Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Daireleri Kararları DENETİMLİ SERBESTLİK UYGULANDIĞI SIRADA GELEN KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI

DENETİMLİ SERBESTLİK UYGULANDIĞI SIRADA GELEN KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI


IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1109
Konum: Eskişehir


T.C.
Yargıtay
10. Ceza Dairesi

E: 2013/856 K: 2013/1220 K.T.: 11.02.2013

Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü Üstün Kurum hakkındaki hükmün infazı aşamasında Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen itirazın reddine ilişkin 11.06.2012 tarihli ve 2012/721 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.12.2012 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
İncelenen dosyadan;
a) Hükümlü Ü.K.’nın 23.09.2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 10.05.2011 tarihinde 2010/2058 esas ve 2011/1451 karar sayı ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1. ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına, aksi taktirde derhal infaz edilmesine hükmolunduğu; hükümlünün tedbirin gereklerini yerine getirmemesi üzerine aynı Mahkemece hükümlü hakkındaki hürriyeti bağlayıcı cezanın aynen infazına karar verildiği,
b) İnfaz aşamasında hükümlünün talebi üzerine, Adana İnfaz Hakimliği’nce 16.04.2012 tarihinde 2012/541 dosya ve 2012/545 karar sayı ile hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının 6291 sayılı Kanun gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, hükümlünün aynı tarihte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak üzere ceza infaz kurumundan salıverildiği,
c) Hükümlünün 03.09.2010 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan dolayı, Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 06.12.2011 tarihinde 2010/846 esas ve 2011/766 karar sayı ile 5237 sayılı TCK’nın 141/1-b, 35/2. ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu, hükmün 22.02.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün belirtilen karara konu hapis cezasının infazı için 27.05.2012 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı,
d) Adana Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü’nün 30.05.2011 tarihli yazısı üzerine, Adana İnfaz Hakimliği’nce 2012/541 dosya ve 2012/545 karar sayılı ek kararla, Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/846 esas ve 2011/766 karar sayılı hükmü ile hırsızlık suçundan verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin suçun işlendiği tarihin 03.09.2010 olduğu, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın daha sonraki tarihte verildiği, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazının devam ettiği ve koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, bir cezanın infazı sürerken başka bir ilama konu cezanın aynı anda infaz edilemeyeceği, ikinci ilamın bekletilmesinin gerekeceği gerekçesiyle, Adana Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü’nün talebinin reddine, hükümlü hakkında verilen 2011/541 dosya ve 2012/545 karar sayılı denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle ilamın infazına ilişkin kararın uygulanmasının devamına, Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/846 esas ve 2011/766 karar sayılı ilamın infazının denetimli serbestlik tedbirinin sona ermesinden sonra yerine getirilmesine karar verildiği,
e) Cumhuriyet savcısının belirtilen karara itiraz etmesi üzerine, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 11.06.2012 tarihinde 2012/721 değişik iş sayı ile “itirazın reddine” karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 105/A. maddesinin 7. fıkrasının c bendinde düzenlenen “Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla olan kasıtlı bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturma başlatılması,” şeklindeki düzenleme uyarınca, 2010 yılında işlediği hırsızlık suçundan dolayı kesinleşmiş 10 ay hapis cezasını içeren mahkûmiyetinin bulunması karşısında hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2012 tarihli kararının kanun yararına bozulması istenmiştir.
11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen 105/A maddesinde;
“(1) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla;
a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren,
b) Çocuk eğitimevinde toplam cezasının beşte birini tamamlayan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.
(2) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren en az altı aylık sürenin geçmiş olması durumunda, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.” hükmü öngörülmüştür.
5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi ise “Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir.” biçiminde düzenlenmiştir..
Somut olayda, hükümlü hakkında Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nce kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen 10 ay hapis cezasından dolayı koşullu salıverilme tarihinin 16.10.2012 olduğu, hükümlünün bu cezasının koşullu salıverilme tarihine kadarki kısmının 6291 sayılı Kanun’la 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen 105/A maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına devam edilirken ve bu cezasından dolayı koşullu salıverilme süresi henüz dolmadan, 03.09.2010 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan dolayı Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 10 ay hapis cezasının kesinleştiği, bu durumda her iki mahkûmiyet hükmüne konu cezalarla ilgili 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi gereğince görevli mahkemeden toplama konusunda karar alınması, sonucuna göre hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin uygulanma koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerekirken, “Adana İnfaz Hakimliği’nce hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına ilişkin 2011/541 dosya ve 2012/545 karar sayılı kararının uygulanmasının devamına ve Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/846 esas ve 2011/766 karar sayılı ilamının infazının denetimli serbestlik tedbirinin sona ermesinden sonra yerine getirilmesine” ilişkin kararına yönelik Cumhuriyet savcısının itirazının kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce bu nedenle yerinde olduğundan; Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2012 tarihli ve 2012/721 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Resim

IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1109
Konum: Eskişehir


T.C
YARGITAY
1.CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2016/1850
KARAR NO:2016/1804
KARAR TARİHİ:06.04.2016

>DENETİMLİ SERBESTLİK ŞARTLARI--İNFAZ HAKİMLİĞİ

5275 S.K 105/A

ÖZETİ:5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesine göre denetimli serbestlikten yararlanma süresi 1 yıldır.Farklı tarihlerde kesinleşip infaza verilen hapis cezaları açısından 1 yıllık denetimli serbestlikten yararlanma süresinin hesabında denetimli serbestlikten yararlanılan ilk hapis cezasının hakederek salıverilme tarihi esas alınır.Denetimli Serbestlikten yararlanma süresi bakımından cezaların içtima edilmesi/içtima edilebilir olması gerekmez.

Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2009 tarih ve 2007/539 Esas-2009/8 sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükümlü A. Ö'nun, cezasının denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle infazına dair ** İnfaz Hakimliğinin 06/11/2013 tarih ve 2013/1557 esas, 2013/1570 sayılı kararına müteakip, cezasını infaz ederek 06.01.2014 tarihi itibariyle şartla tahliye edilmesine dair Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.11.2014 tarihli ve 2014/380 değişik iş sayılı kararından sonra, BİHAKKIN TAHLİYE TARİHİ DOLMADAN kesinleşerek infaza verilen Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2013 tarih ve 2012/292 Esas, 2013/26 sayılı kararı ile hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, hükümlünün yeniden denetimli serbestlik tedbirinden faydalanma talebinden bulunması üzerine, hükümlünün cezasının koşullu salıverme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair ** İnfaz Hakimliğinin 08/05/2015 tarih ve 2015/499 esas, 2015/503 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ** 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2015 tarihli ve 2015/307 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.01.2014 tarihli ve 2013/12924 esas, 2014/467 sayılı kararın da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi gereğince hükümlünün cezasının infazı sırasında en fazla 1 yıl süreyle denetimli serbestlik serbestlik tedbirinden faydalanabileceği, Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2009 tarih ve 2007/539 Esas-2009/8 sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının infazı sırasında 06.11.2013-06.11.2014 tarihleri arasında 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinden faydalanan hükümlünün, daha sonra kesinleşerek infaza verilen Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2013 tarih ve 2012/292 Esas, 2013/26 sayılı kararı ile hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının infazı sırasında yeniden denetimli serbestlik tedbirinden faydalanamayacağı gözetilmeksizin itirazın bu nedenle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 09.12.2015 tarih ve 94660652-105-33-9538-2015 E.25930/81498 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2016 tarih ve 2015/407209 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, ** 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli ve 2015/307 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Resim

IŞIKDEMİR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 1109
Konum: Eskişehir


T.C.
Yargıtay
10. Ceza Dairesi

Esas No:2013/12914
Karar No:2014/467
K. Tarihi:20.1.2014

Esas No : 2013/12914
Karar No : 2014/467
Tebliğname No : KYB - 2013/334665

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, uyuşturucu madde ticareti yapma ve kasten yaralama suçlarından hükümlü H.. U.. hakkındaki hükümlerin infaz aşamasında Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 20.05.2013 tarihinde 2013/1644 değişik sayı ile verilen itirazın reddine ilişkin kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 23.10.2013 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Hükümlü H.. U.. hakkında 09.04.2010 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 12.08.2010 tarihinde 2010/274 esas ve 2010/233 karar sayı ile 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 5 yıl hapis ve 200 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunduğu,
b) Hükmün 05.03.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 08.08.2013 olarak belirlendiği,
c) Hükümlünün 24.12.2012 tarihli dilekçesiyle, cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilmesini istediği,
d) Sincan İnfaz Hakimliği'nce 24.12.2012 tarihinde 2012/909 dosya ve 2012/905 karar sayı ile hükümlünün talebinin kabulüyle, cezasının 08.08.2013 olan koşullu salıverilme tarihine kadar kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, hükümlünün aynı tarihte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak üzere ceza infaz kurumundan salıverildiği,
e) Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 21.05.2009 tarihinde 2008/730 esas ve 2009/509 karar sayı ile hükümlünün 26.04.2008 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan dolayı 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunduğu, hükmün 03.07.2012 tarihinde kesinleştiği,
f) Hükümlünün kasten yaralama suçundan dolayı aldığı ceza nedeniyle 13.02.2013 tarihinde Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu'na alındığı, koşullu salıverilme tarihinin 01.09.2013 olarak belirlendiği,
g) Hükümlünün 21.02.2013 tarihli dilekçesiyle, cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilmesini istediği,
h) Sincan İnfaz Hakimliği'nce 21.02.2013 tarihinde 2013/1635 dosya ve 2013/1511 karar sayı ile hükümlünün talebinin kabulüyle, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 1. fıkrası ile geçici 4. maddesi uyarınca, cezasının 01.09.2013 olan koşullu salıverilme tarihine kadar kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, hükümlünün aynı tarihte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak üzere ceza infaz kurumundan salıverildiği,
ı) Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 12.03.2013 tarihinde 2013/168 değişik iş sayı ile hükümlü hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce hükmolunan 5 yıl hapis cezası ile Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nce hükmolunan 10 ay hapis cezasının, 5275 sayılı Kanun'un 99 ve 101. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği,
j) Toplama kararı sonrası düzenlenen müddetnamede, hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 24.02.2014 olarak belirlendiği,
k) Cumhuriyet savcısının, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 12.03.2013 tarihinde 2013/168 değişik iş sayı ile hükümlü hakkındaki cezalarının 5 yıl 10 ay hapis cezası olarak toplanması nedeniyle, hükümlünün koşullu salıverilme tarihi 24.02.2014 olduğundan, Sincan İnfaz Hakimliği'nin 24.12.2012 ve 21.02.2013 tarihli kararlarının kaldırılarak, hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihi olan 24.02.2014'e kadar olan kısmının, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazını talep ettiği,
l) Sincan İnfaz Hakimliği'nce 15.04.2013 tarihinde 2012/909 dosya ve 2012/905 karar sayılı ek karar ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 1. fıkrası ile geçici 4. maddesi gereğince, hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihi olan 24.02.2014'e kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanması suretiyle infazına karar verildiği,
m) Cumhuriyet savcısınca, hükümlünün uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin 5 yıl hapis cezasından dolayı, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanması suretiyle infazı için ceza infaz kurumundan salıverildiği 24.12.2012 tarihinden, kasten yaralama suçuna ilişkin cezası nedeniyle infaz kurumuna alındığı 13.02.2013 tarihi arasında 50 gün, daha sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği tarih olan 21.02.2013 ile içtimalı ceza üzerinden hesaplanan koşullu salıverilme tarihi olan 24.02.2014'e kadar 368 gün olmak üzere toplam 418 gün denetimli serbestlik tedbirinden faydalandığı, 5275 Sayılı Yasanın 105/A maddesine göre hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinden faydalanabilmesi için, koşullu salıverilmesine 1 yıl ya da daha az süre kalması gerektiği, bu durumda hükümlünün içtima edilen toplam ceza üzerinden 365 günden fazla denetimli serbestlik tedbirinden faydalanamayacağı gerekçesiyle, Sincan İnfaz Hakimliği'nin 15.04.2013 tarihli kararına itiraz etmesi üzerine, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 20.05.2013 tarihinde 2013/1644 değişik iş sayı ile "itirazın reddine" karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, 6291 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin 1. fıkrası b bendindeki “koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme ve hükümlünün almış olduğu cezalarının Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2013 tarihli ve 2013/168 değişik iş sayılı kararıyla 5 yıl 10 ay hapis cezası olarak içtima ettirilerek infaz edilmesine dair karar gözetildiğinde, hükümlünün infaz etmesi gereken süresinin, 5275 sayılı Kanun’un 105/A-1-b. Maddesinde belirtilen tedbir süresinden fazla olması nedeniyle hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin kaldırılarak cezaevine iadesine karar verilmesi gerekirken denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesi karşısında itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.05.2013 tarihli kararının kanun yararına bozulması istenmiştir.
Hükümlü hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan hapis cezalarının, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 12.03.2013 tarihinde 2013/168 değişik iş sayı ile 5275 sayılı Kanun'un 99 ve 101. maddeleri uyarınca toplanması sonucu belirlenen 5 yıl 10 ay hapis cezasından dolayı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz Hakkında Kanun'un 105/A maddesi gereğince en fazla 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazından faydalanabileceği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısının Sincan İnfaz Hakimliği'nin 15.04.2013 tarihli kararına yönelik itirazının kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma isteği bu nedenle yerinde olduğundan; Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.05.2013 tarihli ve 2013/1644 değişik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Resim


Dön Yargıtay Ceza Daireleri Kararları