Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Daireleri Kararları UZLAŞTIRMA KAPSAMINDA BULUNAN SUÇUN DİĞER İŞLENEN SUÇLA İLLİYET BAĞI BULUNMAMASI

UZLAŞTIRMA KAPSAMINDA BULUNAN SUÇUN DİĞER İŞLENEN SUÇLA İLLİYET BAĞI BULUNMAMASI


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 21219


T.C
YARGITAY
4. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2018/7046
KARAR NO:2018/18346
KARAR TARİHİ:30/10/2018




Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümlesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ....Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2014/61 esas, 2015/18 sayılı kararının Yargıtay ... . Ceza Dairesinin 29/09/2016 tarihli ve 2015/5346 esas, 2016/2489 karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanması sonucu kesinleşmesini müteakip; ....Cumhuriyet Başsavcılığının, anılan kararın infazı sırasında 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle hükümlünün hukukî durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulması talebinin reddine ilişkin ....Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2016/1189 Değişik İş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci ....2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/104 Değişik İş sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09/10/2018 gün ve 94660652-105-14-7978-2018-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/10/2018 gün ve 2018/82714 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:

Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;

....2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/104 değişik iş sayılı kararı ile tehdit suçunun uzlaşma kapsamına girmeyen başka bir suç ile işlendiğinden bahisle itirazın reddine karar verilmiş ise de;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. maddesinde yer alan “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin mevcut olduğu; ancak somut olayda ....Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2014/61 esas, 2015/18 sayılı kararı ile sanık hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, tehdit ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından hüküm kurulduğu, sanığın uzlaşma talebine konu tehdit suçunun ise anılan diğer suçların müştekilerinden farklı olan müşteki....'e karşı işlendiği, ayrıca sanık hakkında müşteki....'e yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün de dosyaya konu diğer suçların kaynağı olan olaydan farklı olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (b-3) bendi uyarınca tehdit (madde 106/1) suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle sanığın söz konusu değişiklik uyarınca hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında, mahkemesince dosyanın anılan Kanun'un 254. maddesine göre öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,


itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.


TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümlesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ....Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2014/61 esas, 2015/18 sayılı kararının Yargıtay .... Ceza Dairesinin 29/09/2016 tarihli ve 2015/5346 esas, 2016/2489 karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanması sonucu kesinleşmesini müteakip; ....Cumhuriyet Başsavcılığının, anılan kararın infazı sırasında 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle hükümlünün hukukî durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulması talebinin reddine ilişkin ....Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2016/1189 Değişik İş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci ....2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/104 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. maddesinde yer alan “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin mevcut olduğu; ancak somut olayda ....Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2014/61 esas, 2015/18 sayılı kararı ile sanık hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, tehdit ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından hüküm kurulduğu, sanığın uzlaşma talebine konu tehdit suçunun ise anılan diğer suçların müştekilerinden farklı olan müşteki....'e karşı işlendiği, ayrıca sanık hakkında müşteki....'e yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün de dosyaya konu diğer suçların kaynağı olan olaydan farklı olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (b-3) bendi uyarınca tehdit (madde 106/1) suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle sanığın söz konusu değişiklik uyarınca hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında, mahkemesince dosyanın anılan Kanun'un 254. maddesine göre öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Sanık ... hakkında mağdur....'e yönelik tehdit eylemi açısından uzlaştırma işlemlerinin yapılmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.



III- Hukuksal Değerlendirme:

Ceza Genel Kurulu'nun 29/05/2018 tarihli ve 2017/15-496 esas, 2018/246 sayılı kararında belirtildiği üzere; uzlaştırma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uzlaştırma; bu kapsama giren suçlarda, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak, devletin de ceza soruşturması veya kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurumdur. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin sekizinci fıkrasında, "Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir" hükmü ile uzlaşma kurumuna, aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 253, 254 ve 255. maddelerinde ise, uzlaşmanın şartları, yöntemi, sonuçları, kovuşturma aşamasında uzlaşma ile birden fazla failin bulunması hâlinde uzlaşmanın nasıl gerçekleşeceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun ikinci maddesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 73. maddesinin başlığında yer alan “uzlaşma” ibaresi metinden çıkarılmış, 45. maddesiyle de aynı maddenin sekizinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış, yine 24 ve 25. maddeleri ile CMK'nın 253 ve 254. maddeleri değiştirilmiştir. CMK'nın 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değiştirilen 253. maddesinin üçüncü fıkrası; "(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez." biçimdeyken 09/07/2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanunun sekizinci maddesiyle anılan fıkraya "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz" cümlesi eklenmiştir. 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile yapılan değişiklikle madde başlığı "Uzlaştırma" olarak değiştirilmiş ve 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamındaki suçların sayıları artırılmış, TCK'nın 106. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit, aynı Kanunun 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık ve 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçları uzlaştırma kapsamına alınmış, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlara ilişkin sınırlama kaldırılmıştır. Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar yönünden ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecek, bu uygulama sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacak, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Yerine getirilen hükümler yönünden ise, uzlaştırma sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla uygulanabilecektir.

Uzlaştırma, 6763 sayılı Kanun'la değişik CMK'nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanunun 254. maddesinde" (1)Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır. " denilmiştir.

Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.



İncelenen dosyada;

Sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde ....Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2014/61 esas, 2015/18 sayılı kararıyla sanığın, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, tehdit, birden fazla kişiyle birlikte tehdit, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından cezaladırılmasına hükmolunduğu, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin 29/09/2016 tarihli ve 2015/5346 esas, 2016/2489 sayılı kararıyla hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verildiği, hükümlerin infazına başlandığı, infaz sırasında, TCK'nın 106/1-1. cümlesi uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis cezası yönünden, Cumhuriyet savcısı tarafından 07/12/2016 tarihinde 6763 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle hükümlünün hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinin talep edildiği, ....Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2016/1189 Değişik İş sayılı kararıyla sanığın tehdit suçunu uyuşturucu ticareti suçuyla birlikte işlediği ve bu nedenle uzlaştırmanın uygulanamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, anılan karara sanık tarafından yapılan itirazın merci ....2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/104 Değişik İş sayılı kesin nitelikteki kararıyla reddedildiği, incelemeye konu hükümlülüğün halen başka hükümlülüklerle birlikte cezaevinde infaz edildiği anlaşılmıştır.


Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;

6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun, incelemeye konu hükümden sonra uzlaştırma kapsamına alındığında ve müstakilen işlenmesi durumunda uzlaştırma kapsamında olduğunda şüphe bulunmamaktadır.

Çözüme kavuşturulması gereken sorun, CMK'nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, sanık ...'in TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamında düzenlenen ve müstakil işlendiğinde uzlaştırma kapsamında bulunan tehdit suçunun, uzlaştırma kapsamında bulunmayan diğer suçlarla birlikte işlenip işlenmediğidir. Suçların birlikte işlenip işlenmediği hususunun, suçlar arasında bağlantı bulunup bulunmadığı hususundan farklı olduğu kuşkusuzdur.

Somut olayda Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin 29/09/2016 tarihli ve 2015/5346 esas, 2016/2489 sayılı kararı ve dosya kapsamı nazara alındığında; sanığa isnat edilen suçların suç tarihlerinin farklı olduğu görülmektedir. Sanığın eylemlerin arasında bağlantı bulunduğu kabul edilebilir ise de, eylemlerin birlikte gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır. CMK'nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz" şeklindeki yasal düzenlemenin somut olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının 6763 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle tehdit suçundan hükmolunan ceza yönünden talebinin kabulüyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle talebin reddine dair ....Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2016/1189 Değişik İş sayılı kararında ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair merci ....2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/104 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.


IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1)Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, merci ....2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2017/104 Değişik İş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2)Tehdit suçundan sanık ...'in TCK'nın 106/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına dair ....Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2014/61 esas, 2015/18 sayılı kararıyla hükmolunan ve halen başka hükümlülükleriyle birlikte içtimalı olarak ceza evinde infaz edildiği anlaşılan 1 yıl hapis cezasının İNFAZININ DURDURULMASINA, sanık ... bu suçun dışında başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu değilse, bu suçtan derhal TAHLİYESİNE,

3-Bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.Başkan


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Dön Yargıtay Ceza Daireleri Kararları