarak memurluğu sırasında memurluğa alınma şartlarını kaybettiği görülen kişilerin memuriyet görevlerinin sona ereceğinin açık olduğunu, kasten işlediği suçtan dolayı 2 yıl 1 ay 9 gün hapis cezasına mahkum edilen davacının, Kanun'da belirtilen memurluğa alınma şartlarını kaybettiğini, belirterek başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olmadığına karar vermiştir.


İsteğin Özeti : İdare Mahkemesi'nce verilen 11/02/2016 günlü, E:2015/1104; K:2016/162 sayılı kararın, davalı idarece esastan, davacı ise gerekçe yönünden, dilekçelerinde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.

Davacı ve Davalı İdare

Cevaplarının Özeti : Taraflarca temyiz dilekçelerine cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Erhan Kahraman

Düşüncesi : Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlendiği Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararına istinaden Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, işin gereği düşünüldü:

Dava; Belediye Başkanlığı emrinde zabıta memuru olarak görev yapmakta iken, Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:2007/357, K:2011/103 sayılı kararı uyarınca, kasten yaralama suçundan 2 yıl 1 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılan davacının, anılan karar uyarınca infazın tamamlanıncaya kadar kamu görevini üstlenmekten yoksun bırakılması üzerine, 22/05/2015 tarihi itibarıyla infazını tamamladığından bahisle tekrar eski görevine atanma talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline ve uyuşmazlık konusu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen parasal kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesi'nin 11/02/2016 günlü, E:2015/1104, K:2016/162 sayılı kararıyla; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olarak memurluğu sırasında memurluğa alınma şartlarını kaybettiği görülen davacının, davalı idarece memuriyetine son verileceği açık olmakla birlikte, olayımızda, davalı idarece 12/05/2014 olur tarihli ve 1051 sayılı işlemle davacının 22/05/2015 tarihine kadar belirtilen haklardan yoksun bırakılması yönünde karar alındığı ancak henüz davacının memuriyetine son verilmesine yönelik herhangi bir işlem tesis edilmediği, dolayısıyla davacının memuriyet statüsünün halen devam etmekte olduğu görülmekte olup davacının 22/05/2015 tarihinde tekrar eski görevine başlama talebiyle yapılan başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının idareye başvurunun yapıldığı 22/05/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

Davalı İdare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savıyla İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemekte; davacı ise, Mahkeme kararının gerekçesi yönünden bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.

l- Davalı idarenin temyiz istemi bakımından;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Devlet memurluğuna alınma şartlarının düzenlendiği "Genel ve Özel Şartlar" başlıklı 48. maddesinin "Genel Şartlar" başlıklı ( A ) fıkrası, 5. bendinde; Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahküm olmanın devlet memurluğuna engel teşkil ettiği; aynı Kanun'un 98. maddesi 1. fıkrası (b) bendinde; Devlet memurlarının, memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi halinde memurluğunun sona ereceği hükümlerine yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 18/11/2009 tarihinde Belediye Başkanlığı emrinde zabıta memuru olarak göreve başladığı, memuriyete girmeden önceki bir fiilinden dolayı Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:2007/357, K:2011/103 sayılı kararı uyarınca kasten yaralama suçundan 2 yıl 1 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan kararın kesinleşmesi ile birlikte İnfaz Hakimliği'nin 03/09/2013 tarih ve E:2013/657; K:2013/665 sayılı kararıyla 07/09/2013 tarihinden itibaren denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle davacının cezasının infazına karar verildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün 17/04/2014 tarih ve 2013/502 NKL sayılı yazısıyla davacının cezasının tamamlandığı, "hakederek tahliye" tarihi olan 22/05/2015 tarihine kadar kamu görevinin üstlenilmesi gibi haklardan yoksun bırakılması gerektiği hususunun davalı Belediye Başkanlığı'na bildirilmesi üzerine Meram Belediye Başkanlığı'nın 12/05/2014 olur tarihli ve 1051 sayılı işlemiyle davacının 22/05/2015 tarihine kadar belirtilen haklardan yoksun bırakılması yönünde karar verildiği, cezanın infazının tamamlanmasının ardından, davacı tarafından 22/05/2015 tarihinde davalı idareye anılan tarih itibarıyla eski görevine tekrar başlama talebiyle yapılan başvurunun idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olarak memurluğu sırasında memurluğa alınma şartlarını kaybettiği görülen kişilerin memuriyet görevlerinin sona ereceği açıktır.

Bu durumda, kasten işlediği suçtan dolayı 2 yıl 1 ay 9 gün hapis cezasına mahkum edilen davacının, Kanun'da belirtilen memurluğa alınma şartlarını kaybettiği dikkate alındığında, 22/05/2015 tarihinden itibaren tekrar eski görevine başlatılması talebiyle yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Belirtilen neden ve gerekçelerle temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.

ll- Davacının temyiz istemi bakımından ise;

Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının memurluğa alınma şartlarını kaybetmesi nedeniyle görevine iade edilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulmuş olması ve Mahkemece uyuşmazlığa ilişkin yeniden bir karar verilecek olması karşısında; davacı temyiz isteminin reddi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen 11/02/2016 günlü, E:2015/1104, K:2016/162 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesi, 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına; davacı temyiz talebinin reddine, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, kullanılmayan 48,10 TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye iadesine, tebliğ tarihini izleyen (15) on beş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/03/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Dön Danıştay İdare ve Vergi Daireleri Kararları